İcra ve İflas Hukuku

Borcun Taksitle Ödenmesi Taahhüdü (İİK m.111) ve İhlalinin Sonucu

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

İİK m.111 uyarınca borcun taksitle ödenmesi taahhüdü nasıl yapılır, şartları nelerdir? Taahhüdün ihlali hâlinde ortaya çıkan sonuçlar bu yazıda anlatılıyor.

Kısaca

  • Borçlu, satış talebinden önce borcunu düzenli taksitlerle ödemeyi taahhüt edip ilk taksiti derhal öderse icra işlemleri durur.
  • Taahhüdün geçerli olabilmesi için her taksitin borcun dörtte birinden az olmaması ve toplam sürenin üç ayı aşmaması gerekir.
  • Taksitlendirme sözleşmesi süresince haciz ve satış isteme süreleri işlemez.
  • Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde icra işlemleri ve süreler kaldığı yerden devam eder.
  • Taahhüdün haklı bir sebep olmaksızın ihlali, alacaklının şikâyeti üzerine tazyik hapsi sonucunu doğurabilir.

İcra takibinde satış aşamasına gelmeden önce borçluya tanınan önemli bir imkân, borcunu taksitler hâlinde ödemeyi taahhüt ederek icra işlemlerini durdurabilmesidir. Bu imkân, İcra ve İflas Kanunu’nun 111. maddesinde düzenlenmiştir. Bu yazıda bu taahhüdün şartlarını ve ihlalinin doğurduğu sonuçları ele alıyoruz.

Taksitle Ödeme Taahhüdünün Amacı

Satış aşamasına gelmiş bir icra dosyasında, hem alacaklı hem de borçlu açısından satış sürecinin masraflı ve zaman alıcı olması söz konusudur. Kanun, borçluya belirli şartlarla taksitli bir ödeme planı sunarak icra işlemlerini durdurma imkânı tanır; bu sayede alacaklı da satış sürecine girmeden alacağına daha hızlı kavuşabilir.

Taahhüdün Şartları

İİK m.111’e göre borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcunu düzenli taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve ilk taksiti derhal öderse icra işlemleri durur. Ancak bu taahhüdün geçerli sayılabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • Borçlunun yeterli miktarda malının hâlihazırda haczedilmiş olması,
  • Her taksitin, borcun dörtte birinden az olmaması,
  • Taksitlerin aydan aya, yani düzenli aralıklarla ödenmesi,
  • Taksitlendirme süresinin toplamda üç ayı aşmaması.

Taksitlendirme Sözleşmesinin Sürelere Etkisi

Borçlu ile alacaklının icra dairesinde yapacakları taksitlendirme sözleşmesi veya sözleşmelerin devamı süresince, satış isteme ve ipotekle takipteki belirli süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aşan tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu düzenleme, uzun süreli taksit anlaşmalarının alacaklının haklarını süresiz biçimde askıya almasını önlemeyi amaçlar. Satış isteme süresinin genel işleyişi için icra takibinde zamanaşımı ve yenileme emri yazımıza bakabilirsiniz.

Taksitin Ödenmemesinin Sonucu

Taksitlerden biri zamanında ödenmezse icra işlemleri ve durmuş olan süreler kaldığı yerden devam eder. Bu durumda alacaklı, taahhüt öncesindeki aşamadan itibaren (örneğin doğrudan satış talebiyle) sürece devam edebilir. Taahhüdün bozulması, borçlunun yeniden aynı şartlarla taahhütte bulunma hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz; ancak alacaklının bu konuda yeni bir taahhüde razı olup olmayacağı tamamen kendi takdirindedir.

Rızai Satış Yetkisi ile İlişkisi

Kanun, taksitlendirme taahhüdüne ek olarak borçluya, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep etme imkânı da tanır. Bu iki müessese (taksitlendirme taahhüdü ve rızai satış yetkisi) farklı amaçlara hizmet eder; taksitlendirme borcun düzenli ödenmesini, rızai satış ise malın daha iyi bir bedelle elden çıkarılmasını hedefler.

Taahhüdün İhlalinin Cezai Sonucu

İİK m.111 uyarınca veya alacaklının muvafakatiyle icra dairesinde kararlaştırılan ödeme taahhüdünü, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Bu düzenleme İİK m.340’ta yer alır. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borçlu, borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırması gereken meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini yeniden keserse hakkında tazyik hapsine tekrar karar verilebilir. Ancak bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi toplamda üç ayı geçemez.

Taahhüdün Alacaklının Muvafakatiyle Genişletilmesi

Kanunda öngörülen şartların dışında, alacaklı ile borçlunun serbest iradeleriyle icra dairesinde farklı bir taksitlendirme sözleşmesi yapmaları da mümkündür. Bu tür bir sözleşme, İİK m.111’deki dörtte bir veya üç aylık sınırlara tabi olmayabilir; çünkü burada taahhüt, kanunun tek taraflı olarak borçluya tanıdığı haktan değil, tarafların karşılıklı anlaşmasından doğar. Ancak bu sözleşmenin de icra dairesinde usulüne uygun şekilde tutanağa geçirilmesi ve ihlali hâlinde doğacak sonuçların (örneğin İİK m.340 kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin) sözleşmede veya kanunda net biçimde temellendirilmiş olması önemlidir.

Taahhüt Sürecinde Borçlunun Diğer Hakları

Taksitlendirme taahhüdünde bulunan borçlu, bu süreçte diğer hukuki haklarını kaybetmez. Örneğin borçlu, haczedilen bir malın değerinin fazla takdir edildiğini düşünüyorsa kıymet takdirine itiraz hakkını saklı tutar; taahhüt bu itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. Benzer şekilde, taahhüt döneminde de borçlunun mal beyanı ve haczedilmezlik şikâyeti gibi diğer hukuki araçlara başvurma imkânı devam eder. Taahhüdün tek etkisi, satış sürecinin ve buna bağlı bazı sürelerin durmasıdır.

Taahhüdün Uygulamadaki Önemi

Özellikle küçük ve orta ölçekli borçlarda taksitlendirme taahhüdü, hem alacaklının satış masraflarına katlanmadan tahsilat yapabilmesini hem de borçlunun malını kaybetmeden borcunu kapatabilmesini sağlayan pratik bir çözüm sunar. Bu nedenle icra dairesi önünde satış talebinden önce tarafların bu imkânı değerlendirmesi, çoğu zaman her iki taraf için de daha az maliyetli bir sonuca ulaşılmasına katkı sağlar.

Sık Yapılan Hatalar

  • Taksit tutarını, borcun dörtte biri şartını gözetmeden düşük belirlemek.
  • Toplam taksitlendirme süresinin üç ayı aşmasına rağmen taahhüdün geçerli olduğunu düşünmek.
  • İlk taksiti derhal ödeme şartını yerine getirmemek.
  • Taahhüdün ihlalinin yalnızca icrai sonuç değil, cezai sonuç da doğurabileceğini göz ardı etmek.

Pratik Öneriler

Borçlu, taksitlendirme taahhüdünde bulunmadan önce ödeme planını gerçekçi biçimde oluşturmalı ve şartlara (dörtte bir oranı, üç aylık süre sınırı, ilk taksitin derhal ödenmesi) tam olarak uymalıdır. Taahhüdün ihlali hem icra işlemlerinin kaldığı yerden devamına hem de tazyik hapsi riskine yol açabileceğinden, ödeme gücü olmayan bir plan üzerinden taahhütte bulunulmamalıdır.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir borçlu, satış talebinden önce borcunu üç ay içinde eşit taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve ilk taksiti derhal öder. İcra işlemleri bu taahhüt nedeniyle durur. Borçlu ikinci taksiti zamanında ödemez; bunun üzerine icra işlemleri kaldığı yerden devam eder ve alacaklı satış talebinde bulunur. Alacaklı ayrıca taahhüdün haklı bir sebep olmaksızın ihlal edildiğini belirterek şikâyette bulunur; mahkeme, borçlunun ödeme gücü olduğu hâlde ödeme yapmadığını tespit ederek tazyik hapsine karar verir.

Sonuç

Borcun taksitle ödenmesi taahhüdü, satış aşamasına gelmiş bir icra dosyasında borçluya önemli bir nefes alanı sağlar; ancak bu imkânın kanundaki sıkı şartlara uygun kullanılması ve taahhüde sadık kalınması gerekir. Aksi hâlde hem icra süreci kaldığı yerden devam eder hem de cezai bir risk doğar. Taksitlendirme taahhüdü sürecinizle ilgili değerlendirme için icra ve iflas hukuku alanında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Taksitle ödeme taahhüdü hangi aşamada yapılabilir?

İİK m.111 uyarınca bu taahhüt, alacaklının satış talebinden önce yapılmalıdır. Borçlu, borcunu düzenli taksitlerle ödemeyi taahhüt edip ilk taksiti derhal öderse icra işlemleri durur.

Taahhüdün geçerli sayılması için hangi şartlar aranır?

Borçlunun yeterli miktarda malının haczedilmiş olması, her taksitin borcun dörtte birinden az olmaması, taksitlerin aydan aya ödenmesi ve toplam sürenin üç ayı aşmaması gerekir.

Taksitlerden biri ödenmezse ne olur?

Taksitlerden biri zamanında ödenmezse icra işlemleri ve durmuş olan süreler kaldığı yerden devam eder; yani icra takibi taahhüt öncesindeki aşamasından ilerlemeye devam eder.

Taahhüdü ihlalin cezai bir sonucu var mıdır?

Evet. İİK m.111 uyarınca veya alacaklının muvafakatiyle icra dairesinde kararlaştırılan ödeme taahhüdünü haklı bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Borçlu, hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borcun tamamını veya o tarihe kadar ödemesi gereken meblağı öderse tahliye edilir.

Dayanak mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 111 (taksitle ödeme taahhüdü)
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 340 (taahhüdü ihlal suçu)
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İcra ve İflas Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler