Miras Hukuku

Resmî Deftere Göre Kabul: Mirasçı Yalnızca Deftere Yazılan Borçlardan Sorumlu Olur (TMK 626-630)

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

Resmî defter tutulan terekede mirasçı, deftere göre kabul ederse yalnızca deftere yazılan borçlardan sorumlu olur; beyan süresi ve kefalet borçları açıklanıyor.

Kısaca

  • Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır (TMK m. 626).
  • Mirasçı mirası reddedebilir, resmî tasfiye isteyebilir veya deftere göre ya da kayıtsız şartsız kabul edebilir; süresinde beyan vermeyen deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m. 627).
  • Deftere göre kabul edilen miras, mirasçıya yalnızca deftere yazılmış borçlarla geçer (TMK m. 628).
  • Deftere yazdırılmayan alacaklara karşı mirasçı kişisel mallarıyla sorumlu olmaz; kefalet borçları için özel sınır vardır (TMK m. 629, 630).

Borç durumu belirsiz bir terekeyle karşılaşan mirasçının iki kötü ucu vardır: miras iyi çıkabilir ama reddetmek fırsatı kaçırmaktır; kabul etmek ise sürpriz borçlarla karşılaşma riski taşır. Kanun bu ikilemi resmî defter tutma kurumuyla çözer. Defter tutulduktan sonra mirasçı, mirası deftere göre kabul edebilir ve yalnızca deftere yazılan borçlardan sorumlu olur. Bu yazıda resmî deftere göre kabulün işleyişini, sonuçlarını ve dikkat edilecek noktaları anlatıyoruz.

Resmî Defter Nedir?

TMK m. 619’a göre mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir; talep, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh mahkemesine yapılır. Resmî defter, sulh mahkemesi tarafından düzenlenir ve terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır (TMK m. 620). Amaç, terekenin gerçek borç ve alacak durumunu resmî olarak ortaya koymak ve mirasçıya bilinçli karar verme imkanı sağlamaktır. Defter tutma süreci için terekenin tespiti ve defter tutulması yazısına bakabilirsiniz.

İlan ve Deftere Geçirme

Sulh mahkemesi, mirasbırakanın alacaklıları ile borçlularını belli bir süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri için bir ay arayla iki defa yapılacak ilan yoluyla çağırır; çağrı, kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da kapsar (TMK m. 621). Bildirim süresi, ikinci ilandan başlayarak en az bir aydır. Resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden varlığı anlaşılan alacaklar ve borçlar ise doğrudan deftere geçirilir; deftere geçirilenler alacaklılara ve borçlulara bildirilir (TMK m. 622). İlanda bildirimde bulunmamanın sonuçları hakkında alacaklıların dikkatleri çekilir.

Defter Tutma Sırasındaki Yasaklar

Defter tutma süresince yalnızca zorunlu yönetim işleri yapılabilir (TMK m. 624). Mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi sulh mahkemesince kendisine bırakılan mirasçıdan diğer mirasçılar güvence göstermesini isteyebilir. TMK m. 625’e göre resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz ve bu süre içinde zamanaşımı işlemez; acele haller dışında davalara devam edilemeyeceği gibi yeni dava da açılamaz. Bu düzenleme, mirasçıları ve alacaklıları defter süreci sonuçlanana kadar korur.

Defterin İncelenmesi

İlanda belirtilen sürenin dolmasıyla defterin tutulması sona erer ve defter, bu tarihten başlayarak tanınacak en az bir aylık süre içinde ilgililerce incelenebilir (TMK m. 623). Defter tutma giderleri terekeden ödenir; terekeden karşılanamazsa defter tutulmasını istemiş olan mirasçılardan alınır. İnceleme süresinde mirasçılar ve alacaklılar, deftere yazılan alacak ve borçlara itiraz edebilir, eksiklikleri bildirebilir. Bu aşama, defterin doğruluğu bakımından kritik önemdedir; çünkü mirasçının sorumluluğu deftere yazılanlarla sınırlanacaktır.

Beyana Çağrı

TMK m. 626’ya göre defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır. Koşullar gerektirdiği takdirde sulh mahkemesi, tereke mallarına yeni değer biçilmesi, uyuşmazlıkların çözümü ve benzeri durumlar için ek süre verebilir. Bu bir aylık süre kısadır; mirasçılar bu sürede defteri değerlendirmeli ve kararlarını vermelidir. Beyana çağrı tebligatı dikkatle takip edilmelidir; çünkü süre geçirilirse kanunun öngördüğü sonuç, yani deftere göre kabul, kendiliğinden doğar.

Mirasçının Seçenekleri

TMK m. 627/1’e göre mirasçılardan her biri, tanınan süre içinde mirası reddettiğini veya resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir. Yani dört seçenek vardır: red, resmî tasfiye isteme, deftere göre kabul ve kayıtsız şartsız kabul. Terekenin borçları malvarlığından fazlaysa red veya resmî tasfiye; terekenin değeri borçları aşıyorsa ve deftere güveniliyorsa deftere göre kabul; borçların tamamen belli ve sorun olmadığı durumda kayıtsız şartsız kabul tercih edilebilir. Karar, defterdeki rakamlara dayanmalıdır.

Süresinde Beyan Vermemenin Sonucu

TMK m. 627/2’ye göre süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır. Bu, mirasçı lehine bir karinedir: sessiz kalan mirasçı otomatik olarak sınırlı sorumluluk altına girer ve kayıtsız şartsız kabul etmiş sayılmaz. Ancak bu, mirasçının ilgisiz kalması için bir gerekçe değildir; çünkü red seçeneği ancak süre içinde kullanılabilir. Borca batık bir terekede red, deftere göre kabulden daha güvenli olabilir.

Deftere Göre Kabulün Sonuçları

TMK m. 628’e göre resmî deftere göre kabul edilen miras, mirasçıya sadece deftere yazılmış borçlarla geçer; bu suretle mirasın geçmesi, mirasın açıldığı tarihten başlayarak hüküm ifade eder. Mirasçı, mirasbırakanın deftere yazılmış olan borçlarından hem tereke malları hem kendi malvarlığı ile sorumludur. Yani sınırlı sorumluluk, borçların çeşidi bakımından sınırlıdır; deftere yazılmış borçlar için ise mirasçı kişisel malvarlığıyla da sorumludur. Bu ayrım, deftere göre kabulün sınırlarını doğru anlamak açısından önemlidir.

Deftere Yazılmayan Borçlar

TMK m. 629’a göre alacaklarını süresi içinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı, kendi kişisel mallarıyla sorumlu olmadığı gibi, terekeden kendisine geçen mallarla da sorumlu tutulamaz. Ancak alacaklının kusuru olmadan deftere yazdıramadığı veya bildirdiği halde deftere yazılmamış alacakları için mirasçı, zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır. Ayrıca alacakları tereke mallarıyla güvence altına alınmış olan alacaklılar, deftere geçirilmemiş olsa bile bu haklarını güvenceden alabilirler. Bu düzenleme, alacaklıları ilana dikkat etmeye ve alacaklarını bildirmeye teşvik eder.

Kefalet Borçları

TMK m. 630’a göre mirasbırakanın kefaletten doğan borçları defterde ayrı bir yere yazılır ve mirasçılar, mirası kayıtsız ve şartsız kabul etmiş olsalar bile, bu borçlardan terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi halinde kefalet sebebiyle alacaklı olanlara ne düşecek idiyse ancak o miktarla sorumlu olurlar. Yani kefalet borçları için mirasçılar, kayıtsız şartsız kabul halinde bile sınırlı sorumludur. Bu özel koruma, kefaletin gizli ve büyük riskler taşıyan bir borç türü olması nedeniyle getirilmiştir. Kefalet için mirasta kefalet borçlarından sorumluluk yazısına bakabilirsiniz.

Devlete Geçen Miras

Mirasın Devlete geçmesi halinde sulh mahkemesi, re’sen bu usuller uyarınca terekenin resmî defterini düzenler; Devlet, deftere yazılan borçlardan sadece miras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde sorumludur (TMK m. 631). Böylece mirasçısı bulunmayan terekelerde de alacaklıların hakları korunur ve Devlet aşırı bir yükle karşı karşıya kalmaz. Devlete geçiş için mirasın devlete geçmesi yazısına bakabilirsiniz.

Uygulamada Karar Verirken

Mirasçı, defter tamamlandıktan sonra terekenin aktif ve pasif değerlerini karşılaştırmalı, borçların ve alacakların sağlamlığını değerlendirmeli, taşınmaz ve araç değerlerini güncel piyasa verileriyle kontrol etmelidir. Borçlar aktiften fazlaysa red veya resmî tasfiye; aktif fazlaysa kabul düşünülebilir. Kararı etkileyen bir diğer unsur, tereke içinde mirasçı için manevi değeri olan malların bulunmasıdır. Beyan süresi içinde karar verilmediği takdirde deftere göre kabul sonucu doğacağından, bu sonuca razı olunup olunmadığı önceden değerlendirilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Beyana çağrı süresini takip etmemek,
  • Deftere yazılan borçlar için de sorumluluğun sınırlı olduğunu sanmak,
  • İlan sürecini izlemeyip deftere hatalı yazılan borçlara itiraz etmemek,
  • Kefalet borçlarının özel sorumluluk rejimini bilmemek,
  • Borca batık terekede red seçeneğini değerlendirmemek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir mirasbırakanın borç durumu belirsizdir; mirasçı defter tutulmasını ister. Defterde 800.000 birimlik mal ve 500.000 birimlik borç görülür. Mirasçı beyana çağrılınca mirası deftere göre kabul ettiğini bildirir. Daha sonra mirasbırakanın deftere yazılmamış eski bir borcu ortaya çıkar; alacaklı ilanı kaçırdığından mirasçı bu borç için kişisel malvarlığıyla sorumlu tutulamaz.

Sonuç

Resmî deftere göre kabul, mirasçıya bilinçli karar verme ve yalnızca deftere yazılan borçlarla sorumlu olma imkanı verir; süresinde beyan verilmezse deftere göre kabul sayılır. Borçlu terekelerde doğru yolu seçmek için miras hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden bizimle görüşebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Resmî deftere göre kabul ne demektir?

Mirasçının, mirası mahkemece tutulan defterde gösterilen borçlarla sınırlı olarak kabul etmesidir. Bu durumda mirasçı deftere yazılmamış borçlardan kural olarak sorumlu olmaz.

Süresinde beyan vermezsem ne olur?

Süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır.

Deftere yazılan borçlardan hangi mallarla sorumluyum?

Mirasçı, deftere yazılmış borçlardan hem tereke malları hem kendi malvarlığı ile sorumludur.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 619-631
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Miras Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler