Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davası Yanlış Mahkemede Açılırsa Ne Olur? Görevsizlik ve Yetkisizlik

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma davası yanlış mahkemede açılırsa görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilir; iki hafta içinde dosyanın gönderilmesini istemezseniz dava açılmamış sayılır.

Kısaca

  • Görev yanlışsa mahkeme kendiliğinden görevsizlik kararı verir; yer yanlışsa yetkisizlik kararı ancak davalının cevap dilekçesindeki itirazı üzerine verilir.
  • Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde, kararı veren mahkemeye başvurup dosyanın gönderilmesini istemek gerekir; yoksa dava açılmamış sayılır.
  • Kanun yoluna başvurulmuşsa iki haftalık süre, başvurunun reddi kararının tebliğinden işler.
  • Boşanmada yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Boşanma davası yanlış türde mahkemede açıldığında mahkeme görevsizlik kararı verir; yanlış yerde açıldığında ise davalı süresinde itiraz ederse yetkisizlik kararı verir ve gönderilecek mahkemeyi gösterir. Bu karar davanızı bitirmez; ancak bundan sonra kısa bir süreniz başlar. Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurup dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini istemezseniz, dava açılmamış sayılır (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 20). Yani asıl tehlike, mahkemeyi yanlış seçmiş olmak değil, karardan sonraki bu kısa süreyi kaçırmaktır.

Görevsizlik ile yetkisizlik: iki ayrı hata

Görev, davanın hangi türde mahkemede görüleceğidir. Boşanma davası, aile mahkemesinin görev alanındadır; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu davalara bakar (4787 sayılı Kanun m. 2, 4). Bu çerçevenin dışında bir mahkemeye, örneğin bir sulh hukuk mahkemesine verilen boşanma dilekçesi, görev bakımından yanlış yere gitmiş demektir. Konuya girişi aile mahkemesinin görev alanı yazısında yaptık; aile mahkemesi bulunmayan ilçelerdeki durum için aile mahkemesi olmayan yerde boşanma davası yazısına bakın.

Yetki ise hangi yerdeki mahkemenin davaya bakacağıdır. Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Aile mahkemesine gitmiş, ama eşlerin hiçbirinin yerleşim yeri olmayan ve birlikte oturulan son yer de olmayan bir yerde dava açmışsanız, hata görevde değil yetkidedir. Ayrıntı için boşanma davasında yetkili mahkeme yazısını okuyabilirsiniz.

İkisi kanunda farklı yerlerde düzenlenir ve sonuçları da farklıdır. Mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır (HMK m. 114/1-c). Yetki ise yalnızca kesin olduğu hâllerde dava şartı sayılır (HMK m. 114/1-ç); kesin olmadığı hâllerde bir ilk itirazdır ve davalı tarafından ileri sürülmezse sorun olmaktan çıkar. Bunu bir sonraki bölümde açıyoruz.

Mahkeme hatayı nasıl fark eder?

Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir (HMK m. 115/1). Görevsizlik bu yüzden hâkimin kendiliğinden fark edebileceği bir noksanlıktır. Dava şartı eksikliği tespit edilirse dava usulden reddedilir; ancak görev ve yetkisizlikte ayrı bir yol çizilmiştir: dosya reddedilmez, doğru mahkemeye gönderilmek üzere kararla sonuçlanır (HMK m. 20).

Yetki konusunda iki ihtimal vardır. Yetkinin kesin olduğu davalarda mahkeme, yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır ve taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda ise yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; itiraz eden taraf yetkili mahkemeyi de bildirmelidir; itiraz yapılmazsa dava açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m. 19, 116, 117). TMK m. 168 kesin yetki kuralı olarak düzenlenmemiştir ve uygulamada boşanma davasındaki yetki kesin yetki sayılmaz; mahkeme bunu kendiliğinden inceleyemez. Bu nedenle davalı eş, yetki sorununu cevap dilekçesinde ileri sürmeyi ihmal etmemelidir. İtirazın nasıl yapıldığını boşanma davasında yetki itirazı yazısında anlattık.

Karar verildi: şimdi ne yapacaksınız?

Görevsizlik ya da yetkisizlik kararı verildiğinde yapılacaklar sırasıyla şunlardır.

Önce kararı dikkatle okuyun. Karar, gönderilecek mahkemeyi gösterir (HMK m. 19/3). Gösterilen mahkeme sizin düşündüğünüz yer değilse, kanun yoluna başvurup başvurmayacağınızı değerlendirin.

Sonra süreyi saptayın. Kanun, süreyi karar kesin ise tebliğ tarihinden; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden başlatır, süre iki haftadır (HMK m. 20/1). Hangi ihtimalin sizin dosyanızda geçerli olduğunu bilmeden hesap yapmayın; süreyi gün sayarak değil, tebligat tarihini doğrulayarak belirleyin.

Son olarak, süre içinde kararı veren mahkemeye dilekçeyle başvurun ve dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini isteyin. Bu başvuru yapıldığında dosya gönderilir; dosya kendisine gönderilen mahkeme kendiliğinden taraflara davetiye gönderir (HMK m. 20/2). Yani yeni bir dava açmanız gerekmez; mevcut dava, dosyanın gönderildiği mahkemede devam eder.

Başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır ve görevsizlik ya da yetkisizlik kararı veren mahkeme bu konuda kendiliğinden karar verir (HMK m. 20/1). Süreyi kanun “kesin” saydığı için (HMK m. 94), kaçırılması durumunda mazeretin değerlendirilmesi ayrı bir konudur ve her dosyada aynı sonucu vermez.

Süreyi kaçırmak neden bu kadar önemli?

Dava açılmamış sayılırsa, kural olarak yeniden dava açmanız gerekir. Bu, yeni harç ve gider avansı demektir (bkz. gider avansı yatırılmazsa ne olur). Daha önemlisi, bazı boşanma sebeplerinde dava hakkının süreye bağlı olmasıdır. Zina sebebiyle boşanmada, davaya hakkı olan eşin sebebi öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer; hayata kast, pek kötü davranış ya da onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmada da altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıllık süreler vardır; her iki sebepte de affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 161, 162). Dava açılmamış sayıldığında yeni davanın bu sürelere yetişip yetişmeyeceği somut tarihlere bağlıdır. Bu yüzden bu türden dosyalarda doğru mahkemeyi baştan seçmek, sonradan düzeltmeye çalışmaktan çok daha güvenlidir.

Süreye bağlı olmayan sebeplerde, örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) hâlinde, bu özel hak düşürücü süre sorunu yaşanmaz; yine de yeniden dava açmak zaman, masraf ve geçici önlemlerde kesinti yaratır. Dava süresince hâkimin re’sen aldığı geçici önlemler (TMK m. 169) davanın açıldığı mahkemede şekillendiği için, dosya yeniden başladığında bu düzenlemelerin yeniden gündeme gelmesi gerekebilir.

Görevsizlik kararına karşı itiraz ve kanun yolu

Görevsizlik ya da yetkisizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulabilir. Karar kesin değilse, istinaf yoluna başvuru süresi ilamın taraflara tebliğiyle işlemeye başlar ve iki haftadır (HMK m. 345/1). Kanun yoluna başvurulmuşsa ve başvuru reddedilmişse, dosyanın gönderilmesi için yapacağınız başvurunun süresi reddedilen başvurunun tebliğ tarihinden başlar (HMK m. 20/1). Yani iki ayrı iki haftalık süre vardır: biri karara karşı kanun yoluna, diğeri dosyanın gönderilmesine ilişkindir. Bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir. Kanun yoluna hiç başvurmadıysanız ve karar kesinleştiyse, dosyanın gönderilmesi için süre kararın kesinleştiği tarihten başlar.

Kararın doğru olduğunu düşünüyorsanız, kanun yoluna gitmeden yalnızca dosyanın gönderilmesini istemek hem zaman hem masraf bakımından daha basit bir yoldur. Karar yanlışsa, kanun yolu başvurusu ve süre hesabı bir arada yürütülür; bu karar için hukuki destek almak yerinde olur. Dosya yeni mahkemeye gittikten sonra o mahkeme de yetkisizlik ya da görevsizlik kararı verirse, yargı yeri belirlenmesi gibi başka mekanizmalar işler; bu mekanizmanın ayrıntısı bu yazının konusu dışındadır.

Yetkisizlik kararı verilince geçici önlemler ne olur?

Boşanma davası sürerken hâkim, barınma, geçim, mal yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Dosya başka mahkemeye gönderildiğinde, bu önlemlerin akıbeti ve yeni mahkemede nasıl ele alınacağı dosyaya göre değişir. Bu yüzden geçici nafaka ya da çocukla kişisel ilişki düzenlemesi gibi acil bir ihtiyacınız varsa, yeni mahkemede bunu gecikmeden yeniden gündeme getirmek yerinde olur. Dosyanın hangi aşamada olduğunu, hangi önlemlerin yürürlükte olduğunu ve yeni mahkemenin ne zaman davetiye çıkaracağını takip etmek sizin sorumluluğunuzdadır.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir eş, ailesinin yaşadığı şehirdeki aile mahkemesine boşanma davası açıyor. Oysa ne kendisinin ne de eşinin yerleşim yeri o şehirde; eşlerin son altı aydır birlikte oturdukları yer de başka bir ilde. Davalı, cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunuyor ve yetkili mahkemeyi gösteriyor. Mahkeme yetkisizlik kararı veriyor. Davacı, karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde dosyanın gönderilmesini isteyen bir dilekçe veriyor. Dosya yetkili mahkemeye gidiyor ve o mahkeme taraflara davetiye çıkarıyor.

Örneğin sonucu yalnızca mekanizmayı gösterir. Gerçek bir dosyada hangi yerin yetkili olduğu, eşlerin yerleşim yerlerine ve birlikte oturulan son yere göre ayrıca tespit edilmelidir; ayrıca yetkili mahkemenin davayı nasıl sonuçlandıracağına dair bir tahmin yapılamaz.

Yanlış mahkemede dava açıldığında sık yapılan hatalar

İlk hata, yetkisizlik kararını “dava reddedildi” sanıp hiçbir şey yapmamaktır. Karar davayı reddetmez, dosyanın gönderilmesi için bir süre başlatır. İkinci hata, süreyi kararın verildiği günden saymaktır; oysa başlangıç tarihi kararın niteliğine göre tebliğ ya da kesinleşme tarihidir. Üçüncü hata, davalı olarak yetki sorununu cevap dilekçesinde ileri sürmemektir; boşanmada yetki kesin sayılmadığından bu, davanın açıldığı mahkemeyi yetkili hâle getirir (HMK m. 19/4). Dördüncü hata, yetkili mahkemeyi göstermeden yetki itirazı yapmaktır; itiraz eden taraf yetkili mahkemeyi bildirmek zorundadır (HMK m. 19/2). Beşinci hata, kendi yerleşim yerinizi ve eşinizin güncel adresini kontrol etmeden dava açmaktır; yerleşim yeri, yetkinin belirlenmesinde kullanılan temel bilgidir. Altıncı hata ise karar sonrası dosyanın yeni mahkemeye ulaşıp ulaşmadığını takip etmemektir; davetiyeyi beklerken dosyanın nerede olduğunu öğrenmek, kaybolmayı önler.

Bu hataların bir kısmı baştan engellenebilir. Dilekçeyi vermeden önce birlikte oturulan yer kavramını ve yerleşim yeri tanımını (TMK m. 19) gözden geçirmek ve dava şartlarına boşanma davasında dava şartları yazısından bakmak yeterli olur.

Kendi dosyanız için süreyi birlikte gözden geçirelim mi?

Elinizde bir görevsizlik ya da yetkisizlik kararı varsa, tebliğ tarihi ve karar metni süreyi belirler. Kararı elinizde bulundurarak büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; ayrıntılar iletişim sayfasında. Çalışma alanımız için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz. Her dosya kendi tarihleri ve kendi boşanma sebebiyle değerlendirilir; bu yüzden yazıdaki genel bilgiyi kendi tebligatınızla birlikte okumak gerekir.

Sık sorulan sorular

Boşanma davası yanlış mahkemede açılırsa dava düşer mi?

Hemen düşmez. Görev yanlışsa mahkeme görevsizlik kararı verir; yetkisizlik kararı ise ancak davalının süresinde itirazı üzerine verilir. Dava, kararın kesinleşmesinden sonra iki hafta içinde dosyanın gönderilmesi için başvurulmazsa açılmamış sayılır.

Dosyanın gönderilmesini nasıl talep ederim?

Görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkemeye, süre içinde dilekçeyle başvurarak dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini istersiniz. Mahkeme dosyayı gönderir, gönderilen mahkeme de taraflara kendiliğinden davetiye çıkarır.

Kararı beğenmezsem itiraz edebilir miyim?

Karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Başvuru yapıldıysa, başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde dosyanın gönderilmesi talep edilmelidir.

Yetkisizlik kararı verilmeden önce karşı taraf itiraz etmeli mi?

Evet. Boşanmada yetki kesin değildir; davalı yetki itirazını cevap dilekçesinde, yetkili mahkemeyi göstererek ileri sürmelidir. İtiraz yoksa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir ve mahkeme yetkiyi kendiliğinden inceleyemez.

Yanlış mahkemede açılan dava süre bakımından risk yaratır mı?

Zina, hayata kast veya pek kötü davranış gibi sebeplerde altı aylık ve beş yıllık dava hakkı süreleri bulunduğundan, davanın açılmamış sayılması ağır sonuç doğurabilir. Bu sebeple süreyi dosyaya göre hemen hesaplamak gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 19, 20, 94, 114, 115, 116, 117, 345
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 19, 161, 162, 168, 169
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2, 4
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler