Aile Hukuku ve Boşanma

Boşandıktan Sonra Anne veya Baba Ölürse Çocuğa Yetim Aylığı Bağlanır mı?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanmış ebeveynlerden biri sigortalıyken ölürse çocuğa ölüm (yetim) aylığı bağlanabilir; velayet kimde olursa olsun. Şartlar, yaş sınırları ve başvuru burada.

Kısaca

  • Halk arasında yetim aylığı denen ödeme, 5510 sayılı Kanun’da ölüm sigortasından bağlanan ölüm aylığıdır (m. 32).
  • Çocuğun hak sahibi olması için ana babasının boşanmış olması engel değildir; kanunun aradığı şartlar sigortalının prim durumu ile çocuğun yaşı, öğrenimi, çalışma durumu ve kendi sigortalılığından gelir veya aylık alıp almadığına ilişkindir.
  • Aylık, kendiliğinden bağlanmaz; hak sahiplerinin yazılı istekte bulunması gerekir.
  • Küçük çocuk adına başvuruyu yasal temsilci olarak velayet sahibi ebeveyn yapar (TMK m. 342).

Anne ya da babanın boşanmış olması, çocuğun sosyal güvenlik haklarını ortadan kaldırmaz. Boşanmış ebeveynlerden biri sigortalıyken ölürse, çocuğa ölüm sigortasından aylık bağlanması mümkündür. Bu aylığa günlük dilde yetim aylığı denir. Kanunda ise adı ölüm aylığıdır ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Velayetin kimde olduğu, çocuğun aylığa hak kazanıp kazanmayacağını belirlemez. Velayet daha çok başvurunun kim tarafından yapılacağı sorusunu etkiler. Aşağıda önce aylığın şartlarını, sonra çocuğun hak sahibi sayılma ölçülerini, ardından başvuru ve ödeme konusunu anlatıyoruz.

Yetim aylığı kanunda hangi adla geçer?

5510 sayılı Kanun’un 32. maddesi, ölüm sigortasından sağlanan hakları sayar: ölüm aylığı bağlanması, ölüm toptan ödemesi yapılması, aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi ve cenaze ödeneği verilmesi. Yetim aylığı dediğimiz ödeme, bu haklardan ilkine, ölüm aylığına karşılık gelir.

Aylığın bağlanabilmesi için ölen sigortalının belirli prim şartlarını taşıması gerekir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ölüm aylığı; en az bin sekiz yüz gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olanların ya da hizmet akdiyle çalışan sigortalılar (5510 sayılı Kanun m. 4/1-a) için en az beş yıldan beri sigortalı bulunup toplam dokuz yüz gün prim bildirilmiş olanların hak sahiplerine bağlanır. Malullük ya da yaşlılık aylığı almakta iken veya bu aylığa hak kazanmış iken ölenlerin hak sahipleri de aylık alabilir. Ölen ebeveyn bağımsız çalışan (5510 sayılı Kanun m. 4/1-b) ise, aylık bağlanabilmesi için onun genel sağlık sigortası primi dâhil prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması ya da ödenmesi gerekir. Sigortalılık türüne göre ayrıntılar değiştiğinden, ölen ebeveynin hangi statüde sigortalı olduğunu bilmek önemlidir.

Önemli bir ayrıntı: Aylık kendiliğinden bağlanmaz. Kanun, hak sahiplerine yazılı istekte bulunmaları hâlinde bağlanacağını söyler. Yani başvurmak gerekir.

Çocuk hangi şartlarda hak sahibi sayılır?

5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılmasını düzenler. Çocuklar için aranan temel şartlar şunlardır:

  • Çocuğun, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması ve bazı sigortalılık türleri kapsamında çalışmaması
  • Yaş ve öğrenim şartı: Onsekiz yaşını doldurmamış olması; lise ve dengi öğrenim görüyorsa yirmi yaşını, yükseköğrenim görüyorsa yirmi beş yaşını doldurmamış olması
  • Kurum Sağlık Kurulu kararıyla çalışma gücünü en az yüzde altmış oranında yitirip malul olduğunun anlaşılması durumunda yaş sınırı aranmaksızın hak sahipliği
  • Kız çocukları bakımından, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan ya da dul kalan kızların da hak sahibi sayılması

Bu şartların hiçbiri, anne babanın boşanmış olmasını bir engel olarak saymaz. Çocuk, hangi ebeveynle yaşıyor olursa olsun, ölen ebeveynin hak sahibi çocuğu olarak değerlendirilir. Tabii ki doğrudan çocuğun bu bağını belgelemesi gerekir; nüfus kayıtları bu iş için esas belgedir.

Çocuğa ne kadar aylık bağlanır?

  1. madde, hak sahiplerine paylaştırma yapar. Hesaplanan ölüm aylığından dul eşe belirli bir pay, çocuklara ise her birine aylığın dörtte biri oranında pay ayrılır. Maddenin ilgili bendine göre sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan çocuklar, ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan çocuklar ve kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayan çocuklar için pay yarıya çıkar. Ölüm tarihinde anne ile baba boşanmış olduğundan aralarında evlilik bağı bulunmaz; boşanmış ebeveynin çocuğu bu nedenle kanun metnindeki “ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan” çocuklar arasında yer alır. Ancak hak sahiplerine bağlanan aylıkların toplamı sigortalının aylığını geçemez; gerekirse payların hepsinden orantılı indirim yapılır (5510 sayılı Kanun m. 34).

Bu yüzden belli bir oranı ya da tutarı önceden vermek doğru olmaz. Kesin hesap Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınacak bilgiyle netleşir.

Aylık süresiz değildir; kanun, aylığın hak sahibinde 34. maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme döneminden itibaren kesileceğini söyler (5510 sayılı Kanun m. 35). Yani çocuk ergin olunca ya da öğrenimi bitince aylık sona erebilir. Öğrenim süresince devam eden aylıklar için öğrenci belgesi güncel tutulmalıdır.

Başvuruyu kim yapar?

Çocuk küçükse başvuruyu yasal temsilcisi yapar. Medeni Kanun’un 342. maddesine göre ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidir. Boşanmada velayet çocuğun bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336). Dolayısıyla ölen ebeveyn velayette değilse, velayeti elinde bulunduran diğer ebeveyn çocuk adına başvurur.

Ölen ebeveyn velayet sahibi idiyse durum farklıdır. Medeni Kanun’un 183. maddesi, ana veya babanın ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin gerekli önlemleri alacağını yazar. Bu durumda çocuğun bakımının ve temsilinin kime geçeceği ayrıca netleştirilmelidir. Bu konuyu boşandıktan sonra velayet sahibi ebeveyn ölürse yazısında anlattık.

Başvuruda şu belgeler istenebilir: ölen kişinin ölüm belgesi, çocuğun nüfus kayıt örneği, velayeti gösteren boşanma kararı ve velayet bilgisi, çocuğun öğrenim durumunu gösteren belge. Gerekli belgelerin tam listesini ve başvuru biçimini Kurumun ilgili biriminden güncel olarak teyit etmek en güvenlisidir.

Aylık hesabında hangi bilgiler belirleyici olur?

Sosyal Güvenlik Kurumu aylığı hesaplarken yalnızca çocuğa bakmaz. 5510 sayılı Kanun’un 33. maddesi, sigortalının ölümü hâlinde hak sahiplerine bağlanan aylığın hesaplanmasında sigortalının almakta olduğu veya bağlanmasına hak kazandığı malullük, vazife malullüğü ya da yaşlılık aylığının, bu aylıklar yoksa prim ödeme gün sayısına göre hesaplanan aylığın esas alınacağını söyler. Yani ölen ebeveynin çalışma geçmişi, kazanç düzeyi ve prim günü, aylığın büyüklüğünü doğrudan etkiler.

Bu yüzden başvuru öncesinde şu bilgileri toplamak işinizi kolaylaştırır:

  1. Ölen ebeveynin hangi statüde sigortalı olduğu: işçi, bağımsız çalışan ya da kamu görevlisi
  2. Ölüm tarihinde aylık alıp almadığı
  3. Kimlerin hak sahibi olduğu: yeni bir eş, diğer çocuklar, varsa ana ve baba
  4. Çocuğun kendi adına gelir ya da aylık bağlanıp bağlanmadığı

Kanunun 34. maddesi, hak sahipleri arasında paylaştırmayı da düzenler; bu yüzden tek çocuk ile birden fazla çocuk durumunda aynı aylık farklı bölünür. Dul eşin aynı sigortalıdan aylık alması ya da almaması da paylaşımı değiştirebilir. Net sonucu yalnızca Kurumun hesabı gösterir.

Aylık ve miras birbirinden bağımsızdır

İki hak birbirini etkilemez. Çocuğa ölüm aylığı bağlanması, ölen ebeveynin mirasından pay almasına engel değildir; miras hakkı ayrıca Medeni Kanun’a göre doğar. Ölen baba ise çocuğun mirastaki durumunu boşandıktan sonra baba ölürse çocuğun miras hakkı yazısında inceledik.

Aylık da çocuk adına bağlandığı için yasal temsilci tarafından çocuğun bakımı için kullanılır; mirasla birleştirilmemelidir.

Çocuk sonradan çalışmaya başlarsa

Yetim aylığı çocuğun hak sahipliği için aranan şartların sürmesine bağlıdır. Kanun, çocuğun kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olmasını arar (5510 sayılı Kanun m. 34/b). Çocuk yaş sınırı içinde olsa bile kendi sigortalılığı nedeniyle kendisine gelir ya da aylık bağlanırsa, aylığın devamı sorgulanır. Hizmet akdiyle çalışarak sigortalı sayılmak ise, yaş sınırlarını (on sekiz, lise için yirmi, yükseköğrenim için yirmi beş) doldurmamış çocuklar bakımından aylık bağlanmasına engel değildir (5510 sayılı Kanun m. 34). Aynı şekilde 35. madde, askerî okul, Polis Akademisi veya Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi gibi okullarda öğrenci olarak sigortalı sayılanların aylıklarının kesilmesini gerektirmez.

Hangi çalışma biçiminin aylığı etkilediği sigortalılık türüne göre değiştiği için, çalışmaya başlamadan önce Kurumdan bilgi almak sonradan beklenmedik bir kesinti yaşama ihtimalini azaltır.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Nermin ve Okan boşanmış, on iki yaşındaki kızları Nermin’in yanında yaşıyor. Okan düzenli sigortalı çalışırken vefat ediyor. Prim günleri kanunun aradığı şartları karşılıyor.

Nermin, kızı adına Kuruma yazılı başvuru yapar. Kız çocuğu, kendi sigortalılığı olmayan, onsekiz yaşını doldurmamış bir çocuk olduğu için hak sahibi sayılır. Okan’ın yeni bir eşi varsa, aylık bu hak sahipleri arasında paylaştırılır. Aylığın tam tutarı, Okan’ın prim kayıtlarına ve diğer hak sahiplerinin durumuna göre belirlenir. Kız çocuğu ileride lise ve üniversite öğrenimine devam ederse, kanundaki yaş sınırları uygulanır.

Sık yapılan hatalar

  • Boşanmış olunduğu için çocuğun hakkı olmadığını düşünüp hiç başvurmamak.
  • Başvuruyu geciktirmek. Aylık, ölümü takip eden ay başından başlatılır (m. 35); ancak başvuru yapılmadan ödeme yapılmaz ve hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen aylıklar zamanaşımına uğrar (5510 sayılı Kanun m. 97).
  • Öğrenci belgesinin yenilenmemesi nedeniyle aylığın kesilmesine yol açmak.
  • Çocuk çalışmaya ya da sigortalı olmaya başladığında Kuruma bildirimde bulunmamak.
  • Aylığı çocuğun ihtiyacı dışında harcamak. Aylık çocuk adınadır.

Aylık dışındaki maddi destek konuları için, örneğin üniversite okuyan çocuk için nafaka, üniversite okuyan çocuk için nafaka yazısına bakabilirsiniz.

Kendi durumunuz için

Ölen ebeveynin sigortalılık türü, prim günleri, çocuğun yaşı ve öğrenim durumu her dosyada farklıdır. Bu nedenle aylığa hak kazanılıp kazanılmadığı ve hesaplama, somut belgelerle değerlendirilmelidir.

Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz. Boşanma sonrası çocuklara ilişkin hakların genel çerçevesi için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ana babam boşanmışsa yetim aylığı alabilir miyim?

Evet, boşanma tek başına engel değildir. Çocuğun hak sahibi sayılması 5510 sayılı Kanun m. 34’te yazılı yaş, öğrenim, çalışma ve sağlık şartlarına bağlıdır. Boşanmış ebeveynin çocuğu olmak bu şartlar arasında sayılmaz.

Velayet diğer ebeveynde ise yetim aylığına etkisi olur mu?

Velayetin kimde olması, aylığa hak kazanılıp kazanılmayacağını belirlemez. Velayet, başvuruyu ve aylığın çocuk adına tahsilini kimin yapacağı bakımından önem taşır (TMK m. 342).

Çocuk kaç yaşına kadar aylık alır?

Kanun metnine göre, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylığı olmayan çocuklar 18 yaşını doldurmayıncaya kadar; lise ve dengi öğrenimde 20, yükseköğrenimde 25 yaşını doldurmayıncaya kadar hak sahibidir (5510 sayılı Kanun m. 34/b-1). Çalışma gücünü Kurum Sağlık Kurulu kararıyla en az yüzde altmış kaybetmiş çocuklar için yaş sınırı aranmaz.

Ölen ebeveynin prim günü yetersizse aylık bağlanmaz mı?

Ölüm aylığı için sigortalının prim bildirimi şartları aranır; kanun bunu sigortalılık türüne göre ayrı ayrı düzenler (5510 sayılı Kanun m. 32/2). Şartlar sağlanmıyorsa aylık bağlanmaz, bu durumda ölüm toptan ödemesi gibi başka haklar gündeme gelebilir.

Aylık hangi tarihten itibaren başlar?

Hak sahiplerine bağlanan aylıklar, sigortalının ölüm tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılır (5510 sayılı Kanun m. 35). Ancak ölüm aylığının, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar (5510 sayılı Kanun m. 97); bu yüzden başvuruyu geciktirmeyin.

Dayanak mevzuat

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 4, 32, 33, 34, 35, 97
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 183, 336, 342
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler