İcra ve İflas Hukuku

İflas Yoluyla Takipte Yetkili İcra Dairesi ve Ticaret Mahkemesi Neresidir? Yetki Sözleşmesi Sınırı (İİK 154)

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

İflas takibinde muamele merkezindeki icra dairesinin yetkisi, yurt dışı merkezli işletmelerde şube kuralı ve iflas davasında yetki sözleşmesi yasağı.

Kısaca

  • İflas yoluyla takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir (İİK m. 154).
  • Merkezi yurt dışında olan ticari işletmelerde yetkili daire, Türkiye’deki şubenin, birden fazla şube varsa merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesidir.
  • Taraflar yazılı anlaşmayla yetkili icra dairesini belirleyebilir; ancak iflas davası için yetki sözleşmesi yapılamaz.
  • İflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılır.

İflas, bir borçlunun mal varlığının tamamına el konularak alacaklılar arasında paylaştırılması sonucunu doğuran ağır bir icra yoludur. Bu nedenle iflas yoluyla takip ve iflas davası, genel haciz yolundan daha sıkı usul kurallarına bağlanmıştır. Bu kuralların ilki, hangi icra dairesinin ve hangi mahkemenin yetkili olduğudur. Yanlış yerde başlatılan bir iflas takibi, hem zaman kaybına hem itirazlara yol açabilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 154. maddesi bu konuda özel yetki kuralları getirir. Bu yazıda yetkili icra dairesini, şube kuralını, yetki anlaşmasını ve iflas davasındaki kesin yetkiyi anlatıyoruz.

İflas Yoluyla Takip Nedir?

İflas yoluyla takip, kural olarak ticari işletme sahibi olan veya ticaret siciline kayıtlı borçlulara karşı başvurulabilen özel bir takip yoludur. Alacaklı, bu yolla borçlunun iflasını talep edebilir. Takip önce icra dairesinde başlar; ödeme emri gönderilir; borçlu ödemez ve itiraz etmezse alacaklı ticaret mahkemesinden iflas kararı ister. Bu nedenle iflas yolunda iki aşama vardır: icra dairesindeki takip aşaması ve mahkemedeki iflas davası aşaması. Her iki aşamada da yetki kuralları farklıdır. İflas yoluyla takibin genel yapısı için iflas yolu ile takip ve adi iflas yolu ile takip yazılarına bakabilirsiniz.

Muamele Merkezindeki İcra Dairesi

İİK m. 154/1’e göre iflas yoluyla takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir. Muamele merkezi, işletmenin yönetiminin ve ticari faaliyetinin fiilen yürütüldüğü yerdir. Şirketlerde genellikle ticaret sicilinde kayıtlı merkez adresi esas alınır. Şahıs işletmelerinde ise işletmenin faaliyet merkezi belirleyicidir. Alacaklı, iflas takibini bu icra dairesinde başlatmak zorundadır; genel haciz yolundaki geniş yetki seçenekleri burada uygulanmaz. Bu sınırlama, iflasın önemli sonuçları nedeniyle borçlunun ticari merkezinde ve sicil kaydının bulunduğu yerde sürecin görülmesini amaçlar.

Merkezi Yurt Dışında Olan İşletmeler

İİK m. 154/2’ye göre merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili merci, Türkiye’deki şubenin, birden fazla şube bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Yabancı şirketlerin Türkiye’deki şubeleri nedeniyle takip yapılacaksa, hangi şubenin merkez şube olduğu belirlenmelidir. Bu tespit genellikle ticaret sicil kayıtlarından yapılır. Türkiye’de şubesi bulunmayan yabancı işletmelere karşı iflas takibi ise ayrı bir değerlendirme gerektirir ve uluslararası özel hukuk kurallarına bağlı olabilir.

Yazılı Yetki Anlaşması

İİK m. 154/3’e göre borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Yani taraflar sözleşmelerinde iflas takibinin belirli bir yerde yapılacağını kararlaştırabilir. Bu yetki anlaşması icra dairesi bakımındandır; sözleşmenin yazılı olması ve taraflarca imzalanması gerekir. Böylece alacaklı, borçlunun muamele merkezi dışındaki bir yerde de iflas takibi başlatabilir. Ancak bu yetki anlaşmasının adil olması gerekir; genel işlem koşulları çerçevesinde borçlu aleyhine haksız yetki kayıtları geçersiz sayılabilir. Genel işlem koşulları için genel işlem koşulları ve haksız şart denetimi yazısına bakabilirsiniz.

İflas Davasında Yetki Sözleşmesi Yasağı

İİK m. 154/3’ün devamına göre iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. Bu çok önemli bir ayrımdır: icra takibinde taraflar yetkiyi anlaşmayla belirleyebilir, ancak iflas davasında bu mümkün değildir. İflas davası kesin yetki kuralına tabidir ve mahkemenin yetkisi kamu düzenine ilişkindir. Yetkisiz mahkemede açılan iflas davasında mahkeme yetkisizlik kararı verir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Yetkisiz mahkemede sürüncemede kalan bir dava, alacaklının bir yıllık iflas isteme süresine de zarar verebilir.

İflas Takibinde Ödeme Emri

İİK m. 155’e göre borçlu iflas yoluyla takibe tabi kişilerden olup alacaklı isterse ödeme emrine, yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye başvurarak iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına gerekse kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu süre içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi gerektiği ve konkordato teklif edebileceği eklenir. Yani iflas yolunda ödeme emri de özel içerik taşır. Borçlu, iflasa tabi olmadığını (tacir olmadığını) ileri sürerek de itiraz edebilir. Bu itiraz özellikle tacir sıfatının tartışmalı olduğu durumlarda önem kazanır.

Borçlunun İflasa Tabi Olmadığı İtirazı

Kural olarak iflas yolu tacirlere karşı işletilebilir. Tacir olmayan bir borçlu hakkında iflas takibi başlatılırsa, borçlu ödeme emrine yedi gün içinde “iflasa tabi kişilerden olmadığı” itirazında bulunmalıdır. Bu itiraz kabul edilirse iflas yolu kapanır ve alacaklı genel haciz yoluna dönebilir. Tacirin kim olduğu Türk Ticaret Kanunu’na göre belirlenir; bu konuda dogrudan iflas halleri ve ticaret hukuku yazıları da yararlıdır. Tacir olmayan borçlu için genel haciz yoluyla takip yazısına (genel haciz yoluyla takip) bakabilirsiniz.

Yetki İtirazının Yapılması

İflas takibinde borçlu, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibe karşı yetki itirazında bulunabilir. Yetki itirazı ödeme emrine itiraz süresi içinde ve gerekçesiyle birlikte yapılmalıdır. İtiraz halinde icra mahkemesi yetki konusunu inceler. İflas davasında ise yetkisizlik mahkemece kendiliğinden gözetilir; çünkü yetki kesindir. Yetki itirazının süresinde yapılmaması, icra dairesi bakımından yetkisizlik savunmasının kaybedilmesi sonucunu doğurabilir; iflas davası bakımından ise durum farklıdır. Genel yetki itirazı için icra takibinde yetkili icra dairesi ve yetki itirazı yazısına bakabilirsiniz.

Alacaklı İçin Pratik Öneriler

Alacaklı, iflas takibi başlatmadan önce borçlunun ticaret sicil kaydını inceleyerek muamele merkezini doğru belirlemelidir. Şirketin merkez adresi değişmişse güncel sicil kaydına bakılmalıdır. Sözleşmede yetki anlaşması varsa ve icra dairesi bakımından geçerliyse bu seçenek değerlendirilebilir; ancak iflas davası her halde muamele merkezindeki ticaret mahkemesinde açılacaktır. Hata yapılmaması için takip talebi ve iflas dava dilekçesi ayrı ayrı yetki yönünden kontrol edilmelidir.

Borçlu İçin Pratik Öneriler

Borçlu, kendisine iflas yoluyla takip başlatıldığında ödeme emrinin hangi icra dairesinden geldiğine bakmalı, muamele merkezi dışındaki bir daire söz konusuysa yetki anlaşmasının bulunup bulunmadığını kontrol etmelidir. Yedi günlük süre içinde yetki, borç ve iflasa tabi olmama itirazlarını yazılı olarak yapmalıdır. İflas davasında ise yetki savunmasını dava aşamasında ileri sürmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • İflas davasında yetki sözleşmesi yapılabileceğini sanmak,
  • Muamele merkezini sicil kaydına bakmadan belirlemek,
  • Merkezi yurt dışında olan işletmede merkez şubeyi yanlış saptamak,
  • İflasa tabi olmadığı itirazını yedi gün içinde yapmamak,
  • Yetki hükmünü genel haciz yolundaki geniş yetkiyle karıştırmak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir alacaklı, borçlu şirketin merkezinin bulunduğu yerden farklı bir şehirdeki icra dairesinde iflas takibi başlatır. Taraflar arasındaki sözleşmede bu yer icra dairesi yazılı anlaşmayla yetkili kılındığı için icra takibi geçerlidir. İflas davası açılacağı zaman ise alacaklı, iflas davasının muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini ve yetki sözleşmesinin bu dava için geçerli olmadığını öğrenir ve davayı doğru mahkemede açar.

Sonuç

İflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdir; yazılı yetki anlaşmasıyla başka bir icra dairesi de yetkili olabilir. İflas davası ise kesin olarak muamele merkezindeki ticaret mahkemesinde açılır ve yetki sözleşmesiyle değiştirilemez. İflas takibi ve iflas davası konusunda icra ve iflas hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden telefon veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İflas takibi hangi icra dairesinde başlatılır?

Kural olarak borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesinde başlatılır. Taraflar yazılı anlaşma yapmışlarsa, o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Merkezi yurt dışında olan işletmelerde Türkiye’deki şubenin bulunduğu yer esas alınır.

İflas davası için yetkili mahkemeyi sözleşmeyle belirleyebilir miyiz?

Hayır. İflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılır. Bu, kesin yetki kuralıdır.

Muamele merkezi ne demektir?

İşletmenin yönetim ve faaliyetinin fiilen yürütüldüğü, ticari ilişkilerin toplandığı merkezi ifade eder. Şirketlerde genellikle esas sözleşmede veya ticaret sicilinde gösterilen merkez esas alınır; ancak somut olayda fiili durum da değerlendirilebilir.

Dayanak mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 154, 155, 156
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İcra ve İflas Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler