Alacağın bir faturaya, sözleşmeye veya mahkeme kararına dayanması, tahsil edileceği anlamına gelmez. İcra ve iflas hukukunda süreler kısa, şekil kuralları katıdır; doğru takip yolunun seçilmemesi veya itiraz süresinin kaçırılması hem alacaklı hem borçlu için telafisi güç sonuçlar doğurur. Büromuz alacaklı ve borçlu tarafların icra takip süreçlerinde, icra mahkemesi uyuşmazlıklarında ve ilgili hukuk davalarında hukuki destek sağlar.
Alacaklılar İçin
Doğru takip yolunun seçilmesi
İcra ve İflas Kanunu (İİK) farklı alacak türleri için farklı takip yolları öngörür:
- İlamsız icra takibi: Fatura, cari hesap, sözleşme veya herhangi bir belgeye dayanan para alacakları için başlatılır. Borçlu ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edebilir.
- Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu: Çek, bono ve poliçeye dayalı alacaklar için daha hızlı işleyen özel bir yoldur; borçlunun itiraz süresi beş gündür.
- İlamlı icra takibi: Mahkeme kararı veya ilam niteliğindeki belgelere (arabuluculuk anlaşma belgesi dahil) dayanır.
- Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip: İpotek veya taşınır rehni ile güvence altına alınmış alacaklarda uygulanır.
- Kira alacakları ve tahliye: Kira bedelinin ödenmemesi hâlinde tahliye talepli icra takibi yapılabilir.
Mal varlığı araştırması ve haciz
Takip kesinleştikten sonra borçlunun taşınmaz, araç, banka hesabı, alacak ve maaş gibi malvarlığı kalemleri UYAP üzerinden sorgulanır ve haciz işlemleri başlatılır. Gerekli hâllerde fiili haciz ve muhafaza işlemleri icra dairesiyle birlikte yürütülür.
İhtiyati haciz
Borçlunun mallarını kaçırma ihtimaline karşı, takipten önce veya takip sırasında mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınabilir (İİK m. 257). Karar, borçlunun malvarlığı üzerinde geçici bir güvence oluşturur; mahkeme kural olarak alacaklıdan teminat ister.
İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması
Borçlu takibe itiraz ederse takip durur. Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ya da bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptalini isteyebilir. Haksız itiraz hâlinde alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.
Tasarrufun iptali
Borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı bağışlama, düşük bedelli satış ve benzeri işlemlere karşı tasarrufun iptali davası açılabilir (İİK m. 277 vd.). Davanın açılabilmesi için genellikle alacaklının elinde kesin veya geçici aciz belgesi bulunmalıdır.
Borçlular İçin
- Takibe itiraz ve şikâyet: Borcun olmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya imzanın borçluya ait olmadığı hâllerde süresi içinde itiraz edilir. İcra dairesinin usulsüz işlemlerine karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir.
- Haczedilemezlik şikâyeti: Maaşın kanuni sınırı aşan kesintileri, haczi caiz olmayan ev eşyaları ve meslek araçları gibi durumlarda haczin kaldırılması istenebilir.
- Menfi tespit ve istirdat davaları: Borçlu olunmadığının tespiti veya haksız yere ödenen paranın geri alınması için açılır; istirdat davası ödemeden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
- Borç yapılandırma ve sulh: Alacaklılarla taksitlendirme veya indirim protokolleri hazırlanarak takip süreci kontrollü şekilde sonlandırılabilir.
Şirketler İçin Konkordato ve İflas
Nakit sıkışıklığı yaşayan ancak faaliyetini sürdürdüğünde borçlarını ödeyebilecek durumdaki işletmeler için konkordato, alacaklılarla mahkeme gözetiminde bir yeniden yapılandırma imkânı sunar. Geçici ve kesin mühlet süresince borçluya karşı kural olarak takip yapılamaz, başlamış takipler durur. Konkordato talebinin; ön proje, finansal tablolar ve bağımsız denetim raporu gibi belgelerle eksiksiz hazırlanması gerekir. Ödeme kabiliyetinin tamamen ortadan kalktığı durumlarda ise iflas yolu ve iflas masasına alacak kaydı süreçleri gündeme gelir.
Süreçleri Nasıl Takip Ediyoruz?
İcra dosyalarında tahsilat, masraf ve dosyanın güncel durumu düzenli olarak raporlanır. Takip başlatılmadan önce borçlunun ödeme gücü ve alacağın ispat belgeleri değerlendirilir; böylece zaman ve masraf açısından en uygun yol birlikte belirlenir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve yargı kararları değişebileceğinden durumunuza özgü değerlendirme için bizimle görüşebilirsiniz.