Ceza Hukuku

Nefret ve Ayrımcılık Suçu (TCK 122): Mal ve Hizmetten Yararlanmanın, İşe Alımın Engellenmesi

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

TCK 122 kapsamında dil, ırk, cinsiyet, engellilik, din gibi farklılıklardan doğan nefretle mal satışının, hizmetin ve işe alımın engellenmesi ile cezası.

Kısaca

  • Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle kamuya arz edilmiş bir malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini engelleyen kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır (TCK m. 122/1).
  • Aynı nefret nedeniyle bir kişinin kamuya arz edilmiş bir hizmetten yararlanmasını, işe alınmasını veya olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen kişi de aynı cezayı alır.
  • Suç, kamuya arz edilen mal ve hizmetlerde ayrımcı engelleme fiillerini kapsar; özel yaşam içindeki tercihler bu kapsamın dışındadır.

Bir kişinin engelli olduğu için bir hizmetten yararlandırılmaması, bir kişinin dini veya etnik kökeni nedeniyle bir daireyi kiralayamaması ya da cinsiyeti nedeniyle işe alınmaması gibi durumlar, eşitlik ilkesinin ve insan onurunun ihlalidir. Hukuk düzeni bu tür ayrımcılığı çeşitli yollarla engellemeye çalışır: anayasal güvenceler, iş hukuku hükümleri ve ceza hukuku yaptırımları. Türk Ceza Kanunu 122. madde, nefret nedeniyle yapılan belirli ayrımcı engellemeleri suç olarak düzenler. Bu yazıda suçun kapsamını, unsurlarını ve cezasını anlatıyoruz.

Suçun Amacı ve Kapsamı

TCK m. 122, “nefret ve ayrımcılık” başlığı altında, belirli gruplara yönelik nefret nedeniyle yapılan ayrımcı engellemeleri cezalandırır. Bu hüküm, eşit yurttaşlık ve insan onuru ilkelerini korur. Suç, sadece bireysel önyargılar değil, bu önyargıların mal, hizmet, istihdam ve ekonomik faaliyetlere erişimi engelleyen somut davranışa dönüşmesi halinde oluşur. Yani kanun, düşünceyi değil, engelleyici fiili cezalandırır. Bu nedenle sadece ayrımcı söz söylemek bu suçun kapsamına doğrudan girmeyebilir; ancak başka suçlar (hakaret, nefrete tahrik) gündeme gelebilir.

Korunan Farklılıklar

TCK m. 122/1’e göre dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret bu suçun temelini oluşturur. Bu liste, kanunda sayılan ayrımcılık nedenlerini gösterir. Sayılmayan bir farklılık (örneğin belirli bir spor takımı taraftarlığı) bu suç kapsamına girmez. Nefretin farklılıktan kaynaklanması gerekir; yani fail, mağdurun bu özelliğinden dolayı ona karşı olumsuz bir düşünceye sahip olmalı ve bu düşünceyle hareket etmelidir. Nefretin varlığı, failin davranışlarından, sözlerinden ve olay örgüsünden çıkarılır.

Engellenen Faaliyetler

Suç, dört tür engelleme fiilini kapsar:

  • Kamuya arz edilmiş taşınır veya taşınmaz malın satılmasının, devrinin veya kiraya verilmesinin engellenmesi,
  • Kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmanın engellenmesi,
  • Bir kişinin işe alınmasının engellenmesi,
  • Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasının engellenmesi.

Bu fiillerden herhangi birini nefret nedeniyle gerçekleştiren kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamuya arz edilmiş olma şartı önemlidir: sadece belirli kişilere sunulan veya özel bir ilişkiye dayanan mal veya hizmetler bu hükmün dışında kalabilir.

Kamuya Arz Edilmiş Mal ve Hizmet

Kamuya arz, mal veya hizmetin herkese sunulmasıdır. Örneğin bir mağazada satılan ürünler, bir otelin odaları, bir restoranın hizmetleri, ilanla kiraya verilen bir ev bu kapsamdadır. Bu tür arzlarda, sunucu kişi seçme özgürlüğünü keyfi ve nefret temelli biçimde kullanamaz. Ancak sunucunun meşru sebeplerle satıştan veya hizmetten kaçınması (güvenlik, stok, ödeme güvencesi, yasal engeller) bu suçu oluşturmaz. Sınır, nefret unsurunun bulunup bulunmadığıdır. Bu ayırım, mahkemelerce delillere dayanılarak yapılır.

İşe Alımın Engellenmesi

İşe alım sürecinde ayrımcılık, hem iş hukuku hem de ceza hukuku bakımından önemlidir. İş hukuku, eşit davranma borcunu ve ayrımcılık yasağını düzenler ve ayrımcılığa uğrayan kişiye tazminat hakkı tanır. Ceza hukuku ise, nefret nedeniyle işe alımın engellenmesini ayrıca suç sayar. Örneğin bir işverenin, başvuran kişiyi engelli olduğu için, hiçbir mesleki gerekçe olmaksızın ve nefret temelli olarak reddetmesi bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak işin niteliği gereği bazı mesleki şartlar aranabilir; bu şartlar meşru ve orantılı ise ayrımcılık sayılmaz. İş hukuku bakımından iş hukuku sayfamıza da bakabilirsiniz.

Kiraya Verme ve Konut

Konut kiralamada ayrımcılık, uygulamada sık tartışılan bir konudur. Kamuya arz edilmiş bir taşınmazın kiraya verilmesinin, kiracının etnik kökeni, dini veya benzeri özelliği nedeniyle engellenmesi TCK 122 kapsamında değerlendirilebilir. Ancak kiraya verenin, kiracının ödeme gücü veya güvence gibi meşru nedenlerle seçim yapması ayrımcılık değildir. Kira ilişkisinde bu ayrımın nasıl yapılacağı, somut olaya ve delillere bağlıdır. Kira sözleşmelerine ilişkin genel bilgi için kira hukuku sayfamıza göz atabilirsiniz.

Nefret Söylemi ve Diğer Suçlarla Farkı

TCK 122, engelleyici fiile odaklanır; nefret söylemi ve kin ve düşmanlığa tahrik ise TCK 216’da düzenlenmiştir. Bu iki hüküm farklı hukuki değerleri korur: TCK 122 eşit erişim ve ekonomik özgürlüğü, TCK 216 ise kamu barışını korur. Aynı olayda her iki suç da gündeme gelebilir. Örneğin bir işletme sahibi, belirli bir gruba mal satmayı reddederken aynı zamanda aşağılayıcı sözler de söylerse, farklı suçlar oluşabilir. Nefrete tahrik için halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama TCK 216 yazısına bakabilirsiniz.

Delil ve İspat

Nefret ve ayrımcılık suçlarında ispat çoğu zaman zordur; çünkü failin gerçek amacını ortaya koymak gerekir. Deliller arasında yazılı ve sözlü ifadeler, kamera kayıtları, mesajlar, benzer başvurularda farklı muamele örnekleri, tanık beyanları ve işletme kayıtları sayılabilir. Özellikle benzer koşullardaki başka kişilere farklı davranıldığını gösteren deliller, ayrımcı kastı ortaya koyabilir. Mağdur, olayın tarihini, yerini ve söylenenleri belgelemelidir. Ayrıca şikâyet dilekçesi için savcılığa şikayet dilekçesi nasıl yazılır yazısı yol gösterir.

Savunma Açısından

Şüpheli, engelleme fiilinin bulunmadığını, davranışının meşru bir nedene dayandığını (stok, güvenlik, ödeme koşulları, mesleki gereklilik) ve nefret unsurunun bulunmadığını savunabilir. Ayrıca kamuya arz edilmiş bir mal veya hizmet söz konusu olmadığını da ileri sürebilir. Delillerin tam ve doğru değerlendirilmesi önemlidir. İfade sırasında haklar için şüpheli hakları ve susma hakkı yazısına, kast unsuru için kast ve olası kast ayrımı yazısına bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Ayrımcı muameleye ilişkin delilleri (mesaj, kayıt, tanık) saklamamak,
  • Kamuya arz unsurunu ve nefret unsurunu savunmada tartışmamak,
  • Meşru gerekçeleri belgelendirmeyi ihmal etmek,
  • Ceza ve iş hukuku yollarını birlikte değerlendirmemek,
  • Nefret söylemi ile engelleme fiilini birbirine karıştırmak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir işletme sahibi, engelli olduğunu bildiği bir kişinin iş başvurusunu mesleki bir gerekçe göstermeden ve alaycı sözlerle reddeder. Başvuran, mesaj kayıtlarını ve başka başvurulara verilen olumlu yanıtları saklar. Savcılık soruşturmasında engellilik nedeniyle nefret temelli bir ayrımcılık bulunup bulunmadığı incelenir. Deliller bunu gösteriyorsa işletme sahibi TCK 122 kapsamında yargılanabilir; ayrıca iş hukukunda ayrımcılık tazminatı da gündeme gelir.

Sonuç

TCK 122, eşitlik ilkesini ve insan onurunu koruyan önemli bir düzenlemedir. Nefret unsurunun ispatı ve engelleme fiilinin varlığı dosyanın seyrini belirler. Ayrımcılığa uğradığınızı düşünüyorsanız veya hakkınızda bir şikâyet varsa ceza hukuku sayfamıza göz atabilir, iletişim üzerinden telefonla veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Engelli olduğum için işe alınmadım, suç oluşur mu?

Engellilik farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kişinin işe alınmasını engelleyen kişi TCK 122 kapsamında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir. Bu hüküm nefret unsurunu arar; ayrıca iş hukukundaki ayrımcılık yasağı ve tazminat hükümleri de ayrıca uygulanabilir.

Bir dükkân sahibi belirli kişilere satış yapmayı reddedebilir mi?

Kamuya arz edilmiş bir malın satılmasını, dil, ırk, cinsiyet, din gibi farklılıklardan kaynaklanan nefret nedeniyle engellemek suçtur. Ancak satıştan kaçınmanın başka meşru nedenleri (ödeme güvencesi, stok, güvenlik) bulunuyorsa nefret unsuru bulunmayabilir.

Kiralık evi belirli bir gruba vermemek suç mu?

Kamuya arz edilmiş taşınmazın kiraya verilmesini, sayılan farklılıklardan kaynaklanan nefret nedeniyle engelleyen kişi TCK 122 kapsamında cezalandırılabilir. Kiraya verenin tercih hakkı ile ayrımcılık arasındaki sınırı somut olay ve nefret unsuru belirler.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 122
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ceza Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler