İcra ve İflas Hukuku

İşçi Alacaklarının İcra Yoluyla Tahsili Nasıl Yapılır?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

İş mahkemesi ilamının veya arabuluculuk tutanağının icraya konulması, kıdem-ihbar tazminatı ve ücret alacaklarının tahsil süreci hakkında bilgiler.

Kısaca

  • İşçi alacakları, iş mahkemesi kararının kesinleşmesi veya arabuluculuk tutanağı sonrası icra takibine konu edilebilir.
  • Kesinleşmiş bir ilam varsa ilamlı icra takibi, arabuluculukta anlaşma sağlanan tutanak varsa da ilam niteliğinde belge olarak takip başlatılabilir.
  • Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve ücret alacakları en sık icraya konu edilen kalemlerdir.
  • İşverenin ödeme yapmaması hâlinde haciz aşamasına geçilir.

İşçilik alacaklarının tahsili sürecinde, iş mahkemesinde alınan bir karar veya arabuluculukta varılan anlaşma tek başına ödemeyi garanti etmez. İşverenin gönüllü ödeme yapmaması hâlinde alacağın icra takibi yoluyla tahsil edilmesi gerekir. Bu yazıda işçi alacaklarının icraya konulması sürecini genel hatlarıyla ele alıyoruz.

İşçi Alacaklarının Dayanağı

İşçi alacaklarının icra takibine konu edilebilmesi için genellikle iki farklı dayanak söz konusu olur:

  • İş mahkemesi ilamı: Açılan bir iş davası sonucunda mahkemenin işçi lehine hükmettiği kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai gibi kalemler.
  • Arabuluculuk son tutanağı: Dava şartı arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanması hâlinde düzenlenen ve kanunda öngörülen şartları taşıyan tutanak.

Her iki dayanak da, genel ilamsız takipten farklı olarak ilamlı icra kurallarına göre takibe konu edilebilir; bu da sürecin işleyişini ve borçlunun itiraz imkânlarını etkiler.

İlamlı İcra ile İlamsız İcra Arasındaki Fark

İlamsız icrada borçlu, ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurabilirken; ilamlı icrada durum farklıdır. Bir mahkeme kararına veya ilam niteliğindeki belgeye dayanan takipte borçlunun itiraz imkânları sınırlıdır ve icra emrine karşı ileri sürülebilecek itiraz sebepleri kanunda özel olarak düzenlenmiştir. Bu fark, işçi alacaklarının görece daha hızlı tahsil edilebilmesinin bir nedenidir.

Takip Talebi ve İcra Emri

İşçi (alacaklı), elindeki ilamı veya arabuluculuk tutanağını icra dairesine ibraz ederek ilamlı icra takibi başlatır. İcra dairesi, işverene (borçluya) bir icra emri gönderir. İşveren bu emirde belirtilen süre içinde ödeme yapmaz veya kanunda öngörülen itiraz yollarına başvurmazsa, alacaklı haciz talebinde bulunabilir.

Hangi Alacaklar İcraya Konu Edilir?

Uygulamada en sık icra takibine konu edilen işçilik alacakları şunlardır:

  • Kıdem tazminatı,
  • İhbar tazminatı,
  • Ödenmeyen ücret alacakları,
  • Fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ücreti alacakları,
  • Yıllık izin ücreti alacağı.

Bu kalemlerin hesaplanma yöntemleri için kıdem tazminatı nasıl hesaplanır ve ihbar tazminatı nedir nasıl hesaplanır yazılarımıza bakabilirsiniz. İşe iade davası sonucunda doğan boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı da benzer şekilde icraya konu olabilir; bu konuda işe iade davası şartları ve süreci yazımız faydalı olabilir. İstifa eden işçinin kıdem tazminatı hakkına ilişkin özel durumlar için ise istifa eden işçinin kıdem tazminatı hakkı yazımıza bakabilirsiniz.

Tüzel Kişi İşverenlerde Sorumluluk

İşveren bir şirket ise, alacaklının öncelikle şirketin tüzel kişiliğine karşı takip başlatması gerekir. Şirketin haczedilebilir mal varlığı bulunmuyorsa, şirket yöneticilerinin veya ortaklarının kişisel sorumluluğunun söz konusu olup olmadığı ayrı bir hukuki inceleme konusudur ve şirket türüne (limited, anonim vb.) göre farklı sonuçlar doğurabilir. Şirketin unvan değiştirmesi, adres değiştirmesi veya faaliyetini fiilen durdurması gibi durumlarda da doğru borçlunun ve güncel bilgilerin tespiti önem kazanır.

Haciz Aşaması

İşveren ödeme yapmazsa alacaklı; işverenin banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine haciz koydurabilir. Şirketlerde haciz genellikle şirketin ticari hesapları ve varsa taşınmazları üzerinde uygulanır. İşverenin haczedilebilir mal varlığının araştırılması, sürecin en kritik aşamalarından biridir.

Arabuluculuk Sürecinin İcraya Etkisi

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işçilik alacakları gibi birçok talep için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Taraflar arabuluculukta anlaşamazsa işçi dava açma hakkını kullanır; anlaşma sağlanırsa düzenlenen tutanak, kanunda aranan şartları taşıması hâlinde doğrudan icraya konu edilebilir. Bu nedenle arabuluculuk sürecinin sonucu, işçi alacağının hangi yolla (dava sonrası ilam mı, doğrudan tutanak mı) icraya konulacağını belirleyen kritik bir aşamadır.

Faiz ve Yasal Kesintiler

İşçi alacaklarına, alacağın niteliğine göre değişen oranda faiz işletilebilir. İlamda veya arabuluculuk tutanağında faiz başlangıç tarihi ve türü belirtilmişse icra takibinde bu esas alınır. Ayrıca icra sürecinde harç ve masraflar da hesaba katılmalıdır.

Aciz Vesikası İhtimali

İşverenin haczedilebilir hiçbir mal varlığı bulunmuyorsa, icra dosyası tamamen kapanmaz; alacaklı, alacağının tamamını veya bir kısmını tahsil edemediğini gösteren bir belge alabilir. Bu belge, ileride işverenin mal varlığı edinmesi hâlinde yeniden takip yapılabilmesi bakımından önemlidir ve alacağın tamamen ortadan kalkmadığını belgeler.

Birden Fazla İşçinin Aynı İşverene Karşı Takibi

Bir işyerinde toplu işten çıkarma veya işyerinin kapanması gibi durumlarda birden fazla işçi, aynı işverene karşı benzer nitelikte alacaklar için ayrı ayrı icra takibi başlatabilir. Bu gibi durumlarda işverenin sınırlı mal varlığı üzerinde birden fazla haciz talebi çakışabilir; bu noktada alacakların hangi sırayla karşılanacağı, haciz tarihleri ve varsa imtiyazlı alacak statüsüne göre belirlenir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Arabuluculuk tutanağının ilam niteliğinde belge sayılması için aranan şartları gözden kaçırmak,
  • İcra emrine karşı itiraz sürelerini ilamsız takipteki sürelerle karıştırmak,
  • Faiz başlangıç tarihini yanlış hesaplamak,
  • İşverenin mal varlığı araştırmasını ihmal etmek,
  • Şirket unvan değişikliği veya devri hâlinde doğru borçluyu tespit etmemek.

Dosyanın Süratle Takip Edilmesinin Önemi

İşçilik alacaklarının zamanında tahsil edilebilmesi için icra dosyasının düzenli olarak takip edilmesi, işverenin mal varlığındaki değişikliklerin (yeni taşınmaz edinimi, hesap hareketleri gibi) yakından izlenmesi önem taşır. Gecikme, işverenin mal kaçırma imkânı bulmasına yol açabileceğinden, ilamın kesinleşmesinin ardından makul bir süre içinde icra takibinin başlatılması önerilir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir işçi, işten çıkarılması üzerine açtığı davada kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilir. Karar kesinleştikten sonra işveren ödeme yapmayınca işçi, ilama dayanarak icra dairesine başvurur ve işverenin banka hesabına haciz konulmasını talep eder.

Sonuç

İşçi alacaklarının icra yoluyla tahsili, doğru dayanağın (ilam veya arabuluculuk tutanağı) belirlenmesini ve sürecin usulüne uygun yürütülmesini gerektirir. İş mahkemesi kararınız veya arabuluculuk tutanağınız bulunuyor ve ödeme alamıyorsanız, alacağınızın tahsili için icra ve iflas hukuku kapsamında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Arabuluculukta anlaşılan tutar doğrudan icraya konulabilir mi?

Arabuluculuk sonunda düzenlenen ve tarafların anlaştığı hususları içeren tutanak, kanunda öngörülen şartları taşıması hâlinde ilam niteliğinde belge sayılabilir ve bu tutanağa dayanılarak icra takibi başlatılabilir.

İş mahkemesi kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Kural olarak ilamlı icra takibi için kararın kesinleşmesi gerekmez; kanunda geçici olarak ilam niteliğinde sayılan hâller ve kesinleşmeden icraya konulabilecek durumlar somut olaya göre değerlendirilmelidir. Bu konuda dosyanın aşamasına göre değerlendirme yapmak gerekir.

İşveren şirketin mal varlığı yoksa ne olur?

İşverenin haczedilebilir mal varlığı bulunmuyorsa alacağın tahsili gecikebilir veya aciz vesikası düzenlenebilir. Şirketin tüzel kişilik perdesinin aşılması, sorumluların tespiti gibi konular ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir.

Dayanak mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 24 vd. (ilamlı icra), m. 42 (cebri icra yolları)
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (arabuluculuk ve iş mahkemesi süreci)
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İcra ve İflas Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler