İcra ve İflas Hukuku

Kira Alacağının İcra Takibi Nasıl Yapılır?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Ödenmeyen kira bedeli genel haciz yoluyla nasıl takip edilir, tahliye talebiyle farkı nedir; kira alacağının icra takibini adım adım anlatıyoruz.

Kısaca

  • Ödenmeyen kira bedeli, genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılarak tahsil edilebilir.
  • Kira alacağının tahsili amacıyla açılan takip ile kiracının tahliyesi farklı hukuki taleplerdir; ikisi birlikte de istenebilir.
  • Kira alacağına dayalı takipte alacaklı isterse, ödeme emrine kanuni süre eklenerek tahliye de talep edilebilir.
  • Borçlu (kiracı), ödeme emrine süresinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

Kiracının ödemesi gereken kira bedelini ödememesi, kiraya verenler için sık karşılaşılan bir sorundur. Bu durumda kiraya veren, ödenmeyen kira bedelini icra yoluyla takip ederek tahsil edebilir. Bu yazıda kira alacağının genel haciz yoluyla nasıl takip edildiğini, tahliye talebiyle ilişkisini karıştırmadan açıklıyoruz.

Kira Alacağı Neden Genel Haciz Yoluyla Takip Edilir?

Kira bedeli, sözleşmeden doğan bir para alacağıdır. Bu nedenle kiraya veren, kambiyo senedi gibi özel bir belgeye ihtiyaç duymadan, kira sözleşmesini ve varsa ödeme kayıtlarını dayanak göstererek genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatabilir. Takip talebinde alacağın kaynağı olarak kira sözleşmesi ve ilgili dönemin kira bedeli belirtilir.

Takip Süreci Nasıl İşler?

Kira alacağının icra takibi de diğer genel haciz yoluyla takiplerle aynı temel aşamaları izler:

  1. Kiraya veren icra dairesine takip talebinde bulunur (İİK m. 58).
  2. İcra dairesi ödeme emri düzenleyip kiracıya tebliğ eder (İİK m. 60).
  3. Kiracı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir (İİK m. 62).
  4. İtiraz edilmezse veya itiraz giderilirse takip kesinleşir.
  5. Alacaklı haciz talebinde bulunabilir.

Kira Alacağı Takibi ile Tahliyenin Farkı

Kira alacağının icra yoluyla tahsili ile kiracının tahliyesi birbirinden farklı hukuki taleplerdir. Yalnızca kira bedelinin tahsili isteniyorsa genel haciz yoluyla takip yeterlidir; bu takipte tahliye talep edilmez ve kiracı borcu öderse kiracılık ilişkisi devam eder.

Buna karşılık kiraya veren, kira bedelinin tahsili yanında tahliyeyi de istiyorsa, İİK m. 269 hükmünden yararlanabilir. Bu maddeye göre adi kiraya dayalı takipte alacaklı isterse ödeme emrine, ilgili mevzuattaki ihtar ve kanuni süre eklenerek tahliye de talep edilebilir. Bu iki talep aynı takip dosyasında birlikte ileri sürülebilse de, hukuki dayanakları ve sonuçları farklıdır; tahliye yönü ayrı bir başlıkta ayrıntılı olarak ele alınmayı gerektirir.

Kiracının İtiraz Hakkı

Kiracı, ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durur. İtiraz genellikle kira bedelinin ödendiği, borcun bulunmadığı veya miktarın yanlış hesaplandığı yönünde olabilir. Kiraya veren, itirazı gidermek için itirazın iptali davası açabilir veya kanunda öngörülen diğer yollara (itirazın kesin ya da geçici kaldırılması) başvurabilir. Bu yolların hangisinin uygun olduğu, kiraya verenin elindeki belgenin niteliğine göre değişir.

Depozito ve Diğer Alacaklarla İlişki

Kira ilişkisinden doğan alacaklar yalnızca aylık kira bedeliyle sınırlı değildir; ortak gider, depozito gibi kalemler de sözleşmeye göre takip konusu edilebilir. Ancak bu kalemlerin her biri için sözleşmedeki dayanağın net biçimde ortaya konması, itiraz hâlinde ispat kolaylığı sağlar.

Takibin Kesinleşmesi ve Haciz

Kiracı itiraz etmez veya itirazı giderilirse takip kesinleşir. Bu aşamadan sonra kiraya veren, kiracının taşınır malları, banka hesapları veya varsa üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine haciz talep edebilir. Haciz süreci, genel haciz yoluyla takibin diğer türlerinde olduğu gibi işler.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir kiraya veren, kiracısının üç aylık kira bedelini ödememesi üzerine yalnızca alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla icra takibi başlatır. Kiracı ödeme emrine itiraz etmez ve takip kesinleşir. Kiraya veren, kira sözleşmesini dayanak göstererek haciz talebinde bulunur ve kiracının banka hesabına haciz konulur.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kira alacağı takibi ile tahliye talebini birbirine karıştırmak,
  • Takip talebinde hangi dönemlerin kira bedeli talep edildiğini net belirtmemek,
  • Kira sözleşmesinin ve ödeme kayıtlarının düzenli saklanmaması,
  • İtiraz süresini takip etmemek,
  • Depozito veya ortak gider gibi kalemleri sözleşmesel dayanak olmadan talep etmek.

Pratik Öneriler

Kiraya verenin kira sözleşmesini ve ödeme geçmişini düzenli tutması, hem takip talebinin hazırlanmasını kolaylaştırır hem de itiraz hâlinde ispat gücünü artırır. Tahliye de isteniyorsa bu talebin ayrı bir hukuki dayanak gerektirdiği unutulmamalı ve süreç buna göre planlanmalıdır.

Birden Fazla Dönemin Birlikte Takip Edilmesi

Kiraya veren, birikmiş birden fazla aya ait kira bedelini tek bir takip dosyasında talep edebilir. Bu durumda takip talebinde her dönemin ayrı ayrı belirtilmesi, hem icra dairesinin işlemlerini kolaylaştırır hem de itiraz hâlinde hangi dönemlere ilişkin itiraz edildiğinin netleşmesini sağlar. Kiracının yalnızca bir kısım aylara itiraz etmesi de mümkündür; bu durumda itiraz edilmeyen dönemler için takip kesinleşirken, itiraz edilen dönemler için sürecin ayrıca yürütülmesi gerekir.

Kefil veya Müşterek Kiracının Durumu

Kira sözleşmesinde kefil veya müşterek kiracı bulunması hâlinde, kiraya veren alacağını bu kişilerden de talep edebilir. Kefilin sorumluluğunun kapsamı ve sınırları sözleşme hükümlerine göre değerlendirilir. Kefile karşı da aynı genel haciz yoluyla takip usulü uygulanır; kefilin de ödeme emrine itiraz hakkı bulunur.

Kira Sözleşmesinin Yazılı Olmamasının Etkisi

Kira ilişkisi yazılı sözleşmeye dayanmasa bile, kiraya veren banka dekontları, tanık beyanları veya diğer yazışmalarla kira ilişkisini ve ödenmeyen bedeli ortaya koyarak icra takibi başlatabilir. Ancak yazılı sözleşmenin bulunmaması, itiraz hâlinde ispat sürecini zorlaştırabilir. Bu nedenle kira ilişkisinin başında yazılı bir sözleşme düzenlenmesi, hem tarafların haklarının netleşmesi hem de olası bir icra takibinde ispatın kolaylaşması açısından önerilir.

Kira Bedelinin Güncellenmesi ve Takip Miktarı

Kira sözleşmelerinde genellikle her yıl için bir artış oranı öngörülür. Takip talebi hazırlanırken, talep edilen dönemin güncel kira bedelinin doğru hesaplanması gerekir. Yanlış hesaplanan bir tutar, borçlunun itirazına gerekçe oluşturabilir. Bu nedenle takip öncesinde ilgili dönemin kira bedelinin sözleşme hükümlerine göre doğru tespit edilmesi önemlidir.

Sonuç

Kira alacağının icra yoluyla tahsili, genel haciz yoluyla takibin kira ilişkisine özgü bir uygulamasıdır. Tahliye talebiyle karıştırılmaması ve sürecin doğru belgelerle desteklenmesi, kiraya verenin alacağını hızlı ve sağlıklı biçimde tahsil etmesini kolaylaştırır. Kira alacağınızın icra yoluyla tahsili konusunda değerlendirme için icra ve iflas hukuku alanında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kira alacağı için hangi takip yolu kullanılır?

Kira bedeli bir para alacağı olduğundan kural olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip yoluyla takip edilir. Kiracının tahliyesi de isteniyorsa, kira sözleşmesine dayalı özel bir takip usulü tercih edilebilir.

Kira alacağının takibi ile tahliye davası aynı şey midir?

Hayır. Kira alacağının icra yoluyla tahsili, yalnızca ödenmeyen bedelin tahsilini amaçlar. Tahliye ise kiracının kiralanan yeri boşaltmasını sağlamaya yöneliktir. Bu iki talep bazı hâllerde aynı takip içinde birleştirilebilir.

Kiracı ödeme emrine itiraz ederse ne olur?

Kiracı süresinde itiraz ederse takip durur. Alacaklı, itirazın iptali davası açarak veya kanunda öngörülen diğer yollarla itirazı gidermeye çalışabilir.

Dayanak mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 58
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 60
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 62
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 269
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İcra ve İflas Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler