Şikâyet süresi öğrenmeden itibaren altı aydır. TCK 73 ile boşanma davasındaki TMK 161 ve 162 süreleri nasıl ayrışır, hangi hâlde süre işlemez?
Kısaca
- Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi altı aydır; süre, fiilin ve failin kim olduğunun öğrenildiği günden başlar (TCK m. 73/1-2).
- Hakaret suçunda şikâyet süresi, öğrenme tarihi ne olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez (TCK m. 73/2).
- Birkaç şikâyetçiden biri altı aylık süreyi geçirirse diğerlerinin hakları düşmez (TCK m. 73/3).
- Zina, hayata kast ve pek kötü davranış sebebiyle boşanma davasında süre, öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde beş yıldır (TMK m. 161, 162).
- Ceza şikâyeti süresi ile boşanma davası süresi birbirinden bağımsızdır; biri işliyor diye diğeri durmaz.
Boşanma sürecinde eşinden hakaret, tehdit ya da darp gören kişi önce evliliğin akıbetini düşünebilir; ceza şikâyeti ikinci planda kalabilir. Oysa şikâyet hakkının kanunda belirlenmiş bir süresi var ve bu süre kaçırılırsa soruşturma yapılamaz. Boşanma davasının da kendi süreleri bulunuyor ve bunlar ceza şikâyetinin süresinden farklı işliyor. İki sürenin başlangıcını ve sonucunu ayrı ayrı bilmek, hak kaybının önüne geçer.
Ceza şikâyetinde altı aylık süre
Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesi, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağını söyler (m. 73/1). Bu, süre geçtikten sonra savcılığın dosyayı işleme koyamayacağı anlamına gelir. Sürenin başlangıcı ise olay günü değildir: Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (m. 73/2).
Hakaret suçunda ek bir sınır vardır. Şikâyete bağlı hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Bu cümle 7 Kasım 2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla eklenmiştir. Dolayısıyla hakaretin geç öğrenildiği bir durumda dahi, olay tarihinden iki yıl sonra şikâyet hakkı kalmaz.
Birden fazla şikâyet hakkı sahibi varsa, bunlardan biri altı aylık süreyi geçirirse diğerlerinin hakları düşmez (m. 73/3). Örneğin hem eş hem çocuk mağdur olabiliyorsa, eşin süresini kaçırması çocuk adına başvuruyu engellemez.
Hangi suçlar şikâyete bağlıdır?
Her suç şikâyete bağlı değildir. Kanun, suç tipine göre bunu ayrıca belirtir. Örneğin kasten yaralamanın hafif hâli mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m. 86/2); ancak aynı suç eşe karşı işlenirse şikâyet aranmaz ve ceza artırılır (m. 86/3-a). Hamile eşin çaresiz durumda terk edilmesinde, kanun metninde şikâyet şartı yazılmamıştır (TCK m. 233/2); buna karşılık aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu şikâyet üzerine soruşturulur (m. 233/1).
Bu nedenle “altı ay geçti mi?” sorusunu sormadan önce, “benim yaşadığım olay hangi suç tipine giriyor ve şikâyete bağlı mı?” sorusunu yanıtlamak gerekir. Bunun belirlenmesi, savcılığın ve dosyanın işidir ancak sizin de olayı doğru anlatmanız süreci kolaylaştırır.
Boşanma davasındaki süreler farklı işler
Ceza şikâyetinin süresi ile boşanma davasının süresi iki ayrı hukuk alanındandır. Medeni Kanun’da boşanma sebeplerine göre değişen süreler vardır:
Zina sebebiyle boşanmada davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 161). Aynı süre kuralı, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebi için de geçerlidir; burada beş yıllık süre, bu sebebin doğumundan itibaren hesaplanır (TMK m. 162).
Terk sebebiyle boşanmada ise farklı bir mantık işler: ayrılığın en az altı ay sürmesi, devam etmesi ve hâkim ya da noter ihtarının sonuçsuz kalması gerekir; ihtar, dördüncü ay bitmedikçe istenemez ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz (TMK m. 164). Burada süre dava hakkını düşüren değil, dava açmanın şartını oluşturan bir süredir.
Küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebinde ise eş “her zaman” dava açabilir (TMK m. 163); evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi için de (m. 166) altı aylık bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Boşanma davasının süreleri hakkında ayrıntılı bilgi için boşanma davası nasıl açılır yazısına bakabilirsiniz.
İki süre birbirini etkiler mi?
Etkilemez. Ceza şikâyeti için altı ay doldu diye boşanma davası hakkı kendiliğinden düşmez; boşanma davası hakkı için altı ay doldu diye de ceza şikâyeti hakkı otomatik olarak ortadan kalkmaz. Aynı olay hem ceza şikâyetine hem boşanma sebebine konu olabilir, fakat süreler farklı başlangıçlara ve farklı kurallara sahiptir.
Bir örnek üzerinden anlatalım: Bir olayda eşinin size hakaret ettiğini öğrendiğiniz gün belirlidir. Hakaret şikâyeti için altı ay ve en geç olay tarihinden iki yıl; onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma için ise öğrenmeden altı ay ve olay tarihinden beş yıl geçerli olur. İki sürenin ikisini de takvime yazmak, hak kaybını önler.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Evli bir çift ayrı yaşıyor. Mart ayında koca, eşine çocukların önünde hakaret ediyor ve telefonla tehdit mesajı gönderiyor. Kadın bunu mesajlardan o gün öğreniyor, ancak “belki barışırız” diyerek başvuru yapmıyor. Ekim ayında ikinci bir olay yaşanıyor; bu defa kadın hem savcılığa şikâyette bulunmak hem de boşanma davası açmak istiyor.
Bu örnekte mart ayındaki olay için ceza şikâyet süresi, olayın öğrenildiği günden altı ay sonra dolar; eylem hakaret suçuna girdiği için ayrıca fiilden itibaren iki yıllık sınır da vardır. Boşanma davası bakımından ise aynı olayın onur kırıcı davranış sayılıp sayılmayacağı, altı aylık sürenin geçip geçmediği ve ekim ayındaki yeni olayın ayrı bir sebep olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği incelenir. Tahmin yürütmek doğru olmaz; yalnızca tarihlerin sonucu belirlediğini, o yüzden kayıtların önemli olduğunu söyleyebiliriz.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, “önce boşanma davasını bitireyim, sonra şikâyet ederim” diye beklemektir. Şikâyet süresi boşanma davasının sonucunu beklemez.
İkinci hata, öğrenme tarihini belgelememektir. Mesaj tarihleri, ekran görüntüleri ve tanık beyanları, sürenin ne zaman başladığını gösteren delillerdir.
Üçüncü hata, süre hesabını olay gününe göre yapmaktır. Kanun, öğrenme gününü esas alır; bu yüzden öğrenme tarihini gösteren kayıtları saklamak yararlıdır.
Dördüncü hata, tüm suçların şikâyete bağlı olduğunu sanmaktır. Bazı suçlarda savcılık kendiliğinden soruşturma yapabilir; bu hâlde şikâyet süresi aranmaz.
Beşinci hata, ceza şikâyetinden vazgeçmenin sonuçlarını bilmeden karar vermektir; ayrıntı için boşanma sürecinde şikâyetten vazgeçmek yazısını okuyabilirsiniz.
Boşanmadan doğan dava hakları için bir yıllık süre
Süreler konusunda sık gözden kaçan bir kural da boşanma kesinleştikten sonra işler. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Bu süre, boşanma davasının kendisi için değil, boşanmanın sonucu olarak talep edilebilecek tazminat gibi haklar için önemlidir. Süre kaçırılırsa, ilgili hak zamanaşımı itirazına karşı korunamaz.
Mal rejimi tasfiyesi bu bir yıllık süreye tabi olmayan ayrı bir alandır; uygulamada genel zamanaşımı süresi kabul edilmektedir. Yine de bu konuda süre hesabı yapmadan önce dosyanın ayrıntısına bakmak gerekir.
Süreleri takvime yazmanın pratik yolu
Dağınık sürelerle başa çıkmanın en kolay yolu, olayları tarih sırasıyla tablo hâlinde yazmaktır. Her olay için şu bilgileri not edin: olayın tarihi, olayı ve failini öğrendiğiniz tarih, olayın türü (hakaret, tehdit, yaralama, terk, aldatma), kanıtlarınız ve elinizdeki belgeler. Sonra her satıra iki ayrı süre ekleyin: ceza şikâyeti için varsa altı aylık süre ve boşanma davası için hangi sebebe dayanıyorsanız onun süresi.
Bu tablo, tek bir olayın birden fazla hukuki sonuç doğurabileceğini de gösterir. Örneğin aynı gün yaşanan hakaret ve darp olayı, ceza tarafında iki ayrı suç olarak değerlendirilebilir ve her biri için başvuru ihtiyacı doğabilir. Boşanma tarafında ise aynı gün onur kırıcı davranış ya da pek kötü davranış olarak tek sebebe dayanabilir. Tabloyu dosyayı inceleyecek kişiyle paylaşmak, ilk görüşmeyi çok verimli hâle getirir.
İkinci bir uyarı da şudur: Süre başlangıcında “öğrenme” ölçüsü olaya göre değişen bir durumdur. Bu yüzden öğrenme tarihini gösteren mesaj, tanık veya belge her zaman değerlidir. Başvuru yaparken, tarihi doğru ve açık yazmak da önemlidir; belirsiz tarih beyanı sonradan süre tartışmasına yol açabilir.
Şikâyet süresi ile zamanaşımı aynı şey değildir
Sık karıştırılan bir ayrım da şikâyet süresi ile dava zamanaşımı arasındadır. Altı aylık şikâyet süresi, mağdurun başvuru hakkını kullanabileceği süredir; zamanaşımı ise devletin soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisinin zaman sınırıdır. Kanun, şikâyet süresini düzenlerken zamanaşımı süresini geçmemek koşuluna açıkça yer verir (TCK m. 73/2). Yani şikâyet süresi içinde olsanız bile, zamanaşımı dolmuşsa dava sürdürülemez. Hangi suç için zamanaşımının ne kadar olduğu suçun cezasına göre değişir; bunu dosyayı bilen biri hesaplamalıdır. Bu hesabı kendiniz yaparken yanılmamak için suç tipini ve olay tarihini yazılı olarak belirlemek, ilk adım olmalıdır.
Sürelerinizi birlikte gözden geçirmek için
Hangi olayın hangi tarihte öğrenildiği, hangi suç tipine girdiği ve hangi boşanma sebebine dayanabileceği, dosyadan dosyaya değişir. Kendi durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasındaki bilgiler yeterlidir. Genel çerçeve için aile hukuku sayfamıza da bakabilirsiniz. Fiziksel şiddet söz konusuysa boşanma davasında fiziksel şiddet ve kasten yaralama şikâyeti yazısını da inceleyin. Bu yazı bilgilendirme amacı taşır ve sonuç vaadi içermez.
Sık sorulan sorular
Altı ay ne zaman başlar?
Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m. 73/2). Olay günü ile öğrenme günü farklıysa başlangıç öğrenme günüdür. Bunu ispatlamak için tarihleri yazılı kayıtla desteklemek yararlıdır.
Şikâyete bağlı olmayan suçlarda süre var mı?
Altı aylık şikâyet süresi şikâyete bağlı suçlar içindir. Şikâyet aranmayan suçlarda savcılık kendiliğinden harekete geçebilir; ancak suçun dava zamanaşımı gibi başka süreleri ayrıca işler. Hangi suç tipinde olduğunuzu dosyadan netleştirmek gerekir.
Boşanma davası için de altı ay mı geçerli?
Her boşanma sebebinde değil. Zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde dava hakkı, öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 161, 162). Genel boşanma sebebinde (TMK m. 166) böyle bir hak düşürücü süre yoktur.
Süreyi kaçırırsam boşanamaz mıyım?
Belirli bir sebebe dayanan dava hakkı düşebilir; ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) gibi genel sebeple dava açma imkânı ayrıca değerlendirilir. Hangi sebebe hangi olguyu dayandıracağınız, dosyanın ayrıntısına bağlıdır.
Hakaret için süre neden iki yılla sınırlı?
7531 sayılı Kanunla eklenen cümle, şikâyete bağlı hakaret suçunda şikâyet süresinin her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyeceğini belirtir. Bu sınır, öğrenmenin geç olduğu hâllerde de uygulanır.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 86, 233
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 163, 164, 166, 178
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.