Kira Hukuku

Kira Bedelinin Belirlenmesi Davası Ne Zaman Açılır? Otuz Gün Kuralı ve Yeni Dönem Etkisi (TBK 345)

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Kira bedelinin belirlenmesi davasının her zaman açılabilmesi, otuz gün önceki ihtar şartı, yeni kira dönemine etkisi ve sözleşmede artış hükmü varsa süre.

Kısaca

  • Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir (TBK m. 345).
  • Mahkemece belirlenen bedelin izleyen yeni kira döneminin başından itibaren kiracıyı bağlaması için dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce açılmış veya kiraya veren tarafından bu süre içinde artış yazılı bildirilmiş olmalıdır.
  • Sözleşmede artış hükmü varsa, yeni dönemin sonuna kadar açılan davada belirlenen bedel de yeni dönemin başından itibaren geçerlidir.

Kira bedelinin piyasanın gerisinde kaldığını düşünen kiraya veren ya da fahiş artıştan yakınan kiracı, mahkemeden bedelin yeniden belirlenmesini isteyebilir. Ancak bu davanın ne zaman açıldığı, mahkemenin belirleyeceği bedelin hangi tarihten itibaren geçerli olacağını doğrudan etkiler. Türk Borçlar Kanunu’nun 345. maddesi bu konuda ayrıntılı ve pratik açıdan çok önemli bir düzen getirir. Bu yazıda davanın süresini, otuz gün kuralını ve sözleşmede artış hükmü bulunan durumları açıklıyoruz.

Dava Her Zaman Açılabilir

TBK m. 345/1’e göre kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Yani kiraya veren veya kiracı, kira ilişkisi devam ettiği sürece herhangi bir tarihte dava açma hakkına sahiptir. Süre hakkın doğumu bakımından değil, mahkemece belirlenecek bedelin geriye dönük etkisi bakımından önem taşır. Bu nedenle “dava açma süresi kaçtı” sorusuna verilecek cevap, davanın hangi amaçla ve hangi dönem için açıldığına göre değişir.

Otuz Gün Kuralı

TBK m. 345/2’ye göre dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar. Bu cümle iki koşul barındırır:

  • Yazılı bildirim veya dava: Yeni kira döneminin başlangıcından en geç otuz gün önce ya dava açılmış olmalı ya da kiraya veren yazılı artış bildirimi yapmalıdır.
  • Yeni dönem sonuna kadar dava: Bu koşul sağlandığında, dava yeni kira döneminin sonuna kadar açılabilir.

Bu durumda mahkemenin belirlediği bedel, yeni dönemin başından itibaren geriye dönük olarak kiracıyı bağlar. Yani kiracı, karar tarihine kadar geçen aylar için kira farkı ödemek zorunda kalabilir. Kiraya veren için otuz günlük yazılı bildirim, geriye dönük artış hakkını korur.

Sözleşmede Artış Hükmü Varsa

TBK m. 345/3’e göre sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli de yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur. Bu durumda otuz günlük önceden bildirim veya dava şartı aranmaz; sözleşmedeki artış hükmü, zaten artışın kiracı tarafından öngörüldüğünü gösterir. Bu düzenleme, sözleşmesine artış oranı veya usulü koyan taraflar için pratik kolaylık sağlar. Ancak artış hükmünün TÜFE sınırını aşmaması gerektiği unutulmamalıdır; sınırın ayrıntısı için kira bedelinin belirlenmesi ve TÜFE oranı yazısına bakabilirsiniz.

Süre Kaçırılırsa Ne Olur?

Otuz gün kuralına uyulmaz, sözleşmede artış hükmü de yoksa, kiraya veren hâlâ dava açabilir ancak mahkemenin belirlediği bedel yeni dönemin başından itibaren değil, dava tarihinden veya sonraki dönemden itibaren etkili olabilir. Bu, kiraya veren açısından bir gelir kaybıdır; bu nedenle artış talebinin zamanlaması önemlidir. Kiracı açısından ise, kiraya verenin geç kalması bir avantajdır. Zamanlamanın somut sonuçları, davanın açıldığı tarih ile yeni dönem başlangıcı arasındaki ilişkiye göre belirlenir.

Arabuluculuk Zorunluluğu

Konut ve işyeri kira uyuşmazlıklarında, kira bedelinin belirlenmesi davası açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabuluculuk sürecinin başlatılması ve son tutanak, dava açma zamanlamasını etkileyebilir; bu nedenle otuz günlük süre hesaplanırken arabuluculuk sürecinin takvimini önceden planlamak gerekir. Arabuluculuk sürecinde zaman kaybetmemek için yeni kira dönemi başlangıcından yeterince önce başvuru yapılması önerilir. Ayrıntı için kira sözleşmesinde zorunlu arabuluculuk süreci yazısını okuyabilirsiniz.

Yazılı Bildirimin Şekli

Kiraya verenin otuz gün içinde yapacağı yazılı artış bildirimi, kiracıya ulaşmalıdır. Noter ihtarnamesi, iadeli taahhütlü mektup veya kayıtlı elektronik posta ile yapılan bildirimler ispat açısından tercih edilir. Bildirimde artırılacak bedel veya artış oranı ve yeni dönem başlangıcı açıkça belirtilmelidir. Bildirimin içeriği belirsizse veya kiracıya ulaştığı ispatlanamıyorsa, geriye dönük artış hakkı zedelenebilir. İhtarname gönderme usulü için kira sözleşmesinde ihtarname gönderme usulü yazısına göz atabilirsiniz.

Kiracı Açısından Önlem ve Savunma

Kiracı, artış bildirimi aldığında şu adımları izleyebilir: bildirimin usulüne ve zamanına uygunluğunu kontrol etmek, TÜFE sınırını hesaplamak, emsal kira bedellerini araştırmak, gerekirse arabuluculuk sürecine katılmak. Kiracı ayrıca, kira bedelinin piyasa değerinin altında kalmadığına dair savunma yapabilir ve kiralananın durumuna ilişkin (bakımsızlık, ayıplar) belgelerini sunabilir. Kira bedeli tespit davasında emsal araştırmasının önemi için kira bedeli tespit davasında emsal kira araştırması yazısına bakın.

Kira Tespit ile Tahliye Davasının Farkı

Kira bedelinin belirlenmesi davası ile tahliye davası farklı amaçlara hizmet eder. Tespit davası, bedelin belirlenmesini amaçlar ve kiracıyı tahliye ettirmez. Bu ayrım, kiracının “artışa itiraz etmemin sonucu tahliye midir?” sorusuna cevap verir. Ayrıntı için kira tespit davası ile tahliye davasının farkı yazısı yararlıdır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Yeni dönem başlamadan otuz gün önce yazılı bildirim yapmamak,
  • Bildirimi sözlü veya ispatsız yapmak,
  • Arabuluculuk süresini hesaba katmamak,
  • Sözleşmedeki artış hükmünün TÜFE sınırını aşabileceğini unutmak,
  • Geriye dönük fark ödemesi riskini kiracıya anlatmamak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir kiraya veren, kira döneminin başlangıcından kırk gün önce kiracıya noter aracılığıyla yazılı artış bildirimi gönderir. Kiracı anlaşmaz, ancak kiraya veren yeni dönemin ilk aylarında dava açar. Otuz günlük önceden bildirim şartı yerine getirildiği için mahkemenin belirlediği bedel yeni dönemin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar; kiracı geçen aylar için fark ödemek zorunda kalır. Bildirim yapılmasaydı bu geriye dönük etki doğmayabilirdi.

Sonuç

Kira bedelinin belirlenmesi davası her zaman açılabilir; ancak belirlenen bedelin yeni dönemin başından itibaren bağlayıcı olması için otuz gün kuralı veya sözleşmedeki artış hükmü önemlidir. Zamanlama ve yazılı bildirim, taraflar için mali sonuç doğurur. Kira bedeli davası planlamanız için kira hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim sayfasından bize telefon veya mesajla ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kira tespit davası için süre sınırı var mı?

Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Ancak belirlenen bedelin hangi dönemden itibaren bağlayıcı olacağı, davanın veya yazılı artış bildiriminin zamanlamasına bağlıdır.

Otuz gün kuralı nedir?

Yeni kira döneminin başlangıcından en az otuz gün önce dava açılmış ya da kiraya veren yazılı artış bildirimi yapmışsa, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açılacak davada belirlenecek bedel yeni dönemin başından itibaren kiracıyı bağlar.

Sözleşmede artış hükmü varsa süre değişir mi?

Evet. Sözleşmede yeni dönemde bedelin artırılacağına dair bir hüküm varsa, yeni kira dönemi sonuna kadar açılacak davada belirlenen bedel de yeni dönemin başından itibaren geçerli olur.

Süreyi kaçırırsam hak kaybı olur mu?

Dava yine açılabilir; ancak belirlenen bedel geriye dönük yeni dönemin başlangıcından itibaren değil, ilerleyen dönemler için etkili olabilir. Bu nedenle zamanlamaya dikkat etmek gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 344, 345
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Kira Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler