Ticaret ve Şirketler Hukuku

Ortaklıktan Çıkarılma Davası Nasıl Açılır?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Limited şirketlerde ortağın haklı sebeple çıkarılması, genel kurul kararıyla ve mahkeme kararıyla çıkarma arasındaki farklar bu yazıda anlatılmıştır.

Kısaca

  • Şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerle bir ortak genel kurul kararıyla şirketten çıkarılabilir (TTK m. 640).
  • Çıkarma kararına karşı ortak, bildirimden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.
  • Haklı sebeplerin varlığında şirket, mahkemeden ortağın çıkarılmasına karar verilmesini isteyebilir.
  • Çıkarılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uyan bir bedel isteme hakkına sahiptir.

Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulması, bazen bir ortağın kendi isteğiyle ayrılmasından değil, diğer ortakların o ortağı şirketten çıkarmak istemesinden kaynaklanır. Bu yazıda limited şirketlerde ortaklıktan çıkarma sürecinin iki farklı yolu, ispat yükü ve dikkat edilmesi gereken hususlar ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Genel Kurul Kararıyla Çıkarma

TTK m. 640’a göre şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. Bu düzenleme, ortakların önceden hangi davranışların çıkarma sonucu doğuracağını bilmesini sağlayarak, süreci daha öngörülebilir hâle getirir. Esas sözleşmede öngörülen bir sebebin gerçekleşmesi hâlinde, genel kurul gerekli nisapla çıkarma kararı alabilir.

Çıkarma Kararına İtiraz

Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Bu dava, çıkarma sebebinin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve kararın usulüne uygun alınıp alınmadığının mahkemece incelenmesini sağlar. Süresinde dava açılmazsa, çıkarma kararı kesinleşir ve ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uyan bir ayrılma bedeli talep etme hakkını korumakla birlikte, ortaklık sıfatını kaybeder.

Mahkeme Kararıyla Çıkarma

Esas sözleşmede çıkarma sebepleri düzenlenmemiş olsa dahi, TTK m. 640/3, şirketin istemi üzerine bir ortağın haklı sebebe dayanılarak mahkeme kararıyla şirketten çıkarılmasının mümkün olduğunu öngörür. Bu yol, şirketin, bir ortağın davranışlarının (örneğin şirkete zarar veren rekabet faaliyetleri, sürekli sadakatsizlik, şirketin işleyişini engelleyen davranışlar) artık ortaklığın devamını imkânsız kıldığını ileri sürerek mahkemeye başvurmasını gerektirir.

Haklı Sebep Değerlendirmesi

Mahkeme kararıyla çıkarmada aranan haklı sebep, çıkma davasındaki haklı sebebe benzer biçimde geniş yorumlanır; ancak burada değerlendirilen, çıkarılmak istenen ortağın davranışlarının şirkete veya diğer ortaklara verdiği zarardır. Tipik örnekler arasında; ortağın şirketle rekabet eden bir faaliyette bulunması, şirketin ticari sırlarını ifşa etmesi, sürekli olarak şirketin kararlarını engellemesi veya ortaklık yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal etmesi sayılabilir.

Çıkarılan Ortağın Hakları

Çıkarılma kararı kesinleşen veya mahkemece çıkarılmasına karar verilen ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uyan bir bedel isteme hakkına sahiptir. Bu bedel, tıpkı çıkma davasında olduğu gibi genellikle bağımsız bir değerleme uzmanı tarafından belirlenir. Çıkarılan ortağın bu bedeli talep etme hakkı, çıkarmanın haklı olup olmadığından bağımsız olarak korunur; yani ortak haksız yere çıkarıldığını ispatlayamasa dahi, esas sermaye payının karşılığını almaya devam eder.

Çıkarma ile Ortaklık Yükümlülüklerinin İhlali Arasındaki İlişki

Bir ortağın rekabet yasağı, sadakat borcu veya sermaye koyma borcu gibi temel ortaklık yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal etmesi, hem çıkarma sebebi oluşturabilir hem de ayrıca tazminat sorumluluğu doğurabilir. Şirket, çıkarma talebiyle birlikte, ihlalden kaynaklanan zararlarının tazminini de talep edebilir; bu iki talep birbirinden bağımsız olarak değerlendirilir.

Anonim Şirketlerde Çıkarma Kurumunun Sınırlı Uygulanışı

Anonim şirketlerde, limited şirketteki gibi genel bir çıkarma mekanizması bulunmaz; anonim şirket pay sahipliği, kural olarak payın devri yoluyla sona erer. Ancak halka açık olmayan anonim şirketlerde esas sözleşmeyle, belirli haklı sebeplerin varlığında pay sahibinin payının satın alınmasını zorunlu kılan özel düzenlemeler yapılabilir. Bu tür düzenlemeler, ortaklar arası ilişkinin limited şirketlere göre daha az kişisel olduğu anonim şirketlerde daha nadir kullanılsa da, özellikle az sayıda pay sahibi olan kapalı anonim şirketlerde tercih edilebilir.

Çıkarma Davasında Karşı Tarafın Savunma İmkânları

Çıkarılması istenen ortak, kendisine yöneltilen iddiaların gerçeği yansıtmadığını veya iddia edilen davranışların haklı sebep oluşturacak ağırlıkta olmadığını savunabilir. Ayrıca çıkarma talebinin, diğer ortakların kendisini haksız yere şirketten uzaklaştırma amacı taşıdığını ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürebilir. Bu tür savunmaların güçlü delillerle desteklenmesi, davanın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.

Çıkarma Davasının Şirketin Diğer Ortaklarına Etkisi

Bir ortağın çıkarılması, kalan ortakların sermaye payı oranlarını değiştirmez; çıkarılan ortağın payı, kural olarak şirket tarafından devralınır veya diğer ortaklara ya da üçüncü kişilere devredilir. Bu sürecin esas sözleşmede veya mahkeme kararında nasıl düzenleneceğinin baştan netleştirilmesi, çıkarma kararının uygulanmasında ortaya çıkabilecek belirsizlikleri önler.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir limited şirket ortağı, şirketle doğrudan rekabet eden bir işletme kurarak şirketin müşterilerini bu yeni işletmeye yönlendirmiştir. Diğer ortaklar, bu davranışın haklı sebep oluşturduğunu ileri sürerek mahkemeden bu ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep edebilir; mahkeme, rekabet yasağının ağır biçimde ihlal edildiğini tespit ederse çıkarma talebini kabul edebilir.

Çıkarma ile Cezai Şart Talebinin Birlikte İleri Sürülmesi

Esas sözleşmede veya ayrı bir pay sahipleri sözleşmesinde, ortaklık yükümlülüklerinin ihlali hâlinde cezai şart öngörülmüşse, şirket çıkarma talebiyle birlikte bu cezai şartın ödenmesini de talep edebilir. Cezai şartın varlığı, ihlalin ispatını nispeten kolaylaştırır; ancak aşırı yüksek cezai şartların mahkemece tenkis edilebileceği unutulmamalıdır.

Çıkarma Sonrası Şirketin Yeniden Yapılanması

Bir ortağın çıkarılmasının ardından, şirketin kalan ortaklarla birlikte yönetim yapısını, sermaye dağılımını ve varsa esas sözleşme hükümlerini gözden geçirmesi önerilir. Bu gözden geçirme, hem çıkarma sürecinin doğurduğu boşlukların doldurulmasını sağlar hem de benzer uyuşmazlıkların gelecekte tekrarlanmasını önleyecek yapısal düzenlemelerin yapılmasına imkân tanır.

Sonuç

Ortaklıktan çıkarma, hem genel kurul kararıyla hem de mahkeme kararıyla gerçekleştirilebilen, ortaklar arası uyuşmazlıkların çözümünde önemli bir araçtır. Her iki yolun da kendine özgü şartları ve süreçleri bulunduğundan, somut olaya en uygun yolun doğru seçilmesi büyük önem taşır. Ortaklıktan çıkarma sürecinizde ticaret hukuku alanında hukuki destek almanız önerilir.

Çıkarma Sürecinde Delil Toplamanın Önemi

Şirketin bir ortağı çıkarmak istemesi hâlinde, ileri sürülen haklı sebebin somut delillerle desteklenmesi büyük önem taşır. Rekabet ihlali iddialarında ilgili işletmenin faaliyetlerini gösteren belgeler, sadakatsizlik iddialarında yazışmalar ve tanık beyanları gibi deliller önceden titizlikle derlenmelidir. Yetersiz delillerle açılan bir çıkarma davası, hem reddedilme riski taşır hem de şirket içi ilişkilerin daha da gerginleşmesine yol açabilir.

Sık sorulan sorular

Bir ortak esas sözleşmede öngörülmeyen bir sebeple çıkarılabilir mi?

Genel kurul kararıyla çıkarma için esas sözleşmede çıkarma sebeplerinin önceden düzenlenmiş olması gerekir; esas sözleşmede öngörülmeyen sebeplerle çıkarma ancak mahkemeden haklı sebeple çıkarma davası açılarak istenebilir.

Çıkarma kararına karşı hangi sürede itiraz edilebilir?

Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir; bu süre kaçırılırsa karar kesinleşir.

Çıkarılan ortağa ödenecek bedel nasıl belirlenir?

Çıkarılan ortağa ödenecek bedel, esas sermaye payının gerçek (rayiç) değeri esas alınarak belirlenir; bu değer genellikle bağımsız bir bilirkişi tarafından hesaplanır.

Dayanak mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 640, 641
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler