Aile Hukuku ve Boşanma

Eşin Kardeşlerinin Eve Karışması Boşanma Davasında Nasıl Değerlendirilir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşin kardeşlerinin evlilik işlerine karışması tek başına kusur değildir; eşin buna karşı tutumu ve birliğin ortak yönetimi TMK 166 ve 186 çerçevesinde tartılır.

Kısaca

  • Akrabanın karışması kural olarak o kişinin davranışıdır; boşanma davasında belirleyici olan, eşin bu karışmaya karşı tutumudur.
  • Eşler birliği beraberce yönetirler (TMK m. 186/2); üçüncü kişilerin kararlara hâkim olması bu ilkeye aykırıdır.
  • Eş, karışmaya göz yumuyor, destekliyor ya da sizi savunmuyorsa bu davranış kusur değerlendirmesine girer.
  • Olguların varlığına hâkim vicdanen kanaat getirmedikçe bunlar ispatlanmış sayılmaz (TMK m. 184/1); somut olay ve tanık önem taşır.

Bir evliliğe iki kişi girer, ama çoğu zaman iki aile de beraberinde gelir. Eşinizin kardeşinin bir akşam yemeği için habersiz gelmesi sorun olmayabilir. Ama aynı kardeş eşinizin iş değiştirme kararını, evin düzenini, çocuğun okulunu ya da paranın kullanımını belirlemeye kalkıyorsa, ortada hukuki bir mesele doğar. Akrabaların evin işlerine karışması boşanma davasında nasıl değerlendirilir? Kısa cevap, karışan kişinin davranışı değil, eşinizin bu karışmaya karşı tutumudur. Medeni Kanun akrabanın değil, eşlerin birbirine karşı yükümlülüklerini düzenler.

Kanundaki çerçeve nedir?

Eşlerin birbirine karşı sorumlulukları TMK m. 185’te toplanmıştır: evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulur; eşler bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamakla ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür; birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır. Aynı bölümdeki TMK m. 186 ise konutu birlikte seçme ve birliği beraberce yönetme ilkelerini getirir.

Bu iki madde birlikte okunduğunda, evliliğin dış etkilere karşı bir bütün olarak korunması beklenir. Eş, ailesi ya da kardeşleri üzerinde söz sahibi olduğu hâlde bu karışmayı kabul ediyor ya da destekliyorsa, evlilik birliği yönetiminde kusurlu davranmış olabilir. Davanın hukuki dayanağı genellikle TMK m. 166/1’dir: evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Kimin davranışı kime yüklenir?

Hukuk, bir kişinin kusurunu başkasına otomatik olarak yüklemez. Eşinizin kardeşi size hakaret ettiyse, bu davranış kardeşin kendi sorumluluğundadır. Boşanma davasında hâkimin aradığı şey, eşinizin ne yaptığıdır. Üç ihtimal ortaya çıkar:

  • Eşiniz karışmaya karşı durmuş, sizi korumuş ve gerekirse aile ile sınır çizmiştir. Bu durumda eş açısından kusur oluşmaz.
  • Eşiniz olaya sessiz kalmış, ilgilenmemiştir. Bu tutumun ağırlığı, olayın süresine ve ciddiyetine göre değişir.
  • Eşiniz akrabanın yanında yer almış, kardeşinin davranışını desteklemiş, hatta sizi suçlamıştır. Bu hâlde eşin kendi davranışı kusur sayılabilir.

Bu yaklaşım, eşin ailesinin kötü davranışı ve eşin sessiz kalması yazısında daha ayrıntılı işleniyor. Hakaretin kendisi ise eşin ailesinin hakaretleri yazısındaki gibi ayrı bir başlıktır.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir çift, kocanın erkek kardeşinin iki sokak ötede oturduğu bir mahallede yaşıyor. Kardeş, her hafta sonu evlerine geliyor, mutfaktaki düzeni eleştiriyor, çocuğun neden başka bir okula yazılmadığını soruyor, bir keresinde eşin harcamalarını yüksek sesle sorguluyor. Eş, kocasına “bunu bir yere kadar kabul ediyorum, ama kardeşin bana böyle konuşamaz” diyor. Koca “sen alınganlık yapıyorsun” diyerek konuyu kapatıyor.

Bu örnekte hâkim, kardeşin davranışını tek başına tartmaz. Önce davranışın gerçekten süreklilik taşıyıp taşımadığına bakar. Sonra eşin itirazının yapılıp yapılmadığını, kocanın buna nasıl yanıt verdiğini, tutumun evlilikte nasıl bir etki bıraktığını inceler. Aynı olay bir başka dosyada, karşı taraf kardeşi uyardığını ve sınır çizdiğini gösterebilirse, tamamen farklı sonuçlanabilir. Önceden sonuç vermek mümkün değildir.

Kusur nasıl ölçülür ve ne sonuç doğurur?

Kusur, boşanmanın hem tazminat hem nafaka sonuçlarında rol oynar. Boşanma yüzünden mevcut ya da beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddi tazminat isteyebilir; kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevi tazminat talep edebilir (TMK m. 174). Akraba müdahalesi bu sonuçlara ancak eşin kendi kusuru bağlamında bağlanır. Sadece akrabanın yaptıkları yüzünden eşten tazminat istemek, kusur ilkesine uymaz.

Davacının kusuru daha ağırsa davalı, açılan davaya itiraz edebilir; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve birliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir (TMK m. 166/2). Bu nedenle “benim de kusurum var” diye dava hakkınızdan vazgeçmeniz gerekmez. Kusurun nasıl ölçüldüğü için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısı iyi bir başlangıçtır.

Delil ve tanık meselesi

Akraba müdahalesi dava dosyasında çoğunlukla sözlü anlatımla başlar; bu yüzden somutlaştırmak gerekir. Boşanmada hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz, tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz ve kanıtlar serbestçe takdir edilir (TMK m. 184). Güvenilir deliller şunlardır:

  • Karışmaya ilişkin olay tarihlerini ve kişilerini içeren, size ya da eşinize gönderilmiş mesajlar.
  • Olaya şahit olmuş komşu, arkadaş ya da çalışma arkadaşlarının tanıklığı. Davada taraf olmayan kişiler tanık gösterilebilir; tanık listesi usulü HMK m. 240’ta anlatılır.
  • Eşinizle bu konuyu açtığınız yazışmalar, cevaplar ve cevapsız kalan uyarılar.
  • Çocuğun okul veya sağlık kayıtlarında karara kimin karıştığını gösteren yazılar.

Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Gizli kayıt ve izinsiz erişim konusunda dikkatli olun. Genel çerçeve için boşanma davasında ispat yükü ve deliller ve boşanma davasında tanık delili yazıları kullanışlıdır.

Karışma hakarete, tehdide ya da paraya dönüşürse

Akraba müdahalesi her zaman nazik bir öneri düzeyinde kalmaz. Bazen kardeş, eşinize doğrudan hakaret eder; bazen evin parasının kullanımını sorgular; bazen çocuğun bakımına dair kararlarını dayatır. Bu durumların her biri ayrı bir hukuki yola kapı açabilir.

Hakaret söz konusuysa, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle saldırmak suçtur; mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir (TCK m. 125/1). Fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı ceza söz konusudur (TCK m. 125/2). Hakaret suçunun soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m. 131/1); şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde ve her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıl içinde yapılmalıdır (TCK m. 73/1-2). Ceza yolu boşanma davasından bağımsız yürür; boşanma davasını beklemek bu süreyi durdurmaz. Boşanma davasında ise aynı olay, eşinizin tutumu üzerinden kusur tartışmasına girer.

Para konusunda karışma, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılmaları kuralıyla (TMK m. 186/3) birlikte düşünülür. Eşiniz gelirinin önemli bölümünü kardeşine aktarıyor ya da harcama kararlarını onların onayına bağlıyorsa, birlik yönetimi fiilen eşlerin elinden çıkmış olur. Bu kalemlerde banka dekontları ve hesap hareketleri somut delildir.

Çocuk söz konusuysa, ana ve baba çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları birlikte alır ve uygularlar (TMK m. 339/1). Amca, hala ya da dayının çocuğun yetiştirilmesine dair kararlara ağırlık koyması, ebeveynlerden birinin yetkisini boşaltıyorsa dava dosyasında yer alabilir; ama burada da değerlendirilen şey, ebeveynin kendi tutumudur.

Hukuken karşılığı olmayan, ama dava dosyasını etkileyebilen durumlar

Her aile içi sürtüşme dava konusu yapılabilecek bir olgu değildir. Akrabanın fikrini söylemesi, düğün ya da bayram programına dair öneri getirmesi, eşinizle yemek tarifi konuşması gibi sıradan etkileşimler kusur sayılmaz. Hâkim, evlilik birliğini temelinden sarsacak yoğunluk arar. Bu yoğunluk, sürekliliği, ısrarı ve sizin üzerinizdeki etkisi ile ölçülür.

Bununla birlikte kendi tutumunuzu da gözden geçirin. Eşinizin ailesine karşı soğuk ya da düşmanca bir tavır içindeyseniz, karşı taraf bu tutumu dosyaya koyup karşı kusur iddiasında bulunabilir. Gerginlik iki yönlü olabilir ve mahkeme bunu değerlendirir. Kendi payınızı baştan dürüstçe değerlendirmek, hem dilekçenizi hem de tanıklarınızı daha sağlam kurmanızı sağlar. Karşılıklı kusur durumunun sonuçlarını boşanma davasında karşılıklı hakaret ve kusur yazısında bulabilirsiniz.

Dava açmadan önce eşinizle yapacağınız açık bir görüşme de değerlidir. Evlilik birliğinin devamı için çaba gösterdiğinizi belgeleyen bir yazışma, hâkimin gözünde tutumunuzu açıklar. Bu çabaya rağmen eşinizin akrabasına karşı durmaması, dosyanın dayanağını güçlendirir.

Dava sürerken ve konutla ilgili tedbirler

Karışma eşlerin birlikte yaşadığı evde yoğunlaşıyorsa, dava açıldıktan sonra hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu önlem talebini baştan dilekçeye yazmak yararlıdır. Evin kimde kalacağı, çocuğun kiminle yaşayacağı ve akrabaların eve girişi gibi pratik sorular bu aşamada çözülmeye çalışılır. Ayrıntı için boşanma davasında geçici önlemler yazısına bakabilirsiniz. Birlikte yaşamanın tartışıldığı durumda aile büyükleriyle aynı evde yaşamak yazısı da yol gösterir.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, karışmanın kendisini kusur olarak sunup eşin rolünü anlatmamaktır. Dilekçede “eşimin kardeşi şunu yaptı” demek yetmez; “eşim bunu bildi ve şöyle davrandı” cümlesi eksik kalmamalıdır. İkinci hata, akraba ile yaşanan her tartışmayı delil sanmaktır. Mahkeme, süreklilik ve eşin tutumunu ölçer. Üçüncü hata, akrabalara sosyal medyada ağır ifadelerle karşılık vermektir; bu davranış kendi aleyhinize kusur olarak yazılabilir. Dördüncü hata, ailenizi tanık olarak göstermekle yetinmektir; bağımsız bir tanık dosyayı daha sağlam hâle getirir.

Kendi dosyanızı anlatmak için

Akrabaların karışması, her evlilikte başka bir biçimde yaşanır. Kimi dosyada asıl mesele eşin sessizliği olur, kimisinde ise parayla ya da çocukla ilgili kararlar. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, elinizdeki belgelerin işe yarayıp yaramayacağını ve hangi yolun seçilebileceğini konuşabilirsiniz. İletişim için iletişim sayfasına, çalışma alanımız için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Hâkimin takdirine bağlı konularda sonuç hakkında önceden bir şey söylenemez.

Sık sorulan sorular

Eşimin kardeşi evimize sürekli karışıyor, bu boşanma sebebi olur mu?

Kardeşin karışması başlı başına boşanma sebebi değildir. Ancak eşiniz buna ses çıkarmıyor, sizi korumuyor veya kardeşin tarafını tutuyorsa, bu tutum evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasına (TMK m. 166/1) dayanak olabilir. Hâkim olayların bütününe bakar.

Eşimin akrabası bana hakaret ederse onun davranışı eşime yüklenir mi?

Akrabanın hakareti doğrudan eşin kusuru sayılmaz. Eşin olayı bilip önlememesi, sizi savunmaması ya da akrabayı desteklemesi ise kendi tutumu olarak değerlendirilir. Yani kusur, eşin kendi davranışı üzerinden kurulur.

Eşimin ailesini mahkemede tanık gösterebilir miyim?

Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir (HMK m. 240). Yakın akraba tanıklığı mahkemece serbestçe değerlendirilir; bağımsız ve olayı doğrudan gören bir tanık beyanı dosyayı güçlendirir.

Karışmayı engellemek için ne yapabilirim?

Önce eşinizle durumu açıkça konuşup yazılı bir iz bırakın. Eş birlik yönetimini sahiplenmiyorsa bu da kayıt altına alınır. Dava açılacaksa geçici önlem talebi de (TMK m. 169) planlanabilir.

Aynı evde ya da yan dairede yaşıyorsak durum değişir mi?

Yakın oturma, karışma ihtimalini artırır ama kusur sayılmasını kendiliğinden sağlamaz. Konutun birlikte seçilip seçilmediği (TMK m. 186/1) ve karışmanın niteliği esas alınır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 169, 174, 184, 185, 186, 339
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189, 240
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 125, 131
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler