Boşanma davası sürerken çocuğu göstermeyen eşe karşı geçici kişisel ilişki talebi, müdürlük başvurusu, disiplin hapsi şikâyeti ve delil tutma yolları.
Kısaca
- Dava sürerken çocukla görüşme TMK m. 169 uyarınca hâkimin alacağı geçici önlemle düzenlenebilir; önce bu düzenlemenin mahkemeden istenmesi gerekir.
- Görüşmeyi düzenleyen bir ilam ya da tedbir kararı varsa uygulama, çocuğun yerleşim yerindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü aracılığıyla yürür.
- Kişisel ilişki emrine aykırılıkta bir ay içinde şikâyet edilirse üç günden on güne kadar disiplin hapsi verilebilir (5395 sayılı Kanun m. 41/F).
- Her engellenen görüşmenin tarihi, saati ve yazışması düzenli tutulursa hâkim olayları somut olarak değerlendirebilir.
Boşanma davası açıldıktan sonra çocuğu diğer eşte bırakıp haftalarca görememek, telefonla konuşturulmamak ya da “çocuk uyuyor” yanıtıyla geri çevrilmek, davanın en yıpratıcı yanlarından biridir. Önce şunu bilmeniz gerekir. Dava sürerken görüşmeyi düzenleyen bir mahkeme kararı varsa o karar bağlayıcıdır ve uygulanması için ayrı bir kamu birimi vardır. Karar yoksa yapılacak ilk iş, mahkemeden geçici bir görüşme düzeni istemektir.
Önce hangi aşamada olduğunuzu belirleyin
“Çocuğu vermiyor” cümlesi iki çok farklı durumu kapsayabilir. Birincisinde elinizde görüşme günlerini yazan bir karar yoktur; eşiniz çocuğu sizinle buluşturmayı sadece kendi isteğine bırakmıştır. İkincisinde ise mahkeme bir tedbir kararı vermiştir, fakat eşiniz uymamaktadır.
Birinci durumda sorun hukuki bir boşluktur. Kanun, dava sürerken çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemlerin hâkim tarafından alınmasını öngörür (TMK m. 169). Hâkim bunu kendiliğinden yapar, fakat hangi gün ve saatlerde görüşme istediğinizi hâkim bilemez; bunu siz bildirirsiniz. Bu yüzden dilekçenizde ya da duruşmada “hafta içi şu gün, hafta sonu şu saatler arasında görüşme” biçiminde somut bir talep bildirmek önemlidir. Geçici düzenin kurulması hakkında ayrıntı için boşanma davası sürerken geçici kişisel ilişki düzeni yazımıza bakabilirsiniz.
İkinci durumda talep yeniden mahkemeden değil, uygulama makamından yapılır; aşağıda anlatıyorum.
Karar varsa uygulama müdürlükten yürür
Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemesi ilamları ve tedbir kararları, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir; yetkili müdürlük çocuğun yerleşim yerindeki müdürlüktür (5395 sayılı Kanun m. 41/A). Müdürlük bulunmayan yerlerde bu görevi Adalet Bakanlığının belirlediği hukuk mahkemelerinin yazı işleri müdürlüğü üstlenir. Eski dönemlerde bu kararlar icra dairesi üzerinden yürütülürdü; bugün aynı yol geçerli değildir.
Kararın rızayla yerine getirilmemesi hâlinde hak sahibi müdürlüğe başvurur. Müdürlük yükümlüyle irtibata geçer, görüşmenin hangi gün ve saatte, hangi teslim yerinde yapılacağını bildirir ve bunu tutanağa bağlar. Yükümlüyle irtibat kurulamazsa ya da yükümlü çocuğu getirmeyeceğini söylerse, müdürlük ona bir teslim emri gönderir. Emir Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir; içinde gün ve saatin yanında, emre uyulmazsa disiplin hapsiyle cezalandırılacağı da yazılıdır (5395 sayılı Kanun m. 41/C).
Çocukla kişisel ilişki kararlarında hak sahibi tarafın da bir yükümlülüğü vardır. Teslim emrinin yükümlüye tebliğinden sonraki dönemde, teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu almaya geleceğini müdürlüğe bildirmesi gerekir; bildirim yapılmazsa yükümlüye çocuğu getirme zorunluluğunun bulunmadığı bildirilir. Çocuğu almaya geleceğinizi bildirdiğiniz hâlde haklı bir mazeret olmadan art arda iki kez ya da bir yılda üç kez gelmezseniz müdürlük dosyanın işlemden kaldırılmasına ve teslim emrinin hükümsüz hâle gelmesine karar verir. Yani yalnızca karşı tarafı değil, kendi devamlılığınızı da gözetmeniz gerekir.
Aykırılığın yaptırımı: bir ay içinde şikâyet
Teslim emrine aykırı hareket eden ya da emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyen kişi hakkında bir ay içinde şikâyet edilirse, çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararlarda üç günden on güne kadar disiplin hapsi verilebilir (5395 sayılı Kanun m. 41/F). Çocuk teslimine ilişkin kararlarda disiplin hapsi üç aya kadar çıkar (5395 sayılı Kanun m. 41/F). Şikâyete, müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi bakar. Şikâyet olunana duruşma günü bildirilir, savunması alınır.
Burada kritik nokta süredir. Bir aylık şikâyet süresi işlemeye başladığında bekleyip “bir şey değişir mi” diye görmek, hakkın kaybedilmesine yol açabilir. Aykırılığın tarihini ve müdürlük tutanaklarını elinizde tutmak bu yüzden önemlidir. Şikâyetten vazgeçilirse ceza düşer. Çocuğun velayet hakkı sahibine teslim edilmesi de çocuk teslim emrine aykırılıkta ve kişisel ilişki sonunda çocuğu geri getirmeyen hak sahibi bakımından cezayı düşürür. Kişisel ilişki için verilen teslim emrine aykırı davranan yükümlü bakımından ise düşme nedeni olarak yalnızca şikâyetten vazgeçme sayılmıştır (5395 sayılı Kanun m. 41/F).
Müdürlüğün yaptığı işlemlere karşı da öğrenme ya da tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde aile mahkemesine şikâyet edilebilir (5395 sayılı Kanun m. 41/E). Bu, iki taraf için de geçerlidir. Mahkeme gerekirse işlemin yerine getirilmesini durdurabilir.
Karar yoksa ya da karar yetersizse: mahkemeden talep
Eşiniz çocuğu davanın başında alıp saklıyor, sizi aramıyor ve elinizde hiçbir karar yoksa, uygulama makamı yerine yine davayı gören mahkemeye gidersiniz. Dilekçede şunları açıkça yazmak yararlı olur:
- Çocuğun şu anda kimde ve nerede kaldığı,
- Görüşmelerin hangi tarihten beri engellendiği,
- Hangi günlerde ve hangi saatlerde görüşme istediğiniz,
- Gerekirse teslimin üçüncü bir kişinin ya da kamu birimlerinin eşliğinde yapılması talebi.
Dava devam ederken çocuğun bakımı ve korunması için geçici önlem alınması mümkün olduğundan, dosyanın içinde bir acil talep dilekçesi vermek, yeni bir dava açmaktan daha pratiktir. Çocuğun bakımına ilişkin geçici önlemler ve velayetin geçici düzenlenmesi için boşanma davasında çocuk için geçici velayet kararı yazımızda ayrıntı var.
Delil ve kayıt nasıl tutulur?
Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184). Bu nedenle “görüştürmüyor” demek yetmez; olayların somut olduğu görülmelidir. Pratik bir kayıt düzeni kurabilirsiniz:
- Her engellenen görüşme için tarih, saat ve yeri bir not defterine ya da telefon notuna yazın.
- Mesajlaşmaları, aramaları ve eşinizin verdiği gerekçeleri silmeyin.
- Gittiğiniz yerde tanık olabilecek bir kişi varsa adını not edin.
- Müdürlük tutanaklarını ve tebligatları saklayın.
Sosyal medya paylaşımlarının ve mesaj kayıtlarının delil olarak kullanılma ölçüsü ayrı bir konudur; boşanma davasında ispat yükü ve deliller başlığı bu çerçeveyi açıklar. Çocuğa yönelik kayıt yaparken çocuğu sürecin içine çekmemeye özen gösterin; çocuğun duyduğu ya da yaşadığı gerginlik kendi başına hâkimin değerlendireceği bir unsurdur.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Dava açıldıktan sonra anne, baba ile görüşmeyi iki hafta boyunca reddediyor. Baba mahkemeye “hafta sonu iki gün, hafta içi bir akşam” görüşme talep ediyor. Hâkim geçici bir düzen belirliyor. Anne bu düzene uymayınca baba müdürlüğe başvuruyor ve çocuğun yerleşim yerindeki müdürlük anneye teslim emrini tebliğ ediyor. Anne yine çocuğu getirmiyor. Baba bir ay içinde şikâyet ediyor.
Bu örnekte sonuç belli değildir. Hâkim, annenin neden getirmediğini, çocuğun güvenliğine dair gerçek bir kaygının bulunup bulunmadığını ve babanın görüşme sırasındaki tutumunu değerlendirir. Eşler arasında şiddet iddiası varsa, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki bir tedbir kararı da teslim işlemlerinde dikkate alınır (5395 sayılı Kanun m. 41/C). Yani her dosya kendi koşulları içinde ele alınır.
Velayet ve çocuğun menfaati açısından sonuçlar
Mahkeme boşanma kararında kişisel ilişki düzenlemesi yaparken, bu düzenlemenin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m. 182/2). Ana veya babanın başka bir yere gitmesi gibi yeni olgular ortaya çıkarsa hâkim, gerekli önlemleri kendiliğinden ya da talep üzerine alabilir (TMK m. 183). Çocuğun sürekli engellenmesi, velayet değişikliği davasında değerlendirilebilecek bir olgudur; ancak bu otomatik değildir, çocuğun yararı belirleyicidir. Konu ayrıntılı olarak velayet değişikliği davası yazısında ele alınır.
Aynı şekilde, çocuğu görmek isteyen tarafın da çocuğun sağlığını, eğitimini ve ahlaki gelişimini gözeterek hareket etmesi beklenir; kişisel ilişkinin düzenlenmesinde bu yararlar esas tutulur (TMK m. 182).
Çocuk gelmek istemediğini söylüyorsa
Bazen engel eşten değil, çocuğun kendisinden gelir. Çocuk, anne babasından birine karşı mesafeli olabilir; bu mesafe bazen ebeveynin etkisiyle, bazen çocuğun kendi yaşadığı gerginlikle ortaya çıkar. Kanun çocuğun olgunluğu ölçüsünde önemli konularda düşüncesinin olabildiğince göz önünde tutulmasını ister (TMK m. 339). Bu, çocuğun “gitmek istemiyorum” cümlesinin görüşmeyi tamamen ortadan kaldırdığı anlamına gelmez. Hâkim gerekirse bir uzmanın incelemesine başvurur ve çocuğun neden böyle davrandığını araştırır.
Karşı tarafı suçlamadan önce, görüşmenin çocuk için ne ifade ettiğine bakmak gerekir. Görüşme yerinin çocuğa yabancı olması, görüşme saatlerinin okul programına çarpması ya da önceki bir tartışmanın çocuğu korkutmuş olması gibi nedenler, düzenin değiştirilmesiyle çözülebilir. Müdürlüğün ve mahkemenin yanında danışmanlık tedbiri de mümkündür; yükümlünün teslim emrine aykırı ilk hareketinde müdürlük, aile mahkemesinden danışmanlık tedbiri uygulanmasını ister (5395 sayılı Kanun m. 41/C). Bu araç, cezadan önce ilişkiyi onarmaya dönük bir seçenek sunar.
Çocuğun güvenliğine dair kaygınız varsa
Görüşmenin çocuğun sağlığı ya da güvenliği açısından sakıncalı olduğunu düşünüyorsanız, bunu kendi başınıza çocuğu vermeyerek çözmeye çalışmayın. Kararı uygulamamak, sizi yaptırım riskine açar. Doğru yol, kaygınızı mahkemeye somut olaylarla anlatmak ve görüşmenin şeklini değiştirmesini istemektir. Çocuğun menfaati ve gelişimi tehlikeye düşerse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alabilir (TMK m. 346). Eşler arasında şiddet varsa, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler teslim işlemlerinde dikkate alınır; bu konuda 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı nasıl alınır yazısı yol gösterir.
Sık yapılan hatalar
Çocuğu engelleyen eşe karşı en sık yapılan hata, öfkeyle karşılık vermektir. Çocuğu zorla almaya çalışmak, kapıda tartışmak ya da mesajlarda tehdit içeren ifadeler kullanmak, dosyada sizin aleyhinize delil hâline gelebilir. İkinci hata, bir aylık şikâyet süresini kaçırmaktır. Üçüncüsü, çocuğa eşi hakkında olumsuz sözler söylemek ya da çocuğu bir haberci gibi kullanmaktır.
Bir diğer hata da yalnızca sözlü uzlaşmaya güvenmektir. Sözlü olarak “perşembe alırsın” denmiş olması, hâkim önünde bir güvence sağlamaz. Kararın yazılı olması ve uygulamanın müdürlük üzerinden yürümesi, ileride gerekirse yaptırım talep etmenizi mümkün kılar.
Durumunuza özel yol haritası için
Dosyanın ayrıntıları işin yönünü değiştirir: çocuğun yaşı, şiddet iddiası, yerleşim yerlerinin farklı olması, daha önce verilmiş bir karar bulunup bulunmaması gibi unsurlar belirleyicidir. Kendi durumunuz için bir değerlendirme yaptırmak isterseniz bürodan telefonla ya da WhatsApp üzerinden yazarak bilgi alabilirsiniz; bunun için iletişim sayfasındaki bilgileri kullanabilirsiniz. Büronun çalışma alanı ve sunduğu hizmetler için aile hukuku sayfasına göz atabilir, çocuk teslimine uymamanın sonuçlarını daha geniş bir çerçevede çocuk teslimine uymamanın sonuçları yazısında okuyabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Henüz karar yokken eşim çocuğu göstermiyorsa ne yapabilirim?
Dava açıldıysa mahkemeden geçici kişisel ilişki düzeni istenir. Hâkim TMK m. 169 uyarınca çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden de alabilir, ancak talebi dilekçede açıkça yazmak süreci hızlandırır. Dava henüz açılmadıysa boşanma dilekçesinde aynı talep ileri sürülebilir; boşanma davası açmadan da, eşler ayrı yaşıyorsa aile mahkemesinden TMK m. 197 uyarınca çocuklarla ilişkiye dair önlem istenebilir.
Çocuğu görüştürmeyen eşe disiplin hapsi verilebilir mi?
Önce mahkeme kararı ve müdürlüğün verdiği teslim emri gerekir. Teslim emrine aykırı hareket eden kişi hakkında bir ay içinde şikâyette bulunulursa, kişisel ilişki kararları için üç günden on güne kadar disiplin hapsi öngörülmüştür. Şikâyete müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi bakar.
Çocuğu göstermemek velayeti etkiler mi?
Mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gerekleri yerine getirilmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder (TMK m. 182/2). Velayet değişikliği ayrıca çocuğun yararı ölçüsünde değerlendirilir; otomatik bir sonuç değildir.
Çocuğun bana gelmek istemediğini söylüyorsa ne olur?
Çocuğun görüşü olgunluğu ölçüsünde dikkate alınır; önemli konularda düşüncesi olabildiğince gözetilir (TMK m. 339). Ancak çocuğun görüşü tek başına kararı belirlemez. Mahkeme uzman incelemesi isteyebilir.
Eşim çocuğu alıp bilmediğim bir yere götürdüyse hangi yola gidilir?
Bu durumda hem dava dosyasında acil bir geçici önlem talebi hem de teslim kararı varsa müdürlüğe başvuru birlikte düşünülür. Çocuğun yurt dışına götürülme ihtimali de varsa durumunuzu ayrıca bir avukatla değerlendirmeniz yerinde olur.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 182, 183, 184, 197, 339, 346
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A, 41/C, 41/E, 41/F
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.