İcra ve İflas Hukuku

Tasarrufun İptali Davasında Süreler Nasıl Hesaplanır?

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Tasarrufun iptali davasında geriye dönük bir yıllık ve beş yıllık sürelerin nasıl hesaplandığını İİK m.278-280 çerçevesinde açıklıyoruz.

Kısaca

  • Tasarrufun iptali davasında süreler, iptale tabi işlemin türüne göre farklılık gösterir.
  • İvazsız kazandırmalarda (m.278) ve acizden dolayı butlanda (m.279) geriye dönük bir yıllık süre uygulanır.
  • Zarar verme kastıyla yapılan işlemlerde (m.280) süre, işlem tarihinden itibaren beş yıldır.
  • Bir yıllık sürenin başlangıç noktası; aciz belgesinin, haciz tutanağının veya iflasın açıldığı tarihtir.
  • Süre hesabında hangi maddenin uygulanacağının doğru tespiti, davanın kabulü açısından belirleyicidir.

Tasarrufun iptali davasında en çok karıştırılan konulardan biri sürelerdir. Kanun, iptale tabi işlem türüne göre farklı süreler öngörmüştür ve bu sürelerin başlangıç noktaları da birbirinden farklıdır. Bu yazıda İİK m.278, m.279 ve m.280 kapsamındaki süreleri ayrı ayrı ele alıyoruz.

Neden Farklı Süreler Var?

Kanun koyucu, borçlunun alacaklıdan mal kaçırma ihtimalini üç farklı işlem grubunda ele almıştır: ivazsız kazandırmalar, acizden dolayı batıl sayılan işlemler ve doğrudan zarar verme kastıyla yapılan işlemler. Her grubun içerdiği risk seviyesi farklı olduğundan, kanun bu işlemlerin hangi zaman aralığında yapılmış olması gerektiğini ayrı ayrı düzenlemiştir.

İvazsız Kazandırmalarda Bir Yıllık Süre (m.278)

İİK m.278’e göre, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir. Bu süre geriye doğru işler: önce aciz belgesi ya da iflas tarihi tespit edilir, ardından bu tarihten geriye bir yıl gidilerek o dönemde yapılan işlemler incelenir.

Kanun ayrıca bazı işlemleri “bağışlama sayılan tasarruflar” olarak nitelendirir; örneğin yakın akrabalar arasında gerçek değere uygunluğu ispatlanamayan devirler ile borçlunun aşırı düşük bedelle kabul ettiği sözleşmeler bu bir yıllık sürenin kapsamına girer.

Acizden Dolayı Butlanda Bir Yıllık Süre (m.279)

İİK m.279’da düzenlenen işlemler de aynı şekilde bir yıllık bir geriye dönük süreye tabidir: hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden ya da iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde yapılan işlemler batıl sayılır. Bu kapsama giren işlemler arasında mevcut bir borç için sonradan verilen rehinler, olağan ödeme araçları dışında yapılan ödemeler ve vadesi gelmemiş borç için yapılan erken ödemeler yer alır.

Bu maddede önemli bir fark vardır: işlemden yararlanan kişi, sözleşme sırasında borçlunun mali durumunu bilmediğini ispat ederse, iptal davası dinlenmez. Bu istisna m.278’deki her işlem için aynı şekilde geçerli değildir; bu nedenle işlemin hangi maddeye girdiğinin doğru tespiti önemlidir.

Zarar Verme Kastıyla Yapılan İşlemlerde Beş Yıllık Süre (m.280)

İİK m.280 farklı bir süre öngörür. Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemler, karşı tarafın bu kastı bildiği veya bilmesi gereken açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Ancak bu iptal talebinin ileri sürülebilmesi için, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takip yapılmış olması şarttır.

Bu düzenleme, m.278 ve m.279’daki bir yıllık sürelerden farklı olarak, işlemin üzerinden daha uzun bir süre geçmiş olsa da belirli şartlarla iptal imkânı tanır; ancak bu genişletilmiş korumanın karşılığında kastın varlığının ve karşı tarafın bilgisinin ayrıca ispatlanması gerekir.

Süre Hesabında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Öncelikle işlemin hangi madde kapsamına girdiği (ivazsız kazandırma mı, acizden butlan mı, yoksa zarar verme kastı mı) doğru tespit edilmelidir.
  • m.278 ve m.279’da süre, aciz belgesi veya iflas tarihinden geriye doğru hesaplanır; işlemin bu tarihten önceki bir yıl içinde kalıp kalmadığına bakılır.
  • m.280’de ise süre, işlem tarihinden ileriye doğru hesaplanır; işlem tarihinden itibaren beş yıl içinde haciz veya iflas yoluyla takip başlatılmış olması aranır.
  • Aynı olayda birden fazla madde gündeme gelebilir; bu durumda alacaklı, şartları oluşan maddeye dayanarak dava açar.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir alacaklı, borçlu hakkında yürüttüğü takipte aciz belgesi aldıktan sonra, borçlunun bu tarihten sekiz ay önce bir aracını yakınına devrettiğini tespit eder. Bu devir, aciz belgesi tarihinden geriye bir yıl içinde kaldığı için İİK m.278 kapsamında değerlendirilebilir. Aynı dosyada, borçlunun üç yıl önce bir taşınmazını piyasa değerinin çok altında sattığı ve bu satışın alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı iddia edilirse, bu işlem için m.280’deki beş yıllık süre ve buna bağlı ayrı ispat şartları değerlendirilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Bir yıllık ve beş yıllık süreleri birbirine karıştırmak.
  • Süre başlangıcını aciz belgesi/iflas tarihi yerine takibin başlangıç tarihinden hesaplamak.
  • m.280 kapsamındaki kast ve bilme unsurlarını ispatlamadan yalnızca süre şartının yeterli olacağını düşünmek.
  • Farklı tarihlerde yapılmış birden çok işlemi tek bir süre hesabıyla değerlendirmeye çalışmak.

Süre Hesabında Danışmanlık Almanın Önemi

Uygulamada aynı borçlu hakkında farklı tarihlerde yapılmış birden fazla işlem söz konusu olduğunda, her işlem için ayrı ayrı süre hesabı yapılması gerekir. Bir işlem m.278 kapsamında bir yıllık süreyi aşmış olsa bile, aynı işlem m.280 kapsamında beş yıllık süre içinde kalıyorsa ve zarar verme kastına ilişkin unsurlar ispatlanabiliyorsa, dava açma imkânı tamamen ortadan kalkmamış olabilir. Bu nedenle bir işlemin tek bir maddeye göre değerlendirilip hemen vazgeçilmesi yerine, tüm olası hukuki dayanakların ayrı ayrı incelenmesi, alacaklının hak kaybı yaşamaması açısından önemlidir.

Zamanaşımı ile Sürelerin Karıştırılmaması

Tasarrufun iptali davasındaki süreler, genel zamanaşımı sürelerinden farklı bir işleve sahiptir. Zamanaşımı, bir alacağın dava yoluyla istenebilme süresini sınırlarken, buradaki bir yıllık ve beş yıllık süreler, hangi tarih aralığında yapılmış işlemlerin iptale konu olabileceğini belirleyen özel düzenlemelerdir. Bu ayrım gözden kaçırıldığında, bir işlemin süre bakımından iptale tabi olup olmadığı yanlış değerlendirilebilir; bu da davanın esastan reddiyle sonuçlanabilir.

Sonuç

Tasarrufun iptali davasında süreler, işlemin niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında değişir ve her sürenin başlangıç noktası farklıdır. Doğru madde ve doğru süre tespiti, davanın kabulü için belirleyicidir. Tasarrufun iptali davası sürecinde süre hesabınızı doğru yapmak için icra ve iflas hukuku alanında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Bir yıllık süre hangi tarihten itibaren geriye doğru sayılır?

İİK m.278 ve m.279 kapsamında bu süre, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten geriye doğru bir yıl olarak hesaplanır. Bu bir yıl içinde yapılan ilgili tasarruflar iptale tabi olabilir.

Beş yıllık süre ne zaman uygulanır?

İİK m.280 kapsamındaki, alacaklıya zarar verme kastıyla yapılan işlemlerde süre farklıdır: işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takip yapılmış olması gerekir.

Süre dava açma süresi midir yoksa işlemin geriye dönük kapsamı mıdır?

m.278 ve m.279’daki bir yıl, iptale konu olabilecek işlemlerin hangi tarih aralığında yapılmış olması gerektiğini gösteren bir kapsam süresidir. m.280’deki beş yıl ise işlem tarihinden itibaren hangi süre içinde takip başlatılmış olması gerektiğini belirleyen bir süredir; ikisi karıştırılmamalıdır.

Dayanak mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.278 (ivazsız tasarruflar, bir yıllık süre)
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.279 (acizden dolayı butlan, bir yıllık süre)
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.280 (zarar verme kastıyla yapılan işlemler, beş yıllık süre)
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İcra ve İflas Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler