Ticaret ve Şirketler Hukuku

Ticari İşlerde Müteselsil Sorumluluk Karinesi ve Kefile İhbar Şartı (TTK 7)

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Ticari nitelikte iş nedeniyle birlikte borç altına girenlerin müteselsil sorumluluğu, kefil ve kefillere ihbar şartı, temerrüt faizi ve ticari borç kefaleti.

Kısaca

  • İki veya daha fazla kişi ticari nitelikte bir iş dolayısıyla birlikte borç altına girerse, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar (TTK m. 7/1).
  • Kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.
  • Ticari borçlara kefalet halinde asıl borçlu ile kefil ve kefiller arasındaki ilişkilerde de teselsül karinesi geçerlidir.
  • Karine aksi sözleşmeyle çürütülebilir; bu nedenle sözleşmede sorumluluk şeklinin yazılması önemlidir.

İki veya daha fazla kişi bir ticari işte birlikte borçlandığında, alacaklının kimden ne kadar isteyebileceği önemli bir sorudur. Genel hukukta birden fazla borçlunun sorumluluğu, aksi kararlaştırılmadıkça pay oranında olur; yani her borçlu yalnızca kendi payından sorumludur. Ticari işlerde ise kanun bu kuralı tersine çevirir: birlikte borçlanma, aksi yazılmadıkça müteselsil sorumluluk doğurur. Türk Ticaret Kanunu’nun 7. maddesi bu kuralı ve kefiller için özel bir ihbar şartını düzenler. Bu yazıda bu hükmün kapsamını, sonuçlarını ve sözleşme yazımındaki etkisini anlatıyoruz.

Müteselsil Sorumluluk Nedir?

Müteselsil sorumlulukta alacaklı, borcun tamamını borçlulardan herhangi birinden veya hepsinden isteyebilir. Borçlulardan biri borcun tamamını ödediğinde alacaklıya karşı borç sona erer; ödeyen kişi, diğer borçlulara payları oranında rücu edebilir. Bu sistem, alacaklıya güçlü bir güvence sağlar; çünkü bir borçlunun ödeme gücü yetersiz olsa bile diğer borçlular tam ödeme yapmak zorundadır. Rücu hakkının ve ilişkinin ayrıntısı için Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil borçlulukla ilgili hükümleri incelenmelidir.

TTK 7/1: Ticari İşte Teselsül Karinesi

TTK m. 7/1’e göre iki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Bu hükümde üç önemli nokta vardır:

  1. Ticari nitelik: Borçlulardan yalnız birinin veya hepsinin ticari iş niteliğinde bir iş nedeniyle borçlanması yeterlidir. Yani tüm borçluların tacir olması gerekmez.
  2. Birlikte borçlanma: Borçlular aynı borç için birlikte taahhütte bulunmuş olmalıdır.
  3. Karine: Teselsül, aksi öngörülmedikçe geçerli olan bir karinedir. Taraflar sözleşmede paylı sorumluluk kararlaştırabilir.

Ticari iş kavramı için ticari iş karinesi nedir yazısı bilgi verir. Ortaklık gibi ilişkilerde de birlikte borçlanma sıkça görülür; örneğin kolektif şirkette ortakların sorumluluğu ayrıca düzenlenmiştir; bkz. kolektif şirket nedir özellikleri.

Kefile İhbar Şartı

Maddenin ikinci önemli kısmı kefillerle ilgilidir. Kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez (m. 7/1 son cümle). Yani ticari bir borçta kefil olan kişiye faiz işletilebilmesi için önce alacaklının, asıl borçlunun borcunu ödemediğini kefile bildirmesi gerekir. İhbar yapılmadan geçen sürede kefile temerrüt faizi işletilmez. Bu düzenleme, kefilin borçtan habersiz kalarak faiz yükünün büyümesini engeller. Kefilin sorumluluğu için ayrıca kefaletin ticari ilişkilerde kullanımı yazısına bakabilirsiniz.

Ticari Borca Kefalette Teselsül

TTK m. 7/2’ye göre ticari borçlara kefalet halinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur. Yani ticari borca kefil olanlar da asıl borçluyla birlikte müteselsil sorumlu olur; kefiller arasında da müteselsil ilişki vardır. Bu, ticari borçlarda kefalet ilişkisinin adi kefaletten daha ağır sonuçlar doğurabileceği anlamına gelir. Kefilin sorumluluğunun kapsamı ve süresi konusunda kira ilişkisi örneği olmakla birlikte kira sözleşmesinde kefil sorumluluğu yazısı kefalet kurallarına ilişkin genel bir bakış sunar; ticari ilişkilerde ise TTK m. 7 özel hüküm olarak uygulanır.

