Boşanma davanız reddedildiyse TMK 166/4’teki bir yıl, karar tarihinden değil kesinleşme tarihinden işler. İstinaf ve temyiz süreleriyle hesabı öğrenin.
Kısaca
- TMK m. 166/4’te bir yıllık süre, ret kararının verildiği günden değil, kararın kesinleştiği tarihten başlar.
- İstinaf başvuru süresi iki haftadır ve gerekçeli kararın taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345).
- Temyiz yolu açık olan kararlarda temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m. 361).
- Kararın hangi tarihte kesinleştiği, mahkemeden alınacak kesinleşme şerhli örnekle belgelenir; yeni dava açarken bu tarih dilekçeye yazılmalıdır.
- Taraflardan biri kanun yoluna başvurursa süre, kanun yolu sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar başlamaz.
Boşanma davanız reddedildi ve şimdi bir yıl beklemeniz gerektiğini duydunuz. İlk soru çoğunlukla aynı olur: “Bir yıl, hangi günden başlıyor?” Mahkeme salonunda hâkimin kararı okuduğu günden sayarsanız yanılırsınız. Medeni Kanun’un 166. maddesinin dördüncü fıkrası sayımın başlangıcını açıkça yazmıştır: Ret kararının kesinleştiği tarih. Bu yüzden asıl iş, kesinleşmenin ne zaman gerçekleştiğini doğru saptamaktır.
Kanunun Cümlesi Ne Diyor?
TMK m. 166/4’ün 7532 sayılı Kanunla değişik metni şöyledir: Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu cümlede iki tarih vardır: Karar tarihi ve kesinleşme tarihi. Kanun ikincisini seçmiştir. Hükmün ayrıntıları için fiili ayrılık nedeniyle boşanma ve boşanma davası reddedilirse ne olur yazılarına da bakabilirsiniz.
Kesinleşme Ne Demektir?
Bir mahkeme kararı, aleyhine kanun yolunun artık açık olmadığı ana kadar “kesinleşmemiş”tir. İlk derece mahkemesinin nihai kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m. 341). İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır; bu süre ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Yani süre, kararın verildiği günden değil, gerekçeli kararın size tebliğ edildiği günden sayılır; karşı tarafın süresi de kendi tebliğ tarihinden işler.
İstinaf incelemesi sonunda verilen bölge adliye mahkemesi kararlarından temyiz edilebilir nitelikte olanlara karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir (HMK m. 361). Temyiz yolunun açık olup olmadığı karara ve dosyanın niteliğine göre belirlenir; ret kararı için de bu ayrım önem taşır. Temyiz yolu kapalıysa bölge adliye mahkemesinin kararı ile süreç tamamlanır.
Kesinleşme şu hâllerden birinde gerçekleşir:
- Taraflardan hiçbiri süresinde istinaf başvurusu yapmamıştır ve her iki tarafın süresi dolmuştur.
- İstinaf başvurusu yapılmış, dosya incelenmiş ve temyiz yolu açık olmadığı için bölge adliye mahkemesinin kararı kesin olmuştur.
- Temyiz yolu açık olan bir dosyada süre içinde temyiz edilmemiş ya da Yargıtay incelemesi tamamlanmıştır.
- Taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden sonra istinaf yoluna başvurma hakkından feragat etmiştir; tebliğden önce feragat edilemez (HMK m. 349). Süreci boşanma kararı ne zaman kesinleşir yazısında ayrıca anlattık.
Kesinleşme Tarihini Belirleyen Etkenler
Kesinleşmenin tam günü şu etkenlere göre değişir:
- Tebliğ tarihleri: Gerekçeli karar her tarafa ayrı ayrı tebliğ edilir. Süre her taraf için kendi tebliğ gününden işlediğinden, tebliğler farklı günlerde yapılmışsa son tebliğin süresi kesinleşmeyi belirler.
- Kanun yoluna başvuru: Karşı taraf istinaf dilekçesi verirse karar kesinleşmez. Kesinleşme, incelemenin sonuçlanmasıyla gerçekleşir.
- Feragat: Taraflardan biri veya her ikisi kanun yoluna başvurma hakkından vazgeçerse süre kısalabilir.
- Kısmî başvuru: Ret kararında boşanma talebiyle birlikte başka taleplerin de bulunduğu dosyalarda, kanun yoluna hangi bölümün götürüldüğü kesinleşmeyi etkileyebilir.
- Adli tatil: Adli tatile tabi işlerde süre tatil içinde dolarsa tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır (HMK m. 104). Dosyada nafaka, velayet gibi tatilde de görülen bir talep varsa (HMK m. 103) bu uzamaya güvenmeyin; kendi kanun yolu sürenizi tatile bakmadan hesaplayın.
Bu etkenlerin her biri dosyaya özgüdür. Bu nedenle kesinleşme tarihini tahmin etmek yerine, mahkemeden alınacak kesinleşme şerhli örnekle belgelemek en sağlam yoldur. Şerhin ne işe yaradığı için boşanma kararı kesinleşme şerhi nedir yazısına göz atabilirsiniz.
Süre Başladı mı, Bitti mi? Nasıl Kontrol Edilir?
Yeni dava açmadan önce kendi dosyanızda şu kontrolü yapabilirsiniz:
- Gerekçeli kararın sizin ve karşı tarafın tebliğ tarihlerini dosya kapağından ya da UYAP kaydından öğrenin.
- Her iki taraf için iki haftalık sürelerin hangi gün dolduğunu hesaplayın.
- Bu süre içinde istinaf veya temyiz başvurusu yapılıp yapılmadığını dosya kaydından görün.
- Başvuru yapılmışsa, sonuçlanma ve kesinleşme tarihini bekleyin.
- Kesinleşme şerhli örneği mahkemeden isteyin; bir yılın bu tarihten sayılacağını baştan not edin.
Kesin tarihe ulaşamıyorsanız yeni dava açmayı bir iki gün beklemek, ilk adımda sürenin dolmadığı itirazıyla karşılaşmaktan iyidir. Kanun metni “bir yıl geçmesi” demektedir; dava dilekçesinin verildiği tarihte bu sürenin dolmuş olması güvenli yol olur.
Varsayımsal Bir Örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Aile mahkemesi, bir eşin açtığı boşanma davasını Mart ayında reddetmiştir. Gerekçeli karar davacıya o ayın sonunda, davalıya ise bir hafta sonra tebliğ edilmiştir. Taraflardan hiçbiri istinaf başvurusu yapmamıştır. Davacının iki haftalık süresi önce, davalınınki sonra dolar; kesinleşme, son sürenin geçmesiyle gerçekleşir ve mahkeme kesinleşme şerhini bu tarihe göre düzenler. Bir yıllık sayım, mahkemenin Mart’taki karar günü değil, bu kesinleşme gününden başlar. Aynı dosyada karşı taraf istinaf yoluna gitmiş olsaydı, bölge adliye mahkemesi kararı verene kadar sayım işlemezdi.
Bu örnekte hangi gün için hangi tebliğin esas alınacağını, o dosyanın tebligat evrakı gösterir. Gerçek bir dosyada tarihleri tahmin etmek yerine evrakla doğrulamak gerekir.
Sık Yapılan Hatalar
- Bir yılı karar tarihinden saymak. En yaygın hatadır; kanun kesinleşme tarihini esas alır.
- Tebliğ tarihini bilmeden “süre geçti” diye varsaymak. Tebliğ yapılmadıysa süre de işlemez; bu konuyu boşanma kararı tebligat almadan kesinleşir mi yazısında bulabilirsiniz.
- Karşı tarafın istinaf başvurusundan haberdar olmamak. Dosya kaydını düzenli kontrol etmek gerekir.
- Kesinleşmeyi belgelemeden dava açmak. Dilekçede kesinleşme tarihi ve ekinde şerhli örnek bulunmalıdır.
- Bir yıl içinde ortak hayatı yeniden kurup bunun sonucunu hesaba katmamak. Konuyu boşanma davası reddi sonrası barışırsak yazısında inceledik.
Kesinleşme Tarihinin Neden Bu Kadar Önemli Olduğu
Bir yıllık süre, 166/4 yolunda kanunun aradığı eşiktir; tarih bir hafta bile kaysa dilekçenin ilk sorusu “süre doldu mu?” olur. Bu şart davalının itirazına bağlı değildir; mahkeme sürenin dolup dolmadığını dosyadan kendisi denetler. Süre gerçekten dolmadıysa 166/4 hükmü dayanak olamaz; bu da yeni bir dava ve ek masraf anlamına gelebilir. Kesinleşme tarihinin neden önemli olduğunu boşanmada kesinleşme tarihi neden önemli yazısında başka açılardan da ele aldık.
İstinaf Dilekçesi Süresinde Verilmezse Ne Olur?
Kesinleşmeyi belirleyen ayrıntılardan biri, kanun yoluna başvurunun usulüne uygun yapılıp yapılmadığıdır. İstinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilirse, kararı veren mahkeme dilekçenin reddine karar verir (HMK m. 346). Bu ret kararına karşı da tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Yani süresi geçmiş bir dilekçe, ilk bakışta kesinleşmeyi hemen getirmiş gibi görünse de ret kararının kendi kanun yolu süresi vardır; kesinleşme bu sürenin sonucuna göre belirlenir.
İstinaf başvurusu yapılırken gereken harç ve giderlerin tamamı da yatırılmalıdır. Hiç ödenmemişse ya da eksik ödenmişse mahkeme, bir haftalık kesin süre vererek tamamlanmasını ister; süre içinde tamamlanmazsa başvuru yapılmamış sayılır (HMK m. 344). Bölge adliye mahkemesi ise ön incelemede, başvurunun süresinde yapılmaması veya başvuru şartlarının yerine getirilmemesi gibi durumları tespit ederse öncelikle buna göre karar verir (HMK m. 352). Karşı tarafın istinaf başvurusunun bu sebeplerle sonuçsuz kalması, sizin bakış açınızdan kesinleşmenin ne zaman gerçekleştiğini etkileyen bir ayrıntıdır.
Katılma Yoluyla İstinaf: Süresi Geçen Taraf da Başvurabilir
Bir başka incelik, HMK m. 348’de düzenlenen cevap yoluyla istinaftır. İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. Bunun için de süre vardır: cevap dilekçesi, istinaf dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilir (HMK m. 347). Asıl başvuran başvurusundan feragat eder ya da başvurusu esasa girilmeden reddedilirse katılma yoluyla yapılan başvuru da reddedilir. Bu nedenle ret kararını kendi süresi içinde istinaf etmemiş bir eşin, diğer eşin istinaf dilekçesine cevap verirken kendi itirazlarını da öne sürmesi mümkündür. Böyle bir durumda dosya yalnızca bir tarafın başvurusu üzerine değil, iki tarafın taleplerine göre incelenir ve kesinleşme tarihi buna göre uzar.
Pratik sonuç şudur: Kendi süreniz dolmuş olsa bile karşı tarafın başvurusu varsa dosya kesinleşmiş sayılmaz. Dosyayı düzenli olarak UYAP üzerinden izlemek, kimin hangi aşamada başvuru yaptığını görmenizi sağlar. Dosya Yargıtay’a gitmişse, kesinleşme için temyiz incelemesinin sonuçlanması beklenir.
Yeni Dava Dilekçesine Kesinleşme Bilgisi Nasıl Yazılır?
Bir yıl dolduğunda hazırlanacak dilekçede kesinleşmeyi belgeleyen bilgilerin açıkça yer alması, davalının ilk itirazını baştan ortadan kaldırır. Dilekçede şu bilgileri bulundurabilirsiniz:
- Önceki davayı gören mahkemenin adı, dosya esas numarası ve karar tarihi,
- Gerekçeli kararın tarafınıza ve karşı tarafa tebliğ tarihleri,
- Kanun yoluna başvurulup başvurulmadığı; başvurulduysa sonucu,
- Kesinleşme şerhindeki tarih,
- Bu tarihten dava tarihine kadar bir yılın dolduğu bilgisi.
Bu bilgilerin belgesi olan kesinleşme şerhli karar örneğini dilekçeye eklemek, hâkimin sürenin dolduğunu ilk incelemede görmesini sağlar. Bir yıllık süreye dair tartışma çıkarsa belgelerin tarihleriyle birlikte sunulması, dosyanın anlaşılmasını kolaylaştırır. Kesinleşme bilgisini ve belgesini dilekçeyle birlikte sunmamak ise sürenin dolup dolmadığı tartışmasını mahkemede sonradan ve daha uzun biçimde yürütmenize yol açabilir.
Kendi Dosyanız İçin Tarih Hesabı
Sürelerin başlangıcı ve bitişi, tebligat evrakına ve kanun yolu başvurularının varlığına bağlı olduğundan, genel bir cevap yerine dosyanıza bakarak tarih belirlemek gerekir. Elinizdeki gerekçeli karar, tebliğ evrakı ve UYAP kaydıyla durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz. İletişim sayfasındaki bilgilerle ulaşabilir, genel çerçeve için aile hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ret kararı verildiği gün mü kesinleşir?
Hayır. Mahkemenin kararı açıklaması kesinleşme anlamına gelmez. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir, tebliğden itibaren kanun yolu süreleri işler. Başvuru yapılmadan bu sürelerin geçmesi ya da kanun yolunun tamamlanması gerekir.
Bir yıllık süre kararın tebliğ tarihinden mi başlar?
TMK m. 166/4’e göre bir yıl, kararın kesinleştiği tarihten başlar. Tebliğ, kanun yolu süresini başlatır; kesinleşme tarihi ise kanun yolu süresinin dolduğu ya da kanun yolu incelemesinin tamamlandığı andır. Bu iki tarih birbirinden farklıdır.
Karşı taraf istinaf ederse bir yıllık süre durur mu?
Süre henüz başlamamıştır. Karar, istinaf incelemesi sonuçlanıp gerekirse temyiz yolu da tamamlanıp kesinleşinceye kadar bir yıllık sayım işlemez. Sürecin ne kadar uzayacağı dosyanın yoğunluğuna bağlıdır.
Kesinleşme tarihini nereden öğrenirim?
Kararı veren mahkemeden kesinleşme şerhli örnek istenir. UYAP üzerinden dosya durumu da izlenebilir. Yeni dava açarken bu tarihin belgeye dayanması, bir yıllık sürenin tartışma konusu olmasını önler.
Süre dolmadan yeni dava açarsam ne olur?
Kanun, bir yıl geçmesi hâlinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılacağını söyler. Süre dolmadan açılan davada bu sonuca bu hükümle ulaşılamaz; davacı o zaman başka bir boşanma sebebine ve ispata dayanmak zorunda kalır.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 103, 104, 341, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 352, 361
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.