Ticaret ve Şirketler Hukuku

Marka ile Ticaret Unvanı Çatışması Nasıl Çözülür?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Tescilli bir markanın başka bir işletmenin ticaret unvanıyla çakışması hâlinde önceliğin nasıl belirlendiği ve başvurulabilecek hukuki yollar anlatılmıştır.

Kısaca

  • Marka ve ticaret unvanı farklı kurumlar olup farklı sicillerde (Türk Patent ve Marka Kurumu, ticaret sicili) tescil edilir.
  • Çatışma hâlinde öncelik, kural olarak tescil veya kullanım tarihi önce olan hakka tanınır.
  • Tescilli marka sahibi, unvanın kendi markasına tecavüz oluşturduğu markasal kullanım hâllerinde marka hakkına dayanabilir.
  • Ticaret unvanının salt şirket kimliği olarak kullanılması, marka hakkına tecavüz oluşturmayabilir; belirleyici olan markasal kullanımın varlığıdır.

Bir işletmenin ticaret unvanı ile bir başkasının tescilli markası arasındaki çakışma, Türk hukuk uygulamasında sıkça karşılaşılan bir sorundur. Bu çatışma; bir tarafın ticaret unvanını markasal biçimde kullanması, diğer tarafın ise aynı veya benzer ibareyi marka olarak tescil ettirmiş olması durumunda ortaya çıkar. Bu yazıda marka ile ticaret unvanı arasındaki çatışmanın nasıl çözüleceği, önceliğin nasıl belirlendiği ve uygulanabilecek hukuki yollar ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Özellikle büyümekte olan işletmeler için bu konunun erken aşamada, marka stratejisiyle birlikte planlanması büyük önem taşır.

Marka ile Ticaret Unvanı Arasındaki Temel Fark

Ticaret unvanı, bir işletmenin kimliğini gösterirken; marka, mal veya hizmetleri diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işarettir. Ticaret unvanı ticaret siciline, marka ise Türk Patent ve Marka Kurumu’na tescil edilir. Bir işletme, ticaret unvanını aynı zamanda marka olarak kullanabilir; ancak bu iki koruma rejimi birbirinden bağımsızdır ve birinin tescili diğerini otomatik olarak korumaz.

Çatışmanın Ortaya Çıktığı Tipik Durumlar

  • Bir işletmenin, ticaret unvanının çekirdek kısmını uzun süredir markasal biçimde (ürün ambalajı, tabela, reklam) kullanması; ancak bu ibarenin sonradan başka bir kişi tarafından marka olarak tescil ettirilmesi,
  • Tescilli bir markanın sahibinin, aynı veya benzer ibareyi ticaret unvanı olarak kullanan bir başka işletmeye karşı marka hakkına tecavüz iddiasında bulunması,
  • Farklı sektörlerde faaliyet gösteren iki işletmenin, birbirinden habersiz şekilde benzer ibareleri hem unvan hem marka olarak kullanmaya başlaması.

Önceliğin Belirlenmesinde Esas Alınan Kriterler

Sınai Mülkiyet Kanunu, bir markanın tescilinde, üçüncü kişilerin daha önceden kullanılan ve o mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik kazanmış işaretlerine (ticaret unvanı dahil) dayanarak itiraz etmesine imkân tanır. Buna göre:

  • Ticaret unvanı, marka başvurusundan önce ve markasal nitelikte kullanılmışsa, unvan sahibi bu kullanıma dayanarak sonraki marka tesciline itiraz edebilir veya tescil edilmiş markanın hükümsüzlüğünü talep edebilir.
  • Marka, ticaret unvanından önce tescil edilmiş ve tanınmışlık kazanmışsa, unvanını markasal biçimde kullanan işletmeye karşı marka hakkına tecavüz iddiasında bulunulabilir.

Burada belirleyici husus, sadece hangi tescilin önce yapıldığı değil, aynı zamanda ticaret unvanının markasal biçimde (yani mal veya hizmeti ayırt edecek şekilde) kullanılıp kullanılmadığıdır. Bir şirketin unvanını yalnızca faturalarında ve resmi yazışmalarında kullanması, markasal kullanım sayılmayabilir.

Markasal Kullanım Kavramının Önemi

Bir ticaret unvanının salt şirketin hukuki kimliğini belirtmek amacıyla kullanılması (örneğin sözleşme imzalarında, resmi yazışmalarda) marka hakkına tecavüz oluşturmaz. Ancak unvanın ürün ambalajında, tabelada, reklam materyallerinde, mal veya hizmetin kaynağını gösterecek biçimde kullanılması markasal kullanım kabul edilir ve bu tür kullanım, önceki tarihli bir markaya tecavüz teşkil edebilir. Bu ayrım, uyuşmazlıkların çözümünde mahkemelerin üzerinde en çok durduğu noktalardan biridir.

Çözüm Yolları

Marka ile ticaret unvanı çatışmasında taraflar şu yollara başvurabilir:

  • İtiraz süreci: Marka başvurusu ilan aşamasındayken, önceki hak sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde itirazda bulunabilir.
  • Hükümsüzlük davası: Tescil edilmiş bir markanın, önceki hak sahibinin izni olmaksızın ve kötü niyetle tescil edildiği hâllerde hükümsüzlüğü talep edilebilir.
  • Tecavüzün önlenmesi davası: Marka hakkına veya ticaret unvanına tecavüz eden kullanımın durdurulması ve tazminat talep edilebilir.
  • Unvan değişikliği: Bazı hâllerde taraflar, uyuşmazlığı dava yoluna gitmeden, unvanda küçük değişiklikler yaparak karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırma yoluna gidebilir.

Farklı Sektörlerde Faaliyet Halinde Değerlendirme

Marka koruması, kural olarak tescil edildiği mal ve hizmet sınıflarıyla sınırlıdır. Bu nedenle bir markanın tescilli olduğu sınıfla tamamen farklı bir sektörde faaliyet gösteren bir işletmenin, aynı ibareyi ticaret unvanı olarak kullanması her zaman tecavüz oluşturmayabilir. Ancak marka tanınmış marka statüsündeyse, farklı sektörlerde de koruma kapsamı genişleyebilir; zira tanınmış markalar, haksız yararlanmayı ve markanın itibarına zarar verilmesini önlemek amacıyla sınıf sınırlaması olmaksızın daha geniş korumadan yararlanır. Bu nedenle unvan seçimi öncesinde yalnızca aynı sektördeki değil, tanınmış markalar bakımından farklı sektörlerdeki tescilli markaların da araştırılması önerilir.

Kötü Niyetli Tescillere Karşı Korunma

Bazı durumlarda üçüncü kişiler, bilerek ve kötü niyetle, başka bir işletmenin uzun süredir kullandığı ticaret unvanını kendi adlarına marka olarak tescil ettirmeye çalışabilir. Sınai Mülkiyet Kanunu, kötü niyetli marka başvurularına karşı hükümsüzlük davası açma imkânı tanır. Bu tür davalarda, kötü niyetin ispatı için başvuru sahibinin önceki unvanı bildiğini gösteren delillerin (aynı sektörde faaliyet, ticari ilişki, coğrafi yakınlık gibi) sunulması gerekir. Kötü niyetli tescillerin süresi içinde tespit edilip itiraz edilmesi, hükümsüzlük davasına göre çok daha hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm sunar.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir gıda üreticisi, on yıldır kullandığı ticaret unvanının çekirdek ibaresini ürün ambalajlarında da markasal biçimde kullanmaktadır. Bu süre zarfında başka bir firma, aynı ibareyi farklı bir sektörde marka olarak tescil ettirmiştir. Gıda üreticisi, kendi markasal kullanımının önceye dayandığını ispatlayarak, sonraki marka tesciline karşı hükümsüzlük davası açma ya da en azından kendi sektöründeki kullanımının devamını savunma imkânına sahip olabilir.

Sözleşmeyle Önleyici Tedbirler

Şirket kuruluşu veya marka lisans sözleşmelerinde, tarafların ticaret unvanı ve marka kullanımına ilişkin yükümlülüklerinin açıkça düzenlenmesi, ileride çıkabilecek çatışmaları önemli ölçüde azaltır. Özellikle ortak girişim (joint venture) ve franchise ilişkilerinde, unvan ve marka kullanım haklarının sözleşme sona erdiğinde ne şekilde sonlandırılacağının baştan planlanması önerilir.

Sonuç

Marka ile ticaret unvanı arasındaki çatışmalar, iki farklı koruma rejiminin kesiştiği karmaşık bir alanı oluşturur. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde kullanım tarihinin, markasal kullanımın varlığının ve tarafların faaliyet alanlarının doğru analiz edilmesi belirleyicidir. Unvanınızla ilgili bir marka çatışması yaşıyorsanız ticaret hukuku alanında hukuki destek almanız önerilir.

Sık sorulan sorular

Ticaret unvanımı tescil ettirdim, bu markamı da korur mu?

Hayır. Ticaret unvanı tescili, ayrı bir hukuki koruma sağlar; aynı ibarenin marka olarak da korunması için ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka tescili yaptırılması gerekir.

Unvanımla aynı ibare başkası tarafından marka olarak tescil ettirilirse ne olur?

Unvanın markadan önce ve o faaliyet alanında fiilen kullanıldığını ispatlayabilen kişi, sonraki marka tesciline karşı hükümsüzlük davası açabilir veya kendi önceki kullanımına dayanarak markasal kullanıma itiraz edebilir.

İki kurum arasındaki öncelik nasıl belirlenir?

Öncelik, genel olarak hangi hakkın (unvan kullanımı veya marka tescili) daha önceki bir tarihe dayandığına göre belirlenir; ayrıca kullanımın markasal nitelikte olup olmadığı da değerlendirmede dikkate alınır.

Dayanak mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 39-52
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6, 7, 25, 155
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler

  • Ticaret ve Şirketler Hukuku

    Ticaret Unvanının Tescili ve Hukuki Korunması

    Ticaret unvanının seçimi, ticaret siciline tescili ve tecavüze karşı korunması ile marka hukukundan farkları bu yazıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

    4 dk okuma
  • Ticaret ve Şirketler Hukuku

    Ticaret Unvanına Tecavüz Davası Nasıl Açılır?

    Ticaret unvanına tecavüz davasının şartları, talep edilebilecek hususlar, görevli mahkeme ve dava sürecinde dikkat edilmesi gerekenler bu yazıda anlatılmıştır.

    4 dk okuma
  • Ticaret ve Şirketler Hukuku

    Marka ve Patentin Haksız Rekabet Boyutu

    Sınai mülkiyet hakkı ihlalleri ile TTK’daki haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulandığı durumlar ve dava stratejisi açıklanmıştır.

    4 dk okuma