Ortaklık, Ortak Borçlanma ve Şirket İlişkisi

Ticari işte birlikte borçlanma çoğunlukla ortakların şirket adına veya kendi adlarına yaptıkları işlemlerde görülür. Bir şirketin borcu için ortakların ayrıca kişisel olarak borçlandığı hallerde teselsül karinesi devreye girebilir. Örneğin kredi sözleşmesinde şirket ve ortaklar birlikte borçlu olarak imza atmışsa, banka borcun tamamını ortaklardan birinden isteyebilir. Ortakların ve yöneticilerin sorumluluğu için şirket yöneticisinin vergi ve SGK sorumluluğu ve limited şirket müdürünün sorumluluğu yazılarına bakabilirsiniz.

Karinenin Aksinin Kararlaştırılması

Teselsül karinesi aksi sözleşmeyle çürütülebilir. Taraflar, “her borçlu yalnızca kendi payından sorumludur” gibi bir hükümle paylı sorumluluk kararlaştırabilir. Ancak aksi öngörülmediği sürece teselsül geçerlidir. Bu nedenle sözleşme hazırlayan taraf, sorumluluk biçimini açıkça belirtmelidir. Aksi halde borçlulardan biri, beklemediği ölçüde borcun tamamından sorumlu tutulabilir. Sözleşme yazımında dikkat edilecek hususlar için şirket esas sözleşmesi hazırlarken dikkat edilecekler yazısının genel yaklaşımı da faydalıdır.

Alacaklı Açısından Uygulama

Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı takip başlatabilir, hepsine birden başvurabilir veya sırayla ilerleyebilir. Ancak borçluya ihbar ve ihtar gerekiyorsa tacirler arasında bunların noter, taahhütlü mektup veya kayıtlı elektronik posta gibi araçlarla yapılması gerekir (TTK m. 18/3). Kefile yapılacak ihbarın da aynı şekilde ispatlanabilir olması önemlidir; bkz. tacirler arası ihtarnamenin önemi. Alacağın tahsili için icra takibi ve dava yolları süreçlerinde kullanılır; zamanaşımı için ticari işlerde zamanaşımı süreleri yazısına bakabilirsiniz.

Borçlu ve Kefil Açısından Uygulama

Müteselsil borçlu veya kefil olan kişi, borcun tamamından sorumlu tutulabileceğini bilerek hareket etmelidir. Borcu ödeyen borçlu, diğer borçlulara rücu edebileceğinden ödeme belgelerini saklamalıdır. Kefil ise faiz işlemeye başlamadan önce ihbar yapılıp yapılmadığını kontrol etmeli ve ihbarın usulüne uygunluğunu incelemelidir. Ayrıca kefaletin şekil ve tutar sınırı gibi şartlarının bulunup bulunmadığını da değerlendirmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Teselsül karinesini bilmeden ticari sözleşmeye imza atmak,
  • Paylı sorumluluk niyetini sözleşmeye yazmamak,
  • Kefile ihbar yapmadan faiz işletmeye çalışmak,
  • İhbarı ispatlanabilir şekilde yapmamak,
  • Borcu ödeyip rücu için belge saklamamak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. İki tacir, bir tedarikçiden birlikte mal alır ve sözleşmede sorumluluk şeklini yazmazlar. Bedel ödenmediğinde tedarikçi, borcun tamamını borçlulardan yalnızca birinden ister. Teselsül karinesi gereği bu talep haklıdır. Ödeme yapan borçlu, diğer borçluya payı oranında rücu eder. Sözleşmede paylı sorumluluk yazılmış olsaydı, tedarikçi her borçludan yalnızca payını isteyebilirdi.

Sonuç

Ticari nitelikte bir iş nedeniyle birlikte borçlananlar, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumludur; kefillere ise temerrüt faizi işletilebilmesi için önce ihbar yapılması gerekir. Sözleşmelerinizde sorumluluk biçimini net yazmak, sonradan yaşanacak uyuşmazlıkları önler. Ticari borç, kefalet ve ortak borçlanma konularında ticaret hukuku alanında dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ticari işte birden fazla borçlu varsa her biri borcun tamamından sorumlu olur mu?

Evet. Aksi sözleşmede veya kanunda öngörülmemişse, ticari nitelikteki bir iş nedeniyle birlikte borç altına girenler müteselsilen sorumludur. Alacaklı borcun tamamını dilediği borçludan isteyebilir.

Kefile faiz ne zaman işlemeye başlar?

Kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Bu nedenle alacaklının kefile önce ihbarda bulunması gerekir.

Teselsül karinesi sözleşmeyle kaldırılabilir mi?

Evet. Kanun, aksinin sözleşmede öngörülmemiş olması şartını arar. Taraflar borçlulardan her birinin yalnızca kendi payından sorumlu olacağını kararlaştırabilir.

Kefil ile asıl borçlu arasındaki ilişkiye de uygulanır mı?

Evet. Ticari borçlara kefalet halinde hem asıl borçlu ile kefil hem de kefiller arasındaki ilişkilerde teselsül karinesi geçerli olur.

Dayanak mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 7
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 162
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler