Mirasçılar terekedeki elbirliği ortaklığını nasıl sona erdirir? Ortaklığın giderilmesi davasının şartları, arabuluculuk zorunluluğu ve süreç anlatılıyor.
Kısaca
- Mirasçılar, paylaşmaya kadar terekeye elbirliği ile sahip olur ve tek başına tasarrufta bulunamaz (TMK m. 640).
- Her mirasçı, sözleşme veya kanunla aksine bağlı olmadıkça her zaman paylaşmayı isteyebilir (TMK m. 642).
- Taşınır ve taşınmazlara ilişkin ortaklığın giderilmesi davalarında dava şartı arabuluculuk zorunludur (6325 sayılı Kanun m. 18/B).
- Mahkeme, mümkünse aynen taksim, mümkün değilse satış yoluyla paylaştırma yapar.
- Anlaşmazlık taşınır mallarda da benzer şekilde satış veya bölüştürme yoluyla çözülür.
Birden fazla mirasçı bulunduğunda, mirasın açılmasıyla birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki tüm hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Bu ortaklığın sona erdirilmesi için başvurulan yol, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıdır.
Miras Ortaklığının Niteliği
TMK m. 640’a göre mirasçılar terekeye elbirliği (iştirak hâlinde) mülkiyetle sahip olur; yani hiçbir mirasçı, kendi payını somut bir mal üzerinde bağımsız olarak gösteremez ve tek başına tasarrufta bulunamaz. Sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait haklar üzerinde ancak birlikte tasarruf edilebilir.
Paylaşmayı İsteme Hakkı
TMK m. 642’ye göre mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Mirasçılardan biri, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir.
Arabuluculuk Zorunluluğu
Taşınır ve taşınmazlara ilişkin ortaklığın giderilmesi davalarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması kanunen zorunlu bir dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B). Arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlanırsa, düzenlenen son tutanakla birlikte dava açılabilir. Bu konuda ayrıntı için mirasta arabuluculuk zorunluluğu yazımıza bakabilirsiniz.
Paylaştırma Yöntemleri
Mahkeme paylaştırma yaparken önceliği aynen taksime (mümkünse her mirasçıya somut bir mal veya taşınmaz verilmesine) verir; taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi ve değer farklarının para ile denkleştirilmesi de mümkündür (TMK m. 642/2). Aynen taksim mümkün değilse veya değerde önemli azalmaya yol açacaksa, mal satılarak bedeli mirasçılar arasında paylaştırılır. Mirasçılardan biri isterse satış açık artırma yoluyla yapılır.
Payını Devretmek İsteyen Mirasçı
Bir mirasçı, henüz paylaşma tamamlanmadan kendi miras payını üçüncü bir kişiye devredebilir; ancak bu devrin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır ve alıcıya doğrudan paylaşmaya katılma yetkisi vermez (TMK m. 677). Alıcı yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine devredilmesini isteyebilir.
Satış Usulü ve Bedelin Paylaştırılması
Satış kararı verildiğinde, mirasçılar satışın kendi aralarında mı yoksa herkese açık artırma yoluyla mı yapılacağı konusunda anlaşabilir; anlaşamazlarsa sulh hâkimi bu konuda karar verir (TMK m. 651). Satış bedeli, öncelikle varsa terekeye ait ortak borçların ödenmesinde kullanılır; kalan tutar mirasçılar arasında miras payları oranında paylaştırılır. Taşınmaz satışlarında icra müdürlüğü aracılığıyla açık artırma usulü uygulanabilir.
Değerinde Azalma Olmadan Bölünemeyen Mallar
Bir taşınmaz veya işletme gibi değerinde önemli azalma olmadan fiziksel olarak bölünemeyen mallar, bütün hâlinde mirasçılardan birine özgülenir ve diğer mirasçılara değer farkı ödenir (TMK m. 651). Bu tür mallarda hangi mirasçıya özgüleneceği konusunda anlaşma sağlanamazsa, mal doğrudan satışa çıkarılır.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Üç kardeş, babalarından kalan bir apartman dairesi ve bir arsa üzerinde ortak mirasçı olmuştur. Daireyi kullanmak isteyen kardeşlerden biri diğerlerine bedel ödemeyi teklif etmiş ancak anlaşma sağlanamamıştır. Arabuluculuk görüşmesi de sonuçsuz kalınca kardeşlerden biri sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açmış, mahkeme daireyi bir kardeşe vererek diğerlerine değer farkını ödetmiş, arsayı ise açık artırmayla sattırarak bedelini paylaştırmıştır.
Paylaşma Sözleşmesi ile Anlaşmalı Çözüm
Mirasçılar, dava açmadan önce veya dava sürerken aralarında yazılı bir paylaşma sözleşmesi imzalayarak terekeyi diledikleri gibi bölüştürebilir (TMK m. 676). Bu sözleşme, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kapsayabilir. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır; noter onayı zorunlu değildir ancak taşınmaz devirlerinde tapuda resmi şekilde işlem yapılması gerekir.
Kayyım Atanması Gereken Durumlar
Mirasçılardan birinin payını devralmış veya haczettirmiş bir alacaklı ya da elinde borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı, sulh hâkiminden bu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir (TMK m. 648). Bu düzenleme, borçlu mirasçının paylaşma sürecini kasıtlı olarak geciktirmesinin önüne geçmeyi amaçlar.
Cenin Bulunması Hâlinde Erteleme
Mirasın açıldığı tarihte mirasçı olabilecek bir cenin varsa, paylaşma doğumuna kadar ertelenir; anne muhtaç durumdaysa doğuma kadar geçim giderlerinin terekeden karşılanmasını isteyebilir (TMK m. 643). Bu düzenleme, henüz doğmamış mirasçının haklarının paylaşma tamamlanmadan önce güvence altına alınmasını sağlar.
Terekedeki Borçların Paylaşmadan Önce Ödenmesi
Mirasçılardan her biri, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir (TMK m. 649). Bu talep, paylaşma sonrasında mirasçıların kişisel malvarlıklarıyla tereke borçlarından müteselsilen sorumlu tutulma riskini azaltır. Uygulamada, büyük tutarlı borçlar bulunan dosyalarda önce borçların tereke malvarlığından karşılanması, ardından kalan net değerin paylaştırılması yoluna gidilir.
Dava Sürerken Ölen Mirasçının Durumu
Ortaklığın giderilmesi davası devam ederken mirasçılardan biri ölürse, onun payı kendi mirasçılarına geçer ve dava bu yeni mirasçılarla birlikte devam eder. Bu durumda mahkeme, ölen mirasçının yerine geçen kişilerin mirasçılık belgesini dosyaya sunmasını ister ve süreci bu belgeye göre yeniden düzenler.
Kısmi Paylaşma Talebi
Mirasçılar, terekenin tamamının değil yalnızca belirli mallarının paylaşılmasını da talep edebilir; örneğin nakit ve banka hesapları hemen paylaştırılırken, üzerinde anlaşmazlık bulunan bir taşınmaz için ayrı bir süreç yürütülebilir. Bu kısmi paylaşma esnekliği, mirasçıların en azından uyuşmazlıksız kısımlar üzerinde hızlıca hak sahibi olmasını sağlar.
Kira Getiren Tereke Mallarında Gelir Paylaşımı
Paylaşma tamamlanana kadar tereke içindeki kira getiren taşınmazlardan elde edilen gelir, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaştırılır. Mirasçılardan biri kira gelirini tek başına tahsil edip diğerlerine aktarmazsa, diğer mirasçılar bu tutarın kendi paylarına düşen kısmını hem paylaşma davası içinde hem de ayrı bir alacak davasıyla talep edebilir.
Sonuç
Mirasçılar arası ortaklığın giderilmesi davası, uzlaşmayla çözülemeyen miras paylaşımlarında başvurulan etkili bir hukuki yoldur. Arabuluculuk zorunluluğu ve paylaştırma yöntemlerinin doğru bilinmesi, sürecin daha hızlı ilerlemesini sağlar. Miras hukuku hizmetlerimiz için miras hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ortaklığın giderilmesi davası hangi mahkemede açılır?
Dava, sulh hukuk mahkemesinde, terekeye dahil taşınmazın bulunduğu veya mirasın açıldığı yer mahkemesinde açılabilir.
Dava açmadan önce arabuluculuğa gitmek zorunlu mudur?
Evet, 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi uyarınca taşınır ve taşınmazlara ilişkin ortaklığın giderilmesi davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır; arabuluculuk sonuçsuz kalırsa dava açılabilir.
Mahkeme malı ikiye bölerek mi paylaştırır?
Mahkeme öncelikle aynen taksimi (fiziksel bölüşüm) dener; bu mümkün değilse veya değer kaybına yol açacaksa malın satılarak bedelinin paylaştırılmasına karar verir.
Bir mirasçı payını satmak isterse ne olur?
Mirasçı, kendi miras payını üçüncü kişiye devredebilir; ancak bu devir alıcıya paylaşmaya katılma yetkisi vermez, sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağlar (TMK m. 677).
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 640-651 (miras ortaklığı ve paylaşma)
- 7201 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile ilişkili düzenlemeler (satış usulü)
Miras Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.