İş Hukuku

İş Sözleşmesi Feshinde Sık Yapılan Usul Hataları

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Yazılı bildirim eksikliği, sebep gösterilmemesi, savunma alınmaması gibi fesih usulüne aykırılıklar ve bunların işe iade davasına etkisi bu yazıda anlatılıyor.

Kısaca

  • Fesih bildiriminin yazılı yapılmaması ve sebebin açık-kesin belirtilmemesi başlı başına feshi geçersiz kılabilir.
  • Davranış veya verim nedeniyle fesihte işçinin savunması alınmadan yapılan fesih usule aykırıdır.
  • Toplu işçi çıkarmada bildirim ve danışma sürecine uyulmaması ayrı bir usul hatasıdır.
  • Usul hatası, feshin içerik yönünden haklı olup olmadığından bağımsız olarak tek başına geçersizlik sebebi olabilir.
  • Usul hatası tespit edilen fesihlerde işçi işe iade davası açarak işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti talep edebilir.

İş sözleşmesinin feshi, yalnızca haklı veya geçerli bir sebebe dayanmakla yetinmez; kanunun öngördüğü usul kurallarına da uyulması gerekir. Bu yazıda işverenlerin en sık yaptığı usul hatalarını ve bunların sonuçlarını ele alıyoruz.

Yazılı Bildirim Zorunluluğu

4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi, işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapmasını ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmesini zorunlu kılar. Bu, iş güvencesi kapsamındaki işçiler için temel bir şekil şartıdır. Sözlü olarak yapılan bir fesih, hatta işçinin sözlü bildirimi kabul ettiğini beyan etmesi dahi, kanunun aradığı yazılılık şartını ortadan kaldırmaz; bu tür bir fesih, salt şekil eksikliği nedeniyle geçersiz sayılabilir.

Fesih Sebebinin Belirsiz veya Genel Bırakılması

Fesih bildiriminde sebebin “açık ve kesin” olması aranır. Uygulamada sıkça yapılan bir hata, bildirimde yalnızca “performans yetersizliği”, “davranış sorunları” gibi genel ifadelere yer verilmesi, somut olayların, tarihlerin ve gerekçelerin belirtilmemesidir. Bu tür muğlak ifadeler, işçinin kendisini savunmasını ve mahkemenin feshin gerçek nedenini denetlemesini zorlaştırdığından, feshin geçersizliğine yol açabilir.

Davranış veya Verim Nedeniyle Fesihte Savunma Alınmaması

İş Kanunu m. 19’un ikinci fıkrası, hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemeyeceğini düzenler. Bu, işverenin fesih kararını vermeden önce işçiye isnat edilen olay veya eksiklik hakkında yazılı ya da sözlü olarak açıklama yapma fırsatı tanıması gerektiği anlamına gelir. Bu usule uyulmadan yapılan fesih, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık (m. 25/II) kapsamındaki fesih hakkı saklı kalmak üzere, geçersizlik sebebi oluşturur.

Savunma Alma Zorunluluğunun İstisnaları

Savunma alma zorunluluğu, işçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlere dayanan fesihler için öngörülmüştür. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan (ekonomik, teknolojik, organizasyonel) nedenlerle yapılan fesihlerde, işçinin kişisel bir kusuru söz konusu olmadığından savunma alma zorunluluğu aranmaz. Bu ayrımın doğru yapılması, işverenin usul hatasına düşmemesi açısından önemlidir.

Toplu İşçi Çıkarmada Usul Hataları

İş Kanunu’nun 29. maddesi, toplu işçi çıkarma sürecinde işverenin bildirimi en az otuz gün önceden yazılı olarak işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumu’na yapmasını ve işçi çıkarmanın sebepleri, etkilenecek işçi sayısı gibi bilgileri içermesini zorunlu kılar. Bu bildirim ve danışma sürecine uyulmadan yapılan toplu fesihler, ayrı bir usul hatası oluşturur ve etkilenen işçilerin işe iade taleplerinde bu eksiklik ileri sürülebilir.

Usul Hatasının Feshin Geçerliliğine Etkisi

Önemli bir husus, usul hatasının feshin içerik yönünden (yani gerçekten geçerli veya haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı) değerlendirmesinden bağımsız olarak ayrıca ele alınmasıdır. Bir fesih, içerik olarak gerçekten haklı bir sebebe dayansa dahi, usul kurallarına (yazılı bildirim, sebep gösterme, savunma alma) uyulmamışsa mahkeme feshi geçersiz sayabilir. Bu nedenle işverenlerin, fesih kararının arkasındaki gerekçe ne kadar sağlam olursa olsun, usul kurallarına eksiksiz uyması büyük önem taşır.

İşçi Açısından Sonuçlar

Usul hatası nedeniyle feshin geçersiz sayılması halinde, işçi İş Kanunu m. 20 ve 21 çerçevesinde işe iade davası açabilir; mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır, aksi halde dört ila sekiz aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ve en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ödemekle yükümlü olur.

İşverenler İçin Uygulama Önerisi

Fesih sürecine giren işverenlerin, her aşamada (bildirimin yazılı yapılması, sebebin somut ve açık belirtilmesi, gerekiyorsa savunma alınması, toplu çıkarmada bildirim ve danışma süreçlerinin işletilmesi) titizlikle hareket etmesi, hem hukuki riskleri azaltır hem de olası bir davada güçlü bir savunma zemini sağlar.

Savunma Talebinin Şekli ve İçeriği

Savunma alma yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirilmiş sayılması için, işverenin işçiye isnat edilen somut olayı (tarih, olay, dayanak) açıkça bildirmesi ve makul bir süre içinde yazılı veya sözlü savunma yapma fırsatı tanıması gerekir. Yalnızca “savunmanı yaz” şeklinde genel bir talep, hangi olaya ilişkin savunma istendiği belirtilmediği takdirde usule uygun sayılmayabilir. İşverenlerin, savunma talebini de yazılı olarak yapması ve işçinin savunmasını teslim aldığına dair belge alması, ispat açısından önemlidir.

Fesih Bildiriminin Tebliği Usulü

Fesih bildiriminin yazılı yapılması kadar, bu bildirimin işçiye usulüne uygun tebliğ edilmesi de önemlidir. Noter kanalıyla, iadeli taahhütlü posta ile veya işçinin imzası alınarak elden teslim edilen bildirimler güçlü bir tebliğ ispatı sağlar. İşçinin bildirimi almaktan kaçındığı veya imza atmadığı hallerde, işverenin bu durumu tanık huzurunda tutanakla belgelemesi önerilir; aksi halde tebliğ tarihi ve dolayısıyla dava açma sürelerinin başlangıcı tartışmalı hale gelebilir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir işveren, bir çalışanını “verimsizlik” gerekçesiyle sözlü olarak işten çıkarır ve herhangi bir savunma talep etmez. Çalışan işe iade davası açtığında, hem yazılı bildirim şartına hem de savunma alma yükümlülüğüne uyulmadığı tespit edilir; mahkeme feshi usul yönünden geçersiz sayarak işe iadeye karar verebilir, bu değerlendirmede feshin içerik yönünden haklı olup olmadığı ayrıca tartışılmaya bile gerek kalmayabilir.

Usul Hatasının Toplu İşlemlerdeki Etkisi

Toplu işten çıkarma süreçlerinde tek bir usul hatası (örneğin bildirimin eksik yapılması), yalnızca bir işçiyi değil, kapsam dahilindeki tüm işçileri etkileyebilir; bu nedenle işverenlerin toplu süreçlerde usul kurallarına uyumu ayrıca ve sistematik biçimde denetlemesi gerekir.

Dava Açma Süresinin Usul Hatalarıyla İlişkisi

Fesih bildiriminin tebliğ tarihi, işe iade davası açmak için öngörülen bir aylık arabulucuya başvuru süresinin başlangıcını da belirler. Tebliğ usulünde bir belirsizlik varsa, işçinin bu süreyi hangi tarihten itibaren hesaplayacağı da tartışmalı hale gelebilir. Bu nedenle hem işverenin tebliği doğru şekilde belgelemesi hem de işçinin bildirimi aldığı tarihi not etmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi için önemlidir.

Sonuç

Fesih sürecinde usul kurallarına uyulmaması, içerik yönünden haklı bir sebep bulunsa dahi feshin geçersiz sayılmasına yol açabilen bağımsız bir risk alanıdır. Sürecinizin doğru yürütülmesi için iş hukuku hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Sözlü olarak yapılan bir fesih geçerli midir?

Hayır. İş Kanunu m. 19 uyarınca işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak zorundadır; sözlü yapılan bir fesih bildirimi, şekil şartına aykırılık nedeniyle geçersiz sayılabilir ve işçi işe iade davası açabilir.

Fesih sebebinin belirsiz bırakılması ne anlama gelir?

İşveren fesih sebebini açık ve kesin biçimde belirtmek zorundadır; 'performans düşüklüğü', 'davranış sorunları' gibi genel ve muğlak ifadeler, somut olay ve gerekçe içermiyorsa yetersiz kabul edilebilir ve bu da feshin geçersizliğine yol açabilir.

Savunma almadan yapılan fesih her zaman geçersiz midir?

İşçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlerle yapılan fesihlerde savunma alınması zorunludur; bu usule uyulmadan yapılan fesih, İş Kanunu m. 19 ikinci fıkrasına aykırılık teşkil eder ve işe iade davasında geçersizlik sebebi olarak ileri sürülebilir. İşletmesel nedenlerle yapılan fesihlerde ise savunma alma zorunluluğu aranmaz.

Usul hatası varsa feshin haklı bir sebebe dayanması önemini yitirir mi?

Hayır, tam tersine usul hatası, feshin içerik yönünden haklı olup olmadığından bağımsız olarak ayrıca değerlendirilir; mahkeme feshi usul yönünden geçersiz bulursa, içerik yönünden haklı bir sebep bulunsa dahi işe iade kararı verebilir.

Dayanak mevzuat

  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 19
  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 29
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İş Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler