Aile Hukuku ve Boşanma

Ayrılık Süresi Bitince Eşler Boşanma Davası Açabilir mi? Ortak Hayat Kurulmazsa

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Ayrılık süresi bitince ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. TMK m. 172’nin işleyişi, ispat ve sonuçlarını öğrenin.

Kısaca

  • Ayrılık kararı bir yıldan üç yıla kadar verilir ve kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m. 171).
  • Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172).
  • Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar birlikte göz önünde tutulur.
  • Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez; eşler hukuken evli kalır.
  • Ayrılık süresi bitince boşanma kendiliğinden gerçekleşmez; yeni bir dava açılması gerekir.

Bir ayrılık kararı verildiğinde çiftlerin aklına hep aynı soru gelir: “Süre dolunca ne olacak?” Cevap, kanunun tek cümlesinde saklıdır: süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172). Yani süre dolması boşanma anlamına gelmez, ancak boşanma davası açma hakkını doğurur. Evlilik, yeni bir dava ve yeni bir mahkeme kararına kadar devam eder.

Ayrılık kararı nedir, ne kadar sürer?

Ayrılık, boşanmanın hafifletilmiş bir biçimidir. Boşanma veya ayrılık davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir (TMK m. 167). Boşanma sebebi ispatlanmışsa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir; dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez, boşanmaya ilişkinse ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir (TMK m. 170).

Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m. 171). Süre, dava açıldığı gün ya da karar tarihinden değil, kararın kesinleştiği günden hesaplanır. Ayrılık kararının kendisiyle ilgili ayrıntıları ayrılık kararı nedir yazısında anlattık.

Süre bitince ne olur?

Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Burada üç ihtimal vardır:

  • Eşler ortak hayatı yeniden kurmuşsa, ayrılığın amacı gerçekleşmiş olur ve boşanma davası açmak için bir sebep kalmaz.
  • Ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
  • Hiçbir eş dava açmazsa evlilik hukuken devam eder; bu durumda ayrılık sona ermiş fakat boşanma gerçekleşmemiş olur.

Üçüncü ihtimal özellikle önemlidir. Ayrılık süresi dolunca otomatik bir boşanma bekleyen eşler, evliliğin hâlâ sürdüğünü fark etmeyebilir. Oysa evlilik hukuken sürdüğü için eşlerden biri yeniden evlenemez; evli biriyle evlenme mutlak butlan sebebidir (TMK m. 145/1).

Boşanma davasını kim açar?

Kanun “eşlerden her biri” diyerek dava hakkını iki tarafa da tanır. Ayrılığı isteyen eş açabileceği gibi, karşı taraf da açabilir. Bu önemli bir pratik sonuçtur: ayrılığı en çok isteyen taraf, süre bitince hemen boşanma davası açmak istemeyebilir; ancak karşı taraf aynı gün dava açabilir.

Yeni dava, ayrı bir dava olarak açılır. Dilekçede ayrılık kararının tarihi, kesinleşme tarihi, ayrılık süresi ve bu süre içinde ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığı yer alır. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Davanın nasıl açıldığını boşanma davası nasıl açılır yazısında adım adım bulabilirsiniz.

Ortak hayatın yeniden kurulması ne demektir?

Kanun bu kavramı tanımlamamıştır. Ortak hayatın yeniden kurulması, eşlerin yeniden birlikte yaşamaya, aile birliğinin gereklerini yerine getirmeye ve evliliği sürdürmeye yönelik hareket etmesi biçiminde anlaşılır; kısa bir ziyaret, çocuklar için bir araya gelmek ya da bayramda aileyle buluşmak tek başına bunu göstermeyebilir. Hâkim, olayın ayrıntılarına bakarak ortak hayatın kurulup kurulmadığına karar verir. Kesin bir gün ya da süre ölçütü kanunda yazılı değildir.

Bu nedenle ayrılık süresi dolmadan ya da dolduktan sonra yaşananlar önem taşır: Birlikte kalınan günler, aynı evde yaşama, tatiller, mesajlar, aile fotoğrafları ya da ortak masraflar delil olarak tartışılabilir. Tarafların bu konudaki anlatımları ve tanıklar hâkimin kanaatini şekillendirir. Delillerin nasıl ele alındığını boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısında okuyabilirsiniz.

Ayrılık süresinde yaşananlar boşanma davasına nasıl yansır?

TMK m. 172/3, boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olayların ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumların göz önünde tutulacağını söyler. Bu cümle iki ayrı dönemi birleştirir. İlk davada kusurun nasıl dağıldığı, hangi olayların ispatlandığı yeni davada sıfırdan ele alınmaz. Üstüne, ayrılık sürecinde yaşananlar da eklenir. Örneğin ayrılık sırasında bir eşin çocukla ilgilenmemesi, nafaka yükümlülüğünü yerine getirmemesi, hakaret veya şiddet davranışları ya da diğer eşin ortak hayatı yeniden kurmak için gösterdiği çaba, hâkimin sonuçlara ilişkin değerlendirmesine girebilir.

Boşanmanın sonuçlarından kasıt, tazminat, nafaka, velayet ve kişisel ilişki gibi konulardır. Maddî ve manevî tazminat için TMK m. 174, yoksulluk nafakası için TMK m. 175 uygulanır. Yoksulluk nafakası bakımından Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. O zamana kadar mevcut hüküm uygulanır.

Ayrılık süresince mal rejimi, nafaka ve çocuklar

Ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir (TMK m. 180). Mal rejiminin sona erme sebepleri TMK m. 225’te sayılır: eşlerden birinin ölümü, başka bir mal rejiminin kabulü; mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde ise rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Metin ayrılık kararını bu sebepler arasında saymaz; bu nedenle ayrılık süresince yasal rejim kural olarak devam eder ve bu dönemde karşılığı verilerek edinilen değerler de edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219). Süre bitiminde boşanmaya karar verilirse rejim, yeni boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer. Ayrılık döneminde bu sonuçtan kaçınmak isteyen eş, haklı sebep varsa mal ayrılığına geçilmesini ayrıca isteyebilir (TMK m. 206). Rejimin tasfiye zamanı için mal rejiminin sona erme tarihi yazısı yararlıdır.

Çocuklar bakımından, ayrılık kararında da hâkim ana ve babayı dinleyerek velayeti ve kişisel ilişkiyi düzenler (TMK m. 182). Dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemler re’sen alınır (TMK m. 169). Bu önlemlerin ayrıntılarını tedbir nafakası nedir yazısında bulabilirsiniz.

Dilekçeye ve dosyaya neler konur?

Yeni boşanma davasının dilekçesi, ilk davanın bilgilerini taşımalıdır: mahkeme, dosya, ayrılık kararının tarihi ve kesinleşme tarihi, ayrılığa karar verilen süre. Dosyaya ayrılık kararının kesinleşme şerhli örneği, nüfus kayıt örneği, aile cüzdanı ve varsa çocuklara ilişkin belgeler eklenir. Ayrılık süresi içinde yaşananları gösteren belgeler, örneğin nafaka ödeme dekontları, çocukla görüşme düzenine ilişkin yazışmalar ve ortak hayatın kurulmadığını gösteren mesajlar, hâkimin değerlendirmesine yardımcı olur. Dava açma adımlarını ve harç gibi masrafları ayrı olarak boşanma davası harç ve masrafları yazısında bulabilirsiniz.

Süre bitince anlaşmalı yol mümkün mü?

Ayrılık kararı çekişmeli bir dava sonunda verilmiş olsa bile, süre dolunca eşler anlaşabilirlerse anlaşmalı boşanma yolu da değerlendirilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır; hâkim tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve mali sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir (TMK m. 166/3). Ayrılık süresinde kurulan sakin ilişki, protokolün hazırlanmasını kolaylaştırabilir. Şartlar için anlaşmalı boşanma şartları yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Selin ve Burak’ın evliliğinde Burak’ın sürekli onur kırıcı sözleri nedeniyle Selin boşanma davası açar. Mahkeme, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu kanaatiyle iki yıllık ayrılığa karar verir ve karar kesinleşir. İki yıllık süre kesinleşme tarihinden itibaren işler. Süre dolduğunda Selin ve Burak ayrı evlerde yaşamaya devam etmektedir; Burak, ayrılık sırasında çocuklarla düzenli ilgilenmemiş ve nafaka ödemelerini aksatmıştır. Selin yeni bir boşanma davası açar. Hâkim, ilk davada ispatlanan onur kırıcı davranışları ve ayrılık süresinde Burak’ın yükümlülüklerini yerine getirmemesini birlikte değerlendirir. Kusur dağılımını, tazminat ve nafaka taleplerini hâkim bu bütüne göre ele alır; sonucu önceden söylemek mümkün değildir.

Aynı örnekte Burak’ın ayrılık süresinde Selin’le yeniden bir araya gelmeye çalışması ve Selin’in bunu reddetmesi, kusur değerlendirmesinde tartılabilecek bir olgudur. Hâkim, her iki tarafın ayrılık döneminde ortak hayatı kurma konusundaki tutumuna bakar.

Ayrılık sonrasında dava açarken sık yapılan hatalar

İlk hata, ayrılık süresinin bitiş tarihini kararın verildiği günden saymaktır. Süre kararın kesinleşmesiyle başlar; kesinleşme tarihi kararın üzerinde değil, kesinleşme şerhinde görülür. İkinci hata, süre bitince boşanmanın kendiliğinden gerçekleştiğini sanmaktır. Üçüncü hata, ayrılık süresinde yaşanan olayları kaydetmemektir: mesajlar, nafaka ödeme dekontları, çocuklarla görüşme kayıtları sonradan ispat için gerekir. Dördüncü hata, eşlerin bir araya gelme girişimlerini hatıra bırakmamaktır; kısa süreli barışma çabaları ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığı tartışmasında önem taşır.

Ayrıca bir yıllık kuralı karıştırmamak gerekir. Reddedilen bir boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesi ve ortak hayatın kurulamaması hâlinde evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır (TMK m. 166/4). Ayrılık kararı ise ayrı bir mekanizmadır; ayrılık süresi dolduktan sonra dava hakkı TMK m. 172’den doğar. Aralarındaki farkı fiili ayrılık nedeniyle boşanma ve boşanma davası reddedilirse ne olur yazılarında okuyabilirsiniz.

Dosyanızın tarihlerini birlikte hesaplayalım

Ayrılık kararının kesinleşme şerhi ile süre bitiş tarihi arasındaki hesap küçük bir yanlışla bile kayabildiğinden, takvimi belgeye bakarak çıkarmak güvenli olur. Ayrılık süresinin ne zaman bittiği, ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığı ve yeni davanın hangi olaylara dayanacağı, her dosyada ayrı ayrı tartılır. Kararınızın kesinleşme tarihini ve ayrılık süresince yaşananları anlatmak için iletişim sayfasındaki telefon numarasını arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Büro, aile hukuku kapsamındaki dosyanızı inceleyerek yeni davanın nasıl kurulabileceğini ve hangi belgelerin hazırlanması gerektiğini anlatır.

Sık sorulan sorular

Ayrılık süresi bitince evlilik kendiliğinden sona erer mi?

Hayır. Süre bitince yalnızca ayrılık durumu kendiliğinden sona erer (TMK m. 172/1). Evlilik devam eder. Boşanma için ortak hayatın yeniden kurulmadığı hâlde eşlerden birinin dava açması gerekir.

Boşanma davasını ayrılığı isteyen taraf mı açmak zorunda?

Hayır. Ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172/2). Ayrılığı isteyen taraf da, karşı taraf da dava açabilir.

Ayrılık süresi içinde barışıp tekrar ayrılırsak ne olur?

Kanun ayrılık süresi içindeki barışmanın hukuki sonucunu ayrıntılı yazmamıştır. Ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığı, davada hâkim tarafından olgulara bakılarak değerlendirilir. Bu nedenle yeni dava öncesi tarihleri ve olayları ayrıntılı kayıt altına almak yararlıdır.

Ayrılık süresinde yaşananlar boşanma davasını etkiler mi?

Evet. Kanun, boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olayların ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumların göz önünde tutulacağını söyler (TMK m. 172/3). Kusur, tazminat ve nafaka değerlendirmesinde bu iki dönem birlikte okunur.

Ayrılık süresi bitmeden boşanma davası açılabilir mi?

TMK m. 172, süre bitiminde ortak hayat yeniden kurulmamışsa boşanma davası açma hakkı tanır. Kanun, süre dolmadan yeni bir boşanma davası açılıp açılamayacağını ayrıca düzenlemez; bu soru ayrılık kararından sonra ortaya çıkan olayın niteliğine göre değerlendirilir ve dosyaya özgüdür.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 145, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174, 175, 180, 182, 206, 219, 225
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler