Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Aynı Kararda Hem Eş Hem Çocuk İçin Nafaka Nasıl Hükmedilir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma kararında yoksulluk nafakası eş için, iştirak nafakası çocuk için ayrı kalem olarak hükmedilir; iki nafakanın dayanağı, süresi ve sonuçları farklıdır.

Kısaca

  • Yoksulluk nafakası boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin hakkıdır (TMK m. 175); çocuk için ödenen iştirak nafakası ise çocuğun bakım ve eğitim giderine katkıdır (TMK m. 182, 327).
  • İki nafaka aynı kararda yer alsa da ayrı kalemdir; dayanakları, ölçüleri ve sona erme nedenleri aynı değildir.
  • Yoksulluk nafakası yeniden evlenmeyle kendiliğinden kalkar (TMK m. 176); çocuk nafakası ise çocuğun ergin olmasına kadar devam eder ve durumun değişmesi hâlinde yeniden belirlenir (TMK m. 328, 331).
  • Çocuk nafakasını velayet kendisine verilmeyen ana veya baba öder; çocuğa fiilen bakan taraf çocuk adına talepte bulunabilir (TMK m. 329).

Boşanma kararını elinize aldığınızda, hüküm fıkrasında iki ayrı nafaka kalemi görebilirsiniz: biri eşiniz lehine, diğeri çocuğunuz lehine. Aynı karardaki bu iki kalem, aynı şey değildir. Eş için hükmedilen nafaka, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın geçimini sağlamak içindir; çocuk için hükmedilen nafaka ise çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ana babanın gücü oranında katılma borcundan doğar. Dayanakları, ölçütleri ve sona erme sebepleri bu yüzden farklıdır.

Aynı hükümde iki ayrı nafaka neden yer alır?

Boşanma davasında hâkim yalnızca evliliğin sona erip ermeyeceğine karar vermez. Boşanmanın fer’î sonuçlarını da, yani velayeti, çocukla kişisel ilişkiyi, tazminatı ve nafakayı da karara bağlar. Medeni Kanun’un bu konuyu dağıttığı yer farklıdır: eş için nafaka “Boşanmanın sonuçları” kısmında, çocuk için nafaka ise hem boşanma hükümleri hem de ana baba ile çocuk arasındaki hukuki ilişki hükümleri içinde düzenlenmiştir.

Aynı kararda ikisinin de yer alması mümkündür; hâkim tarafların sosyal ve ekonomik durumunu bir kez inceler ve her iki talebi birlikte karara bağlar. Ancak ortaya çıkan her kalem ayrı bir hak ve ayrı bir borçtur. Karardan sonra bunlardan birinin kaldırılması ya da değiştirilmesi diğerini kendiliğinden etkilemez.

Yoksulluk nafakası: eşin kendi geçimi için

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Burada ölçüt, nafaka talep eden tarafın yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, kusurunun diğerinden daha ağır olup olmadığı ve karşı tarafın malî gücüdür.

Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da bu maddedeki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Mevcut hüküm şimdilik uygulanır; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Nafaka kurumu kaldırılmış değildir.

Yoksulluk nafakası toptan veya irat biçiminde ödenebilir (TMK m. 176/1). İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m. 176/3). Ayrıntı için yoksulluk nafakası şartları yazısına bakabilirsiniz.

İştirak nafakası: çocuğun bakım ve eğitimi için

Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır (TMK m. 327). Boşanmada çocuk, velayet kendisine verilen tarafın yanında kalır; velayet kendisine verilmeyen eş ise çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3). Bu katkıya halk arasında iştirak nafakası denir; ad, kanun metnindeki “katılma” kavramından gelir.

İştirak nafakasında kusur ölçüsü yoktur. Hâkim, çocuğun ihtiyaçlarına, ana babanın hayat koşullarına ve ödeme güçlerine bakar; çocuğun kendi gelirleri de dikkate alınır (TMK m. 330). Nafaka her ay peşin ödenir. Ana babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328). Bu durumda iştirak nafakası kendiliğinden uzamaz; talebi ergin çocuk kendisi ileri sürer. Daha fazlası için iştirak nafakası nedir yazısına göz atabilirsiniz.

Nafakayı kim, kime ve nasıl alır?

Yoksulluk nafakasının alacaklısı eşin kendisidir; ödeme doğrudan ona yapılır. İştirak nafakasında ise alacaklı çocuktur, ama küçük çocuk adına hareket eden kişi, kural olarak çocuğa fiilen bakan ana veya babadır. Kanun, küçüğe fiilen bakan ana veya babanın diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabileceğini belirtir (TMK m. 329/1); ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir (TMK m. 329/3).

Bu fark pratikte önemlidir. Aynı eş, hem kendi yoksulluk nafakasını hem çocuğun nafakasını tahsil ediyor olabilir, ama iki tahsilat farklı sıfatlara dayanır. Ödemeler yapılırken banka açıklamasında hangi nafakanın ödendiğini ayrı ayrı belirtmek, sonradan çıkabilecek tartışmaları önler. İcra tarafında da iki nafaka ayrı kalem olarak takip edilebilir.

Dilekçede iki nafakayı nasıl talep edersiniz?

Boşanma dilekçesinde nafaka taleplerini ayrı başlıklar altında yazmak, hâkimin ve karşı tarafın işini kolaylaştırır. Yoksulluk nafakası için kendi gelirinizi, giderlerinizi, evlilik içindeki çalışma durumunuzu ve boşanmanın sizi nasıl yoksulluğa sürükleyeceğini somutlaştırırsınız. İştirak nafakası için ise çocuğun yaşını, okul ve sağlık giderlerini, bakım düzenini ve karşı tarafın ödeme gücünü anlatırsınız. İki talebin gerekçesi farklı olduğu için, tek bir “nafaka talep ediyorum” cümlesiyle yetinmeyin.

Karşı taraf cevap dilekçesinde bunların her birine ayrı ayrı itiraz edebilir: örneğin sizin kusurunuzun daha ağır olduğunu ileri sürerek yoksulluk nafakasına karşı çıkarken, çocuk nafakasının miktarını kabul edebilir. Böyle bir tablo, iki kalemin gerçekten bağımsız seyrettiğini gösterir. Hükümde her kalem ayrı değerlendirildiği için istinaf aşamasında hangi kalemi hangi sebeple itiraz konusu yapacağınızı belirlemenizi kolaylaştırır.

Kalemler arasındaki farklar

Konu Yoksulluk nafakası İştirak nafakası
Kime ait Eşe Çocuğa
Dayanak TMK m. 175 TMK m. 182, 327, 330
Kusur Talep edenin kusuru daha ağır olmamalı Aranmaz
Sona erme Yeniden evlenme, ölüm, yoksulluğun ortadan kalkması gibi sebepler (TMK m. 176) Çocuğun ergin olması; eğitimi süren ergin çocuk bakım borcunu kendisi ayrıca ister (TMK m. 328)
Değişiklik Malî durumlar değişirse artırım veya azaltım (TMK m. 176) Durum değişirse yeniden belirleme veya kaldırma (TMK m. 331)

Tablo tamamını göstermez ama temel farkları özetler. Her iki kalemde de hâkimin takdir alanı vardır; kanun koşulları belirler, rakamı dosyanın somut verileri belirler.

Bir nafaka değişince diğeri değişir mi?

Bu soru, uygulamada en çok yanlış anlaşılan noktadır. Yoksulluk nafakası kalktığında, çocuk nafakası bundan etkilenmez: çocuğun ihtiyaçları ve ana babanın ödeme gücü hâlâ nafakanın dayanağıdır. Tersi de doğrudur; çocuk ergin olup nafaka sona erdiğinde, eşe ödenen yoksulluk nafakası kendiliğinden azalmaz.

Öte yandan ödeme gücü iki nafakayı da ilgilendirdiği için, borçlunun gelirindeki ciddi bir düşüş iki kalemde de yeniden değerlendirme talebine konu olabilir. Bunu yapmak için her kalemin kendi hukuki yolu izlenir: irat biçimindeki yoksulluk nafakasında tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâller (TMK m. 176/4), çocuk nafakasında durumun değişmesi (TMK m. 331). Yani iki ayrı talep, gerekirse aynı dilekçede ama ayrı gerekçeyle ileri sürülür.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Evlilik boyunca çalışmayan ve iki küçük çocuğa bakan bir eş, boşanma davasında hem yoksulluk nafakası hem de çocuklar için iştirak nafakası istiyor. Diğer eş düzenli maaşlı bir işte çalışıyor. Hâkim, davalının kusurunu, davacının yoksulluğa düşüp düşmeyeceğini ve tarafların malî gücünü inceleyip yoksulluk nafakası konusunda karar veriyor; ayrıca çocukların ihtiyaçlarına bakarak iştirak nafakasını ayrı bir miktar olarak belirliyor.

Birkaç yıl sonra nafaka alan eş yeniden evlenirse, yoksulluk nafakası kendiliğinden kalkar (TMK m. 176/3); ama çocuk nafakası kendi dayanağıyla devam eder. Rakam ya da süre öngörmüyorum; örnek yalnızca iki kalemin ayrı yaşadığını göstermek içindir.

Sık yapılan hatalar

Karar metninde nafakanın hangi sıfatla hükmedildiğini okumadan hareket etmek en sık karşılaşılan hatadır. “Nafaka” diyerek iki kalemi tek bir borç sanmak, ödemeyi yaparken, kaldırma ya da artırım davası açarken yanlış talebe yol açabilir. İkinci hata, bir kalemin sona ermesi için gereken koşulları diğerine uygulamaktır; örneğin yoksulluk nafakası kalktı diye çocuk nafakasını ödememek, ilamlı icra takibi riskini doğurabilir.

Üçüncü hata, ödeme şeklini belgelendirmemektir. Her iki nafakayı ayrı hesap açıklamasıyla ödemek, dekont toplamak ve miktarlarını karardaki rakamlarla birebir tutmak iyi bir alışkanlıktır. Dördüncü hata, süre kaçırmaktır: boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178); hangi talebinizin bu süreye bağlı olduğunu dosyanıza göre değerlendirmek gerekir. Daha ayrıntılı bilgi için boşanmadan sonra nafaka ve tazminat davası ve zamanaşımı yazısına bakın.

Karara itiraz edecekseniz süreye dikkat edin. İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Kararın yalnızca nafaka kısmına itiraz etmek isteseniz bile bu süre geçerlidir. Nafaka davaları adli tatilde de görülen işlerden olduğundan (HMK m. 103/1-b), sürenin adli tatil nedeniyle uzayacağına güvenmeyin; hangi kalemi istinafa taşıyacağınızı, tebliğ tarihini gösteren belgeyi saklayarak baştan planlamanız gerekir.

Aynı konuyla ilgili diğer yazılar

Çocuğun ergin olmasıyla ilgili sorular için çocuk nafakası ergin olunca sona erer mi yazısı, nafakayı kimin kimden isteyeceği için iştirak nafakasını kim kimden ister yazısı, alacaklı eşin yeniden evlenmesi için nafaka alacaklısı yeniden evlenirse yazısı faydalı olabilir.

Kendi kararınızı nasıl okursunuz?

Elinizdeki hüküm fıkrasında hangi nafakanın kimin lehine, hangi tarihten itibaren ve hangi şekilde hükmedildiği yazılıdır. Bu bilgileri kararla birlikte değerlendirmek, hangi kalemi artırabileceğinizi, hangisinin kalkma riskini taşıdığını ve hangi sürelerin işlediğini görmenizi sağlar. Kararınızı birlikte okumak ve durumunuza göre yol haritası çıkarmak için telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Çalışma alanımız hakkında kısa bilgi için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Boşanma kararında hem bana hem çocuğa nafaka bağlanabilir mi?

Evet. Koşulları varsa hâkim hem eş lehine yoksulluk nafakasına hem de çocuk lehine iştirak nafakasına karar verir. Bunlar aynı hüküm fıkrasında yer alsa da ayrı haklardır ve ayrı ölçütlere bağlıdır.

Yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası aynı kişiye mi ödenir?

Yoksulluk nafakası eşin kendisi içindir. İştirak nafakası ise çocuğun bakım ve eğitim giderleri içindir; çocuğa fiilen bakan ana veya baba çocuk adına talepte bulunur (TMK m. 329). Yani aynı eş her ikisini de alıyor olabilir, ama farklı sıfatlarla.

Yoksulluk nafakası kalkarsa çocuk nafakası da kalkar mı?

Hayır. Yoksulluk nafakası eşin yeniden evlenmesi gibi sebeplerle kalkabilir (TMK m. 176); çocuk nafakası ise ayrı bir dayanağa sahiptir ve çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (TMK m. 328).

Çocuk nafakasında kusur aranır mı?

Hayır. Çocuk için nafaka, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir (TMK m. 330). Yoksulluk nafakasında ise talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmaması aranır (TMK m. 175).

Nafaka miktarlarını sonradan ayrı ayrı değiştirebilir miyim?

Evet. Her nafaka kendi hükmüyle değiştirilebilir: yoksulluk nafakasının irat biçiminde ödenmesine karar verilmişse tarafların malî durumları değiştiğinde veya hakkaniyet gerektirdiğinde artırım veya azaltım istenebilir (TMK m. 176); çocuk nafakasında durumun değişmesi hâlinde hâkim miktarı yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m. 331).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175, 176, 178, 182, 327, 328, 329, 330, 331
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 103, 345
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler