Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Her İki Taraf da İstinaf Ederse Ne Olur?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma kararına eşlerin ikisi de istinaf ederse başvuruların birlikte incelendiğini, feragat edilirse katılma yoluyla başvurunun ne olacağını öğrenin.

Kısaca

  • Eşlerin ikisi de süresinde istinaf ederse iki başvuru aynı bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, tek dosya üzerinden birlikte incelenir.
  • İstinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf iki hafta içinde cevap verebilir (HMK m. 347).
  • Süresini kaçıran ya da başvuru hakkı bulunmayan taraf bile, kendisine tebliğ edilen dilekçeye vereceği cevapla istinafa katılabilir (HMK m. 348).
  • Asıl başvuran feragat ederse ya da başvurusu esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuran tarafın talebi de reddedilir.
  • İnceleme istinaf sebepleriyle sınırlıdır; bölge adliye kamu düzenine aykırılık görürse bunu kendiliğinden gözetir (HMK m. 355).

Bir eş boşanma kararını beğenmeyip istinaf eder, diğer eş de başka bir noktadan itiraz eder. İkinci ihtimalde ne olur, iki başvuru nasıl bir araya gelir, biri vazgeçerse diğerine ne olur? Kısa cevap şu: iki başvuru aynı dosyada, aynı bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince birlikte incelenir. Biri vazgeçtiğinde diğerinin akıbeti, o başvurunun bağımsız mı yoksa katılma yoluyla mı yapıldığına göre değişir.

İki istinaf başvurusu nasıl birleşir?

Boşanma kararı verildiğinde taraflara tebliğ edilir ve her biri için ayrı ayrı iki haftalık istinaf süresi işlemeye başlar (HMK m. 345). Taraflardan her biri bu süre içinde kararı veren mahkemeye ya da başka bir yer mahkemesine istinaf dilekçesi verebilir (HMK m. 343). Eşlerden biri örneğin kusur belirlemesine, diğeri nafaka veya tazminat hükümlerine karşı başvurabilir.

Mahkeme istinaf dilekçesini karşı tarafa tebliğ eder. Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini verebilir (HMK m. 347). Dilekçeler verildikten veya bunun için belirlenen süreler geçtikten sonra dosya, dizi listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Her iki taraf da kendi süresinde başvurmuşsa, her biri aynı zamanda hem başvuran hem de karşı taraftır. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi, tek bir dosya üzerinden iki başvuruyu birlikte karara bağlar. Aynı hükme yönelen iki başvuru, aynı dosya içinde tek bir karara bağlanır.

Katılma yoluyla istinaf nedir?

Kanunun ikinci önemli aracı, HMK m. 348’deki katılma yolu ile başvurmadır. İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. Asıl başvuran taraf da buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.

Bu ne anlama gelir? Diyelim ki eşiniz kararın kusur bölümüne itiraz etti ve siz kararı büyük ölçüde kabul ediyordunuz, iki haftayı da kaçırdınız. Eşinizin dilekçesi size tebliğ edildiğinde, cevap dilekçenizde kendi itirazlarınızı da ileri sürerek istinaf yoluna katılabilirsiniz. Böylece süreyi kaçırmış olsanız bile kararın sizin açınızdan sakıncalı gördüğünüz kısımlarını da bölge adliyeye taşırsınız. Katılma yolunu ayrıca boşanma davasında katılma yoluyla istinaf yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Biri başvurusundan vazgeçerse diğeri ne olur?

HMK m. 348/2’ye göre istinaf yoluna başvuran bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. Yani katılma yoluyla başvuru, asıl başvurunun kaderine bağlıdır. Asıl başvuru düşerse, ona yaslanan katılma başvurusu da düşer.

Bu sonuç kanunda açıkça yalnızca katılma yoluyla başvuru için öngörülmüştür. İki taraf da kendi süresi içinde, bağımsız birer istinaf dilekçesi vermişse, her biri kendi başına geçerli bir başvurudur. Bu durumda bir tarafın vazgeçmesi, öbür tarafın süresinde yaptığı başvurunun durumunu doğrudan ortadan kaldırmaz. Hangi niteliğe sahip olduğunu, başvurunun hangi tarihte ve hangi dilekçeyle yapıldığına bakarak belirlemek gerekir. Bu yüzden, karşı tarafın istinaf ettiğini öğrendiğinizde kendi süreniz henüz bitmemişse, katılma yoluna güvenmek yerine süresi içinde bağımsız bir istinaf dilekçesi vermek daha sağlam bir yoldur.

Başvurunun geri çekilmesi (feragat) bakımından HMK m. 349 da önemlidir. Taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez. Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse ve dosya henüz bölge adliye mahkemesine gönderilmemişse, kararı veren mahkeme başvurunun reddine karar verir. Dosya gönderilmiş ve karara bağlanmamışsa başvuru feragat nedeniyle reddedilir. Feragat konusunu ayrıca kanun yolundan feragat yazımızda ele aldık.

Bölge adliye neyi, nasıl inceler?

Bölge adliye mahkemesi önce ön inceleme yapar. Ön incelemede kararın kesin olup olmadığı, başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilip getirilmediği ve başvuru sebeplerinin gösterilip gösterilmediği gibi hususlara bakılır (HMK m. 352). Ardından esasa geçilir. Bazı durumlarda dosya duruşma yapılmadan karara bağlanır; diğer durumlarda inceleme duruşmalı yapılır ve duruşma günü taraflara tebliğ edilir (HMK m. 353, 356).

İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılır. Bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık görürse bunu kendiliğinden gözetir (HMK m. 355). Bu, her iki tarafın dilekçesi için ayrı ayrı işler. Bir eşin sebepleri kusur belirlemesine yönelikse, bölge adliye bunları ve karşı eşin sebeplerini birlikte tartar.

Esas hakkında karar verirken bölge adliye başvuruyu esastan reddedebilir, düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilir ya da ilk derece kararını kaldırıp dosyayı geri gönderebilir (HMK m. 353). İki tarafın da başvurusu varsa bu karar her iki başvuruyu birlikte kapsayacak biçimde kurulur.

Cevap dilekçesinde neleri yazmalısınız?

Karşı tarafın istinaf dilekçesi size tebliğ edildiğinde iki hafta içinde cevap verme hakkınız doğar (HMK m. 347). Bu dilekçe iki işleve sahip olabilir. Birincisi, karşı tarafın itirazlarına cevap vermektir: hangi sebepleri yersiz bulduğunuzu, ilk derece kararının neden doğru olduğunu anlatırsınız. İkincisi, kararın size aykırı bulduğunuz kısımlarına katılma yoluyla itiraz etmektir. İkinci işlevi kullanacaksanız dilekçede bunu açıkça belirtmeli, hangi hükme hangi sebeple karşı çıktığınızı ve ne talep ettiğinizi net yazmalısınız. Çünkü bölge adliye incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlıdır (HMK m. 355); yazmadığınız bir itiraz, kamu düzeniyle ilgili değilse incelenmeyebilir.

Asıl başvuran taraf da katılma yoluyla yapılan başvuruya karşı iki hafta içinde cevap verebilir (HMK m. 348/1). Yani sürecin sonunda her iki taraf da karşı tarafın itirazlarını yazılı olarak yanıtlamış olur. Bu yazışma tamamlandıktan sonra dosya bölge adliyeye gönderilir.

İki tarafın sebepleri çelişirse hangisi geçerli olur?

Çelişen sebepler hukuki bir engel doğurmaz. Bir eş “kusur yalnızca karşı tarafta” derken diğeri “kusur bende değil, karşımda” diyebilir; ya da biri velayetin kendisine verilmesini, diğeri kendisinde kalmasını isteyebilir. Bölge adliye bu çatışmayı, ilk derece dosyasındaki deliller ve istinaf sebepleri çerçevesinde değerlendirir. Duruşmalı incelemede taraflar sözlü olarak da beyanda bulunur. Bölge adliye, kanunun öngördüğü durumlarda dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebilir; örneğin uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ya da değerlendirilmemiş olması hâlinde esası incelemeden kararı kaldırabilir (HMK m. 353/1-a). İki tarafın başvurusunun bulunması bu ihtimali değiştirmez.

Hâkimin takdirine bırakılan alanlarda, örneğin kusurun ağırlığı ya da çocukla ilgili tedbirlerde, sonucu önceden söylemek mümkün değildir. Hangi etkenlerin tartılacağı ise dosyadaki delillerle belirlenir.

Bölge adliyede neleri yapamazsınız?

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı yapılamaz ve bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilecekler dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz (HMK m. 357/1). İlk derecede gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen ya da mücbir sebeple gösterilememiş deliller ise bölge adliyece incelenebilir (HMK m. 357/3). Bu nedenle, iki tarafın da istinaf etmesi yeni bir dava ya da yeni bir talep açma imkânı vermez. İstinaf, ilk derecedeki yargılamanın hukuka uygunluğunun denetlenmesidir.

Karar o sırada uygulanabilir mi?

HMK m. 350/1’e göre istinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. Ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 350/2). Boşanma kararı bir aile hukuku kararıdır; kesinleşmedikçe evliliğin sona ermesi sonucu doğmaz. İki tarafın başvurusu da yalnız nafaka, tazminat gibi fer’i hükümlere yönelikse uygulamada boşanma hükmü bu başvurular beklenmeden kesinleşebilir; bu yüzden hangi hükme itiraz edildiği, kesinleşme tarihini de belirler. Nafaka kararlarında ise icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Bu ayrıntıyı istinaf edince karar uygulanır mı yazımızda geniş biçimde anlattık.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Mahkeme boşanmaya karar vermiş, kusuru ağırlıklı olarak kocaya yüklemiş, kadın lehine nafaka ve tazminata hükmetmiş. Koca kusur belirlemesine ve tazminata karşı iki hafta içinde istinaf ediyor. Kadın, kararı büyük ölçüde kabul ettiği için ayrıca başvurmuyor. Dilekçe kendisine tebliğ edildiğinde, cevap dilekçesinde tazminat miktarının yetersiz olduğunu da ileri sürüyor. Bu cevap dilekçesi, kadın açısından katılma yoluyla istinaf niteliği taşır. Sonra koca, işlemlerin uzamaması için başvurusundan feragat ediyor. Katılma yoluyla başvuran olarak kadının talebi de reddedilir. Kadın bunun yerine kendi iki haftalık süresi içinde bağımsız bir istinaf dilekçesi verseydi, başvurusu kocanın feragatiyle düşmeyen ayrı bir başvuru olarak değerlendirilirdi. Hangi yolun sonuç verdiği, başvuruların niteliğine ve dosyadaki tarihlere bağlıdır.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, karşı tarafın istinaf ettiğini görüp kendi başvurunuzu hiç yapmamaktır. Katılma yolu, asıl başvuranın vazgeçmesi hâlinde düşer; bu riski göze almak yerine süreniz içindeyse bağımsız başvuru düşünün.

İkinci hata, cevap dilekçesini istinaf sebeplerinden yoksun yazmaktır. Karşı tarafın dilekçesine yalnızca “kabul etmiyorum” demek ile katılma yoluyla kendi itirazlarınızı ayrıntılı ileri sürmek aynı sonuçları doğurmaz.

Üçüncü hata, bölge adliyede yeni delil sunabileceğini sanmaktır. Delillerin ilk derecede bildirilmiş olması gerekir.

Dördüncü hata, harç ve giderleri eksik bırakmaktır. İstinaf dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmesi şarttır. Eksik varsa kesin süre verilir ve süre içinde tamamlanmazsa başvuru yapılmamış sayılır.

Kendi dosyanızda hangi yol izlenmeli?

İki tarafın da istinafı, süreyi ve stratejiyi birlikte düşünmeyi gerektirir. Hangi hükme karşı başvuracağınız, başvurunuzun bağımsız mı yoksa katılma yoluyla mı yapılacağı, kalan sürenin ne olduğu dosyanıza özgüdür. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Genel çerçeve için aile hukuku sayfasına, süreç için de istinaf süreci yazımıza göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim de ben de istinaf edersek davalar ayrı mı görülür?

Hayır. İlk derece mahkemesi iki başvuruyu da aynı dosyada toplayıp bölge adliye mahkemesine gönderir; inceleme tek dosya üzerinden aynı hukuk dairesince yapılır. Her iki tarafın istinaf sebepleri birlikte değerlendirilir.

Karşı taraf istinaf etti, ben süresini kaçırdım. Ben de itiraz edebilir miyim?

Evet, kendisine istinaf dilekçesi tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya süreyi geçirmiş olsa bile vereceği cevap dilekçesiyle istinaf yoluna başvurabilir (HMK m. 348). Buna katılma yoluyla istinaf denir. Cevap dilekçesini tebliğden itibaren iki hafta içinde vermek gerekir.

Karşı taraf istinaftan vazgeçerse benim itirazım ne olur?

Eğer siz katılma yoluyla başvurduysanız, asıl başvuranın feragati ya da başvurusunun esasa girilmeden reddi hâlinde sizin talebiniz de reddedilir. Kendi süresi içinde ayrıca istinaf ettiyseniz durum farklıdır; bu hâlde dosyadaki başvurunuzun hukuki nitelikleri ayrıca incelenmelidir.

Her iki taraf istinaf ederse boşanma kararı kesinleşir mi?

Başvurular boşanma hükmünün kendisine yöneliyorsa, kanun yolu incelemesi tamamlanana ya da süreler dolana kadar boşanma kesinleşmez; aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 350). Başvurular yalnız nafaka, tazminat gibi fer’i hükümlere yönelikse uygulamada boşanma hükmü kendi başına kesinleşebilir.

Bölge adliye mahkemesinde yeni bir dava açabilir miyim?

Hayır. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz ve ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen yeni iddia ve savunmalar kural olarak dinlenmez (HMK m. 357). Karşı dava ve delillerin ilk derecede bildirilmesi gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 343, 345, 347, 348, 349, 350, 352, 353, 355, 356, 357
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler