Ceza Hukuku

Tutuklama Şartları ve Tutuklama Kararına İtiraz: Süre, Merci ve Dilekçe

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Tutuklama için hangi şartlar gerekir, katalog suçlar nelerdir, tutuklama yasağı ne zaman uygulanır? İki haftalık itiraz süresi, itiraz mercii ve tahliye talebi.

Kısaca

  • Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması ve tedbirin ölçülü olması gerekir (CMK m. 100).
  • Üst sınırı iki yılı geçmeyen hapis cezası gerektiren suçlarda (vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç) ve yalnız adli para cezası gerektiren suçlarda tutuklama yasaktır.
  • Tutuklama kararına öğrenmeden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir; sulh ceza hâkimliğinin kararına itirazı asliye ceza hâkimi inceler (CMK m. 268).
  • Soruşturmada tutukluluk en geç otuzar günlük sürelerle incelenir; şüpheli her zaman salıverilme isteyebilir.
  • Azami tutukluluk süreleri ağır ceza işlerinde ve diğer işlerde farklıdır; çocuklar için süreler kısaltılmış uygulanır.

Tutuklama, ceza muhakemesindeki en ağır koruma tedbiridir. Henüz hakkında mahkûmiyet kararı bulunmayan bir kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılması anlamına geldiği için Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), tutuklamayı sıkı şartlara bağlamıştır. Bu yazıda tutuklamanın şartlarını, tutuklama yasağını, azami tutukluluk sürelerini ve tutuklama kararına karşı başvurulabilecek yolları güncel mevzuat çerçevesinde açıklıyoruz.

Tutuklama Bir Ceza Değildir

Tutuklama, suçluluğu kesinleşmiş bir kişiye verilen ceza değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına almak için başvurulan geçici bir tedbirdir. Masumiyet karinesi tutuklu kişi için de geçerlidir. Bu nedenle tutuklama, ancak daha hafif tedbirlerin yetersiz kalacağı durumlarda son çare olarak uygulanmalıdır.

Tutuklamanın Şartları

CMK m. 100/1’e göre tutuklama kararı verilebilmesi için şu şartlar birlikte aranır:

  1. Kuvvetli suç şüphesi: Kişinin suçu işlediğine ilişkin kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunmalıdır.
  2. Tutuklama nedeni: Kanunda belirtilen tutuklama nedenlerinden en az biri bulunmalıdır.
  3. Ölçülülük: İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan hâllerde tutuklama kararı verilemez.

Ayrıca CMK m. 101’e göre tutuklama kararında adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren hukuki ve fiilî nedenlere somut olgularla yer verilmelidir.

Tutuklama Nedenleri

CMK m. 100/2’ye göre aşağıdaki hâllerde tutuklama nedeni var sayılabilir:

  • Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa,
  • Şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

Katalog Suçlar

CMK m. 100/3, bazı suçlarda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeninin var sayılabileceğini öngörür. Bu suçlar arasında şunlar bulunur:

Suç grubu Örnekler
Hayata karşı suçlar Kasten öldürme (TCK m. 81-83)
Vücut dokunulmazlığı Nitelikli kasten yaralamanın bazı hâlleri, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kadına karşı kasten yaralama
Cinsel suçlar Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı
Malvarlığı Hırsızlık (TCK m. 141-142), yağma (TCK m. 148-149)
Diğer Uyuşturucu imal ve ticareti, örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, işkence
Görevlilere karşı Sağlık personeline ve öğretmenlere görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama

Katalog suçlarda da tutuklama otomatik değildir. Kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayanması ve ölçülülük ilkesi yine aranır.

Tutuklama Yasağı

CMK m. 100/4’e göre:

  • Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda ve
  • Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda

tutuklama kararı verilemez. Bu suçlarda şartları varsa adli kontrol tedbirleri uygulanabilir.

Tutuklama Kararını Kim Verir?

  • Soruşturma evresinde: Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi karar verir.
  • Kovuşturma evresinde: Savcının istemi üzerine veya re’sen mahkeme karar verir.

Tutuklama istendiğinde şüpheli veya sanık, seçtiği ya da baro tarafından görevlendirilen bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m. 101/3). Tutuklama kararı verilmezse kişi derhal serbest bırakılır.

Azami Tutukluluk Süreleri

İşin türü Soruşturma evresinde Toplam (soruşturma + kovuşturma)
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler En fazla 6 ay En çok 1 yıl, zorunlu hâllerde 6 ay uzatma
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler En fazla 1 yıl En çok 2 yıl; zorunlu hâllerde uzatılabilir, uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez
Terör suçları ve TCK’daki devlete karşı bazı suç grupları Bir yıl altı ay, gerekçesiyle 6 ay uzatılabilir En çok 2 yıl; uzatma süresi toplam 5 yılı geçemez

Soruşturma evresindeki bir yıl altı aylık süre, toplu olarak işlenen suçlar bakımından da uygulanır (CMK m. 102/4).

Bu süreler fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar için yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar için dörtte üç oranında uygulanır (CMK m. 102/5). Azami sürenin dolması, kişinin tahliyesini gerektirir; ancak bu durumda adli kontrol uygulanabilir.

Azami süreler üst sınırdır; tutukluluğun bu süreler boyunca devam etmesi olağan kabul edilmez. Her incelemede tutuklama şartlarının hâlâ mevcut olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Tutukluluğun İncelenmesi ve Salıverilme Talebi

  • Otuz günlük inceleme: Soruşturma evresinde tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği, en geç otuzar günlük süreler itibarıyla savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimince, şüpheli veya müdafii dinlenerek incelenir (CMK m. 108). Şüpheli de bu incelemeyi isteyebilir.
  • Her oturumda inceleme: Kovuşturma evresinde mahkeme, her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde tutukluluk hâlini re’sen değerlendirir.
  • Salıverilme istemi: Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir (CMK m. 104). İstem hakkında kural olarak üç gün içinde karar verilir (CMK m. 105).

Tutuklama Kararına İtiraz

Süre

Tutuklama kararı bir hâkim kararıdır ve CMK m. 268 uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Özgürlük söz konusu olduğundan itirazın süre sonunu beklemeden yapılması yerinde olur.

Nereye yapılır?

İtiraz dilekçesi kararı veren mercie verilir. Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse en çok üç gün içinde inceleme merciine gönderir.

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m. 268/3-b). Asliye ceza hâkiminin kararlarına itirazı ise ağır ceza mahkemesi inceler.

İtiraz üzerine verilen kararlar kural olarak kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (CMK m. 271/4).

İtiraz dilekçesinde neler ileri sürülmeli?

  1. Kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığı: Delillerin kişiyle bağlantısının zayıflığı, çelişkili beyanlar, lehe deliller.
  2. Tutuklama nedeninin olmadığı: Sabit adres, düzenli iş, aile bağları, delillerin zaten toplanmış olması, tanıklarla temas imkânının bulunmaması.
  3. Ölçülülüğün bulunmadığı: Beklenen cezanın miktarı, HAGB veya erteleme ihtimali, tutuklulukta geçen sürenin beklenen cezaya oranı.
  4. Adli kontrolün yeterli olacağı: Yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya konutu terk etmeme gibi tedbirlerin amaca ulaşmaya elverişli olduğu. Bu tedbirler için adli kontrol tedbirleri yazımıza bakabilirsiniz.
  5. Gerekçe eksikliği: Kararın somut olgulara dayanmadığı, kalıp ifadelerle verildiği.
  6. Kişisel durum: Ağır hastalık, gebelik, bakıma muhtaç aile bireyleri gibi durumlar belgeleriyle sunulmalıdır.

Haksız Tutuklama Hâlinde Tazminat

Kanuna aykırı tutuklanan veya kanuna uygun tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen kişiler, CMK m. 141 ve devamındaki koşullarla maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Ayrıntılar için haksız tutuklama tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz:

Hakkında iş yerinden hırsızlık şüphesiyle soruşturma başlatılan ve adresi, işi ve ailesi bulunan bir kişi, “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutuklanır. Kararda kaçma şüphesini gösteren somut bir olguya yer verilmemiştir; kamera kayıtları ve tanık ifadeleri zaten dosyaya alınmıştır. Müdafi, itiraz dilekçesinde sabit ikamet ve iş belgelerini sunar, delillerin toplandığını ve karartma ihtimalinin kalmadığını, beklenen cezanın miktarı dikkate alındığında tutuklamanın ölçüsüz olduğunu ve yurt dışına çıkış yasağı ile imza yükümlülüğünün yeterli olacağını ileri sürer. Bu tür somut gerekçeler, itiraz merciinin adli kontrole hükmetmesi için güçlü bir dayanak oluşturabilir.

Sonuç

Tutuklama; kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni ve ölçülülük şartlarının birlikte bulunmasını gerektiren istisnai bir tedbirdir. İtiraz süresi güncel düzenlemeyle iki hafta olsa da kişi özgürlüğü söz konusu olduğundan hızlı hareket etmek büyük önem taşır. Ceza hukuku alanında tutuklama sorgusu, tutuklamaya itiraz ve tahliye talepleri için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Tutuklama kararına itiraz süresi kaç gündür?

Güncel CMK m. 268’e göre hâkim kararlarına itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır. Ancak tutukluluğun kişi özgürlüğüne etkisi nedeniyle itirazın süre sonunu beklemeden, mümkün olan en kısa sürede yapılması önerilir.

İtiraz reddedilirse ne yapılabilir?

İtiraz merciinin kararı kural olarak kesindir. Ancak tutukluluk süresince her zaman salıverilme talebinde bulunulabilir ve tutukluluk en geç otuzar günlük sürelerle yeniden incelenir. Yeni delil veya değişen koşullar bu taleplerde ileri sürülebilir. Olağan yollar tükendikten sonra şartları varsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da değerlendirilebilir.

Tutuklu kalınan süre cezadan düşülür mü?

Evet. Hüküm kesinleşmeden önce tutuklulukta geçirilen süre, verilen hapis cezasından indirilir (TCK m. 63).

Adli kontrol yerine tutuklama neden verilir?

Kanun, tutuklama kararında adli kontrol uygulamasının neden yetersiz kalacağının somut olgularla gerekçelendirilmesini ister (CMK m. 101). Gerekçesiz veya kalıp ifadelerle verilen tutuklama kararları itiraz ve bireysel başvuruda önemli bir dayanak oluşturur.

Dayanak mevzuat

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 19 (kişi hürriyeti ve güvenliği)
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100-108 (tutuklama)
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 267-271 (itiraz)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 63 (mahsup)
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Ceza Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler