Aile Hukuku ve Boşanma

Eşi Yurt Dışında Olan Boşanma Davasında Çocuğun Velayeti Nasıl Belirlenir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşiniz yurt dışındayken açılan boşanma davasında velayet de bu davada karara bağlanır; yetki, tebligat, çocuğun yararı ve görüşme düzeni burada anlatılıyor.

Kısaca

  • Eşin yurt dışında yaşıyor olması, velayet konusunda karar verilmesine engel değildir; mahkeme çocuğun yararına göre velayeti boşanma kararıyla birlikte düzenler.
  • Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).
  • Hâkim, olanak bulundukça ana ve babayı dinler; yurt dışındaki eşe ulaşmanın yolu doğru tebligattan geçer.
  • Velayeti almayan ebeveyn çocukla kişisel ilişki kurma hakkını korur; mesafe, görüşmenin biçimini değiştirir, hakkı ortadan kaldırmaz.

Eşiniz başka bir ülkede yaşıyor diye velayet meselesi askıda kalmaz. Boşanma davası Türkiye’de görülüyorsa, ortak çocuğun velayeti de aynı dava içinde karara bağlanır. Mahkeme, çocuğun nerede yaşayacağına ve diğer ebeveynle nasıl görüşeceğine karar verirken ölçü olarak çocuğun yararını esas alır; eşin hangi ülkede oturduğu bu ölçünün yalnızca bir parçasıdır.

Bu işin zor tarafı hukuki ilke değil, uygulamadır. Dilekçeyi hangi mahkemeye vereceğiniz, eşinize tebligatın nasıl ulaşacağı, çocuğun dava boyunca kimin yanında kalacağı ve yurt dışından görüşmenin nasıl işleyeceği ayrı ayrı planlanır.

Dava Türkiye’de açılabilir mi?

Önce yetkiye bakılır. Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yani siz Türkiye’de yaşıyorsanız, eşiniz yurt dışında olsa bile kendi yerleşim yerinizdeki mahkemede dava açabilirsiniz.

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu dosyalara bakar (4787 sayılı Kanun m. 2, 4).

İki tarafın da yurt dışında yaşadığı ya da eşlerden birinin yabancı uyruklu olduğu durumlar daha karmaşıktır. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 41. maddesi, Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalarının, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de görülebileceğini söyler. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının durumunu ayrıca yurt dışında yaşayanlar için boşanma yazısında anlattık.

Eşim yurt dışındaysa tebligat nasıl yapılır?

Velayet davasının sağlıklı yürümesi, karşı tarafın davadan haberdar olmasına bağlıdır. Eşinizin adresi yurt dışındaysa dilekçeyle birlikte bu adresi mahkemeye bildirmeniz gerekir. Adres bilinmiyorsa durum başka bir yoldan, ilanen tebligat yoluyla çözülmeye çalışılır. Bu yolun şartlarını boşanma davasında yurt dışındaki eşe tebligat ve ilanen tebligat yazılarında ayrıntılı bulabilirsiniz.

Tebligatın doğru yapılması yalnızca teknik bir mesele değildir. Eksik ya da usulsüz tebligatla ilerleyen bir dosya, sonradan itiraz konusu olur ve süreci uzatır. Çocuğun belirsizlik içinde kalmasını istemiyorsanız, bu adımı hızlı değil doğru atmak daha akıllıca olur.

Hâkim velayete karar verirken neye bakar?

Kanun, boşanma kararında çocuğun kime bırakılacağını hâkimin takdirine bırakır. Medeni Kanun’un 182. maddesi, mahkemenin boşanmaya karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocukla olan kişisel ilişkilerini düzenleyeceğini yazar. Velayet ise boşanmada çocuğun bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336).

Eşin yurt dışında olması, tek başına bir üstünlük ya da dezavantaj değildir. Hâkim şu tür soruların cevabını arar:

  • Çocuğun şu anki bakımını fiilen kim üstleniyor?
  • Çocuğun okulu, sağlığı, arkadaş çevresi ve dili hangi düzende sürüyor?
  • Yurt dışındaki ebeveyn çocuğu yanına almak istiyorsa, orada ne tür bir yaşam sunabilecek?
  • Çocuğun yaşı ve olgunluğu, kendi görüşünün dinlenmesine imkân veriyor mu?

Çocuğun görüşünün nasıl alındığını velayet davasında çocuğun dinlenmesi yazısında anlattık. Mahkemenin değerlendirdiği genel ölçütler için velayet kime verilir, kriterler yazısına bakabilirsiniz.

Dava sürerken çocuk kimde kalır?

Dava devam ederken çocuğun bakımı ve korunması için hâkim geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Fiilen çocukla birlikte yaşıyorsanız, çocuğun mevcut düzeninin korunmasını istemek yerinde olur. Yurt dışındaki eşin çocuğu alıp götürebileceğinden endişe ediyorsanız, bunu dilekçede ve duruşmada açıkça belirtin; hâkim bu endişeyi tedbir kararında dikkate alabilir.

Geçici önlemler dava boyunca geçerli olan, ara nitelikte kararlardır. Nasıl alındığını ve bu kararlara karşı hangi yolların açık olduğunu dava sürerken geçici velayet yazısında bulabilirsiniz.

Yurt dışındaki ebeveyn çocuğu nasıl görecek?

Velayeti almayan ebeveyn, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m. 323). Bu hak mesafe yüzünden ortadan kalkmaz. Fakat nasıl kullanılacağı değişir. Mahkeme, kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarını esas tutar (TMK m. 182).

Uzak mesafede yaşayan ebeveyn için pratikte şu çözümler düşünülür:

  1. Okul tatillerinde daha uzun süreli görüşme
  2. Yurt dışındaki ebeveynin Türkiye’ye geldiği dönemlerde ek görüşme günleri
  3. Aradaki dönemlerde düzenli telefon veya görüntülü konuşma

Hangisinin kararda yer alacağını mahkeme çocuğun yaşına ve koşullarına göre belirler. Görüşme düzeninin kuruluşu için çocukla şahsi ilişki kurulması yazısı yol gösterir.

Karşı yanda, ebeveynlerden her biri diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m. 324). Velayeti sizde olsa bile görüşmeyi engellerseniz, bunun sonuçları olur: kararda yer alan ihtar gereği, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir (TMK m. 182, 324).

Çocuğun yurt dışına çıkarılması ve iade

Yurt dışındaki eşin en büyük korkusu çocuğun kendisinden uzaklaştırılması, velayet sahibi ebeveynin en büyük korkusu ise çocuğun izinsiz götürülmesidir. İkisi de hukuken ele alınabilir. Çocuğun yurt dışına izinsiz götürülmesi ve geri istenmesi, uluslararası çocuk kaçırma düzenlemeleri çerçevesinde ayrı bir dava konusudur. Bu süreç için çocuğun yurt dışına götürülmesi ve Lahey Sözleşmesi yazısını okuyabilirsiniz.

Bu noktada acele edip kendi başınıza çocuğu bir yerden alıp başka yere götürmek, hem çocuk hem de sizin için zarar doğurabilir. Böyle bir endişeniz varsa mahkemeden önlem isteyin, çocuğun okul ve sağlık kayıtlarını düzenli tutun.

Çocuğun giderleri ve yurt dışındaki ebeveynin katkısı

Velayet ve kişisel ilişki konuşulurken para meselesi de gündeme gelir. Medeni Kanun’un 182. maddesine göre velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu yükümlülük, ebeveynin hangi ülkede yaşadığına bağlı değildir. Yurt dışında yaşayan ebeveynin geliri, o ülkedeki yaşam maliyeti ve çocuğa düzenli ödeme yapabilme imkânı mahkemece birlikte değerlendirilir.

Kararın içinde hükmedilen katkının yurt dışındaki ebeveynden nasıl tahsil edileceği ayrı bir sorudur. Bu konuyu yurt dışında yaşayan eşten çocuk nafakası yazısında ayrıca anlattık. Velayet davasını açarken nafaka talebinin de baştan dilekçeye yazılması, sonradan ayrı bir süreç yürütme ihtiyacını azaltır.

Dava açmadan önce neler hazırlanmalı?

Yurt dışındaki eşle ilgili davalarda hazırlık, dosyanın hızını belirler. Elinizde şu belgelerin ve bilgilerin bulunması yararlıdır:

  • Eşin yurt dışındaki açık adresi ve varsa güncel iletişim bilgileri
  • Çocuğun nüfus kayıt örneği ve okul kaydı
  • Çocuğun sağlık durumunu gösteren belgeler, düzenli kullandığı ilaç ya da takip varsa o kayıtlar
  • Evlilik süresince çocuğun bakımını kimin nasıl üstlendiğini gösteren yazışmalar, fotoğraflar ya da tanık bilgileri
  • Eşin çocukla ne sıklıkla görüştüğünü gösteren mesaj ve arama kayıtları

Bu kayıtlar, hâkimin çocuğun şu andaki düzenini anlamasına yardım eder. Eşinizi kötülemeye yönelik değil, çocuğun gündelik hayatını yansıtan belgeler seçin. Hâkim de sosyal inceleme yapan uzman da abartılı sunumları kolayca fark eder.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Ayşe ve Murat sekiz yıllık evlidir, yedi yaşında bir çocukları vardır. Murat iş nedeniyle iki yıl önce başka bir ülkeye taşınmış, çocuk ve Ayşe Türkiye’de kalmıştır. Ayşe kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde dava açar, Murat’ın yurt dışı adresini dilekçeye yazar.

Hâkim önce Murat’a tebligat çıkarır. Murat yazılı cevap verir ve duruşmaya gelmeyeceğini bildirir. Mahkeme, çocuğun okul durumunu, günlük bakımını kimin yürüttüğünü ve ailenin ekonomik koşullarını inceler. Bu tür bir dosyada tek başına Murat’ın yurt dışında olması sonuca karar vermez; çocuğun mevcut düzeni, babanın görüşme imkânı ve çocuğun yaşı birlikte tartılır. Kararın ne olacağını önceden söylemek mümkün değildir.

Sık yapılan hatalar

Bu dosyalarda en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:

  • Eşin yurt dışı adresinin dilekçede eksik ya da hatalı yazılması, tebligatın geri dönmesine yol açar.
  • Eşin yurt dışında olduğu için velayetin kendiliğinden bir tarafa geçeceğinin sanılması. Hâkim her durumda çocuğun yararını inceler.
  • Görüşme düzeninin hiç talep edilmemesi. Karar metninde düzen yoksa uygulanabilir bir görüşme planı da olmaz.
  • Çocuğun gideceği ülkedeki yaşam koşullarına dair kanıtların sunulmaması ya da çocuğun okul ve sağlık belgelerinin toparlanmaması.
  • Dava sırasında çocuğun yurt dışına çıkışı için verilen izinlerin kayıt altına alınmaması.

Çocuğun yurt dışına çıkması için izin gerekip gerekmediği ve nasıl alınacağı ayrı bir konudur; kararda bu konuda bir düzenleme yoksa dava sırasında talep edilmesi sorunları azaltır.

Karar sonrası yeni olgular

Velayet kararı verildikten sonra ana ya da babanın başka bir yere gitmesi gibi yeni olgular ortaya çıkabilir. Medeni Kanun’un 183. maddesi, böyle yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağını söyler. Eşiniz boşanma sonrası yurt dışına taşınırsa ya da siz çocukla yurt dışına yerleşmek isterseniz, yeni bir değerlendirme gerekebilir. Bu konuda velayet değişikliği davası yazısı yol gösterir.

Kendi dosyanız için nereden başlamalısınız?

Her aile farklıdır; eşin hangi ülkede yaşadığı, çocuğun yaşı, tarafların uyruğu ve mevcut yaşam düzeni dosyayı şekillendirir. Yetki, tebligat ve geçici önlem gibi adımlar doğru sırayla atılırsa dava daha sağlıklı yürür.

Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Aile davalarına ilişkin genel bilgi için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim yurt dışında yaşıyorsa Türkiye’de boşanma davası açabilir miyim?

Türkiye’de açılabilecek davanın ilk şartı yetkidir. Kendi yerleşim yeriniz Türkiye’deyse, o yerin aile mahkemesinde dava açabilirsiniz (TMK m. 168). Yabancı unsur ağır basıyorsa, özellikle taraflardan biri yabancı ise, başka kurallar da devreye girer; bu nedenle dosya bazında bakılması gerekir.

Eşim davaya katılmazsa velayet kararı verilebilir mi?

Usulüne uygun tebligat yapıldıysa dava eşin katılımı olmadan da yürür. Ancak hâkim, çocuğun yararını re’sen gözetir ve olanak bulundukça ana ve babayı dinler. Eşin gelmemesi, velayetin otomatik olarak sizde kalacağı anlamına gelmez.

Yurt dışındaki eş çocuğu almak isterse ne yapabilirim?

Dava sürerken hâkimden çocuğun bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlem isteyebilirsiniz (TMK m. 169). Çocuk yurt dışına götürülmüş ve geri verilmiyorsa, ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu çocuk kaçırma düzenlemeleri gündeme gelebilir.

Yurt dışındaki ebeveyn çocuğu nasıl görecek?

Kişisel ilişki hakkı velayeti olmayan ebeveyn için de geçerlidir (TMK m. 323). Mahkeme çocuğun yararına göre, tatil dönemlerini ve uzaktan görüşme imkânlarını da gözeterek bir düzen kurar.

Eşim yurt dışına gittikten sonra çocuğun velayeti değiştirilebilir mi?

Velayet bir kez düzenlendikten sonra ana ya da babanın başka bir yere gitmesi gibi yeni olgular, hâkimin gerekli önlemleri almasını gerektirebilir (TMK m. 183). Bunun için yeni bir dava açılır ve çocuğun yararı yeniden tartılır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 168, 169, 182, 183, 323, 324, 336
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2, 4
  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 41
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler