Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davası Açmadan Önce Mahkemeden Delil Tespiti İstenebilir mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Delil kaybolma riski varsa boşanma davası açmadan önce mahkemeden delil tespiti istenebilir; hukuki yarar, yetkili mahkeme ve dilekçe içeriğini öğrenin.

Kısaca

  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400’e göre taraflar, ileride açacakları davada ileri sürecekleri bir vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık ifadesi alınmasını talep edebilir.
  • Delil tespiti için hukuki yarar gerekir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır.
  • Dava açılmamışsa talep esas davaya bakacak mahkemeden ya da inceleme yapılacak şeyin bulunduğu veya tanığın oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir (HMK m. 401).
  • Dilekçede tespiti istenen vakıa, sorular, kaybolma sebepleri ve karşı tarafın bilgileri yer alır; tespit dosyası sonradan asıl dava dosyasının eki olur (HMK m. 402, 405).

Boşanma davası açmayı düşünüyorsunuz ama elinizdeki bir delilin kısa sürede kaybolabileceğinden endişeleniyorsunuz. Bu durumda dava açmadan önce de mahkemeden delil tespiti isteyebilirsiniz; ancak yol, yalnızca delilin kaybolma ya da ileri sürülmesinin zorlaşma ihtimali bulunduğunda açıktır. Kanun, bu tür bir tespiti dava açmayı bekleyemeyecek delillere yönelik bir koruma aracı olarak düzenler; her delil için kullanılacak genel bir ön inceleme yolu değildir.

Delil tespiti nedir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400/1’e göre taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. Yani delil tespiti, delili dava dosyasına sonradan girecek şekilde önceden güvenceye almaktır.

Delil tespiti, delilin değerlendirilmesi değildir. Mahkeme tespit aşamasında “bu delil davayı kazandırır” ya da “bu iddia doğrudur” demez; yalnızca istenen işlemi yapar ve sonucunu tutanağa bağlar. Değerlendirme, dava açıldığında esas hakkında karar verecek hâkime kalır. Medeni Kanun m. 184 gereği hâkim, boşanmanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz; delil tespiti bu kanaati kendiliğinden oluşturmaz.

Hangi durumda hukuki yarar vardır?

Delil tespiti isteyebilmek için hukuki yararın bulunması gerekir. Kanun burada bir kolaylık getirir: kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır (HMK m. 400/2). Bu ifade, kesinlik değil ihtimal arar; ama ihtimalin dosyada somut sebeplerle gösterilmesi gerekir.

Boşanma bağlamında düşünebileceğiniz birkaç durum şunlardır. Ağır hasta ya da ileri yaşta bir tanığın anlatımı, dava açılana kadar alınamayabilir. Yurt dışına gidecek bir tanığın ifadesi, dava açıldığında ulaşılamaz hâle gelebilir. Ortak yaşanılan evde veya kullanılan bir yerde yapılan değişikliklerle ortadan kalkabilecek bir durumun görülmesi için keşif gerekebilir. Bu örnekler varsayımsaldır; mahkemenin talebi kabul edip etmeyeceği dosyadaki gerekçenin ikna ediciliğine bağlıdır. Yazışma gibi dijital delillerde ise önce kendi cihazınızdaki kayıt ve yedek korunur; bunun ayrıntısı için mesajları noterde tespit ettirmek yazımıza bakabilirsiniz.

Hangi mahkemeye başvurulur?

Dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir (HMK m. 401/1). Boşanma davasına bakacak mahkeme aile mahkemesidir; kurulmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. İki seçenek arasında seçim yapılırken delilin bulunduğu yer ve tanığın oturduğu yer gibi pratik hususlar belirleyicidir.

Burada iki hüküm daha vardır. Esas hakkında açılan davada, delil tespiti yapan mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğu ileri sürülemez (HMK m. 401/3). Dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında ise yalnızca davanın görülmekte olduğu mahkeme yetkili ve görevlidir (HMK m. 401/4). Yani dava açıldıktan sonra delil tespiti, başka bir yere değil, dava dosyasının bulunduğu mahkemeye yöneltilir. Boşanma davasında yetkili mahkemenin nasıl belirlendiği ayrı bir konudur; Medeni Kanun m. 168 eşlerden birinin yerleşim yerini veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yeri esas alır; bu yetki kesin değildir. Tereddüt ederseniz dava açılacak mahkemeyi önceden netleştirmek gerekir.

Dilekçede neler yazılır?

Delil tespiti talebi dilekçeyle yapılır. Dilekçede tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ile aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresi yer alır (HMK m. 402/1). Durum ve koşullar aleyhine tespit yapılacak kişiyi göstermeye imkân vermiyorsa talep yine geçerli sayılır.

Bu içerik, dilekçeyi yazarken iki sorunun net cevaplanmasını gerektirir: neyin tespit edilmesini istiyorsunuz ve neden beklenemez? “Tanıkları dinleyin” demek yeterli değildir; hangi vakıanın hangi tanığa sorulacağı, tanığın neden dava açılana kadar dinlenemeyeceği ve hangi soruların yöneltileceği somut yazılmalıdır. Mahkeme tarafından belirlenen tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz (HMK m. 402/2); bu nedenle masraf konusunda mahkemenin vereceği süreyi kaçırmamak gerekir.

Karşı taraf nasıl haberdar edilir ve itiraz hakkı nedir?

Tespit talebi mahkemece haklı bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda ayrıca delil tespitinin nasıl ve ne zaman yapılacağı, tespitin icrası esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği belirtilir (HMK m. 402/3). Tespitten sonra tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği de mahkemece karşı tarafa resen tebliğ olunur (HMK m. 402/4).

Haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde ise karşı tarafa tebligat yapılmadan da delil tespiti yapılabilir. Tespitten sonra tespit dilekçesi, kararı, tutanağı ve varsa bilirkişi raporu mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf bu tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir (HMK m. 403). Eşler arasındaki boşanma uyuşmazlığında, tespitin karşı tarafa haber verilmeden yapılması ise ancak talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunduğunda gündeme gelir (HMK m. 403).

Tespit sonucu dava dosyasına nasıl girer?

Delil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir. Asıl davanın taraflarından her biri iddia veya savunmasını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabilir (HMK m. 405). Tespit edilmesi istenen vakıanın hangi delille tespit edileceğine karar verilmişse, bu kararın yerine getirilmesinde o delilin toplanmasına ilişkin hükümler uygulanır (HMK m. 404). Tanık dinlenecekse tanıklık kuralları, bilirkişi incelemesi yapılacaksa bilirkişi hükümleri işler.

Önemli olan, tespitten sonra dava açma süresinin ayrıca işlemesidir. Delil tespiti, boşanma sebebi için öngörülen dava hakkının düşme sürelerini durduran bir işlem olarak düzenlenmemiştir. Zina sebebinde öğrenmeden itibaren altı ay (TMK m. 161), hayata kast, pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış sebebinde de öğrenmeden itibaren altı ay (TMK m. 162) süre işler; her iki sebepte de olayın üzerinden beş yıl geçince dava hakkı düşer. Delil toplarken süreyi kaçırmak, en sağlam deliller bile elinizde olsa dava hakkını kaybettirir.

Dava açıldıktan sonra delil tespiti farklı mı işler?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400/1, delil tespitini yalnızca dava öncesi için değil, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş vakıalar için de tanır. Dava başladıktan sonra aynı araç kullanılır, ama muhatap değişir: yalnızca davanın görüldüğü mahkeme yetkili ve görevlidir (HMK m. 401/4). Bu aşamada tespit, tanık listesi, delil bildirme ve ön inceleme gibi dava içindeki olağan delil süreçleriyle yan yana yürür.

Pratikte fark şudur. Dava açıldıktan sonra delillerinizi, kanunun belirlediği usulle ve süreyle zaten mahkemeye bildirebilirsiniz. Tespit ise bir delilin olağan sıradan önce, kaybolma tehlikesi nedeniyle öne çekilmesidir. Tanık ve delillere ilişkin sürelerle ilgili temel kural, belirtilen süreden sonra delil gösterilememesidir; ancak gecikme yargılamayı uzatma amacı taşımıyorsa veya tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkeme istisna tanıyabilir (HMK m. 145). Hangi delilin ne zamana kadar sunulabileceğini delillerin ne zamana kadar sunulabileceği yazımızda ayrıntılı anlattık.

Davanın ne zaman açılacağına karar verirken tespitin yarattığı zamanı da hesaba katın. Dilekçe, mahkemenin kararı, giderlerin yatırılması, tespit işleminin yapılması ve karşı tarafın itirazı için gereken süre, sizin dava açma sürenizin içinden geçer. Süre sınırı olan bir boşanma sebebine dayanıyorsanız, tespit talebiyle dava dilekçesi arasındaki sırayı baştan planlamak gerekir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir eşin, eşinin tutumuna dair olayları bilen ve kısa süre içinde ameliyat olacak yaşlı bir komşusu var. Komşunun ameliyat sonrası dinlenip dinlenemeyeceği belirsiz. Eş, dava açmadan önce bu kişinin tanık olarak dinlenmesini talep etmeyi düşünüyor.

Dilekçede komşunun hangi olguları bildiğini, bu olguların boşanma davasında neden önemli olduğunu ve ameliyat nedeniyle ifadenin neden dava açılana kadar alınamayabileceğini somut olarak anlatması gerekir. Mahkeme gerekçeyi yeterli bulursa talebi kabul eder ve tanık ifadesini alır; bulmazsa reddeder. Kabul edilse bile ifade, dava açıldığında hâkim tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, delil tespitini “delil hazırlama” yolu sanmaktır; kanun kaybolma ya da zorlaşma ihtimalini arar. İkinci hata, gerekçeyi soyut bırakmaktır. Üçüncü hata, tespit giderlerini ve mahkemenin verdiği süreleri ihmal etmektir. Dördüncü hata, tespit ettirilen delili davada kendiliğinden yeterli sanmaktır; tanık anlatımı, belge ve yazışma gibi diğer deliller de dosyaya girmelidir. Genel çerçeve için boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısına, dava öncesi delil toplamaya dair pratik adımlar için dava açmadan önce hangi deliller toplanır yazısına göz atabilirsiniz.

Beşinci hata, hukuka aykırı yolla elde edilmiş bir delili tespit mekanizmasıyla “temize çıkarmaya” çalışmaktır. Hukuka aykırı elde edilen deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2); mahkemeden tespit istemek bu sonucu değiştirmez. Konuyu hukuka aykırı delil nedir yazısında genişçe anlattık.

Kendi dosyanız için ne yapabilirsiniz?

Delilinizin gerçekten kaybolma riski taşıyıp taşımadığı, hangi mahkemeye başvurulacağı ve dilekçenin nasıl kurulacağı dosyanızın ayrıntılarına bağlıdır. Elinizdeki delilleri, kimde olduklarını ve ne zaman kaybolabileceklerini yazılı olarak çıkarırsanız değerlendirme daha net olur.

Durumunuzu büroyu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Çalışma alanımızı aile hukuku sayfasında bulabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Boşanma davası açmadan önce delil tespiti her durumda istenebilir mi?

Hayır. Hukuki yararın bulunması gerekir. Delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır (HMK m. 400/2). Böyle bir risk yoksa talep reddedilebilir.

Delil tespiti için hangi mahkemeye başvurulur?

Dava açılmamışsa, esas davaya bakacak mahkemeden ya da keşif veya bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu veya tanığın oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir (HMK m. 401/1). Dava açıldıktan sonra yalnızca davanın görüldüğü mahkeme yetkilidir.

Karşı taraf tespitten haberdar edilir mi?

Kural olarak karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Zorunluluk bulunan acele hâllerde karşı tarafa tebligat yapılmadan da tespit yapılabilir; sonradan belgeler tebliğ edilir ve karşı taraf bir hafta içinde itiraz edebilir (HMK m. 402, 403).

Delil tespiti yaptırmak davayı kazandırır mı?

Hayır. Tespit yalnızca delilin korunmasını sağlar. Elde edilen tutanak ve rapor, dava açıldığında dosyaya eklenir ve hâkim tarafından diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir.

Delil tespitinin masrafı kimden alınır?

Mahkemenin belirlediği tespit giderleri talep eden tarafça avans olarak ödenir; ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz (HMK m. 402/2). Tutarlar mahkemece belirlenir ve her dosyada farklıdır.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 145, 189, 400, 401, 402, 403, 404, 405
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 168, 184
  • 4787 sayılı Kanun m. 2, 4
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler