Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davası Sırasında Ortak Hesaptaki Parayı Çekmek Mal Kaçırma Sayılır mı?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma davası sürerken ortak hesaptan para çekmek mal kaçırma sayılır mı? TMK 229, dava tarihi, hesap dökümü ve tedbir yolları açıklanıyor.

Kısaca

  • Dava açılmadan önce ortak hesaptan para çekmek tek başına mal kaçırma değildir; belirleyici olan paranın kaynağı, çekim amacı ve katılma alacağını azaltma kastının ispatıdır. Dava açıldıktan sonraki çekim, dava tarihindeki bakiyeyi değiştirmez.
  • TMK m. 229 yalnızca iki durumu tasfiyede edinilmiş mallara ekler: son bir yıldaki rızasız karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler.
  • Mal rejimi boşanma kararıyla dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer; hesaptaki bakiye bu tarihteki durumuyla hesaba girer (TMK m. 225, 235).
  • Davanın başında hesaplara ve para çekmeye ilişkin geçici önlem talep edilebilir; banka kayıtları mahkeme aracılığıyla getirtilir.

Boşanma davası açıldıktan sonra ortak hesaptaki parayı çekmek, parayı paylaşımdan kaçırmanın etkili bir yolu değildir: boşanmaya karar verilirse hesaptaki paranın dava tarihindeki bakiyesi tasfiyede esas alınır. Dava öncesindeki çekimler ise kendiliğinden mal kaçırma anlamına gelmez; hukuk burada iki şeye bakar: çekilen paranın hangi mal kesimine ait olduğuna ve çekimin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılıp yapılmadığına. Hesap ortak olsa da, çekimin sonucu eşler arasındaki mal rejimi tasfiyesinde ortaya çıkar. Aşağıda hem çekimi yapan hem de parası çekilen eş açısından sınırları adım adım anlatıyorum.

Ortak hesap, paranın ortak olduğu anlamına gelir mi?

Hayır. Banka hesabının iki isimle açılmış olması, içindeki paranın nereden geldiğini değiştirmez. Evlilik süresince çalışarak kazanılan maaşlar, birikimler ve bunların getirisi edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219). Edinilmiş mallar, mal rejimi tasfiye edilirken her eşin artık değeri içinde hesaplanır ve bu değerin yarısı üzerinde karşılıklı hak doğar (TMK m. 236).

Kanun ayrıca ispat konusunda net bir kural koyar: Bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden bunu ispatlar. Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır, bir eşin bütün malları da aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222). Dolayısıyla “hesap ortaktı, istediğimi çekerim” savunması da, “parayı ben yatırdım, hepsi benim” iddiası da belge ister: maaş dekontları, miras veya bağış kayıtları, satış bedeli gibi.

Bir de yönetim yetkisi vardır. Her eş yasal sınırlar içinde kendi malları ve edinilmiş malları üzerinde yönetme, yararlanma ve tasarruf hakkına sahiptir; paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde ise aksine anlaşma olmadıkça diğer eşin rızası olmadan tasarruf edemez (TMK m. 223). Yani evlilik sürerken hesaptan para çekmek çoğu zaman yetki içindedir; sorun, tasfiye aşamasında bu çekimin hesaba nasıl yansıyacağıdır.

Dava tarihi neden bu kadar önemli?

Mal rejimi, mahkeme boşanmaya karar verirse dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225). Dava reddedilirse rejim sona ermez. Tasfiyede, rejimin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235).

Bu iki kuraldan şu sonuç çıkar: Dava tarihinde hesapta duran para, edinilmiş mal olarak o tarihteki durumuyla hesaba girer. Eş, dava açıldıktan sonra o parayı çekip harcamış olsa bile, mahkeme dava tarihindeki bakiyeyi esas alarak hesap yapar. Çekimi yapan eş, parayı sonradan harcamış olması nedeniyle “artık o mal yok” diyemez.

Dava tarihinden sonra hesaba giren paralar ise ayrı bir konudur. Kanun metni rejimin dava tarihinde sona ermesini söylediği için, sonradan kazanılan maaş ve benzeri gelirler artık tasfiyedeki edinilmiş mal hesabına girmez. Dava tarihinden önce yapılmış bir çekim ile dava sonrası yapılan bir çekim bu nedenle iki ayrı kalem olarak değerlendirilir. Dekontlar tarih sırasıyla saklanmalıdır.

Parayı çeken eş açısından riskler

Hesaptan para çeken eş, bunu “zaten benim payım” diye düşünebilir. Burada üç soru önem kazanır. Birincisi, çekilen tutar eşin kendi çalışmasından mı geldi, yoksa diğer eşin maaşından mı birikti? İkincisi, para başkasına verildiyse karşılığında bir şey alındı mı? Üçüncüsü, çekim tarihi dava tarihine ya da dava açılacağına dair ilk uyarılara yakın mı?

Zamanlama tek başına kast kanıtı değildir, ama hâkim bunu diğer olgularla birlikte değerlendirir: tutarın olağan harcamalardan çok büyük olması, parayı alan kişinin yakınlığı, çekimden hemen sonra paranın başka hesaplara dağıtılması gibi. Çekimi yapan eş açısından en sağlam savunma, parayı olağan gider ya da gerçek bir borcun ödemesi olarak gösteren belgelerdir. Belge yoksa, tasfiyede kendi edinilmiş malları arasında bu tutar hesaba katılma riskiyle karşılaşır.

Parası çekilen eş açısından yapılacaklar

Parası çekilen eş için ilk adım, hesabın dökümünü zaman kaybetmeden almaktır. İkinci adım, çekimin yapıldığı tarihlere ait mesajları, aile içi yazışmaları ve alıcı kişiyle ilgili bilgileri düzenlemektir. Üçüncü adım, çekimi dilekçeye tarih ve tutarla birlikte yazmaktır. Mal kaçırma iddiası, katılma alacağının hesabını doğrudan etkilediği için ilerleyen aşamada bilirkişi incelemesi de gündeme gelebilir; bu konuda mal paylaşımı davasında değerleme ve bilirkişi yazısı yol gösterici olur.

Hangi çekimler “mal kaçırma” sayılır?

Kanun mal kaçırmayı kendi başına bir sınıf olarak tanımlamaz; tasfiyede edinilmiş mallara değer olarak eklenecek iki durumu sayar (TMK m. 229):

  • Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan ve olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar.
  • Rejimin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler.

Bu iki hüküm, rejimin sona erdiği dava tarihinden önceki çekimler içindir; dava açıldıktan sonra çekilen para zaten dava tarihindeki bakiye içinde hesaba girer. Hesaptan çekilen paranın bir yakına, “borç ödeme” adı altında anlaşmalı bir üçüncü kişiye ya da hiçbir karşılığı olmadan başkasına aktarıldığı ve yukarıdaki iki şartın biri ispatlanırsa, bu tutar çekim yapan eşin edinilmiş mallarına eklenebilir. Para evin yenilenmesine, çocukların okul masrafına ya da faturalara harcandıysa durum farklıdır: Bunlar karşılıksız kazandırma ya da kasıtlı devir değil, olağan yaşam giderleridir. Mal kaçırma kastının ispatı çekimi yapan eşe değil, iddia eden eşe düşer (HMK m. 190).

Ayrıntılı bilgi için mal kaçırma ve eklenecek değerler yazısına bakabilirsiniz. Kaçırılan malın üçüncü kişide kaldığı hâllerde borçlu eşin malvarlığı yetmezse o kişiye karşı dava da gündeme gelir; bu konu orada ele alınıyor.

Çekilen paranın hesabı sorulabilir mi?

Evet, ama usulüne uygun bir yolla. Dava dilekçesinde ya da cevap dilekçesinde, hangi hesaptan, hangi tarihte, hangi tutarın çekildiğini ve neden mal kaçırma sayılması gerektiğini somut biçimde yazmanız beklenir (HMK m. 194). “Eşim paramı kaçırdı” gibi genel bir ifade yeterli olmaz.

Sonra delil toplama gelir. Eşinizin tek başına sahip olduğu hesaplarda hareketlerin bankadan getirtilmesini mahkemeden istersiniz; mahkeme ilgili banka ve resmî mercilere yazı yazar (HMK m. 195). Ortak hesabın dökümünü ise hesap sahibi olarak kendiniz bankadan alabilirsiniz. Banka hareketlerinin delil olarak kullanımını boşanma davasında banka hesap hareketleri yazısında daha geniş anlattım.

Dikkat edilecek nokta, delilin elde ediliş yoludur. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından bir olgunun ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189). Eşinizin telefonuna veya internet bankacılığına izinsiz girerek aldığınız ekran görüntüleri bu nedenle işinize yaramayabilir; üstelik başka bir hukuki sorun doğurabilir.

Davanın başında parayı korumak için ne yapılabilir?

Boşanma ya da ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Hesabı boşaltma riski varsa dilekçede bunu açıkça belirtip hesaplara ve tasarruf işlemlerine ilişkin önlem istemek, hâkimin dikkatini çeker.

Ayrıca evlilik birliği bakımından, ailenin ekonomik varlığının korunması gerektirdiği ölçüde hâkim belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir (TMK m. 199). Hangi tedbir yolunun uygun olduğu dosyadaki belgelere bağlıdır; boşanma davasında geçici önlemler ve mal kaçırmayı önlemek için ihtiyati tedbir yazıları bu başlıkları ayrıntılı işliyor.

Ortak hesabın yönetimi ve bankayla ilişki

Ortak hesapta bankanın kendi sözleşme kuralları ayrıdır: Hesap sahiplerinden birinin tek başına çekim yapıp yapamayacağı, hesap sözleşmesindeki yetki türüne bağlıdır. Burada anlattığım değerlendirme ise bankayla ilişkiyi değil, eşler arasındaki mal rejimi ilişkisini kapsıyor. Bankanın çekime izin vermiş olması, çekimin eşler arasında tasfiyede hesaba katılmayacağı anlamına gelmez. Tersine, bankanın izin vermediği bir çekim de eşler arasındaki hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

İki eş dava sürerken hesabı dondurma konusunda anlaşabilir. Hesabı belirli bir süre kullanmama, çekimleri yalnızca ortak imzayla yapma ya da hesaptaki parayı dava sonunda paylaşılmak üzere bekletme gibi yazılı anlaşmalar, ileride çıkacak ihtilafı önler. Böyle bir anlaşma olmadan çekim yapıldığında ise yukarıda anlatılan ispat kuralları devreye girer.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Evli bir çift, yıllardır maaşlarını ortak hesapta biriktiriyor. Eşlerden biri boşanma davası açılacağını anlayınca, dava açılmadan birkaç hafta önce hesabın büyük bölümünü kendi hesabına aktarıyor, kalan kısmı ise bir akrabasının hesabına gönderiyor. Diğer eş dava sürerken bankadan ortak hesabın dökümünü alıyor ve çekim tarihlerini dilekçesine ekliyor.

Bu durumda mahkeme önce paranın kaynağına bakar: Birikim maaşlardan oluşmuşsa edinilmiş maldır. Eşin kendi hesabına aktardığı kısım hâlâ onun edinilmiş malı olarak hesapta görünür. Akrabaya gönderilen kısım için ise karşılığın olup olmadığı, tutarın ve zamanlamanın olağan olup olmadığı tartılır. Karşılıksız bir kazandırma ya da katılma alacağını azaltma kastı kanıtlanırsa tutar, aktaran eşin edinilmiş mallarına eklenir. Sonuç tahmini yapmıyorum; çünkü her hesap hareketinin amacı ve belgesi ayrıca değerlendirilir.

Sık yapılan hatalar

Birincisi, parayı çekip kaydı silmeye ya da nakit olarak evde saklamaya çalışmaktır; banka kaydı zaten duruyor ve çekimin kendisi ispatlanır. İkincisi, çekimi yapan eşin harcama belgelerini toplamamasıdır: faturalar, kira sözleşmesi, okul ödemesi gibi belgeler, çekimin olağan gider olduğunu gösterir.

Üçüncüsü, tersinden hata: parası çekilen eşin, hesabı ve tarihleri tek tek yazmadan genel iddiada bulunmasıdır. Dördüncüsü, hukuka aykırı yolla delil toplamaktır. Beşincisi, tasfiye alacağını ayrıca istemeyi düşünmeden yalnız boşanma sonucuna odaklanmaktır; mal rejimi tasfiyesinin hangi dilekçede ve ne zaman ele alınacağı için boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır yazısına göz atabilirsiniz.

Kendi dosyanız için ne yapabilirsiniz?

Hesaptaki para ile çekim tarihleri, dosyadan dosyaya değişen ayrıntılar taşır. Hesap ekstrelerinizi, maaş belgelerinizi ve varsa üçüncü kişiyle yapılan yazışmaları bir araya getirin; sonra durumunuzu bir avukata anlatın. Büromuzu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Boşanmaya ilişkin genel çerçeve için aile hukuku sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim ortak hesaptan parayı çekti, ona suç işlemiş gibi dava açabilir miyim?

Önce hukuki sonuca bakılır: para edinilmiş mal ise çekilen tutar tasfiyede hesaba katılabilir. Kanun, her eşe kendi malları ve edinilmiş malları üzerinde yönetim ve tasarruf yetkisi tanır (TMK m. 223). Cezai sorumluluk ayrı bir değerlendirmedir ve somut olaya göre bir avukatla gözden geçirilmelidir.

Ortak hesaptaki paranın yarısını çekmek serbest mi?

Hesabın ortak olması, paranın kimden geldiği sorusunu ortadan kaldırmaz. Para eşlerin çalışmasından birikmişse edinilmiş maldır ve artık değerin yarısı üzerinde karşılıklı hak doğar (TMK m. 236). Hesaptan kendi payınıza düşenden fazlasını almak, tasfiye sırasında hesaba katılabilir.

Çekilen para harcandıysa geri alınabilir mi?

Çekimin tarihine bağlıdır. Dava açıldıktan sonra çekilip harcanan para, boşanmaya karar verilirse dava tarihindeki bakiye içinde hesaba girer (TMK m. 225/2, 235). Dava öncesindeki çekimlerde olağan geçim giderleri mal kaçırma sayılmaz; karşılıksız kazandırma veya katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devir ise TMK m. 229 uyarınca edinilmiş mallara değer olarak eklenir.

Dava açıldıktan sonra hesabı boşaltmaya karşı ne yapabilirim?

Boşanma davası açılınca hâkim, eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alabilir (TMK m. 169). Dilekçede hesaba ve tasarrufa ilişkin açık bir talep yazmak, bu önlemin somutlaşmasına yardım eder.

Banka hesap dökümünü nasıl elde ederim?

Kendi adınıza açılmış veya ortak hesabın dökümünü bankadan alabilirsiniz. Eşinizin tek başına sahip olduğu hesaplar için ise mahkemeden banka kaydının getirtilmesi istenir (HMK m. 195). Eşinizin şifresini kullanarak elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delil sayılabilir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 199, 219, 222, 223, 225, 229, 235, 236
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189, 190, 194, 195
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler