Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Eşin Çocuğa İlgisizliği Velayetin Kaldırılması Sebebi Olur mu?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Çocuğa yeterli ilgiyi göstermemek velayetin kaldırılma sebeplerinden biridir (TMK m. 348); ancak mahkeme önce daha hafif önlemlere bakar, çocuğun menfaatini tartar.

Kısaca

  • Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması, velayetin kaldırılma sebepleri arasında sayılır (TMK m. 348, bent 2).
  • Velayetin kaldırılması son çaredir; diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı anlaşılırsa hâkim bu yola gider.
  • Velayeti kullanmayan eşin ilgisizliği velayeti kaldırmaz; ama kişisel ilişki hakkının reddedilmesine veya alınmasına gerekçe olabilir (TMK m. 324/2).
  • Velayetin kaldırılması bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü sona erdirmez.

Eşin çocuğa ilgisiz kalması, Medeni Kanun’da velayetin kaldırılmasının açık sebeplerinden biridir: ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması. Ama bu, ilgisizlik iddiasıyla açılan her dosyada velayetin kaldırılacağı anlamına gelmez. Kanun velayetin kaldırılmasını son çare olarak düzenler; önce daha hafif önlemler denenir, hâkim her aşamada çocuğun menfaatini ölçü alır. Bir de önemli bir ayrım var: boşanma davasında velayetin kime verileceği sorusu ile velayetin kaldırılması aynı şey değildir.

Velayetin düzenlenmesi ile kaldırılması aynı şey değil

Evlilik sürerken ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmişse ya da ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir; boşanmada ise velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m. 336). Hâkimin bu kararı verirken ölçütü çocuğun menfaatidir ve eşlerden birinin çocuğa ilgisizliği bu değerlendirmede ağırlık taşıyabilir. Velayetin kime verileceğini belirleyen ölçütleri velayet kime verilir, mahkemenin değerlendirdiği kriterler yazısında ayrıca anlattım.

Velayetin kaldırılması ise başka bir mekanizmadır. Medeni Kanun’un 335. maddesi, ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velayeti altında olduğunu ve yasal sebep olmadıkça velayetin ana ve babadan alınamayacağını söyler. Kaldırma bu yasal sebeplerden biri bulunduğunda gündeme gelir.

Kanun ilgisizliği nasıl düzenliyor?

  1. madde iki ayrı sebep sayar. Birincisi, ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesidir. İkincisi, ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamasıdır. Buradaki konu ikinci bent.

Maddenin giriş cümlesi çok önemlidir: Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa hâkim velayetin kaldırılmasına karar verir. Yani kanun basamaklı bir yol çizer. Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşerse ve ana-baba duruma çare bulamaz ya da güçleri yetmezse hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır (TMK m. 346). Bundan sonra gerekirse çocuk bir aile yanına veya kuruma yerleştirilebilir (TMK m. 347). Velayetin kaldırılması bu basamakların ardından, diğer önlemler yetersiz kaldığında gelir.

“Yeterli ilgi göstermemek” neleri kapsar?

Kanun bu kavramı tanımlamaz. Dolayısıyla somut olayda ne tür davranışların sayılacağı dosyadan dosyaya değişir. Bakım ve eğitim gereksinimleriyle ilgilenmemek, çocuğun sağlık sorunlarını umursamamak, okulla hiçbir ilişki kurmamak, çocuğu aylarca ya da yıllarca aramamak gibi olgular bu başlık altında tartışılabilir. Ancak ilgisizlik tek bir olayla ya da kısa bir süreyle değil, süreklilik gösteren ve ağır olan bir tutumla anlam kazanır. “Yeterli ilgi” ile “mükemmel ilgi” arasındaki fark da önemlidir; her ebeveyn kusursuz olmak zorunda değildir.

İspat yükü, iddiayı ileri sürende başlar. Çocuğun korunmasına ilişkin önlemleri hâkim kendiliğinden de alabilir (TMK m. 183, 346); yine de ilgisizliği ileri süren taraf, bunu somut olgularla göstermelidir. Tanık anlatımları, okul ve sağlık kayıtları, yazışmalar ve ödeme geçmişi bu konuda kullanılabilecek delil türleridir. Okul ve hastane kayıtlarının mahkeme yoluyla nasıl istenebileceğini boşanma davasında okul ve hastane kayıtlarının istenmesi yazısında anlattım. Çocukla ilgilenmeyen eş konusunun boşanma sebebi ve kusur yönü için ayrıca boşanma davasında çocukla ilgilenmeyen eş yazısına bakabilirsiniz.

Velayeti kullanmayan ebeveynin ilgisizliği

Boşanma sonrası velayet bir eşe verilmişse, diğer eşin çocuğa ilgisizliği velayetin kaldırılması meselesi olmaktan çıkıp farklı bir hukuki zemine taşınır. Velayeti zaten kullanmayan ebeveynin velayeti kaldırılacak bir şey kalmamıştır. Bu durumda önem kazanan, kişisel ilişki hakkıdır.

Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını kanunun öngördüğü yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar ya da çocukla ciddî olarak ilgilenmezlerse, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir (TMK m. 324/2). Ayrıca velayeti kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3). Yani kişisel ilişkiye ilgisizlik, nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Çocuğun görüşmek istememesi ya da ebeveynin görüşmeye gelmemesi durumunu boşandıktan sonra çocuk görüşmek istemiyorsa yazısında ayrıca ele aldım.

Velayeti kullanan ebeveynin ilgisizliği

Asıl velayetin kaldırılması gündemi, çocuğu yanında tutan ebeveyn çocuğa gereken ilgiyi göstermediğinde oluşur. Boşandıktan sonra çocuğun yaşamında yeni olgular ortaya çıkabilir: ebeveyn başka bir şehre gitmiş, çocuğu başkasına bırakmış, bakım ve eğitim konusunda yükümlülüklerini ihmal etmiş olabilir. Hâkim bu gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde, kendiliğinden veya ana ve babadan birinin isteği üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m. 183).

Bu aşamada ilk adım velayetin kaldırılması olmayabilir. Çocuğun diğer ebeveyne verilmesi (velayet değişikliği), çocuğun korunması amacıyla geçici önlemler, sosyal inceleme gibi araçlar da kullanılabilir. Velayet değişikliği davası ile velayetin kaldırılması davası arasındaki fark, uygulamada çoğu zaman bu noktada belirginleşir. Sosyal inceleme raporunun rolü için velayet davasında sosyal inceleme raporu yazısına bakabilirsiniz.

Velayet kaldırılırsa sonuçlar

Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Kararda aksi belirtilmedikçe, velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar (TMK m. 348). Bu hüküm özellikle dikkat edilmesi gereken bir noktadır: kaldırma yalnızca dosyadaki çocuğu değil, sonradan doğacak çocukları da kapsayabilir.

Velayetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder; ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır (TMK m. 350). Yani velayetten mahrum kalan ebeveyn, giderlere katılma yükümlülüğünden kurtulmuş olmaz. Durum değiştiğinde de önlemler yeni koşullara uydurulur; velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim velayeti geri verir (TMK m. 351).

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Çocuğun velayeti boşanma kararıyla babaya bırakılmış. Baba bir süre sonra çalışmak için başka bir ile gidiyor ve çocuğu bakımı için yakınına emanet ediyor. Aylarca çocuğu görmüyor, okulla ilgilenmiyor, çocuğun sağlık sorunlarına dair bilgi almıyor. Anne bunu öğrendiğinde ne yapabileceğini soruyor.

Bu örnekte anne için seçenekler birden fazladır. Hâkimden durumun değişmesi nedeniyle gerekli önlemlerin alınmasını isteyebilir (TMK m. 183), çocuğun korunması için tedbir talep edebilir ya da velayetin değiştirilmesi için dava açabilir. Velayetin tamamen kaldırılması ise ancak daha ağır bir tablo varsa, yani diğer önlemlerin yetersiz kalacağı anlaşılıyorsa gündeme gelir. Hâkimin kararı, çocuğun bugünkü durumu, bakımını kimin üstlendiği, çocuğun anneyle bağı ve diğer olgular birlikte değerlendirilerek verilir. Sonuç bu yüzden tahmin edilemez; hangi olguların tartılacağını göstermek mümkündür.

Bu davalarda süreç uzun ve yıpratıcı olabilir. Çocuk bir yandan ebeveynler arasındaki gerginliği hisseder, bir yandan hakkında verilecek karara göre yaşamının değişme ihtimaliyle karşılaşır. Bu nedenle başvuru yapmadan önce gerçekten velayetin kaldırılmasının mı, yoksa daha hafif bir önlemin ya da velayet değişikliğinin mi çocuğun yararına olduğunu düşünmek gerekir. Hukuki yol seçimi, dosyadaki delillere ve çocuğun içinde bulunduğu duruma bağlıdır.

Sık yapılan hatalar

İlgisizlik iddiasını yalnızca öfkeyle ve genel ifadelerle yazmak en sık yapılan hatadır. “Hiç ilgilenmiyor” demek yerine, hangi tarihte, hangi konuda, hangi ihmalin olduğunu belgeleriyle göstermek gerekir.

İkinci hata, velayetin kaldırılması ile velayetin değiştirilmesini birbirine karıştırmaktır. Yanlış dava türünü seçmek zaman kaybına yol açabilir. Hangi davanın uygun olduğunu dosyadaki olgular belirler.

Üçüncü hata, nafakayı ödemeyi bırakmayı “velayet bende değil, sorumluluğum yok” şeklinde yorumlamaktır. Velayeti kullanmayan ebeveyn de çocuğun giderlerine katılmak zorundadır.

Dördüncü hata, çocuğu taraf yapmaktır. Çocuğu ebeveyne karşı kışkırtmak, çocuğun ifadesi alınırken dosyada aleyhe değerlendirilebilecek bir tutumdur. Velayet davasında çocuğun dinlenmesi yazısı bu aşamanın nasıl ilerlediğini gösteriyor.

İlgisizlik mahkemede nasıl gösterilir?

İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m. 190). Dilekçede dayanılan vakıaların ispata elverişli biçimde somutlaştırılması ve hangi delilin hangi vakıa için gösterildiğinin belirtilmesi gerekir (HMK m. 194). “Çocukla ilgilenmiyor” cümlesi bu anlamda tek başına bir vakıa değildir; tarih, olay ve sonuç içeren anlatım gerekir. Örneğin çocuğun sağlık sorunu sırasında ebeveynin hiç ulaşılamaz olması, okul kayıtlarında velinin hiç görünmemesi ya da giderlere hiç katkı sağlanmaması somut olgulardır.

Hâkimin önündeki basamaklar

Kanun, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde önce ana ve babadan duruma çare bulmalarını bekler; bulamazlarsa ya da güçleri yetmezse hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır (TMK m. 346). Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede ise veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa, hâkim çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir (TMK m. 347). Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin giderleri Devletçe karşılanır. Velayetin kaldırılması, bu önlemlerin yetersiz kaldığı noktada devreye giren en ağır müdahaledir. Dolayısıyla ilgisizlik iddiasıyla yola çıkan bir kişi, önce çocuğun korunması için hangi önlemlerin yeterli olabileceğini de düşünmelidir.

Kendi dosyanız için

Çocuğa ilgisizlik iddiası, tarafların hangi tarafta olduğuna, çocuğun yaşına ve elinizdeki delillere göre farklı biçimlerde ele alınır. Kendi durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; boşanma kararınız, varsa daha önce verilmiş velayet ve nafaka hükümleri ve ilgisizliği gösteren belgeler ilk değerlendirmede işe yarar. İletişim sayfasından bize ulaşabilir, aile hukuku sayfamızdan çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim çocukla hiç ilgilenmiyor; boşanma davasında velayeti bu gerekçeyle kendime alabilir miyim?

Boşanma davasında hâkim velayeti çocuğun menfaatine göre düzenler. Eşin ilgisizliği, velayetin size verilmesi bakımından değerlendirilen olgulardan biridir. Velayetin kaldırılması ise ayrı ve daha ağır bir müdahaledir; TMK m. 348’deki sebeplere ve basamaklı önlem sırasına bağlıdır.

İlgisizlik hangi davranışlarla ortaya çıkar?

Kanun ayrıntılı bir liste vermez. Bakım, eğitim ve sağlık gibi konularda yükümlülüklerin ağır biçimde savsaklanması, çocukla hiç ilişki kurulmaması ya da çocuğun ihtiyaçlarıyla ilgilenilmemesi gibi olgular somut dosyada değerlendirilir.

Velayeti kullanmayan baba çocuğu görmeye gelmiyorsa ne olur?

Kişisel ilişki hakkı aynı zamanda bir sorumluluktur. Çocukla ciddi biçimde ilgilenmeyen ebeveynin kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendisinden alınabilir (TMK m. 324/2). Bu, nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Velayet kaldırılırsa çocuğa ne olur?

Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Velayetin kaldırılması bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü sona erdirmez.

Kaldırılan velayet geri verilebilir mi?

Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim, kendiliğinden ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir (TMK m. 351/2).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 183, 324, 335, 336, 346, 347, 348, 350, 351
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190, 194
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler