İflasın açılmasıyla haciz takiplerinin durması, rehinli takiplerin devamı, müflisin taraf olduğu hukuk davalarının tatili ve istisnalar.
Kısaca
- İflasın açılması borçlu aleyhindeki haciz yoluyla takipleri ve teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur; iflas kararının kesinleşmesiyle bu takipler düşer (İİK m. 193).
- Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da iflas masasına karşı devam edilir.
- Acele haller hariç, müflisin davacı veya davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam edebilir (İİK m. 194).
- Manevi tazminat, bedensel zarar, evlilik, kişisel durum ve nafaka davaları ile rehin takibiyle ilgili davalar bu tatilin dışındadır.
İflas kararı yalnızca borçlunun mal varlığını değil, borçlu aleyhine yürütülen tüm icra takiplerini ve borçlunun taraf olduğu davaları da etkiler. Bunun nedeni, iflasın bireysel takip sistemi yerine toplu bir tasfiye sistemi getirmesidir: alacaklıların her biri ayrı ayrı haciz yaptırmak yerine hepsi iflas masasında toplanır. Devam eden davaların akıbeti ise iflas idaresinin bu davalara katılma ve masanın haklarını koruma imkânıyla ilgilidir. İcra ve İflas Kanunu’nun 193 ve 194. maddeleri iflasın icra takiplerine ve hukuk davalarına etkisini düzenler. Bu yazıda bu etkileri anlatıyoruz.
Bireysel Takiplerin Durması
İİK m. 193/1’e göre iflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur. Yani iflas kararıyla birlikte alacaklıların borçluya karşı başlattığı genel haciz yoluyla takipler durur; yeni haciz yapılamaz, satış işlemleri ilerletilemez. Bu düzenleme, iflas masasının bütünlüğünü korur ve alacaklıların yarış halinde birbirinden önce haciz yaptırmasını engeller. İflas kararının kesinleşmesiyle de bu takipler düşer (m. 193/2). Düşen takiplerin dosyaları kapanır ve alacaklılar alacaklarını iflas masasına kaydettirmek zorunda kalır. İflas ilanı için kanun yolu ve süreçler iflas kararı, kanun yolu ve ilan yazısında anlatılmıştır.
İflas Tasfiyesi Süresince Yeni Takip Yasağı
İİK m. 193/3’e göre iflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkradaki takiplerden hiçbiri yapılamaz. Yani iflas süreci devam ettiği sürece borçluya karşı yeni bir haciz yoluyla takip başlatılamaz. Alacaklının tek yolu, alacağını iflas masasına kaydettirmek ve sıra cetvelinde yer almaktır. İflas sona erdikten sonra alacaklının bakiye alacağı için ise aciz belgesi alınabilir. Bu belge yeni bir mal edinen borçlu hakkında yeniden takip yapmaya imkân verir. Aciz belgesinin hükümleri için aciz vesikası nedir ve sonuçları yazısına bakabilirsiniz.
Rehinli Takiplerin Devamı
İİK m. 193/4’e göre rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli 151. maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır; artan kısım iflas masasına geçer. Şu kadar ki takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipten vazgeçerek rehnin 185. maddeye göre (iflas idaresi tarafından) satılmasını isteyebilir. Bu düzenleme rehinli alacaklının önceliğini korur: iflas onun rehin üzerindeki hakkını ortadan kaldırmaz. Rehinli alacaklı, kendi takibini sürdürme veya iflas idaresinin satışını bekleme arasında tercih yapabilir. Rehinli takip için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yazısı yararlıdır.
Hukuk Davalarının Tatili
İİK m. 194/1’e göre acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu tatil, iflas idaresinin davalara taraf olup olmayacağına karar vermesi için zaman tanır. Masayı ilgilendiren davalarda iflas idaresi masa adına davaya devam edebilir veya davayı sürdürmemeye karar verebilir. Alacaklılar toplantısı bu konuda karar alma yetkisine sahiptir. Dava tatili sırasında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez (m. 194/2). Böylece davaların durması nedeniyle hak kaybı yaşanmaz. Davanın devamı ise ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra mümkün olur.
Tatil Dışında Kalan Davalar
Kanun, bazı davaları tatilin dışında tutar. İİK m. 194/1’in devamına göre şeref ve haysiyete tecavüzden ve vücut üzerinde meydana gelen zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, kişisel durum veya nafaka işlerine ilişkin uyuşmazlıklar ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına bu hüküm uygulanmaz. Bu davalar kişisel niteliği ağır bastığı veya rehinli alacaklının haklarını ilgilendirdiği için iflastan etkilenmez ve devam eder. Örneğin boşanma davası, iflas nedeniyle durmaz. Nafaka ve kişilik hakları davaları da kesintisiz sürer. Nafaka alacaklarının icra süreci için nafaka alacağının icra takibi yazısına bakabilirsiniz.
İflas İdaresinin Davalara Katılımı
Tatilin sona ermesinden sonra iflas idaresi, masayı ilgilendiren davalara taraf olarak devam edip etmeyeceğine karar verir. Masa aleyhine bir yükümlülük doğuracak davalar için idare temkinli davranır; masa lehine sonuçlanacak davalar (örneğin masaya alacak getirecek davalar) ise sürdürülür. Bu kararlar alacaklılar toplantısının onayı ile şekillenebilir. Alacaklılar, iflas idaresinin bazı davaları sürdürmemesi halinde, masa adına dava hakkını devralma talebinde bulunabilir. Böylece masa hakları korunur.
Alacaklılar İçin Pratik Öneriler
Alacaklı, borçlunun iflas etmesi halinde bireysel takibin durduğunu, alacağını iflas masasına kaydettirmesi gerektiğini bilmelidir. Rehinli alacaklı ise rehin takibini sürdürebilir. Devam eden davalarda taraf olan alacaklı, davanın tatil edildiğini ve iflas idaresinin kararını takip etmelidir. Zamanaşımı sürelerinin tatil sırasında işlemediğini bilmek, hak kaybı endişesini azaltır.
Borçlu İçin Pratik Öneriler
Borçlu, iflas kararından sonra hakkındaki icra takiplerinin durduğunu bilmeli, ancak alacaklıların iflas masasına başvurduğunu ve tasfiyenin devam ettiğini hatırlamalıdır. Davalarının durduğunu, kişisel nitelikli davaların ise devam ettiğini bilmeli ve avukat veya vekilleriyle koordinasyon sağlamalıdır. İflas idaresiyle iş birliği yaparak davaların durumu hakkında bilgi vermelidir.
Sık Yapılan Hatalar
- İflastan sonra borçluya yeni haciz takibi başlatmaya çalışmak,
- Alacağı iflas masasına süresinde kaydettirmemek,
- Davanın tatil edildiğini bilmeyip süre tutmaya çalışmak,
- Nafaka ve boşanma davalarının da durduğunu sanmak,
- Rehinli alacaklı olarak iflas idaresinin satışını beklemek yerine seçenekleri değerlendirmemek.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir tacirin iflasına karar verilir. Tacir aleyhine yürütülen üç ayrı haciz takibi durur; iflas kararı kesinleşince düşer. Bir banka ise iflastan önce ipotekli taşınmaz için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır; bu takip iflastan sonra da iflas masasına karşı devam eder ve satış bedeli bankaya paylaştırılır. Tacirin taraf olduğu bir alacak davası tatil edilir; boşanma davası ise iflastan etkilenmeden sürer.
Sonuç
İflasın açılması haciz yoluyla takipleri durdurur ve kararın kesinleşmesiyle bu takipler düşer; rehinli takipler devam eder. Müflisin taraf olduğu hukuk davaları ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durur; kişisel nitelikli ve nafaka davaları tatilin dışındadır. İflasın takip ve davalara etkisi konusunda icra ve iflas hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden telefon veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İflas açılınca hakkımdaki icra takibi ne olur?
İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takipleri durdurur. İflas kararı kesinleşince bu takipler düşer ve iflasın tasfiyesi süresince müflise karşı bu takipler yapılamaz. Alacaklılar alacaklarını iflas masasına kaydettirmelidir.
Rehinli alacaklı iflastan sonra takibi sürdürebilir mi?
Evet. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli rehinli alacaklılara paylaştırılır; artan kısım iflas masasına geçer.
İflas sırasında devam eden davalar durur mu?
Acele haller hariç, müflisin davacı veya davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Tatil süresince zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Manevi tazminat, evlilik, nafaka gibi bazı davalar bu kuralın dışındadır.
Dayanak mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 193, 194
İcra ve İflas Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.