Aile Hukuku ve Boşanma

Eşin Çocuğa Şiddet Uygulaması Boşanma Davasında Neye Yol Açar?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşin çocuğa şiddet uygulaması boşanma, velayet ve koruma tedbirleri bakımından ne sonuç doğurur? TMK 162, 346-348, TCK 232 ve 6284 çerçevesinde anlattık.

Kısaca

  • Eşin çocuğa şiddet uygulaması, TMK m. 162 anlamında pek kötü davranış ya da TMK m. 166/1 kapsamında evlilik birliğinin sarsılması olarak boşanma sebebi olabilir.
  • Hâkim velayet ve kişisel ilişkiyi çocuğun yararına göre düzenler; şiddet uygulayan ebeveynin kişisel ilişkisi refakatçi eşliğinde yapılabilir, sınırlanabilir veya kaldırılabilir.
  • Çocuğun gelişimi tehlikedeyse hâkim TMK m. 346-347 uyarınca koruma önlemleri alır; başka önlemlerden sonuç alınamazsa velayet kaldırılabilir (m. 348).
  • Çocuğa yönelik şiddet ceza hukukunda da yaptırıma bağlıdır; altsoya karşı kasten yaralamada ceza artırılır ve şikâyet aranmaz (TCK m. 86/3).
  • 6284 sayılı Kanun çocukları da kapsar; tedbirle birlikte hâkim velayet, kayyım ve nafaka konularında karar verebilir.

Çocuğuna zarar veren bir eşle evliliği sürdürmek, kimsenin buna zorlanamayacağı bir durumdur. Hukuk da bunu üç ayrı yoldan yanıtlar: eşin davranışı boşanma sebebi sayılabilir, çocuğun yararı velayet ve kişisel ilişki kararlarını belirler, çocuğun güvenliği için ise koruma önlemleri ve ceza yaptırımı devreye girer. Bu üçü birbirini tamamlar ama birbirinin yerine geçmez.

Aşağıda bu yolları sıralıyor, hâkimin neye baktığını ve çocuğun korunması için nelerin yapılabileceğini anlatıyoruz.

Çocuğa şiddet boşanma sebebi olur mu?

Evet, olabilir. Kanun “çocuğa şiddet” başlıklı ayrı bir boşanma sebebi saymaz; olay mevcut sebeplerden birine bağlanır.

TMK m. 162’ye göre eşlerden her biri, diğeri tarafından kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Madde lafzen eşe yönelen davranışı saydığı için çocuğa uygulanan fiziksel veya psikolojik şiddet, diğer eşi derinden yaralayan bir davranış olarak bu çerçevede ileri sürülebilir; yine de genel sebebi de birlikte dayanak yapmak yerindedir. Bu madde için dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde beş yıl geçmekle düşer; affeden tarafın da dava hakkı yoktur.

TMK m. 166/1’deki genel sebep ise ortak hayatı sürdürmek beklenemeyecek ölçüde evlilik birliğinin sarsılmasıdır. Çocuğa yönelik şiddet bu çerçevede de ileri sürülebilir; bu sebeple ayrıca dava süresi öngörülmemiştir. Aynı olay her iki sebebe birlikte dayandırılabilir.

Hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184). Bu nedenle kanıt toplamak, dilekçenin en önemli bölümüdür.

Çocuğun yararı velayet kararını nasıl belirler?

Velayet, ergin olmayan çocuk üzerinde ana ve babanın sahip olduğu haklar ve sorumluluklar bütünüdür; yasal sebep olmadıkça ana ve babadan alınamaz (TMK m. 335). Evlilik devam ederken birlikte kullanılır; ortak hayata son verilmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (m. 336).

Kanun, velayetin kime verileceğine dair bir kusur kuralı koymaz; esas ölçüt çocuğun yararıdır. Çocuğa şiddet uygulayan ebeveyn, çocuğun sağlıklı gelişimi ve güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğu için hâkim bu olguyu yakından inceler. Mahkeme boşanma kararında ana ve babanın haklarını ve çocukla olan kişisel ilişkilerini düzenler; velayeti kendisine verilmeyen eşin kişisel ilişkisi bakımından çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak yararları esas tutulur (m. 182). Hangi ölçütlerin değerlendirildiğini velayet kime verilir yazısında anlattık.

Ayrıca dava sürerken geçici önlemler alınabilir. Hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan barınma, geçim ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin önlemleri resen alır (TMK m. 169). Bu önlemlerin işleyişini geçici velayet kararı yazısında ele aldık.

Çocuğun korunması: TMK m. 346-348

Medeni Kanun, boşanma davasından bağımsız olarak çocuğun korunmasını da düzenler. Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşerse ve ana-baba duruma çare bulamaz ya da buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır (m. 346).

Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına ya da bir kuruma yerleştirebilir (m. 347). Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu katlanılamayacak derecede bozuyorsa ve başka çare kalmamışsa, ana-baba veya çocuğun isteğiyle de aynı önlemler alınabilir.

Daha ileri aşama, velayetin kaldırılmasıdır. Diğer koruma önlemlerinden sonuç alınamaz ya da önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa hâkim; ana ve babanın deneyimsizlik, hastalık, başka yerde bulunma veya benzeri sebeplerle görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâllerinde velayetin kaldırılmasına karar verir (m. 348). Bu önlem istisnai ve ağırdır; ayrıntı için velayetin kaldırılması yazısına bakabilirsiniz.

Ceza hukukunda çocuğa şiddet

Çocuğa yönelik fiilin ceza hukukundaki karşılığı ayrı bir dosyada yürür. TCK m. 86’ya göre kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının bozulmasına neden olan kişi cezalandırılır; fiilin altsoya karşı işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır (m. 86/3-a). Kasten yaralama beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenirse de aynı artırım vardır (m. 86/3-b); küçük bir çocuk bu kapsamda değerlendirilebilir.

TCK m. 232’ye göre aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse iki aydan bir yıla kadar hapis cezası alır. İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek ya da bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye bir yıla kadar hapis cezası verilir. Yani “terbiye amacıyla yaptım” savunması, kanunun sınırını aşan şiddeti meşru kılmaz.

Boşanma hâkimi eşinizi cezalandırmaz; ceza yargılaması ayrıdır. Ancak ceza dosyasındaki belgeler boşanma davasında delil olarak sunulabilir. Bu konuyu ceza dosyası ve mahkûmiyetin boşanmadaki delil değeri yazısında inceledik.

6284 sayılı Kanun çocuk için ne sağlar?

6284 sayılı Kanun’un amacı, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınların yanında çocukların ve aile bireylerinin korunmasıdır (m. 1). Şiddet tanımı fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü davranışı kapsar (m. 2).

Hâkim, şiddet uygulayan kişi hakkında şu önleyici tedbirleri uygulayabilir: müşterek konuttan uzaklaştırılma, korunan kişilere, okula, konuta ve işyerine yaklaşmama, çocuklarla daha önce verilmiş kişisel ilişki kararının refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması, alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı varsa tedavi görmesi (m. 5/1). Bu tedbirlerle birlikte hâkim, velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir (m. 5/3). Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir (m. 8/2).

Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa herkes durumu resmî makamlara ihbar edebilir ve ihbarı alan kamu görevlileri bu Kanun kapsamındaki görevlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür (m. 7). Çocuğa şiddet gören bir ailede komşu, öğretmen ya da sağlık görevlisinin bildirimi bu nedenle önemlidir. Başvuru ayrıntıları için 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı nasıl alınır yazısına bakabilirsiniz.

Delil ve dosya hazırlığı

Çocuğun maruz kaldığı şiddeti ortaya koymak için şunları toplamak işe yarar: sağlık kuruluşu raporları ve çocuk psikolojisi kayıtları, okul rehberlik servisi notları, polis veya jandarma tutanakları, olayı gören veya sonrasında çocuğu gören tanıklar, mesajlar ve fotoğraflar. Çocuğun dinlenmesi gerekirse bunun nasıl yapıldığını velayet davasında çocuğun dinlenmesi yazısında, genel kanıt kuralları için ise boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısında anlattık.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Selin ve Orhan’ın dokuz yaşında bir kızı var. Orhan, kızı derslerinde başarısız olduğu için defalarca tokatlıyor; bir seferinde çocuğun kolunda morluk oluşuyor. Selin çocuğu hastaneye götürüyor, rapor alıyor, ertesi gün de savcılığa başvuruyor.

Selin’in açacağı boşanma davasında hâkimin bakacağı noktalar: şiddetin sürekliliği, çocuğun yaşı ve durumu, rapor ve tanık verileri, Orhan’ın tutumu ve yanlış davranışı sürdürüp sürdürmeyeceği, Selin’in çocuğa bakım imkânı. Orhan’ın kişisel ilişkisinin refakatçi eşliğinde mi yoksa sınırlı biçimde mi yapılacağı bu verilere göre belirlenir; sonucu önceden söylemek doğru olmaz.

Kişisel ilişki ve çocuğun görüşme düzeni

Velayet diğer ebeveyne verilse bile şiddet uygulayan ebeveynin çocukla görüşmesi kendiliğinden son bulmaz; hâkim kişisel ilişkiyi ayrıca düzenler. Kanun, mahkemenin boşanma kararında ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini belirlemesini ister (TMK m. 182). Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır.

Çocuğa şiddet iddiası varsa hâkim, görüşmenin hiç yapılmamasından başlayıp refakatçi eşliğinde yapılmasına, gün ve saat bakımından sınırlandırılmasına kadar çeşitli düzenlemeler arasında değerlendirme yapar. 6284 sayılı Kanun m. 5/1-ç, daha önce verilmiş kişisel ilişki kararının refakatçi eşliğinde yapılmasını, sınırlanmasını ya da tümüyle kaldırılmasını da mümkün kılar. Hâkimin kararında takdiri vardır ve her dosyanın olguları ayrıdır.

Mahkeme ayrıca kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m. 182/2). Yani kişisel ilişki sorumluluğu iki taraf için de bağlayıcıdır. Kişisel ilişkinin nasıl düzenlendiği ve sonradan değişen koşullar için çocukla şahsi ilişki kurulması yazısına bakabilirsiniz.

Koşullar sonradan değişirse hâkim, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde, resen veya ana-babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Sonradan ortaya çıkan olgular nedeniyle velayet ya da kişisel ilişki düzenlemesinin değiştirilmesi gündeme gelebilir; bu yol için velayet değişikliği davası yazısına göz atabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

  • Çocuğun yaralanmasının ardından hastaneye gidip rapor almamak.
  • Çocuğa diğer ebeveyni kötülemesi için baskı yapmak.
  • Hakkınızı kaybetmemek için sebebin öğrenildiği tarihi not etmeyip altı aylık süreyi kaçırmak.
  • Çocuğu mahkemede ya da kolluk ifadesinde yönlendirmek.
  • Karşı tarafın “terbiye” savunmasını hesaba katmadan dilekçeyi sadece genel ifadelerle yazmak.

Çocuğunuzun güvenliği için ilk adımlar ve iletişim

Çocuk acil bir risk altındaysa önce kolluğa ya da sağlık kuruluşuna başvurmak, ardından koruma tedbiri talep etmek gerekir. Boşanma dilekçesi bunların ardından, belgeler toplandıktan sonra hazırlanır. Her ailenin durumu farklıdır; çocuğun yaşı, şiddetin biçimi ve sizin imkânlarınız yol haritasını değiştirir.

Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz. Daha geniş bilgi için aile hukuku sayfasına ve aile içi şiddette hukuki haklar yazısına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çocuğa şiddet uygulayan eş velayeti kaybeder mi?

Boşanmada velayet çocuğun yararına göre verilir. Şiddet bu yararı ağır biçimde etkiliyorsa velayet diğer ebeveyne verilebilir. Ayrıca başka önlemler yetersiz kalırsa TMK m. 348 uyarınca velayetin kaldırılması da mümkündür; sonuç dosyaya göre değişir.

Çocuğa şiddeti kimler bildirebilir?

6284 sayılı Kanun m. 7’ye göre şiddet veya şiddet tehlikesi varlığında herkes durumu resmî makamlara ihbar edebilir. Ebeveyn, öğretmen, komşu ya da sağlık çalışanı ihbarda bulunabilir; ihbarı alan kamu görevlileri gecikmeksizin görevini yapmakla yükümlüdür.

Terbiye amacıyla vurmak şiddet sayılmaz mı?

Ceza kanunu, idaresi altında bulunan veya bakmakla yükümlü olduğu kişi üzerinde sahip olduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye ceza öngörür (TCK m. 232/2). Yani terbiye gerekçesi şiddeti meşru kılmaz.

Çocuk üvey çocuksa durum değişir mi?

Eşler ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdür (TMK m. 338). Üvey çocuğa karşı şiddet de evlilik birliğini sarsan davranış olarak ileri sürülebilir; ayrıca ceza hukuku yönünden ilgili suç tipleri uygulanır.

Çocuğun ifadesi boşanma davasında kullanılır mı?

Çocuk uygun yöntemle ve onu yıpratmayacak biçimde dinlenebilir. Hâkim çocuğun yaşını ve olgunluğunu gözetir; çocuğu doğrudan tanık gibi kullanmaktan kaçınmak çocuğun yararınadır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 169, 182, 183, 184, 335, 336, 338, 346, 347, 348
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 86, 232
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 1, 2, 5, 7, 8
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler