Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Kefalet Sözleşmesi ve Geçerlilik Şartları

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Kefil olmak için hangi şekil şartlarına uyulmalıdır? TBK m. 581-584 çerçevesinde kefaletin geçerlilik koşulları ve eşin rızası anlatılıyor.

Kısaca

  • Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 581).
  • Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz (TBK m. 583).
  • Müteselsil kefil olma sıfatının kefil tarafından kendi el yazısıyla belirtilmesi zorunludur.
  • Evli bir kişi, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça, ancak eşinin yazılı rızasıyla kefil olabilir (TBK m. 584).

Bir yakınınızın kredisine veya kira sözleşmesine kefil olmanız istendiğinde, aslında ciddi bir mali risk üstlenmiş olursunuz. Türk Borçlar Kanunu, kefilin bu riski bilinçli biçimde üstlenmesini sağlamak amacıyla kefalet sözleşmesi için sıkı şekil şartları öngörür; bu şartlara uyulmaması, kefaletin baştan itibaren geçersiz sayılmasına yol açar.

Kefalet Sözleşmesi Nedir?

TBK m. 581’e göre kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Kefalet, asıl borç ilişkisinden bağımsız yeni bir borç yaratmaz; asıl borcun ifa edilmemesi hâlinde devreye giren, ona bağlı (fer’i) bir teminat ilişkisidir.

Asıl Borcun Varlığı Şartı

TBK m. 582/1’e göre kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak kanun, pratik ihtiyaçları da gözeterek, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabileceğini düzenler. Ayrıca yanılma veya ehliyetsizlik sebebiyle borçlunun sorumlu olmadığı bir borç için kişisel güvence veren kişi, yükümlülük altına girdiği sırada sözleşmeyi sakatlayan eksikliği biliyorsa, yine kefalet hükümlerine göre sorumlu tutulur; aynı kural, zamanaşımına uğramış bir borca kefil olan kişi için de geçerlidir.

TBK m. 582/3 önemli bir koruma hükmü içerir: kanundan aksi anlaşılmadıkça kefil, kendisine tanınan haklardan önceden feragat edemez. Bu, kefilin sözleşme özgürlüğü adına kendi güvencelerinden vazgeçirilmesini önler.

Şekil Şartları

Kefalet sözleşmesi için TBK m. 583’te düzenlenen şekil şartları, kefalet hukukunun en kritik ve en sık ihlal edilen kısmıdır:

“Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.”

Bu genel şekil şartına ek olarak, müteselsil kefalet için özel bir güvence daha aranır: kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Bu el yazısı şartı, kefilin üstlendiği sorumluluğun ağırlığının bilincinde olmasını sağlamaya yöneliktir; matbu bir sözleşmede sadece imza atmak yeterli değildir.

Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı da kararlaştırabilir.

Ayrıca, kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.

Eşin Rızası Şartı

TBK m. 584/1, aile birliğini korumaya yönelik özel bir şart getirir: eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.

Sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası aranmaz. Ayrıca kanun, ticaret siciline kayıtlı ticari işletme sahipleri, şirket ortak/yöneticileri, esnaf ve sanatkârlar ile belirli kamu destekli kredilerde verilen kefaletler için eşin rızası şartını aramaz.

Şekil Şartına Uyulmamasının Sonucu

Bu şartlardan herhangi birine uyulmadan kurulan bir kefalet sözleşmesi, kesin olarak geçersizdir. Bu geçersizlik, mahkeme tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınabilecek nitelikte olduğundan, kefilin bu geçersizliği ileri sürmesi, kendisine önemli bir savunma imkânı sağlar.

Elektronik Ortamda Kurulan Kefalet Sözleşmeleri

Günümüzde bazı finans kuruluşları, kredi sözleşmeleri ve buna bağlı kefalet taahhütlerini elektronik ortamda, güvenli elektronik imza aracılığıyla düzenlemeyi tercih edebilmektedir. Yazılı şekil şartının elektronik imza ile karşılanıp karşılanamayacağı, ilgili mevzuattaki güvenli elektronik imzaya ilişkin düzenlemelere göre değerlendirilir; ancak kefil tarafından “kendi el yazısıyla” yapılması aranan müteselsil kefalet beyanı gibi unsurlarda, elektronik ortamın bu şartı ne ölçüde karşılayabileceği, uygulamada dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Kefil Olmadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Bir kefalet sözleşmesi imzalamadan önce, kefilin şu hususlara dikkat etmesi önerilir: sözleşmede azami sorumluluk miktarının açıkça ve makul bir tutarda belirtilip belirtilmediği, müteselsil kefalet mi yoksa adi kefalet mi öngörüldüğü, kefaletin süresi ve evli ise eşin yazılı rızasının alınıp alınmadığı. Bu unsurlardan herhangi birinin eksik veya belirsiz olması, hem kefilin üstlendiği riski öngörebilmesini zorlaştırır hem de ileride kefaletin geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıklara zemin hazırlar.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir kişi, arkadaşının kredi borcuna müteselsil kefil olur; ancak sözleşmede müteselsil kefil sıfatını kendi el yazısıyla belirtmez, sadece matbu metnin altına imza atar. Borç ödenmeyince alacaklı kişiye müteselsil kefil olarak doğrudan başvurur. Kefil, TBK m. 583 uyarınca müteselsil kefalet için aranan el yazısı şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek, sorumluluğunun adi kefalet hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini savunabilir.

Kefalet Sözleşmesinin Değiştirilmesinde de Aynı Şartların Aranması

Kefalet sözleşmesi kurulduktan sonra, kefilin sorumluluğunu ağırlaştıran her değişiklik de aynı şekil şartlarına tabidir. Bu, sözleşmenin sadece kuruluş anında değil, sonraki her aşamada da kefilin bilgisi ve açık onayı olmadan ağırlaştırılamayacağı anlamına gelir. Uygulamada bankaların veya alacaklıların, mevcut bir kefalet sözleşmesini basit bir ek protokolle genişletmeye çalıştığı durumlarda, bu ek protokolün de yazılılık ve el yazısı gibi şartları taşıyıp taşımadığının kontrol edilmesi gerekir.

Sonuç

Kefalet sözleşmesinin geçerliliği, kanunun öngördüğü sıkı şekil şartlarına bağlıdır; bu şartlara uyulmaması, kefilin sorumluluktan tamamen kurtulmasına yol açabilir. Kefil olmadan veya kefalet ilişkisinden doğan bir uyuşmazlıkla karşılaşmadan önce borçlar hukuku kapsamında hukuki destek almanız önemlidir.

Sık sorulan sorular

Sözlü olarak verilen kefalet geçerli midir?

Hayır. TBK m. 583’e göre kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; bu şekle uyulmaması kefaleti kesin olarak geçersiz kılar.

Müteselsil kefil olduğumu nasıl belirtmeliyim?

Kefilin, müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır (TBK m. 583/1). Bu şart yerine getirilmezse, kefalet adi kefalet sayılır.

Eşimin rızası olmadan kefil olabilir miyim?

Kural olarak hayır. Mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak eşinizin yazılı rızasıyla kefil olabilirsiniz; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır (TBK m. 584/1). Ticari işletme sahipleri ve esnaflar için bazı istisnalar vardır.

Gelecekte doğacak bir borca kefil olunabilir mi?

Evet. TBK m. 582/1’e göre kefalet sözleşmesi mevcut ve geçerli bir borç için yapılabileceği gibi, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kurulabilir.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 581-584
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler