İcra ve İflas Hukuku

İcra Mahkemesinin Görev ve Yetki Alanı Nedir?

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

İcra mahkemesi hangi işlere bakar, genel mahkemeden farkı nedir? Şikâyet, itirazın kaldırılması ve basit yargılama usulü açıklaması.

Kısaca

  • İcra mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı şikâyetleri ve itirazın kaldırılması gibi işleri inceler.
  • İcra dairesi işlemlerine karşı şikâyet, öğrenmeden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır.
  • İcra mahkemesinde ivedi işlerden sayılan uyuşmazlıklar basit yargılama usulüyle görülür.
  • İcra mahkemesi, alacağın esasına ilişkin bazı uyuşmazlıklarda (itirazın iptali gibi) görevli değildir; bu davalar genel mahkemede açılır.

İcra takibi sürecinde ortaya çıkan pek çok uyuşmazlık, genel mahkemeler yerine özel görevli bir mahkeme olan icra mahkemesinde çözülür. Ancak icra mahkemesinin görev alanı sınırlıdır ve her icra uyuşmazlığı bu mahkemede görülmez. Bu yazıda icra mahkemesinin hangi işlere baktığını, genel mahkemeden farkını ve izlenmesi gereken usul kurallarını açıklıyoruz.

İcra Mahkemesi Nedir?

İcra mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerinin denetlenmesi ve kanunun kendisine bıraktığı belirli uyuşmazlıkların çözülmesi amacıyla kurulmuş özel görevli bir mahkemedir. Asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesinden farklı olarak, icra mahkemesinin görev alanı kanunla sınırlı biçimde belirlenmiştir.

İcra Mahkemesinin Baktığı Başlıca İşler

İcra mahkemesi, uygulamada en sık şu konularda karar verir:

  • Şikâyet: İcra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı veya olaya uygun olmayan işlemlerine karşı şikâyet.
  • İtirazın kesin/geçici kaldırılması: Borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine alacaklının belirli belgelere dayanarak itirazın kaldırılmasını istemesi.
  • Kambiyo senetlerine özgü itiraz ve şikâyetler: Bono, çek ve poliçeye dayalı takiplerde imzaya ve borca itiraz.
  • İstihkak davaları ve haczedilmezlik şikâyetleri: Üçüncü kişinin haczedilen mal üzerindeki hak iddiaları ile haczi caiz olmayan mallara ilişkin şikâyetler.
  • İhalenin feshi talepleri: Açık artırmada usulsüzlük iddialarının incelenmesi.
  • Tahliye talepleri: Kira alacağına dayalı takipte tahliyeye ilişkin kararlar.
  • Mal beyanında bulunmama ve taahhüdü ihlal gibi icra suçları: Kanunda öngörülen cezai nitelikteki şikâyetler.

Şikâyet Usulü ve Süresi

İİK m. 16 uyarınca, kanunun çözümü mahkemeye bıraktığı hususlar dışında, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı kanuna aykırılık veya olaya uygun olmama gerekçesiyle icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir. Bu şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Buna karşılık, bir hakkın hiç yerine getirilmemesi veya sebepsiz biçimde sürüncemede bırakılması nedeniyle her zaman şikâyet edilebilir; bu durumda yedi günlük süre işlemez.

Şikâyet kabul edilirse icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi bozar veya düzeltir; memurun yapmadığı veya geciktirdiği işlerin yapılmasını emreder.

Yargılama Usulü

İİK m. 18 uyarınca icra mahkemesine sunulan hususlar ivedi işlerden sayılır ve basit yargılama usulü uygulanır. Bu usul, genel yargılamaya göre daha hızlı işleyen, dilekçe sayısının sınırlı olduğu bir usuldür. Talep ve cevaplar dilekçeyle sunulabileceği gibi, icra mahkemesinde tutanağa geçirilmek suretiyle de bildirilebilir. Aksine hüküm bulunmayan hâllerde mahkeme, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinden açıklama isteyebilir ve gerekirse duruşma açabilir.

İcra Mahkemesinin Baktığı ve Bakmadığı İşlerin Ayrımı

İcra mahkemesinin görev alanının sınırlı olması, uygulamada en çok karıştırılan noktadır. Örneğin:

  • Ödeme emrine yapılan itirazın kaldırılması icra mahkemesinde görülür.
  • Ancak itirazın kaldırılmasından farklı olarak, alacağın esasına ilişkin itirazın iptali davası genel görevli mahkemede (uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesinde) açılır.
  • Menfi tespit ve istirdat davaları da genel mahkemelerde görülür; icra mahkemesi bu davalara bakmaz.

Bu ayrımı gözden kaçırmak, yanlış mahkemede dava açılmasına ve zaman kaybına yol açabilir.

Amme Alacaklarında Görev Farkı

Vergi, SGK gibi kamu alacaklarının 6183 sayılı Kanun’a göre takibinde ödeme emrine itiraz, icra mahkemesinde değil vergi veya idare mahkemesinde dava yoluyla yapılır. Bu, icra mahkemesinin görev alanının kamu alacaklarını kapsamadığını gösteren önemli bir istisnadır.

İcra Mahkemesi Kararlarına Karşı Başvuru Yolları

İcra mahkemesinin verdiği kararlar, niteliğine göre farklı sonuçlar doğurur. Bazı kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilirken, kanunda kesin olduğu belirtilen kararlar için bu yol kapalıdır. Örneğin şikâyet üzerine verilen bazı kararlar kesin nitelikte olabilir; bu durum kararın gerekçeli bölümünde açıkça belirtilir. Bu nedenle bir icra mahkemesi kararı alındığında, öncelikle kararın istinafa tabi olup olmadığının incelenmesi, sürecin doğru yönetilmesi açısından belirleyicidir.

İcra Mahkemesinin Yetkisi

Görev kadar önemli olan bir diğer konu da yetkidir. İcra mahkemesinde açılacak şikâyet ve diğer başvurular, kural olarak takibin yürütüldüğü icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinde yapılır. Farklı bir yerdeki icra mahkemesine başvuru yapılması, yetkisizlik nedeniyle usul sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle başvuru öncesinde, takibin hangi icra dairesinde yürütüldüğü ve bu dairenin hangi icra mahkemesine bağlı olduğu net biçimde tespit edilmelidir.

Vekille Takip Edilen Dosyalarda Görev ve Yetki

Uygulamada icra dosyalarının büyük kısmı vekil aracılığıyla takip edilir. Vekilin, hangi başvurunun icra mahkemesine hangisinin genel mahkemeye yapılması gerektiğini doğru değerlendirmesi, sürecin hızını doğrudan etkiler. Özellikle karma nitelikte uyuşmazlıklarda (örneğin hem şikâyet hem de alacağın esasına ilişkin itiraz içeren dosyalarda) başvurunun doğru mahkemeye yöneltilmesi büyük önem taşır.

Pratik Öneriler

  • Bir icra işlemine karşı başvuru yapılmadan önce, bu başvurunun icra mahkemesinin mi yoksa genel mahkemenin mi görev alanına girdiği mutlaka değerlendirilmelidir.
  • Şikâyet dilekçesinde, işlemin öğrenildiği tarih açıkça belirtilmeli ve bu tarihi destekleyen belgeler (tebligat evrakı vb.) eklenmelidir.
  • İcra mahkemesi kararının istinafa açık olup olmadığı, kararın tebliğinden hemen sonra kontrol edilmelidir.
  • Farklı icra dairelerinde yürüyen birden fazla dosya varsa, her dosya için ayrı ayrı görevli/yetkili icra mahkemesi tespit edilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Yedi günlük şikâyet süresini kaçırmak.
  • İtirazın iptali davasını icra mahkemesinde açmaya çalışmak.
  • Amme alacağına ilişkin itirazı icra mahkemesine yöneltmek.
  • Basit yargılama usulünün dilekçe sınırlarını dikkate almadan hareket etmek.
  • Yetkisiz icra mahkemesine başvurarak zaman kaybetmek.

Pratik Öneriler

  • Bir icra işlemine itiraz edilecekse, işlemin öğrenildiği tarih ve yedi günlük sürenin başlangıcı net biçimde belgelenmelidir.
  • Uyuşmazlığın icra mahkemesinin mi yoksa genel mahkemenin mi görev alanına girdiği, dava açılmadan önce mutlaka değerlendirilmelidir.
  • Kambiyo senedine dayalı takiplerde imzaya itiraz ile borca itiraz farklı usul ve sürelere tabi olduğundan, dilekçenin buna göre hazırlanması önemlidir.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir borçlu, icra dairesinin usulsüz bir haciz işlemi yaptığını öğrenir ve altıncı günde icra mahkemesine şikâyette bulunur. Mahkeme, işlemi kanuna aykırı bularak haczi kaldırır. Aynı borçlu, alacağın esasına itiraz etmek istediğinde bu talebinin icra mahkemesinin değil, genel mahkemenin görev alanına girdiği kendisine hatırlatılır.

Sonuç

İcra mahkemesinin görev alanı, icra ve iflas dairelerinin işlemlerinin denetimi ile kanunun açıkça öngördüğü sınırlı konularla çizilmiştir. Bu sınırların doğru anlaşılması, doğru mahkemede doğru sürede başvuru yapılmasını sağlar. İcra sürecinizde hangi başvurunun icra mahkemesine, hangisinin genel mahkemeye yapılması gerektiğini değerlendirmek için icra ve iflas hukuku alanında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İcra mahkemesi ile genel mahkeme arasındaki fark nedir?

İcra mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerinin kanuna uygunluğunu denetler ve kanunun kendisine bıraktığı sınırlı konularda (itirazın kaldırılması, tahliye, ihalenin feshi gibi) karar verir. Alacağın esasına ilişkin itirazın iptali davası gibi uyuşmazlıklar ise genel görevli mahkemelerde (asliye hukuk, asliye ticaret) görülür.

İcra dairesinin işlemine ne kadar sürede şikâyet edilebilir?

Kanuna aykırılık veya olaya uygun olmama gerekçesiyle yapılan şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Buna karşılık bir hakkın hiç yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması nedeniyle her zaman şikâyet edilebilir.

İcra mahkemesi kararlarına karşı başvuru yolu var mı?

Evet. İcra mahkemesi kararlarına karşı, kararın niteliğine göre istinaf yoluna başvurulabilir. Bazı kararlar kesin nitelikte olup istinafa tabi değildir; bu ayrım karar metninde belirtilir.

Dayanak mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 16-18 (şikâyet ve yargılama usulü)
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 68-70 (itirazın kaldırılması)
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İcra ve İflas Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler