Boşanma davasında cevap dilekçesini yetiştiremiyorsanız ek süre isteyebilir misiniz? İki haftalık süre, bir aya kadar ek süre, şartlar ve dikkat edilecekler.
Kısaca
- Boşanma davasında cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 127).
- Cevap dilekçesinin bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, süre bitmeden mahkemeye başvuran davalıya bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.
- Ek süre kendiliğinden verilmez; mahkemenin takdirine bağlıdır ve talep, ilk iki haftalık süre dolmadan yapılmalıdır.
- Süresinde cevap verilmezse davalı davacının olgularını inkâr etmiş sayılır; bu, davanın kabulü anlamına gelmez ancak savunma imkânlarını daraltır (HMK m. 128, TMK m. 184).
Boşanma davasının dilekçesi elinize ulaştı ve cevap dilekçesini hazırlamak için iki haftanın yetmeyeceğini düşünüyorsunuz. Delilleri toplamanız gerekiyor, avukat arıyorsunuz ya da şehir dışındasınız. Kanun bu durum için sınırlı bir çıkış yolu bırakmıştır: mahkemeden ek süre istemek. Ancak bu hak koşulludur ve süresi kısadır.
Cevap Süresi Kaç Gün ve Ne Zaman Başlar?
Dava dilekçesi mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir; davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir (HMK m. 122). Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 127). Boşanma davaları yazılı yargılama usulüne göre görülür; nafaka ve velayete ilişkin davalar ayrı açıldığında basit yargılama usulüne girer (HMK m. 316). Aile mahkemelerinde kendi kanununda hüküm bulunmayan konularda Medeni Kanun’un usul hükümleri ile HMK uygulanır (4787 sayılı Kanun m. 7).
Sürenin ne zaman başladığı tebligatın nasıl yapıldığına bağlıdır. Evrakı bizzat teslim aldıysanız teslim tarihi, kapıya yapıştırılan ihbarname söz konusuysa kural olarak yapıştırma tarihi esas alınır; evdekiler geçici olarak başka yerde olduğunuzu bildirmişse tebliğ bu tarihten on beş gün sonra yapılmış sayılır (7201 sayılı Kanun m. 20). Bu konu için komşuya veya muhtara bırakılan tebligat yazısına bakabilirsiniz. Kanunda belirlenen süreler kesindir (HMK m. 94); bu yüzden başlangıç tarihini tebliğ mazbatasından kontrol etmek gerekir.
Ek Süre Talebi: Kanun Ne Diyor?
HMK m. 127’ye göre, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin iki haftalık süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu hâllerde, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya ek bir süre verilebilir. Bu ek süre, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar, bir defaya mahsustur ve bir ayı geçemez. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.
Bu cümlede üç şart öne çıkar. Birincisi, hazırlığın çok zor veya imkânsız olması gerekir; “vaktim olmadı” gibi genel bir ifade yeterli değildir. İkincisi, başvuru ilk iki haftalık süre içinde yapılmalıdır. Üçüncüsü, süre verilmesi zorunlu değil, mümkündür: ek süre talebi mahkemenin takdirine bağlıdır. Süre bir defa verilir; yeniden ek süre istenemez.
Hangi Sebepler Ek Süre İçin Gösterilebilir?
Kanun sebepleri tek tek saymaz; “durum ve koşullar” ifadesini kullanır. Bu nedenle mahkeme, talebinizi dosyadaki somut duruma bakarak değerlendirir. Örneğin cevap dilekçesinde savunmanın dayanağı olan bütün olguların, delillerin ve hukuki sebeplerin yazılması gerekir (HMK m. 129). Bu içeriği süresinde hazırlayabilmek için dosyaya girmiş bir avukatınız yoksa, vekâlet verme sürecinin sürmesi bir sebep olarak ileri sürülebilir. Hastalığınız, yakın zamanda yurt dışında bulunmanız, bazı belgelerin henüz başka kurumlardan gelmemesi gibi sebepler de belgelerle gösterildiğinde değerlendirilebilir.
Talebin kabul edileceğine dair bir güvence yoktur. Hâkim, dilekçede gösterdiğiniz sebebin gerçekten “çok zor veya imkânsız” düzeyinde olup olmadığına bakar. Bu yüzden talebinizi mümkün olan en somut biçimde ve belgeleriyle sunmak gerekir.
Ek Süre Talebi Nasıl Yapılır?
Talep, dava dosyasına verilecek kısa bir dilekçeyle yapılır. Dilekçede dosya numarası, taraf adları, dava dilekçesinin tebliğ tarihi, süreyi neden yetiştiremeyeceğiniz ve hangi süre için talepte bulunduğunuz yazılır. Dilekçeyi cevap süresi bitmeden mahkemeye ulaştırmak gerekir; UYAP üzerinden gönderim ya da kaleme elden teslim, giriş tarihini belgelediği için tercih edilir.
Dilekçeyle birlikte, sebebinizi destekleyen belgeler eklenir: hastane raporu, seyahat belgesi, avukatla yapılan vekâlet görüşmesine dair kayıt gibi. Mahkemenin kararı taraflara derhâl bildirilir. Karar gelene kadar cevap dilekçesinin hazırlanmasına devam etmek akıllıca olur; çünkü talep reddedilirse ilk iki hafta zaten sona ermiş olabilir.
Ek Süreyi Almışsanız Cevap Dilekçesinde Neler Olmalı?
Cevap dilekçesi mahkemeye verilir, davacı sayısı kadar örnek eklenir ve havale edildiği tarihte verilmiş sayılır (HMK m. 126). Dilekçede mahkemenin adı, tarafların adı ve adresleri, kimlik numaranız, savunmanızın dayanağı olguların sıra numarasıyla açık özetleri, her olgunun delili, hukuki sebepler, talep sonucu ve imza bulunur (HMK m. 129). Bu unsurlardan mahkemenin adı, tarafların adresleri, kimlik numaranız, temsilcilere ilişkin bilgiler ya da imza eksikse hâkim bir haftalık süre verir; eksiklik süre içinde giderilmezse cevap dilekçesi verilmemiş sayılır (HMK m. 130).
Karşı dava açmayı düşünüyorsanız bu da cevap süresi içinde ya da cevap dilekçesiyle birlikte yapılır; karşı dava cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmesiyle açılır, süre dışı açılırsa mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m. 133). Cevap dilekçesi ve karşı dava ayrıntısı için cevap dilekçesi ve karşı dava yazısına bakabilirsiniz.
Avukat Tutmak Süreyi Yeniden Başlatır mı?
Hayır. Cevap süresi dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren işler (HMK m. 127); sonradan vekil atamak bu tarihi değiştirmez. Bu yüzden avukat arayışına dilekçe tebliğ edilir edilmez başlamak gerekir. Vekâletname dosyaya girdikten sonra tebligatlar kural olarak vekile yapılır; ancak daha önce işlemiş bir süre vekil atanınca geri gelmez.
Avukatla ilk görüşmeye giderken dava dilekçesini, tebliğ zarfını ya da ihbarnameyi, varsa kendi delillerinizi (mesajlar, belgeler, tanık bilgileri) yanınıza almanız cevap dilekçesinin hazırlanma süresini kısaltır. Ek süre istemeden önce, hazırlığın gerçekten iki hafta içinde mümkün olup olmadığını bir avukatla değerlendirmek de yararlıdır; çünkü ek süre bir defaya mahsustur ve verilmeyebilir.
Nafaka ya da Velayet Davasında Ek Süre Farklı mı?
Evet, ölçü değişir. Nafaka davaları ile velayete ilişkin davalar basit yargılama usulüne tabidir (HMK m. 316). Basit yargılamada da cevap süresi iki haftadır; ancak mahkeme, cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu hâllerde, yine bu süre içinde başvuran davalıya iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir (HMK m. 317/2). Yazılı yargılama usulüne göre görülen boşanma davasında ise üst sınır bir aydır. Basit yargılamada ayrıca cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez (HMK m. 317/3).
Bir boşanma davasında nafaka, velayet ve tazminat talepleri birlikte ileri sürülür. Dava boşanma davası olarak açıldığı için yazılı yargılama usulü uygulanır. Nafaka ya da velayet için ayrı bir dava açıldıysa o davada iki haftalık üst sınırı dikkate almak gerekir.
Ek Süre Verilince Dosyanın Takvimi Nasıl Değişir?
Davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi verebilir; davalı da davacının cevabının tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir (HMK m. 136). Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır (HMK m. 137) ve mahkeme ön inceleme duruşması için gün belirler (HMK m. 139). Davalıya ek süre verilmesi, bu zincirin başlangıcını öteler. Dolayısıyla dosyanızın duruşma günü, ek süre aldığınız takdirde daha geç bir tarihe kalabilir. Bu etkiyi hesaba katmak, özellikle geçici önlem ya da nafaka gibi acil talepleri olan davacı için önem taşır; bu talepler için boşanma davasında geçici önlemler yazısına bakabilirsiniz.
Cevap Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?
Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü olguların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128). Yani sessizlik kabul sayılmaz. Boşanma davasında hâkim, dayanak olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve ikrar hâkimi bağlamaz (TMK m. 184). Davacı olguları ispat etmek zorundadır.
Fakat süreyi kaçıran davalı, cevap dilekçesinde ileri sürebileceği savunmaları ve delilleri sunma konusunda ciddi bir kayıp yaşar. Cevap dilekçesinin verilmemesinin sonuçlarını cevap dilekçesi verilmezse yazısında anlattık. Elde olmayan sebeple süreyi kaçıranlar için eski hâle getirme yolu da vardır: engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde dilekçeyle talep edilir (HMK m. 95, 96).
Varsayımsal Bir Örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Davalı eş dava dilekçesini bir pazartesi teslim alıyor. İki hafta sonra şehir dışındaki bir hastanede tedavi görecek olduğu için, bu süre içinde avukatla görüşüp belgelerini toparlayamayacağını fark ediyor. Süre dolmadan önce mahkemeye dilekçe vererek, hastane randevusunu gösteren belgeyle birlikte ek süre istiyor.
Hâkim, durum ve koşullara bakıp talebi uygun görürse ek bir süre verir; bu süre cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar ve bir ayı geçemez. Talebi uygun görmezse ilk iki haftalık süre geçerlidir. Davalı bu sebeple talebin kabulünü beklemeden cevap dilekçesini hazırlamayı sürdürür.
Ek Süre Talebinde Sık Yapılan Hatalar
Bu başvuruda sık görülen yanlışlar şunlardır:
- İlk iki hafta dolduktan sonra talepte bulunmak. Kanun başvurunun süre zarfında yapılmasını arar.
- Gerekçeyi genel tutmak. “Hazırlanmak için zamana ihtiyacım var” ifadesi çok zor veya imkânsız olma şartını karşılamaz.
- Belge eklememek. Hastalık, seyahat ya da avukat bulma sürecini gösteren kayıt mahkemeye güven verir.
- Talebin kabul edileceğini varsaymak. Karar gelmeden cevap hazırlığını bırakmak büyük risk taşır.
- Ek süre alınca ikinci kez ek süre istemek. Ek süre bir defaya mahsustur.
Cevap Sürenizi Planlarken
Dava dilekçesi elinize ulaştığında ilk gün tebliğ tarihini yazın, iki haftalık takvimi çıkarın ve avukatla görüşme ihtiyacınız varsa hemen başlayın. Ek süre, tasarlanması gereken bir son çare değil, istisnai bir imkândır. Davanın genel akışı için boşanma davasında ilk duruşma nasıl geçer yazısına bakabilirsiniz.
Dosyanızdaki süreyi birlikte hesaplamak ve ek süre dilekçesini hazırlamak için büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. İletişim sayfasında bilgiler yer alıyor; çalışma alanımız için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Her dosyada süre ve tebligat durumu ayrı incelenmelidir.
Sık sorulan sorular
Boşanma davasında cevap süresi kaç gündür?
Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre tebliğ tarihinden işlemeye başlar. Tebliğ zarfında da davalının iki hafta içinde cevap verebileceği belirtilir.
Ek süre talebi ne zaman yapılmalıdır?
Talep, ilk iki haftalık cevap süresi dolmadan yapılmalıdır. Kanun, başvurunun yine bu süre zarfında mahkemeye yapılmasını arar; süre bittikten sonra yapılan ek süre talebi bu hükme dayanamaz.
Ek süre ne kadar verilebilir?
Ek süre bir defaya mahsustur ve bir ayı geçemez. Süre, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar. Mahkeme talebi kabul ederse karar taraflara derhâl bildirilir.
Ek süre talebi için hangi sebepleri göstermeliyim?
Kanun, cevap dilekçesinin durum ve koşullara göre bu süre içinde hazırlanmasının çok zor ya da imkânsız olmasını arar. Hastalık, yurt dışında bulunma, delillerin toplanamaması, avukat tutma sürecinin devam etmesi gibi somut sebepler belgeyle gösterilmelidir; kabul mahkemenin takdirindedir.
Ek süre talebi reddedilirse ne olur?
Talep reddedilirse ilk iki haftalık cevap süresi geçerli kalır. Süre içinde cevap dilekçesi verilmezse davalı olguları inkâr etmiş sayılır. Bu nedenle ek süre isteği ile birlikte cevap dilekçesinin hazırlanmasına devam etmek gerekir.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 94, 95, 96, 122, 126, 127, 128, 129, 130, 133, 136, 137, 139, 316, 317
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 184
- 4787 sayılı Kanun m. 7
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 20
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.