Aile Hukuku ve Boşanma

Eş Mesajı İnkâr Ederse Boşanma Davasında Ekran Görüntüsü Nasıl İspatlanır?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Eşiniz ekran görüntüsünün sahte olduğunu söylerse mahkeme sahtelik incelemesi yapar; isticvap, bilirkişi ve cihazın sunulması yolları ile inkârın sonucu.

Kısaca

  • Ekran görüntüsü, elektronik ortamdaki veri olarak belge sayılır (HMK m. 199); karşı taraf inkâr ederse delil değeri tartışmaya açılır.
  • Kanun, belgedeki yazı veya imzanın inkârını sahtelik iddiasına bağlar ve inceleme sırasını sayar: önce tarafın dinlenmesi, kanaat oluşmazsa bilirkişi (HMK m. 208, 211).
  • Görüntünün sahte olduğunu ileri süren taraf bunu kötü niyetle yapmışsa, ertelenen duruşmalar için harç ve diğer tarafın zararından sorumlu tutulabilir (HMK m. 213).
  • Telefonun kendisinin ve yazışma kaynağının sunulması, görüntünün doğruluğunu göstermenin en güçlü yoludur; teknik inceleme bilirkişi işidir (HMK m. 266).

Elinizde eşinizin yazdığı mesajların ekran görüntüsü var ve o, “bunu ben yazmadım, düzenlenmiş” diyor. Bu itirazla karşılaşmak davayı sona erdirmez. Mahkeme, görüntünün doğruluğunu araştırmak için kanunda öngörülen yollara başvurur; sizin görevinizse görüntünün kaynağını ve oluşumunu göstermektir. İnkârın sonucu hem dosyada izlenecek yola hem de itirazın haklı çıkıp çıkmadığına göre değişir.

Ekran görüntüsü hukuken delil midir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 199, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki verileri belge sayar. Ekran görüntüsü, elektronik bir yazışmanın görüntülenmiş hâlidir; belge tanımına girer ve dosyaya delil olarak sunulabilir. Aynı dosyada, yazışmanın sunulması için izlenecek yolu WhatsApp yazışmalarının delil olarak sunulması yazımızda ayrıca anlattık.

Delil olarak sunulabilmesi, delil olarak kabul edilmesi demek değildir. Kanun, hâkimin delilleri serbestçe değerlendirdiğini söyler (HMK m. 198) ve hukuka aykırı elde edilmiş delilleri dikkate almaz (HMK m. 189/2). Üstelik Medeni Kanun m. 184’e göre hâkim, boşanmanın dayandığı olgulara vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz. Yani bir ekran görüntüsünün işe yaraması, hem hukuka uygun elde edilmiş olmasına hem de inandırıcılığına bağlıdır.

İnkâr ne anlama gelir ve kanun ne der?

Kanun belge inkârını yazı veya imza üzerinden düzenler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 208’e göre taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge aleyhine delil olarak kullanılır. Mesaj ekran görüntüsünde klasik bir imza yoktur; bu yüzden hükmün elektronik yazışmalara uygulanışı, mahkemenin dosyadaki duruma göre yaptığı bir değerlendirmedir. Kanun metni burada özel bir elektronik yazışma düzeni koymaz; ancak belge, sahtelik ve bilirkişi hükümleri bu tür incelemelerin dayanağıdır.

Kanun ayrıca bir uyarı içerir: adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar o senet herhangi bir işleme esas alınamaz (HMK m. 209). Bu hüküm adi senet içindir; ekran görüntüsüne doğrudan uygulanacağı söylenemez. Ekran görüntüsü için böyle bir sonuç kanundan çıkmaz; görüntünün doğruluğu tartışılırsa mahkeme bunu delil değerlendirmesi ve bilirkişi yolları içinde ele alır.

Sahtelik incelemesi nasıl ilerler?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 211, sahteliğin iddia edilmesi durumunda bir sıra öngörür. Önce hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap eder, yani dinler ve ona soru sorar. Hâkim bu dinlemeden bir kanaat edinemezse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Yine kanaat oluşmamışsa bilirkişi incelemesine karar verir.

Bu sıranın önemli bir ayrıntısı, isticvap için davet edilen tarafın belirtilen günde hazır bulunmamasıdır: böyle bir durumda taraf inkâr ettiği belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır ve bu husus davetiyede ayrıca ihtar edilir (HMK m. 211/1-a). Bu, yazı veya imzaya ilişkindir; ancak duruşmaya katılımın bu tür itirazlarda neden önemli olduğunu gösterir. Boşanmada ise boşanmanın dayandığı olgular hakkındaki ikrarlar hâkimi bağlamaz (TMK m. 184); belgenin sahte olmadığı sonucuna varılsa bile olgunun ispatı yine hâkimin vicdani kanaatine bağlıdır.

Bilirkişi aşamasında, görüntünün oluşturulduğu cihaz, uygulama kayıtları ve dosyanın teknik özellikleri incelenebilir. Çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi görüşü alınması kanunun kuralıdır (HMK m. 266). Bilirkişi raporu da hâkimi bağlamaz; hâkim onu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282).

Telefonun kendisini sunmak neden daha güçlü?

Ekran görüntüsü, gerçek yazışmanın bir fotoğrafıdır; kaynağı ise cihazdaki yazışmanın kendisidir. İnkâr karşısında en etkili cevap, kaynağı göstermektir. Telefonunuzdaki sohbet kaydı, yedekler, yazışmanın tarih ve saat bilgileri, görüntünün oluşturulma izleri, bilirkişinin doğrudan inceleyebileceği veridir.

Ancak bu aşamada dikkatli olun. Cihazı mahkemeye vermek kişisel verilerinizin de incelenmesi anlamına gelebilir. Mahkeme, bilirkişiye görevlendirme kararında inceleme konusunu bütün sınırlarıyla belirler; siz de inceleme kapsamının yalnızca ilgili yazışmayla sınırlı tutulmasını talep edebilirsiniz. Cihazın dosyada ne kadar kalacağı, kopyanın nasıl alınacağı gibi sorular mahkemenin kararına bağlıdır.

Yazışmanın diğer ucundaki nüsha da önemlidir. Eşiniz mesajı sildiyse veya kendi cihazında bulunmadığını söylüyorsa, silinen mesajların ispatı yazımızda anlattığımız yollar devreye girer: belgenin ibrazı için mahkemeden talep (HMK m. 220) ve gerekirse teknik inceleme.

İnkâr hangi biçimlerde karşınıza çıkar?

İnkâr her zaman aynı şey değildir ve hangi türden olduğu, izlenecek yolu belirler. En yaygın biçim, “bu mesajı ben yazmadım” savunmasıdır. İkinci biçim, mesajın yazıldığını kabul edip içeriğinin değiştirildiğini söylemektir. Üçüncüsü, telefonun ya da hesabın başka biri tarafından kullanıldığı iddiasıdır. Dördüncüsü, görüntünün gerçek olduğunu ama bağlamından koparıldığını söylemektir.

Bu dört savunmanın her biri farklı delil gerektirir. İlk ikisinde görüntünün kaynağı ve cihazdaki kayıt belirleyicidir. Üçüncüsünde yazışmanın hangi cihazdan, hangi saatlerde ve hangi alışkanlıkla yapıldığı, tanıkların o dönemdeki gözlemi gibi bağlam bilgileri öne çıkar. Dördüncüsünde ise hâkim, yazışmanın tamamına bakarak bağlamı değerlendirir; bu yüzden kırpılmış değil, sohbetin bütününü sunmak sizin yararınıza olur. Bir savunma, diğerinin yerine geçmez; karşı taraf da birkaçını birden ileri sürebilir ve mahkeme hangisinin dosyada somut dayanağı olduğuna bakar.

Dilekçede ve duruşmada ne yapmalısınız?

Görüntüyü sunarken yalnızca “ekran görüntüleri ekte sunulmuştur” demek yerine, hangi görüntünün hangi olguyu ispat ettiğini yazın. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 194, tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalarını ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmelerini ister. Bu somutlaştırma, inkâr geldiğinde de işinize yarar: neyin ispatlanmaya çalışıldığı belli olduğu için mahkeme gereksiz bir incelemeyi baştan sınırlayabilir.

İnkâr cevap dilekçesinde veya duruşmada geldiğinde, hemen kaynak cihaza ve yedeklere başvurmak gerekir. Duruşmada mahkeme sizi de dinleyebilir; görüntüyü ne zaman, hangi cihazda aldığınızı ve yazışmayı nasıl bulduğunuzu tutarlı biçimde anlatabilmelisiniz. Bu nedenle olayı ilk öğrendiğiniz günü, görüntüyü aldığınız saati ve cihazı not etmeniz yararlıdır. Delillerin hangi aşamada sunulabileceğini delillerin ne zamana kadar sunulabileceği yazımızda bulabilirsiniz; kanun, belirlenen süreden sonra delil gösterilmesine kural olarak izin vermez, yargılamayı geciktirme amacı taşımayan ve tarafın kusurundan kaynaklanmayan hâllerde istisna tanır (HMK m. 145).

İnkârın bir bedeli var mı?

Evet, ama yalnızca haksız ve kötü niyetli sahtelik iddialarında. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 213’e göre sahtelik iddiası sonunda haksız çıkan taraf kötü niyetliyse, bu sebeple ertelenen her bir duruşma için celse harcına ve talep hâlinde bu sebeple diğer tarafın uğradığı zararları tazmin etmeye mahkûm edilir. Resmî senetlerde harç miktarı iki kat uygulanır; ekran görüntüsü resmî senet olmadığından bu ikinci fıkra bu konuda geçerli değildir.

Bu hükmün sonucu şudur: “düzenlenmiş” demek, hiçbir bedeli olmayan bir savunma değildir. Ancak kötü niyetin ispatlanması gerekir ve bunun hâkim tarafından değerlendirilmesi, yalnızca inkârın haksız çıkmasından daha fazlasını arar. Görüntünün nasıl düzenlenmiş olabileceğini somut olarak anlatmayan, yalnızca genel bir “sahte” iddiası ileri süren taraf hâkimi ikna edemeyebilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir eş, diğerinin üçüncü bir kişiye gönderdiği mesajların ekran görüntülerini dosyaya sunuyor. Karşı taraf cevap dilekçesinde bu görüntülerin kendisine ait olmadığını, düzenlendiğini ileri sürüyor. Mahkeme tarafı dinliyor, ama bir kanaat oluşmuyor.

Bu noktada mahkeme bilirkişi görevlendiriyor. Davacı telefonunu ve yedeğini inceleme için veriyor, bilirkişi de yazışmanın cihazdaki kaydını, tarih ve saat bilgisini ve görüntüyle uyumunu rapora yazıyor. Rapor görüntü ile kayıt arasında bir çelişki bulmazsa mahkeme, görüntüyü diğer delillerle birlikte değerlendirir. Rapor çelişki bulursa görüntü zayıflar. Her iki hâlde de hâkim raporu serbestçe değerlendirir ve sonucu önceden söylemek mümkün değildir.

Ekran görüntüsü davalarında sık yapılan hatalar

Birinci hata, yalnızca kırpılmış görüntüler sunmaktır; yazışmanın başlangıcını, tarihini ve kişi bilgisini gösteren geniş görüntüler daha güvenilirdir. İkinci hata, görüntüyü aldıktan sonra yazışmayı veya uygulamayı silmektir; kaynak kaybolursa inkâra karşı cevabınız zayıflar. Üçüncü hata, görüntü üzerinde işaretleme, çizim veya düzenleme yapıp orijinalini saklamamaktır.

Dördüncü hata, hukuka aykırı yoldan edinilen yazışmayı sunmaktır; hukuka aykırı delil mahkemece dikkate alınamaz. Beşinci hata, dosyayı tek bir görüntüye bağlamaktır. Tanık, belge ve diğer yazışmalar da dosyaya girmelidir; sosyal medya yazışmalarının değerine ilişkin ayrıntılar için sosyal medya paylaşımları delil olur mu yazısına bakabilirsiniz.

Kendi dosyanız için ne yapabilirsiniz?

Kaynak cihazı, yedekleri ve görüntülerin alındığı tarihleri bir araya getirmek, inkâra hazırlıklı olmanın ilk adımıdır. Hangi görüntünün hangi olguyu ispat edeceğini yazılı olarak ayırın. Dilekçede de bu görüntülere somut olarak atıf yapın.

Durumunuzu büroyu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Çalışma alanımız hakkında aile hukuku sayfasına, genel ispat çerçevesi için boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim ekran görüntüsünü inkâr ederse delil geçersiz olur mu?

Hayır, otomatik olarak geçersiz olmaz. İnkâr, görüntünün doğruluğunun incelenmesini gerektirir. Hâkim, tarafın dinlenmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi gibi yollarla görüntünün gerçek olup olmadığını araştırır.

Sadece 'ben yazmadım' demek yeterli inkâr sayılır mı?

Kanun, belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isteyen tarafın sahtelik iddiasında bulunmasını ister; aksi hâlde belge aleyhine delil olarak kullanılır (HMK m. 208). İnkârın hangi biçimde yapılması gerektiği dosyanın durumuna göre mahkemece değerlendirilir.

Ekran görüntüsü yerine telefonu mahkemeye vermek daha iyi mi?

Görüntünün kaynağını sunmak, düzenlendiği iddiasına karşı daha güçlü bir cevap olabilir; çünkü bilirkişi doğrudan cihaz üzerinde inceleme yapabilir. Cihazın kimde kalacağı ve incelemenin nasıl yapılacağı mahkemenin kararına bağlıdır.

Haksız yere sahtelik iddiasında bulunan eş ne ile karşılaşır?

Sahtelik iddiasında haksız çıkan taraf kötü niyetliyse, bu sebeple ertelenen her duruşma için celse harcına ve talep hâlinde diğer tarafın uğradığı zararları tazmine mahkûm edilir (HMK m. 213).

Ekran görüntüsünü ben düzenlemediğimi nasıl gösterebilirim?

Kaynak yazışmayı, cihazı, yedekleri ve varsa yazışmanın diğer ucundaki nüshayı sunabilirsiniz. Tanıklar o anda yazışmayı gördüyse onlar da dinlenebilir. Değerlendirme hâkime aittir.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 145, 189, 194, 198, 199, 208, 209, 211, 213, 220, 266, 282
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 184
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler