Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davası Sürerken Barışılırsa Dava Nasıl Biter? Feragat ve Ortak Hayat

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma davası devam ederken eşler barışırsa dava kendiliğinden bitmez. Feragat, işlemden kaldırma ve ayrılık yolunu, sonuçlarıyla birlikte öğrenin.

Kısaca

  • Eşlerin barışması boşanma davasını kendiliğinden sona erdirmez; davanın sonlandırılması için usule uygun bir işlem gerekir.
  • En kesin yol davacının davadan feragat etmesidir; feragat dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak yapılır (HMK m. 307, 309).
  • Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve feragat eden taraf yargılama giderlerini öder (HMK m. 311, 312).
  • Taraflar duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır; üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır (HMK m. 150).
  • Zina ve onur kırıcı davranışta affeden eşin dava hakkı yoktur; barışma bu açıdan önem taşıyabilir (TMK m. 161, 162).

Boşanma davası sürerken eşler barışırsa mahkemenin bunu kendiliğinden fark etmesi, davayı düşürmesi gibi bir sonuç yoktur. Dava, bir usul işlemiyle sonlandırılana kadar devam eder. Başlıca yol davacının davadan feragat etmesidir. Bunun dışında dosyanın işlemden kaldırılması ya da boşanma yerine ayrılık talebine dönülmesi de söz konusu olabilir. Hangisini seçeceğiniz, barışmanızın ne kadar kalıcı olduğuna ve sonraki risklere nasıl bakacağınıza bağlı.

Barışma, davayı kendiliğinden bitirir mi?

Hayır. Boşanma davası açıldığında mahkeme, tarafların niyetini beyanlarından ve dilekçelerinden okur. Eşlerin gündelik hayatta barışmış olması, dosyaya yansımadığı sürece hukuki bir sonuç doğurmaz. Duruşma günü gelir, tanıklar çağrılır, tedbir nafakası işlemeye devam eder.

Davanın açılmasıyla birlikte hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu önlemler davanın devamı süresi içindir. Dava sona erdiğinde dayanağını yitirir; ancak tedbir döneminde doğmuş alacaklar varsa onların akıbeti ayrıca değerlendirilir.

Evlilik birliğinin korunmasına ilişkin TMK m. 195 de, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya önemli bir konuda uyuşmazlık hâlinde eşlerin hâkimin müdahalesini isteyebileceğini, hâkimin de eşleri uyarıp uzlaştırmaya çalışabileceğini düzenler. Bu hüküm evlilik birliğini koruma önlemlerine ilişkindir; açılmış bir boşanma davasının barışla sona ermesinin yolu değildir.

Yol 1: Davadan feragat

Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Barışan eşlerin başvurabileceği başlıca yoldur ve boşanma davasında davacı olan eş tarafından yapılır.

Feragatin şekli ve sonuçları şöyle düzenlenmiştir:

  • Dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır (HMK m. 309/1).
  • Hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK m. 309/2).
  • Kayıtsız ve şartsız olmalıdır (HMK m. 309/4). “Yeniden tartışırsak dava açarım” gibi bir şart ekleyemezsiniz.
  • Hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK m. 310/1). Mahkeme boşanma kararını vermiş, ancak karar kesinleşmemişse, kanun yoluna başvurulmuş olsa bile feragat doğrultusunda ek karar verilir (HMK m. 310/2).
  • Kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur; irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptali istenebilir (HMK m. 311).
  • Feragat eden taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir (HMK m. 312/1).

Bu son madde, barışmanın bir maliyeti olabileceğini hatırlatır: feragat eden taraf, aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerine mahkûm edilir. Yargılama giderleri konusunda mahkeme kanuna göre karar verir.

Vekil feragat edebilir mi?

Vekil, açıkça yetki verilmemişse davadan veya kanun yollarından feragat edemez (HMK m. 74). Vekâletnamede bu yetkinin yazılı olup olmadığını kontrol edin. Barışma kararını vekilinize bildirdikten sonra feragat beyanının sizin iradenizi yansıtan biçimde yapıldığından emin olun.

Karşı dava varsa

Davalı karşı dava açmışsa durum karmaşıklaşır. Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmaz (HMK m. 134). Yani yalnızca asıl davacı feragat ederse, karşı dava devam edebilir. Gerçekten barıştıysanız her iki tarafın da kendi davasından vazgeçmesi gerekir.

Yol 2: Duruşmalara gitmemek

Bazı eşler, barışınca dava konusunu hiç gündeme getirmeden duruşmalara gitmeyi bırakır. Kanun bu durumu şöyle düzenler: usulüne uygun davet edilmiş taraflar duruşmaya gelmez veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir (HMK m. 150/1). Taraflardan yalnız biri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine gelmeyenin yokluğunda yargılamaya devam edilebilir veya dosya işlemden kaldırılabilir (HMK m. 150/2). Dosyası işlemden kaldırılan dava, üç ay içinde taraflardan birinin dilekçesiyle yenilenebilir; bu süre içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır ve kayıt kapatılır (HMK m. 150/4, 5). İlk yenilemeden sonra dava bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz; aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK m. 150/6).

Bu yol “sessiz barışma” gibi görünse de risklidir. Süre dolmadan taraflardan biri yenileme isteyebilir; örneğin barışma bozulursa davayı yeniden canlandırmak mümkündür. Aynı zamanda üç ay sonunda dava hiç açılmamış sayılacağı için, o dava üzerinden kazanılmış bir hak kalmaz. Bir işlem sonucunu sizin istediğiniz biçimde bağlayacaksa, feragat gibi açık bir beyan çoğunlukla daha öngörülebilirdir. HMK m. 150’de 7589 sayılı Kanunla yapılan bir değişikliğin 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girmesi öngörüldüğü için, dosyanızda uygulanacak güncel metni kontrol ettirmeniz gerekir.

Yol 3: Boşanma yerine ayrılık

Barışma konusunda emin değilseniz ayrılık davası bir ara yol sunar. Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir (TMK m. 167). Ayrılık kararı için de boşanma sebebinin ispatlanması gerekir (TMK m. 170/1); barışma sonrası olayların affedilmiş sayılması bu ispatı zorlaştırabilir. Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir (TMK m. 170/3). Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m. 171).

Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu aşamada boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar birlikte göz önünde tutulur (TMK m. 172). Ayrıntı için ayrılık kararı nedir yazısına bakabilirsiniz.

Barışmanın boşanma sebeplerine etkisi

Zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 161, 162). Bu kural, barışmanın yalnızca duygusal değil hukuki bir sonuç da doğurabileceğini gösterir: bir olayı bilerek affeden eş, aynı olaya dayanarak sonradan dava açamaz. Hangi davranışın af sayılacağı, olayın niteliğine ve tarafların davranışlarına göre değerlendirilir. Bir geceyi aynı evde geçirmek ile ortak hayatı bütünüyle yeniden kurmak arasındaki fark bu değerlendirmede önem taşıyabilir.

Bu nedenle barışmak niyetindeyseniz ama emin değilseniz, davadan vazgeçmeden önce olayların hukuki sonuçlarını bir kez tartmanız yerinde olur.

Feragat ile davanın reddi aynı şey değildir

Barışmadan sonra ortak hayat kalıcı olarak sürerse sorun yoktur. Ancak ortak hayat yeniden bozulursa, davanın nasıl sona erdiği sonraki adımı etkiler. Mahkeme boşanma davasını reddederse, reddin kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi ve bu sürede ortak hayatın yeniden kurulamamış olması hâlinde evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m. 166/4). Bu kural reddedilen davalara ilişkindir. Feragat ise davanın reddi anlamına gelmez; feragatin sonraki dava üzerindeki etkisi ayrı bir konudur ve feragat sonrası bir yıl kuralı yazısında anlatılmıştır.

Burada dikkat edilecek nokta şudur: dosyanızda hangi yolu seçtiğiniz, eşinizle ileride yaşayabileceğiniz bir anlaşmazlıkta elinizdeki hakları değiştirir. Bu yüzden “nasıl olsa yeniden açarım” düşüncesiyle hareket etmemek gerekir.

Barışmayı nasıl ortaya koyarsınız?

Barışma ile ilgili olarak mahkemeye her zaman bir kanıt sunmanız gerekmez; feragat veya duruşmada verilen beyan yeterlidir. Ancak barışmanın gerçekten yaşandığını göstermeniz gereken durumlar olabilir. Örneğin eşlerden biri ileride “barışma olmamıştı” derse ya da af savunması gündeme gelirse, ortak konutta yeniden birlikte yaşamayı gösteren belgeler (kira ya da fatura kayıtları, birlikte yapılan seyahatlerin belgeleri, yazışmalar, tanıklar) işe yarar.

Ortak hayatın yeniden kurulduğu tarihi not etmek de faydalıdır. Çünkü zina ve onur kırıcı davranış sebeplerindeki altı aylık süre, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlar ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer (TMK m. 161, 162). Barışmanın hangi tarihte olduğu ve hangi olayların o güne kadar bilindiği, ilerideki bir uyuşmazlıkta belirleyici olabilir.

Sonradan yeni bir uyuşmazlık çıkmasını istemiyorsanız barışmanın ardından tedbir nafakası, çocuklarla ilgili düzen ve ortak konut gibi konularda da eşlerin ne üzerinde anlaştığını açıkça konuşmak yerindedir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Zeynep, eşi Orhan hakkında şiddetli geçimsizlik gerekçesiyle boşanma davası açmıştır. İkinci duruşmadan önce eşler görüşür, Orhan ayrı yaşadığı evden eve döner. Zeynep davadan vazgeçmek istemektedir; fakat ilerisi için tereddütleri vardır.

Zeynep’in önünde üç seçenek vardır. Davadan feragat ederek süreci kapatabilir, ancak sonradan yaşanacak yeni bir olay için yeni dava gerekir ve feragat edilen davadaki olgulara tek başına yeniden dayanılamaz. Duruşmaya gitmeyerek dosyanın işlemden kaldırılmasını bekleyebilir; üç ay içinde yenileme imkânı vardır ama sonuç belirsiz kalır. Üçüncü olarak, ayrılığa dönmeyi isteyebilir; bu hâlde hâkim ortak hayatın yeniden kurulması olasılığını değerlendirir. Örnek varsayımsaldır ve hiçbir gerçek kişiyi ya da davayı anlatmaz.

Sık yapılan hatalar

  1. Barıştığını mahkemeye bildirmemek. Mahkemeye bildirilmeyen barışma, dosyanın akışını değiştirmez.
  2. Şartlı feragat etmek. Feragat kayıtsız ve şartsız olmak zorundadır.
  3. Vekâletnamede feragat yetkisini kontrol etmemek. Yetkisiz yapılan feragat beyanı sorun çıkarır.
  4. Karşı davayı unutmak. Asıl dava sona erse de karşı dava devam edebilir.
  5. Kararı hızlı vermek. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur; irade bozukluğu dışında geri dönüşü zordur.

Feragatin ayrıntısını boşanma davasından feragat ve boşanma davasından feragat sonrası bir yıl kuralı yazılarında bulabilirsiniz. Aile içi uzlaşma yollarının neler olduğunu aile hukukunda arabuluculuk ve uzlaşma yazısında okuyabilirsiniz.

Barışma sürecinde dosyanız için nasıl ilerlenir?

Barışmak ya da davayı sürdürmek, yalnızca sizin verebileceğiniz bir karardır. Bu kararı verirken tedbir nafakası, çocukların durumu ve olası yeni bir dava ihtimali gibi sonuçları bilmek, sonradan sürprizle karşılaşmanızı engeller.

Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz. İletişim sayfasından bize ulaşabilir, aile hukuku çalışma alanımız hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez.

Sık sorulan sorular

Barıştık, dava kendiliğinden düşer mi?

Hayır. Dava, usule uygun bir işlemle sona erdirilmedikçe devam eder. Davacı davadan feragat edebilir; duruşmalara gelinmezse de dosya işlemden kaldırılabilir. Barıştığınızı mahkemeye bildirmeden beklemek, sürecin kontrolünü kaybetmenize yol açabilir.

Feragat için karşı tarafın onayı gerekir mi?

Hayır. Feragatin hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır; dilekçeyle ya da yargılama sırasında sözlü olarak yapılır (HMK m. 309).

Feragat ettikten sonra yeniden boşanma davası açabilir miyim?

Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu için, feragat edilen davadaki olgulara dayanarak aynı davayı yeniden açamazsınız; uygulamada bu eski olgular yeni bir davada ancak yeni olayları destekleyici olarak anılabilir. Barışmadan sonra yeni olaylar yaşanırsa bu olaylara dayanan yeni bir dava ayrıca değerlendirilir. Dosyanızın ayrıntısı sonucu değiştirir.

Avukatım feragat edebilir mi?

Vekile açıkça yetki verilmemişse davadan feragat edemez (HMK m. 74). Vekâletnamede feragat yetkisi yazılı olmalıdır; barışma kararını veren sizsiniz ve beyanın sizin iradenizi yansıtması gerekir.

Barıştık ama emin değiliz, ne yapabiliriz?

Boşanma yerine ayrılık istenebilir; bunun için de bir boşanma sebebinin ispatı gerekir. Dava boşanmaya ilişkinse hâkim ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa ayrılığa karar verebilir; ayrılık bir yıldan üç yıla kadar sürebilir (TMK m. 167, 170, 171).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 166, 167, 169, 170, 171, 172, 195
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74, 134, 150, 307, 309, 310, 311, 312
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler