Türk Ticaret Kanunu’nun saydığı mutlak ticari davalar, iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari davalar, istisnalar ve asliye ticaret mahkemesinin görevi.
Kısaca
- Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari davadır; buna nispi ticari dava denir (TTK m. 4/1).
- Taraflar tacir olmasa bile TTK, TBK’nın belirli hükümleri, fikri mülkiyet, borsa ve bankacılık düzenlemeleri gibi sayılan konulardan doğan davalar mutlak ticari davadır.
- Ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar istisnadır.
- Asliye ticaret mahkemesi, dava değerine bakılmaksızın tüm ticari davalarla ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir (TTK m. 5).
Bir uyuşmazlığın ticari dava sayılıp sayılmaması, görevli mahkemeyi, uygulanacak yargılama usulünü ve dava şartı olan arabuluculuğu doğrudan etkiler. Uygulamada davanın yanlış mahkemede açılması, zaman ve masraf kaybına yol açar. Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi ticari davaları iki grupta düzenler: nispi ticari davalar ve mutlak ticari davalar. Bu yazıda iki kavramı, aralarındaki farkı ve pratik sonuçlarını anlatıyoruz.
Ticari Dava Nedir?
Ticari dava, ticari işletme faaliyetiyle ya da kanunun ticari saydığı konularla ilgili özel hukuk uyuşmazlığıdır. Ticari davalar, ticaret hayatının hızına ve özelliklerine göre özel mahkemede görülür. Bu ayrım, tacir sıfatı ile yakından ilgilidir; ayrıntı için tacir sıfatı ve hukuki sonuçları yazısına bakabilirsiniz.
Nispi Ticari Dava
TTK m. 4/1’e göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava sayılır. Bu tür davalara “nispi” denmesinin sebebi, davanın ticari niteliğinin tarafların durumuna ve uyuşmazlığın ilişkisine göre göreceli olarak belirlenmesidir. Şartlar şunlardır:
- Her iki taraf da tacir olmalıdır (ya da ticari işletme sahibi sayılmalıdır).
- Uyuşmazlık, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olmalıdır.
Örneğin iki tacir arasındaki mal satımı, ticari işletmelerini ilgilendiren bir işlemdir ve doğan dava nispi ticari davadır. Buna karşılık bir tacirin kendi ailesine ait konut satımı, ticari işletmesiyle ilgili olmadığından ticari dava sayılmaz. Bir taraf için ticari iş niteliğindeki sözleşmelerin diğer taraf için de ticari iş sayılması kuralı ayrı bir konudur; bunun için ticari iş karinesi nedir yazısına göz atabilirsiniz.
Mutlak Ticari Dava
Mutlak ticari davada tarafların tacir olup olmadığı önemli değildir. Kanun, belirli konulardan doğan davaları doğrudan ticari sayar. TTK m. 4/1’e göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın şu konulardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava sayılır:
- Türk Ticaret Kanunu: Bu Kanunda düzenlenen konular (şirketler, kıymetli evrak, deniz ticareti, sigorta gibi).
- Türk Medeni Kanunu: Rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki hükümler.
- Türk Borçlar Kanunu’nun belirli hükümleri: Malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi, rekabet yasağı, yayın sözleşmesi, kredi mektubu ve kredi emri, komisyon sözleşmesi, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları, havale ve saklama sözleşmeleri.
- Fikri mülkiyet hukuku: İlgili mevzuattan doğan davalar.
- Borsa, sergi, panayır, pazar ve antrepo gibi ticarete özgü yerlere ilişkin özel hükümler.
- Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemeler.
Bu listede yer alan konulardan doğan dava, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır. Örneğin bir ticaret şirketinin genel kurul kararının iptali, komisyon sözleşmesinden doğan alacak veya kambiyo senedi davası mutlak ticari davadır. Komisyon konusunda komisyonculuk sözleşmesi nedir yazısına bakabilirsiniz.
İstisna: Ticari Sayılmayan Davalar
Kanun, listeden bir istisna çıkarır: herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia (saklama) ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır (m. 4/1 son cümle). Yani bu alanlardaki uyuşmazlık ticari işletmeyle ilgili değilse, mutlak ticari dava sayılmaz. Örneğin bir kişinin sanatçı olarak eserini yayınlama sözleşmesinden doğan uyuşmazlığı ticari işletmeyle ilgisi olmadığı sürece ticari dava sayılmayabilir.
Görevli Mahkeme: Asliye Ticaret Mahkemesi
TTK m. 5/1’e göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4. madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır (m. 5/2). Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulu, bu mahkemelerden birini veya birkaçını deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin davalara bakmakla görevlendirebilir.
Görev İlişkisi ve Görevsizlik
Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir; bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır (m. 5/3). Yani yanlış mahkemede dava açılması halinde mahkeme görevsizlik kararı verir ve dosya görevli mahkemeye gönderilir. Ancak asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder (m. 5/4). Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi için kira davalarına ilişkin kira hukukunda görevli ve yetkili mahkeme rehberi yazısı da genel yaklaşım açısından örnek verir; ancak kira uyuşmazlıkları ticari davadan ayrı bir düzene tabidir.
Ticari Davada Arabuluculuk Şartı
Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m. 5/A). Arabulucu yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Bu şart yerine getirilmeden dava açılırsa dava usulden reddedilir. Süreç için ticari davada zorunlu arabuluculuk süreci yazısını okuyabilirsiniz.
Tahkim ve Diğer Uyuşmazlık Çözüm Yolları
Ticari uyuşmazlıklar mahkeme yerine tahkim yoluyla da çözülebilir. Taraflar tahkim şartı öngörmüşse, mahkeme görevinden söz edilmez. Bunun için ticari uyuşmazlıklarda tahkim sözleşmesi yazısına göz atabilirsiniz.
Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar
- Davanın nispi mi mutlak mı ticari olduğunu dava öncesinde belirleyin.
- Taraflardan birinin tacir olmaması durumunda, uyuşmazlığın kanundaki listeye girip girmediğini kontrol edin.
- Para alacağı davası açacaksanız arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesine ekleyin.
- Görev ve yetki kurallarına göre doğru mahkemeyi seçin.
- Sözleşmede yetki ve tahkim şartı varsa bunları değerlendirin.
Sık Yapılan Hatalar
- Ticari davayı asliye hukuk mahkemesinde açmak,
- Arabuluculuğa başvurmadan para alacağı davası açmak,
- Tacir sıfatının bulunmadığı davanın otomatik olarak ticari sayılacağını düşünmek,
- Ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale veya vedia davasını ticari saymak,
- Görevsizlik kararı sonrası süreleri takip etmemek.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. İki ticari işletme arasında bir mal satımı sözleşmesi vardır ve bedel ödenmemiştir. İki taraf da tacir olduğundan ve uyuşmazlık ticari işletmelerini ilgilendirdiğinden dava nispi ticari davadır. Alacaklı önce arabulucuya başvurur, anlaşma sağlanamayınca asliye ticaret mahkemesinde alacak davası açar. Aynı alacak, bir komisyon sözleşmesinden doğsaydı, taraflar tacir olmasa bile mutlak ticari dava sayılırdı.
Sonuç
Ticari davalar, iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi davalar ile kanunda sayılan konulardan doğan mutlak davalar olarak ikiye ayrılır; görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir ve para alacağı davalarında arabuluculuk dava şartıdır. Ticari uyuşmazlığınızın doğru mahkemede ve doğru usulle açılması için ticaret hukuku alanında dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. İletişim sayfamızdaki telefon numarasından veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Mutlak ticari dava ile nispi ticari dava arasındaki fark nedir?
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın kanunda sayılan konulardan doğan davalardır. Nispi ticari davalar ise iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalardır; burada tarafların ticari işletme sahibi olması ve uyuşmazlığın bu işletmeyle ilgili bulunması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse dava ticari sayılır mı?
Nispi ticari dava için iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlık aranır. Ancak uyuşmazlık kanunda sayılan mutlak ticari dava kapsamındaysa, taraflar tacir olmasa bile dava ticari sayılır.
Ticari davalarda hangi mahkeme görevlidir?
Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakar.
Ticaret mahkemesi olmayan yerde ticari dava nasıl görülür?
Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder.
Dayanak mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4, 5
Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.