Yoksulluk nafakası kimlere, hangi şartlarla verilir? Boşanma yüzünden yoksulluğa düşme, kusur durumu, talep şartı, miktarın belirlenmesi, süre ve sona erme halleri.
Kısaca
- Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe diğer eşin mali gücüyle orantılı olarak ödenen nafakadır (TMK m. 175).
- Nafaka isteyen eşin kusuru diğer eşten daha ağır olmamalıdır; eşit kusurlu eş talep edebilir.
- Nafaka ödeyecek eşin kusurlu olması şart değildir.
- Yoksulluk nafakası talep edilmeden hükmedilmez; boşanma kesinleştikten sonra bir yıl içinde ayrı davayla da istenebilir.
- Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK 175’teki süresiz ibaresini iptal etmiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.
Boşanma, çoğu zaman eşlerden birinin ekonomik durumunu ciddi biçimde etkiler. Özellikle evlilik boyunca çalışmayan, ev ve çocuk bakımını üstlenen veya düşük gelirli olan eş, boşanmayla birlikte temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hâle gelebilir. Türk Medeni Kanunu (TMK) bu durumu gözeterek yoksulluk nafakası kurumunu düzenlemiştir. Bu yazıda yoksulluk nafakasının şartlarını, miktarının nasıl belirlendiğini ve güncel gelişmeleri ele alıyoruz.
Yoksulluk Nafakası Nedir?
TMK m. 175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Yoksulluk nafakası, boşanmadan sonra ödenen bir nafakadır. Dava süresince ödenen nafaka ise tedbir nafakasıdır ve farklı şartlara tabidir. Çocuk için ödenen nafaka ise iştirak nafakası olarak adlandırılır.
Şart 1: Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşme
Nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması gerekir. Yoksulluk kavramı, kişinin barınma, beslenme, giyim, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olmasını ifade eder. Mutlak bir sefalet hâli aranmaz.
Yargıtay uygulamasında yoksulluğun değerlendirilmesinde şu unsurlara bakılır:
| Unsur | Değerlendirme |
|---|---|
| Gelir | Düzenli bir geliri olup olmadığı ve bu gelirin temel ihtiyaçlara yetip yetmediği |
| Malvarlığı | Gelir getiren taşınmaz, birikim veya başka kaynakların bulunup bulunmadığı |
| Çalışma imkânı | Yaş, sağlık, eğitim ve meslek durumu |
| Yaşam koşulları | Oturduğu yer ve genel hayat pahalılığı |
Düzenli ve temel ihtiyaçları karşılayacak düzeyde geliri olan eşin yoksulluğa düşmeyeceği kabul edilir. Ancak gelirin asgari düzeyde kalması hâlinde somut koşullara göre nafakaya hükmedilebilmektedir.
Şart 2: Nafaka İsteyen Eşin Kusurunun Daha Ağır Olmaması
Kanun, nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmamasını şart koşar. Bu şartın sonuçları şöyledir:
- Kusursuz eş: Nafaka talep edebilir.
- Az kusurlu eş: Nafaka talep edebilir.
- Eşit kusurlu eş: Nafaka talep edebilir.
- Daha ağır kusurlu eş: Nafaka talep edemez.
Maddi tazminattan farklı olarak yoksulluk nafakasında eşit kusur engel değildir. Kusur belirlemesinin nasıl yapıldığı için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazımıza bakabilirsiniz.
Şart 3: Nafaka Yükümlüsünün Mali Gücü
Nafaka, yükümlü eşin mali gücü oranında belirlenir. Yükümlünün kusurlu olması gerekmez. Yani evliliğin sona ermesinde hiç kusuru olmayan eş bile, diğer eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir.
Mali gücün belirlenmesinde yükümlünün:
- Maaş, serbest meslek veya ticari gelirleri,
- Kira gelirleri ve diğer kazançları,
- Malvarlığı,
- Kendi zorunlu giderleri ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler
dikkate alınır.
Şart 4: Talep
Yoksulluk nafakası talep edilmeden hükmedilmez. Hâkim, çocuğa ilişkin iştirak nafakasında olduğu gibi kendiliğinden yoksulluk nafakasına karar veremez. Talep şu yollarla yapılabilir:
- Boşanma davası dilekçesinde veya cevap dilekçesinde,
- Karşı davada,
- Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir davayla.
Ayrı dava bakımından TMK m. 178’deki zamanaşımı süresi önemlidir: evliliğin boşanma yüzünden sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
Kanunda nafaka miktarı için bir formül yoktur. Hâkim, hakkaniyet ilkesine göre tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını değerlendirerek bir miktar belirler. Uygulamada dikkate alınan başlıca unsurlar:
- Tarafların gelir ve giderleri,
- Evlilik süresince sürdürülen yaşam standardı,
- Nafaka alacaklısının yaşı, sağlığı ve çalışma imkânları,
- Evliliğin süresi,
- Tarafların bakmakla yükümlü olduğu başka kişiler,
- Genel ekonomik koşullar.
Mahkeme, TMK m. 176/5 uyarınca tarafların istemi hâlinde gelecek yıllarda nafaka miktarının nasıl artırılacağını da karara bağlayabilir. Uygulamada bu artış genellikle her yıl açıklanan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) veya Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranına bağlanır.
Ödeme Biçimi
TMK m. 176/1’e göre yoksulluk nafakası toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde (aylık) ödenebilir. Uygulamada nafaka çoğunlukla aylık irat olarak belirlenir. Toptan ödeme, tarafların anlaşması veya somut koşulların gerektirmesi hâlinde tercih edilebilir.
Anayasa Mahkemesi’nin Süresiz Nafaka Kararı
TMK m. 175’in önceki metninde yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” isteneceği ifadesi yer alıyordu. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde bu ibarenin iptaline karar vermiştir. Karara ilişkin önemli noktalar şunlardır:
- İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.
- Bu süre içinde yasama organının yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir.
- İptal hükmü yürürlüğe girinceye kadar mevcut hüküm uygulanmaya devam eder.
- Nafaka kurumu kaldırılmamış, yalnızca süreye ilişkin ifade iptal edilmiştir.
- Anayasa Mahkemesi kararları kural olarak geriye yürümediğinden, kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Konunun ayrıntıları ve olası etkileri için süresiz nafaka ve Anayasa Mahkemesi kararı yazımıza bakabilirsiniz. Yasal düzenleme yapıldığında uygulamanın netleşeceği unutulmamalıdır.
Yoksulluk Nafakasının Sona Ermesi
TMK m. 176/3 uyarınca yoksulluk nafakası şu durumlarda sona erer:
Kendiliğinden sona erme:
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi,
- Taraflardan birinin ölümü.
Mahkeme kararıyla kaldırılma:
- Alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması,
- Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması,
- Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi.
Ayrıca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir (TMK m. 176/4).
Ödenmeyen Nafaka
Yoksulluk nafakası ilamla belirlendiğinden, ödenmemesi hâlinde ilamlı icra takibi yapılabilir. Birikmiş nafaka alacakları için haciz yoluna gidilebilir. İcra ve İflas Kanunu m. 344 uyarınca nafaka kararına uymayan borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine tazyik hapsi de gündeme gelebilir.
Sonuç
Yoksulluk nafakası, boşanmanın ekonomik olarak zayıf eşe yüklediği ağır sonuçları hafifletmeyi amaçlayan önemli bir güvencedir. Kusur dengesi, yoksulluk durumu ve karşı tarafın mali gücü birlikte değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka kararı sonrasında yapılacak yasal düzenleme de yakından takip edilmelidir. Aile hukuku alanında nafaka talebinizi veya nafaka yükümlülüğünüzü değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Çalışan kadın yoksulluk nafakası alabilir mi?
Çalışıyor olmak tek başına nafakaya engel değildir. Yargıtay uygulamasında düzenli ve yeterli geliri olan eşin yoksulluğa düşmeyeceği kabul edilir; ancak gelir asgari düzeyde ve temel ihtiyaçları karşılamaya yetmiyorsa nafakaya hükmedilebilir. Değerlendirme somut duruma göre yapılır.
Erkek eş yoksulluk nafakası isteyebilir mi?
Evet. TMK m. 175 cinsiyet ayrımı yapmaz. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eş, kadın veya erkek olmasından bağımsız olarak yoksulluk nafakası talep edebilir.
Yoksulluk nafakası ne zaman sona erer?
Alacaklı eşin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. Alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175 (yoksulluk nafakası)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176 (ödenme biçimi, sona erme ve değişiklik)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 178 (zamanaşımı)
- Anayasa Mahkemesi’nin 04.06.2026 tarihli iptal kararı (TMK m. 175, süresiz ibaresi)
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.