İki eş de birbirine hakaret ettiyse boşanma davasında kusur nasıl paylaştırılır? Tazminat ve yoksulluk nafakasına etkisini ve davalının itiraz hakkını öğrenin.
Kısaca
- Karşılıklı hakaret boşanmayı engellemez; davacının kusuru daha ağır olsa bile davalının itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir (TMK m. 166/2).
- Maddi tazminatı kusursuz veya daha az kusurlu taraf isteyebilir; eşit kusurda taraflardan biri “daha az kusurlu” olmadığından bu koşul gerçekleşmez (TMK m. 174/1).
- Yoksulluk nafakasında kusuru daha ağır olan taraf nafaka alamaz; eşit kusurlu taraf bu bakımdan engelli değildir (TMK m. 175).
- Hâkim kusuru, hakaretlerin ağırlığına, sırasına ve başlatan tarafa bakarak dağıtır; sayısal bir formül yoktur.
Kavgalar nadiren tek taraflıdır. Aylar süren gerginlikte birinin “aptal” demesine diğerinin “sen kimsin ki” diye karşılık vermesi, sonra mesajların karşılıklı sertleşmesi çok tanıdık bir tablodur. Dava dilekçesini hazırlarken ise aynı soru gelir: “Ben de bir şeyler söylediğim için davayı kaybeder miyim? Tazminat ya da nafaka hakkım gider mi?” Kısa cevap şu: karşılıklı hakaret boşanma davasını engellemez, fakat kusur dağılımını etkiler ve kusur dağılımı tazminat ile nafakada belirleyicidir. Aşağıda bunun nasıl işlediğini adım adım görebilirsiniz.
Karşılıklı hakaret boşanma sebebini ortadan kaldırır mı?
Hayır. Genel boşanma sebebi, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmasıdır; eşlerden her biri bu sebebe dayanarak dava açabilir (TMK m. 166/1). Karşılıklı hakaret, sarsılmanın bir göstergesi olarak okunur: iki taraf da birbirine saygı göstermiyorsa evliliğin sürdürülebilirliği daha da zayıftır.
Kanun kusur konusunda ayrıca şunu söyler: davacının kusuru daha ağırsa davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir (TMK m. 166/2). Pratikte bunun anlamı, karşılıklı hakaret yüzünden evliliğin fiilen bittiği durumlarda daha ağır kusurlu eşin açtığı dava, davalının itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse reddedilmeyebilir.
Hâkim kusuru nasıl dağıtır?
Kusur, kanunda bir yüzde ile ifade edilmez; hâkim dosyadaki olaylara bakarak “şu eş daha ağır kusurlu”, “kusurlar eşit” ya da “davalı tamamen kusursuz” gibi bir sonuca varır. Bunu yaparken şu sorulara cevap arar:
- Hakaretlerin içeriği: Küfür ile eleştirel bir cümle, ya da namus, aile ve çocuk gibi hassas noktalara yönelik saldırı aynı ağırlıkta değildir.
- Sayı ve süreklilik: Hakaret bir kez mi söylendi, yoksa aylardır süren bir düzen mi?
- Sıra ve neden: Hakareti kim başlattı, diğer taraf kışkırtıldı mı, yoksa karşılık hakaretin daha ağır bir hâli mi?
- Ortam: Başkalarının, çocukların ya da iş çevresinin önünde mi yapıldı?
- Diğer kusurlar: Hakaret dışında şiddet, terk, sadakatsizlik gibi başka olaylar var mı? Hakaret, bunların yanında küçük kalabilir ya da onları pekiştirebilir.
Hâkim bu soruları taraf anlatımlarından çok delillerle çözmeye çalışır. Genel kusur ölçüleri için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısına bakabilirsiniz.
Kusur dağılımı tazminatı nasıl etkiler?
Maddi tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan isteyebileceği bir haktır (TMK m. 174/1). Burada ölçü “daha az kusurlu” olmaktır; kusurlar eşitse hiçbir taraf “daha az kusurlu” sayılmadığından maddi tazminat koşulu gerçekleşmez.
Manevi tazminatta ise kanun, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda bir para isteyebileceğini söyler (TMK m. 174/2). Karşılıklı hakaret durumunda iki taraf da kişilik hakkının saldırıya uğradığını ileri sürebilir; hâkim kimin kusurunun daha ağır olduğuna ve talebin dayanağına bakarak sonuca varır. Uygulamada manevi tazminatta da talep edenin kusursuz ya da daha az kusurlu olması aranır; kusurlar eşitse manevi tazminat da kural olarak verilmez. Tazminatın ayrıntıları için boşanmada maddi tazminat ve boşanmada manevi tazminat yazıları var.
Yoksulluk nafakasına etkisi
Yoksulluk nafakasının şartı farklıdır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yani kusuru daha ağır olan taraf nafaka alamaz, ama eşit kusurlu taraf bu bakımdan engel taşımaz. Aynı kusur dağılımı bu yüzden tazminatta aleyhe, nafakada lehe olabilir.
Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da bu maddedeki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Bu sürede mevcut hüküm uygulanır; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Eşit kusurun nafakaya etkisini ayrıca eşit kusurlu eşin tazminat ve nafaka hakkı yazısı ele alıyor.
Hakaret iddiası nasıl ispatlanır?
Karşılıklı hakaret iddiasında her iki taraf da hem kendi savunmasını hem de karşı tarafın davranışını ispatlamak zorundadır. İspat yükü, kural olarak iddia edilen vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m. 190/1). Yani karşı tarafın hakaretini siz, sizin hakaretinizi karşı taraf kanıtlamaya çalışır.
Boşanma yargılamasında hâkim, dayanak olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz, tarafların ikrarı ise hâkimi bağlamaz (TMK m. 184/1, 3). Mesajlarda kendi küfürlü cümlenizi gizlemek yerine, mesajın başından sonuna kadar sunulması çoğu zaman daha sağlıklıdır; çünkü eksik sunulan yazışma karşı tarafça tamamlanır ve güvenilirliğinizi zedeler. Mesaj delilleri için boşanmada mesaj ve ses kaydı delil olur mu yazısına bakabilirsiniz.
Karşılık vermek kusuru ortadan kaldırır mı?
Haksız hakarete öfkeyle karşılık vermek, kusuru kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Medeni Kanun karşılık vermeyi ayrıca düzenlemez; önemli olan, karşılığın ilk söze oranının ve ağırlığının hâkim tarafından nasıl tartıldığıdır. Aynı sertlikte bir karşılık kusurları dengeleyebilir; çok daha ağır bir karşılık ise yeni bir kusur olarak kayda geçer.
Ceza hukukunda ise karşılıklı hakaret için özel bir kural vardır: hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi hâlinde mahkeme, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında cezayı üçte birine kadar indirebilir ya da ceza vermekten vazgeçebilir (TCK m. 129/3). Hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesinde de benzer bir indirim imkânı vardır (TCK m. 129/1). Ceza mahkemesinin yaklaşımı boşanma hâkimini bağlamaz; iki yargılama ayrı yürür.
Kusur oranı kararda nasıl yer alır?
Boşanma kararlarında kusur, tarafların davranışlarına göre “davacı daha ağır kusurlu”, “davalı daha ağır kusurlu” ya da “eşit kusurlu” biçiminde ifade edilir. Kanun bu orana rakamla bir ölçü vermez; hâkimin gerekçesindeki olaylar ve delillerle kurulur. Karşılıklı hakaret dosyasında hâkim genellikle hakaretleri tek tek değil, bir bütün olarak okur: hangi taraf daha ağır sözler söylemiş, hangisi daha sık tekrarlamış, kim çocukların önünde söylemiş? Karar gerekçesinde bu soruların cevabı kusur dağılımına dönüşür. Bu dağılım ise yukarıda anlatılan tazminat ve nafaka taleplerinin sonucunu belirler.
Karşı dava açmak gerekir mi?
Davalı eş de boşanmak istiyorsa, cevap dilekçesiyle birlikte karşı dava açabilir. Karşı dava, davalının kendi kusur iddialarını ve taleplerini (tazminat, nafaka, velayet) ayrı bir talep olarak mahkemeye taşımasını sağlar. Karşılıklı hakaret olan bir dosyada karşı dava, kendi anlatınızı kendi çerçevenizde sunmanıza imkân verir; tazminat ve nafaka taleplerinizi karşı dava açmadan cevap dilekçesinde de ileri sürebilirsiniz, ama asıl dava reddedilir ya da davacı feragat ederse bu talepler de sonuçsuz kalır; karşı dava ise asıl davanın sona ermesinden etkilenmez (HMK m. 134). Süreye dikkat edin: karşı dava cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde ayrı dilekçeyle açılır (HMK m. 133/1); cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır ve gerekirse bu süre içinde bir defaya mahsus, bir ayı geçmeyen ek süre istenebilir (HMK m. 127). Süre geçtikten sonra açılan dava asıl davadan ayrılır (HMK m. 133/2); bağlantı nedeniyle birleştirilmesi istenebilir (HMK m. 166). Konunun usul yönü için boşanma davasında cevap dilekçesi ve karşı dava yazısına bakabilirsiniz.
Dava sürerken karşılıklı hakaret
Dava açıldıktan sonra da hakaretler devam edebilir. Uygulamada dava tarihinden sonraki olaylar kural olarak o davadaki kusur belirlemesine esas alınmaz; ancak önceki olayları doğrulayan nitelikteyse değerlendirilebilir ve ayrı bir davaya konu olabilir. Dava sürerken karşı tarafı küçük düşüren paylaşımlar, mesajlar ya da çocukları aracı kılan konuşmalar, sizin aleyhinize delil olabilir. Bu dönemde yazışmaları en aza indirmek, gerekliyse yalnız çocuklar ve ortak yükümlülükler konusunda sade ve kısa mesajlaşmak, kusur bakımından daha güvenli bir tutumdur.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir evlilikte eş A, aylar boyunca eş B’nin ailesi hakkında aşağılayıcı sözler sarf ediyor. Eş B bir noktada tepki olarak A’ya mesajla ağır bir küfür yazıyor, sonrasında özür diliyor. A bu mesajı delil olarak dilekçesine ekliyor ve B’yi davalı gösteriyor.
Böyle bir dosyada hâkim, A’nın aylarca süren davranışlarını ve B’nin tek mesajını karşılaştırır; ilk saldırının kimden geldiğine, süreklilik farkına ve B’nin özrüne bakar. Kusur oranı bu çerçevede belirlenir; sonucu önceden söylemek mümkün değildir, çünkü ağırlığı belirleyen şey mesajların ve tanıkların içeriğidir.
Dilekçede karşılıklı hakareti nasıl yazarsınız?
Karşılıklı hakaret dosyasında dilekçenin tonu önemlidir. Kendi sözlerinizi küçümsemeden ve karşı tarafın sözlerini abartmadan, olayları sırasıyla yazmak güvenilirlik sağlar. Önce karşı tarafın davranış düzenini, ardından varsa kendi tepkinizi ve bu tepkinin nedenini anlatın. Dilekçede olayların açık özetleri ve her olayın delili yer almalıdır (HMK m. 119/1-e, f). Hâkim, dürüst bir anlatım ile tek yönlü bir anlatımı kolayca ayırt eder; kendi payınızı gizlemeden anlatmak karşı tarafın en güçlü itirazını baştan karşılar.
Sık yapılan hatalar
- Kendi hakaretlerini hiç anmamak: Karşı taraf bunu zaten sunar. Anlatım baştan dürüst olursa güvenilirlik artar.
- Karşılık verdiğim için hakkım yok demek: Karşılıklı hakaret tazminat ve nafaka haklarını ortadan kaldırmak zorunda değildir; kusur oranı belirleyicidir.
- Mesajları kesmek ve çıkarmak: Bağlamı bozan sunum karşı tarafça yakalanır.
- Yeni hakaret yağdırmak: Dava sürerken yapılan karşılıklı sosyal medya saldırıları, kusuru artırabilir.
- Dilekçede yalnızca “hakaret etti” yazmak: Tarih, ortam ve söz belirtilmediğinde olay somutlaşmaz.
Dosyanızdaki dengeyi birlikte değerlendirmek
Karşılıklı hakaret dosyalarında kimin nerede ne söylediği ve olayların sırası, sonucu belirleyen asıl unsurdur. Hangi olayların dilekçede öne çıkarılacağı, hangi delillerin güvenle sunulabileceği ve tazminat ile nafaka taleplerinin nasıl kurulacağı ayrıntıya bağlıdır. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasından telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Genel çerçeve için aile hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İkimiz de hakaret ettiysek boşanamaz mıyız?
Boşanabilirsiniz. Karşılıklı hakaret evlilik birliğinin sarsıldığını gösterebilir. Davacının kusuru daha ağırsa davalı itiraz edebilir; bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında korunmaya değer yarar kalmamışsa yine de boşanmaya karar verilebilir (TMK m. 166/2).
Karşılıklı hakaret varsa maddi tazminat alabilir miyim?
Maddi tazminat isteyebilmek için kusursuz veya daha az kusurlu olmak gerekir (TMK m. 174/1). Kusurlar eşit sayılırsa taraflardan biri “daha az kusurlu” olmadığı için bu koşul gerçekleşmez. Kusur oranını hâkim dosyadaki bütün olaylara bakarak belirler.
Eşit kusurlu eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Yoksulluk nafakası için aranan şart, talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmamasıdır (TMK m. 175). Eşit kusur bu şartı tek başına engellemez; ancak yoksulluğa düşme ve diğer tarafın mali gücü ayrıca incelenir. Anayasa Mahkemesi’nin Haziran 2026 tarihli iptal kararı yalnız “süresiz olarak” ibaresiyle ilgilidir ve Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek; bu sürede mevcut hüküm uygulanır.
Hakaretin kim tarafından başlatıldığı önemli mi?
Hâkim olayların sırasına ve ağırlığına bakar. Kışkırtılan tarafın karşılığı kusur dağılımında değerlendirmeye alınabilir. Tek başına “önce o başlattı” demek yeterli olmayabilir.
Karşılıklı hakaret iddiasını nasıl ispatlarım?
Mesajlar, tanıklar ve kayıtlar kullanılabilir. Hâkim delilleri serbestçe takdir eder ve olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe ispatlanmış saymaz (TMK m. 184).
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 174, 175, 184
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 129
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 127, 133, 134, 166, 190
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.