Ticaret ve Şirketler Hukuku

Şirket Kuruluşunda Ayni Sermaye Konulması

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Ayni sermaye olarak konulabilecek değerler, mahkemece yaptırılması gereken değerleme süreci ve ayni sermayenin doğurduğu sorumluluklar bu yazıda anlatılmıştır.

Kısaca

  • Nakit dışında taşınmaz, marka, patent gibi değerler de ayni sermaye olarak konulabilir (TTK m. 128, 342).
  • Ayni sermayenin değeri, mahkemece atanan bilirkişi tarafından belirlenmelidir.
  • Üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunan mallar ayni sermaye olarak konulamaz.
  • Ayni sermayenin değerinin abartılı gösterilmesi, kurucuların ve değerleme yapanların sorumluluğunu doğurabilir.

Şirket kuruluşunda sermaye yalnızca nakit olarak değil, taşınmaz, taşınır, marka, patent gibi ayni değerler olarak da konulabilir. Bu esneklik, özellikle belirli bir varlığa (makine, gayrimenkul, fikri mülkiyet hakkı) sahip girişimcilerin bu varlıkları şirkete sermaye olarak koyarak ortaklık payı elde etmesine imkân tanır. Bu yazıda ayni sermaye konulmasının şartları, değerleme süreci ve doğurduğu sorumluluklar ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Ayni Sermaye Olarak Konulabilecek Değerler

TTK m. 128 ve m. 342’ye göre üzerinde tasarruf edilebilen, nakden değerlendirilebilen ve haczedilebilen her türlü değer ayni sermaye olarak konulabilir. Bu kapsamda taşınmazlar, makine ve teçhizat, araçlar, marka ve patent gibi fikri mülkiyet hakları, hisse senetleri ve alacaklar sermaye olarak konulabilir. Buna karşılık hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve henüz kurulmamış bir işletmenin gelecekteki kazançları sermaye olarak konulamaz; zira bu değerler somut bir para değeri ile kesin biçimde ölçülemez.

Değerleme Zorunluluğu

Ayni sermaye olarak konulacak değerlerin, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişi veya bilirkişi kurulu tarafından değerlemesinin yapılması zorunludur. Bu değerleme, ayni sermayenin gerçek piyasa değerinin objektif biçimde belirlenmesini ve sermayenin şişirilerek şirketin gerçekte sahip olmadığı bir sermaye gücü izlenimi yaratılmasının önlenmesini amaçlar. Değerleme raporu, kuruluş dosyasına eklenerek ticaret sicili müdürlüğüne sunulur.

Ayni Sermaye Üzerindeki Kısıtlamalar

Üzerinde rehin, haciz, ihtiyati tedbir gibi sınırlamalar bulunan mallar, bu kısıtlamalar kaldırılmadıkça ayni sermaye olarak konulamaz; zira şirketin bu değerler üzerinde tam ve kesintisiz tasarruf yetkisine sahip olması gerekir. Taşınmaz sermaye konulması hâlinde, tapuda şirket adına devir işleminin de eksiksiz tamamlanması ve bu devrin ticaret sicilindeki tesciller ile uyumlu olması gerekir.

Ayni Sermaye Konulmasının Sonuçları

Ayni sermaye karşılığında elde edilen ortaklık payı, konulan değerin bilirkişi tarafından belirlenen değeri esas alınarak hesaplanır. Bu değerin şirketin esas sözleşmesinde ve ticaret sicilinde açıkça gösterilmesi gerekir. Ayni sermaye konusu değerin sonradan değer kaybetmesi (örneğin bir makinenin arızalanması), kural olarak şirketin sermayesini otomatik olarak azaltmaz; ancak değerin taahhüt edilenden daha düşük olduğunun kuruluş anında tespit edilmesi hâlinde, ilgili kurucunun bu farkı nakden tamamlaması istenebilir.

Kurucuların ve Bilirkişinin Sorumluluğu

Ayni sermayenin değerinin gerçeğe aykırı biçimde yüksek gösterilmesi, hem kurucuların hem de değerlemeyi yapan bilirkişinin hukuki ve cezai sorumluluğunu doğurabilir. Şirket alacaklıları, gerçek değeri aşan kısım nedeniyle uğradıkları zararın tazminini ilgili kişilerden talep edebilir. Bu nedenle ayni sermaye değerlemesinin, bağımsız ve objektif bir bilirkişi tarafından titizlikle yapılması büyük önem taşır.

Sonradan Ayni Sermaye Konulması (Sermaye Artırımı)

Şirket kuruluşundan sonra yapılan sermaye artırımlarında da ayni sermaye konulması mümkündür; bu durumda benzer değerleme ve tescil usulleri uygulanır. Sermaye artırımı sırasında ayni sermaye konulması, genel kurul kararı ve esas sözleşme değişikliği gerektirdiğinden, kuruluştaki sürece kıyasla ek onay aşamaları içerir.

Fikri Mülkiyet Haklarının Ayni Sermaye Olarak Konulması

Marka, patent ve tasarım gibi fikri mülkiyet haklarının ayni sermaye olarak konulması, teknoloji ve tasarım odaklı girişimlerde giderek daha sık başvurulan bir yöntemdir. Bu tür değerlerin değerlemesi, maddi varlıklara göre daha karmaşık bir teknik ve hukuki analiz gerektirir; zira fikri mülkiyet haklarının değeri, gelecekteki gelir potansiyeli ve piyasa koşullarına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle bu tür sermaye koyma işlemlerinde, fikri mülkiyet hukukunda uzman bir değerleme uzmanının görüşüne başvurulması önerilir; ayrıca hakkın şirkete devrinin ilgili sicillere (Türk Patent ve Marka Kurumu) tescil edilmesi de ayrıca tamamlanmalıdır.

Ayni Sermaye ile Nakit Sermayenin Bir Arada Kullanılması

Uygulamada birçok şirket kuruluşunda ortaklardan bazıları nakit, bazıları ise ayni sermaye koyarak ortaklık payı elde eder. Bu karma yapı, her ortağın katkısının niteliğine göre esnek bir sermaye yapısı oluşturulmasına imkân tanır. Ancak farklı sermaye türlerinin bir arada bulunduğu durumlarda, her bir ortağın payının adil ve şeffaf biçimde hesaplanması, ileride ortaklar arasında “kim ne kadar katkı sağladı” tartışmalarının önüne geçmek açısından önemlidir.

Ayni Sermayenin Şirket Bilançosuna Yansıtılması

Ayni sermaye olarak konulan varlıklar, şirketin açılış bilançosunda bilirkişi raporunda belirlenen değer üzerinden aktifleştirilir. Bu değerin muhasebe kayıtlarına doğru yansıtılması, hem şirketin mali tablolarının gerçek durumu göstermesi hem de ilerideki vergi incelemelerinde tutarlılık sağlanması açısından önemlidir. Mali müşavirin, kuruluş aşamasından itibaren sürece dahil edilmesi, ayni sermayenin muhasebeleştirilmesinde ortaya çıkabilecek uyumsuzlukların önüne geçer.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir girişimci, sahip olduğu bir üretim makinesini yeni kurulacak bir limited şirkete ayni sermaye olarak koymak istemiştir. Makinenin değeri, mahkemece atanan bilirkişi tarafından piyasa rayicine göre belirlenmiş ve bu değer esas alınarak girişimciye orantılı bir esas sermaye payı tahsis edilmiştir. Değerleme raporu olmadan yapılan bir sermaye taahhüdü, ticaret sicili müdürlüğünce eksik kabul edilerek tescil başvurusunun reddine yol açabilir.

Ayni Sermaye Sürecinde Zaman Planlaması

Ayni sermaye konulan kuruluşlarda, mahkemeden bilirkişi atanması ve değerleme raporunun hazırlanması belirli bir süre alabileceğinden, bu tür kuruluşların yalnızca nakit sermayeli kuruluşlara göre daha uzun sürebileceği baştan öngörülmelidir. Kuruluş sürecini hızlandırmak isteyen girişimcilerin, değerleme sürecini mümkün olan en erken aşamada başlatması ve gerekli belgeleri (tapu kaydı, fatura, teknik rapor gibi) önceden hazır bulundurması önerilir.

Sonuç

Ayni sermaye konulması, nakit sermayesi sınırlı ancak değerli varlıklara sahip girişimciler için şirket kuruluşunda esneklik sağlayan önemli bir imkândır. Bu sürecin usulüne uygun ve doğru değerlemeyle yürütülmesi, hem kuruluşun sorunsuz tamamlanmasını sağlar hem de ileride ortaya çıkabilecek sorumluluk risklerini önler. Ayni sermaye ile şirket kuruluşu sürecinizde ticaret hukuku alanında hukuki destek almanız önerilir.

Sık sorulan sorular

Hizmet edimi veya kişisel emek sermaye olarak konulabilir mi?

Hayır, sermaye şirketlerinde (limited ve anonim) hizmet edimleri, kişisel emek veya ticari itibar sermaye olarak konulamaz; sermaye olarak yalnızca para ile değerlendirilebilen ve haczedilebilen değerler kabul edilir.

Ayni sermaye değerlemesini kim yapar?

Ayni sermayenin değeri, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişi veya bilirkişi kurulu tarafından belirlenir.

Değerleme raporunda sermayenin değeri abartılı gösterilirse ne olur?

Bu durum, kurucuların ve değerlemeyi yapan bilirkişinin sorumluluğunu doğurabilir; ayrıca şirket alacaklıları, gerçek değeri aşan kısım için ilgili kişilerden tazminat talep edebilir.

Dayanak mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 128, 307, 342, 585
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ticaret ve Şirketler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler