Aile Hukuku ve Boşanma

Boşandıktan Sonra Ortak Evi Tek Başına Kullanan Eski Eşten Bedel İstenir mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Tapuda ortak olan evde boşanmadan sonra eski eşiniz tek başına oturuyorsa kullanım bedeli (ecrimisil) istenip istenemeyeceğini ve alternatif yolları öğrenin.

Kısaca

  • Tapuda iki eş de paydaşsa her biri paylı maldan, diğerlerinin haklarıyla bağdaştığı ölçüde yararlanabilir (TMK m. 693).
  • Kanunda kullanım bedeli için ayrı bir madde yoktur; uygulamada bu istem ecrimisil adıyla ileri sürülür ve paydaşlar arasında kural olarak diğer paydaşın yararlanmadan engellenmiş olması aranır.
  • Kullanım biçimi konusunda anlaşma sağlanamazsa hâkim yararlanma ve kullanma şeklini belirler (TMK m. 693/2).
  • Evle ilgili vergi, aidat ve giderler paydaşlarca payları oranında karşılanır; fazla ödeyen rücu edebilir (TMK m. 694).
  • Her paydaş uygun olmayan zamanda olmamak koşuluyla paylaşmayı, yani ortaklığın giderilmesini isteyebilir (TMK m. 698).

Boşanma kararı kesinleşti, mal paylaşımı henüz bitmedi ya da hiç yapılmadı. Ev ikinizin adına kayıtlı, ama eski eşiniz içeride yaşamaya devam ediyor; kira da ödemiyor, size de bir şey ödemiyor. Sizin payınızın karşılığında bir bedel isteyebilir misiniz? Cevap kısmen evet: kanunda bu bedel için adını koyan bir madde olmasa da, paydaşın diğer paydaşların haklarıyla bağdaşmayan biçimde malı kullanması hukuk sisteminde sonuç doğurur. Ancak bu isteme ulaşmanın şartları, belgeleri ve alternatifleri vardır.

Tapuda ortaksanız hak nasıl işler?

Önce hukuki durumu netleştirelim. İki kişi aynı taşınmazın tapusunda paylı olarak görünüyorsa aralarında paylı mülkiyet vardır. Boşanmış olmak bu durumu değiştirmez; tapu kaydı mülkiyeti gösterir, medeni durum değil. Türk Medeni Kanunu m. 693’e göre paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.

Bu cümlede iki kelime dikkat çeker: “yararlanabilir” ve “bağdaştığı ölçüde”. Ev paylı olduğuna göre eski eşiniz de eve oturma hakkına sahiptir; fakat bu hak, sizin hakkınızı ortadan kaldıracak biçimde kullanılamaz. Evin tamamını tek başına kullanan, sizi içeri almayan ya da yararlanma imkânınızı fiilen ortadan kaldıran bir paydaş, kendi payının sınırını aşmış sayılabilir.

Ecrimisil nedir, kanunda yeri var mı?

Ecrimisil, haksız kullanım nedeniyle istenen bedele verilen addır. Kira gibi bir sözleşmeye dayanmaz; payı olan kişi kendi payına düşen kullanım değerinin karşılığını ister. Türk Medeni Kanunu’nda ecrimisil adıyla bir madde yoktur. Bu istem uygulamada, paydaşın payına yönelen haksız kullanım gerekçesiyle ileri sürülür ve mahkeme, kullanımın niteliğini ve süresini inceleyerek karar verir. Paydaşlar arasında yerleşik uygulamaya göre bedel istenebilmesi için kural olarak, evi kullanan paydaşın diğerini yararlanmaktan engellemiş olması aranır; bu genellikle yazılı bir ihtarla ya da dava açılmasıyla ortaya konur ve bedel kural olarak bu tarihten sonraki dönem için istenebilir. Evin kiraya verilip gelirin tek başına alınması gibi hâllerde bu şart aranmaz.

Bu nedenle “ecrimisil hakkım kesin” demek de, “hiçbir hakkım yok” demek de yanlış olur. Eski eşiniz evde yalnız mı oturuyor? Sizin eve girmenize engel olmuş mu ya da eve yerleşmenizi imkânsız kılmış mı? Evi kiraya vermiş mi? Ortada daha önce yapılmış bir kullanım anlaşması var mı? Bu soruların cevapları dosyanın niteliğini belirler.

Kullanım şekli konusunda uyuşmazlık olursa

Türk Medeni Kanunu m. 693/2 çok işlevsel bir çözüm sunar: uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir. Bir apartman dairesinde yer itibarıyla bölünme zor görünse de, yazlık ev ya da çok odalı bir taşınmazda bu seçenek tartışılabilir.

Ortak evi kullanan eş gerçekten oradan çıkmak istemiyorsa ve çocukların bakımı o evde sürüyorsa, mahkemeye götürülecek talep farklı biçimde kurulabilir: tamamen çıkarma yerine kullanım düzeninin belirlenmesi ya da kullanana karşılık bedelin ödenmesi gibi. Bunların hangisinin hukuki ve fiilî olarak uygun olduğu, evin büyüklüğüne, çocukların durumuna ve tarafların ekonomik gücüne göre değerlendirilir.

Giderleri ve borçları kim öder?

Paylı mülkiyetten doğan yönetim giderleri, vergiler ve diğer yükümlülükler, aksine bir hüküm bulunmadıkça paydaşlar tarafından payları oranında karşılanır (TMK m. 694). Payına düşenden fazlasını ödemiş bulunan paydaş, diğerlerine payları oranında rücu edebilir.

Bu hüküm sıklıkla gözden kaçar. Eski eşiniz evde oturuyor ve aidat, emlak vergisi gibi paylı malı ilgilendiren giderleri siz ödüyorsanız, payınıza düşenden fazlasını ödediğiniz kısım için rücu hakkınız olabilir. Tersi de geçerlidir: sizin ödemediğiniz aidatlar eski eşinizin rücu talebine konu olabilir. Giderlerin kimin adına ödendiğini gösteren makbuzları saklamak bu açıdan önemlidir.

Ortaklığın giderilmesi yolu

Kullanım bedeli istemek, mülkiyet ilişkisini sona erdirmez. Eve bağlı sürekli bir tartışma yaşıyorsanız, çözümü ortaklığın giderilmesinde aramak mümkündür. Türk Medeni Kanunu m. 698’e göre hukuki bir işlem gereği ya da paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.

Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleşir. Taraflar anlaşamazsa hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerleri denk değilse eksik değerdeki parçaya para eklenmesine karar verir; bölme mümkün değilse açık artırmayla satış hükmolunur (TMK m. 699). Ev bir apartman dairesi gibi bölünemiyorsa genellikle satış yolu gündeme gelir. Bu davayı açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmanız dava şartıdır (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B); bu adım atlanırsa dava usulden reddedilir. Süreç ayrıntıları için boşandıktan sonra ortak evin ortaklığının giderilmesi yazısına bakabilirsiniz.

Paydaş “çıkarma” yolu da kanunda vardır ama ağır bir araçtır. Türk Medeni Kanunu m. 696’ya göre kendi tutum ve davranışlarıyla diğer paydaşlara karşı olan yükümlülüklerini ağır biçimde çiğneyen ve bu yüzden paylı mülkiyetin devamını çekilmez hâle getiren paydaş, mahkeme kararıyla paydaşlıktan çıkarılabilir. Davanın açılması da aksi kararlaştırılmadıkça pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesine bağlıdır; evde yarı yarıya iki paydaş varsa tek eş bu çoğunluğu sağlayamaz. Madde “ağır biçimde çiğneme” ve paylı mülkiyetin devamını “çekilmez hâle getirme” şartlarını aradığı için sıradan bir kullanım uyuşmazlığı için değil, istisnai durumlar için düşünülmüş bir yoldur.

Aile konutu şerhi varsa ne değişir?

Boşanmadan önce eş olduğunuz dönemde evin aile konutu olarak özgülenmiş ve tapuya şerh düşülmüş olabilir. Türk Medeni Kanunu m. 194’e göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Maliki olmayan eş, tapu müdürlüğünden konutla ilgili şerhin verilmesini isteyebilir. Bu rıza kuralı evli eşleri korur; boşanma kesinleştikten sonra kural olarak aranmaz ve eski eşe evde oturma hakkı da vermez.

Boşanma kesinleştikten sonra bu şerhin akıbeti ayrı bir konudur; şerhin kaldırılması için gereken adımlar boşandıktan sonra tapudaki aile konutu şerhinin kaldırılması başlıklı yazıda anlatılmıştır. Şerhin devam etmesi, ev üzerinde işlem yapmanızı engelleyebilir. Önce tapu kaydına bakmak ve şerhin hâlâ duran bir kayıt olup olmadığını öğrenmek gerekir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Ev, evlilik sırasında iki eşin adına yarı yarıya alınmış. Boşanma kararında evle ilgili bir düzenleme yok, mal paylaşımı da dava edilmemiş. Anne, çocuklarla birlikte evde yaşıyor; baba başka bir şehre taşınmış ve kira ödüyor. Baba, annenin evde tek başına oturduğunu ileri sürerek bedel istemek istiyor.

Burada şunlar tartılır: Baba ayrılırken evi bırakmış mı, yoksa annenin eve girmesi engellenmiş mi? Çocukların barınması için o evde kalma, babanın daha önce verdiği bir razı olma anlamına geliyor mu? Anne evin giderlerini tek başına mı karşılıyor? Giderleri ödüyorsa TMK m. 694 gereği baba payına düşenden sorumlu olabilir; bu da bedel talebinin karşısında bir denge unsuru olur. Bu soruların cevapları, bedel talebinin sonucunu belirler. Dolayısıyla bu örnekte kesin bir sonuç öngörmek mümkün değildir.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, talebi hiç yazılı yapmadan yıllarca beklemektir. Konuşmaların tanık dışında kanıtı kalmaz; yazılı bildirim hem anlaşmaya zemin hazırlar hem de sürecin başlangıç tarihini gösterir. Bedel kural olarak bu bildirimden sonraki dönem için istenebildiğinden, geciken her ay kayba dönüşebilir.

İkinci hata, evde oturan eşin tapudaki payını görmeden hareket etmektir. Payların oranı, bedelin hesabını ve giderlerin paylaşımını doğrudan etkiler. Tapu kaydını güncel olarak çıkarmak ilk adımdır.

Üçüncü hata, mal rejimi tasfiyesi ile paylı mülkiyeti karıştırmaktır. Evlilik içinde edinilen mallar yoluyla ortaya çıkan alacak talepleri başka bir davanın konusudur; paylı mülkiyetten doğan bedel talebi ise bu iki dava arasında karıştırılmamalıdır. Mal paylaşımının nasıl yürüdüğü için boşanmada mal paylaşımı yazısına bakabilirsiniz.

Dördüncü hata, ev dışındaki gideri görmemektir. Kullanım bedelini konuşurken aidat, vergi ve onarım giderlerini de hesaba katmak gerekir; aksi hâlde net bir tablo ortaya çıkmaz.

Kullanım düzenini anlaşmayla kurmak

Mahkemeye gitmeden önce paydaşlar kendi aralarında bir kullanım düzeni kurabilir. Türk Medeni Kanunu m. 695’e göre yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda paydaşların yaptıkları düzenleme ve aldıkları kararlar ile mahkemece verilen kararlar, sonradan paydaş olan veya pay üzerinde aynî hak kazanan kimseleri de bağlar. Taşınmazlarda bu düzenlemelerin sonradan paydaş olan kişileri bağlaması için tapu kütüğüne şerh edilmesi gerekir. Yani şerh yoksa, payı sonradan devralan kişi önceki kullanım anlaşmasıyla bağlı olmayabilir.

Yazılı bir kullanım protokolünde şunlar netleştirilebilir: evde kimin ne süreyle oturacağı, giderlerin nasıl bölüşüleceği, kullanım karşılığında bir ödeme yapılıp yapılmayacağı ve protokolün hangi olay gerçekleşince sona ereceği. Örneğin çocuğun okul dönemi bitene kadar evde kalma ve karşılığında aylık bir bedel ödeme gibi bir düzenleme, tarafların ortak iradesiyle kurulabilir. Protokol yazılırken ileride ortaklığın giderilmesi davasının açılıp açılamayacağını da belirlemek önemlidir; TMK m. 698’e göre paylaşmayı isteme hakkı hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir ve taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler resmî şekle bağlıdır.

Bedel istemeden önce hazırlanacak belgeler

Bedel talebi için işe tapu kaydından başlanır: paylar, şerhler ve varsa ipotek bilgisi. Sonra evin gerçek kullanım durumu belgelenir: kimin ne zamandan beri oturduğu, anahtarın kimde olduğu, diğer paydaşın eve girişinin engellenip engellenmediği. Bu bilgiler tanık, mesaj, kira sözleşmesi ya da aidat kayıtlarıyla desteklenebilir. Evin benzer konutların kira değerine göre ne kadar getiri sağlayabileceği gibi sorular, mahkemece bilirkişi incelemesiyle araştırılabilir. Hangi bilgiyi hangi belgeyle kanıtlayacağınızı baştan düşünmek, davanın yönünü belirler.

Ortak evle ilgili durumunuz için ne yapabilirsiniz?

Ortak evin kimin adına olduğu, boşanma kararında evle ilgili ne yazdığı, çocukların nerede yaşadığı ve eski eşinizle daha önce nasıl bir anlaşma yapıldığı sonucu değiştirir. Dosyanıza göre hangi yolun daha uygun olduğunu, bedel istemenin mi yoksa ortaklığın giderilmesinin mi önce geleceğini ancak belgelere bakarak söylemek mümkündür. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp üzerinden yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler bulunuyor. Aile hukukuyla ilgili diğer konular için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ev yalnız bana aitse eski eşimden bedel isteyebilir miyim?

Ev tamamen sizin adınıza kayıtlıysa mesele paylı mülkiyet değil, mülkiyet ve haksız işgal sorunudur. Eski eşinizin evde oturma hakkı olup olmadığı, boşanma kararındaki düzenlemelere ve aranızdaki bir anlaşmaya bağlıdır; boşanma kesinleştikten sonra aile konutu şerhi tek başına oturma hakkı vermez. Tapu kaydınızla birlikte durumu incelemek gerekir.

Çocuklarla birlikte evde oturan eski eş bedel öder mi?

Çocukların bakımını üstlenen ebeveynin evde kalması, kullanım karşılığı talebinde tartılan bir unsurdur. Evde kalmanın boşanma kararıyla düzenlenip düzenlenmediği ve tarafların daha önce ne konuştuğu önem taşır.

Ecrimisil için ihtar çekmek gerekir mi?

Yerleşik uygulamada paydaşlar arasında bedel istenebilmesi için kural olarak diğer paydaşın sizi evden yararlanmaktan engellemiş olması aranır; bu çoğunlukla noter ihtarıyla ya da dava açılmasıyla ortaya konur. Bedel de kural olarak bu tarihten sonraki dönem için istenebildiğinden, yazılı talebi geciktirmek geçmiş dönemin karşılığını kaybettirebilir. Evin kiraya verilip gelirin tek başına alınması gibi hâllerde bu şart aranmaz.

Kullanım bedeline karşılık ortak evi sattırabilir miyim?

Evet, bu ayrı bir yoldur. Paydaşlardan her biri paylaşmayı, yani ortaklığın giderilmesini isteyebilir (TMK m. 698). Mahkeme malı aynen bölüştürmeye ya da satıp bedelini paylaştırmaya karar verir (TMK m. 699). Bu dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 693, 694, 695, 696, 698, 699
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler