Aile Hukuku ve Boşanma

Eşin İşyerine Gidip Olay Çıkarması Boşanma Davasında Nasıl Değerlendirilir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşin işyerine gidip sizi küçük düşürmesi boşanma davasında kusur ve manevî tazminat sebebi olabilir. TMK m. 162, 166, 174 ve deliller.

Kısaca

  • Eşin sizi iş arkadaşlarınızın önünde küçük düşürmesi, bağırması ya da işinizi tehlikeye atması TMK m. 166/1 kapsamında sarsıcı davranış, ağır olduğunda TMK m. 162 kapsamında onur kırıcı davranış sayılabilir.
  • Onur kırıcı davranışta dava hakkı, öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m. 162).
  • Kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu eşten manevî tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2); olayın doğrudan yol açtığı iş veya gelir kaybı ise genel haksız fiil hükümlerine göre istenebilir (TBK m. 49).
  • Davranışın niteliğine göre hakaret, huzur ve sükûnu bozma veya ısrarlı takip gibi ayrı suçlar da gündeme gelebilir (TCK m. 125, 123, 123/A).
  • İş yeri kamera kaydı, iş arkadaşı tanıklığı ve yazılı tutanaklar bu olayın başlıca delilleridir; hukuka aykırı elde edilen delil dikkate alınmaz.

İşyeri, evliliğin dışında kalan, kendi emeğiyle ve kendi kimliğiyle var olduğu yerdir. Eşinizin sizi aramak için mesai saatinde gelmesi, kapıda sahne çıkarması, patronunuza ya da iş arkadaşlarınıza evliliğinizle ilgili şikâyetlerini anlatması hem çalışma hayatınızı hem de özel hayatınızı birden zedeler. Böyle bir olay boşanma davasında hangi anlama gelir? Kısa cevap: Davranışın ağırlığına ve tekrarına göre evlilik birliğini sarsan bir kusur, daha ağır olduğunda onur kırıcı davranış sayılabilir; tazminat ve nafaka bakımından da sonuç doğurabilir. Ayrıntılar olayın nasıl yaşandığına bağlıdır.

Hukuk bu davranışı nasıl adlandırır?

Kanunda “eşin işyerine gitmesi” diye bir boşanma sebebi yoktur. Davranış, olayın niteliğine göre üç farklı çerçevede değerlendirilebilir.

Birincisi, genel boşanma sebebi olan TMK m. 166/1’dir: Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. İşyerinde yaşanan olay, bu sarsılmanın bir parçası olarak anlatılır. Medeni Kanun’un 185. maddesi eşlerin birbirine yardımcı olmak ve sadık kalmak zorunda olduğunu söyler; eşin çalışma hayatını kasten zora sokması bu yükümlülükle bağdaşmaz.

İkincisi, TMK m. 162’dir. Bu madde, eşlerden birinin diğeri tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması hâlinde boşanma davası açılmasına izin verir. Eşinizin sizi çok sayıda kişinin önünde aşağılaması, iş arkadaşlarınıza hakaret etmesi, işinizi kaybetmeniz için baskı yapması “ağır derecede onur kırıcı” sayılabilir. Ayrıntı için onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma yazısına bakabilirsiniz. Bu sebepte süre vardır: Dava hakkı, boşanma sebebini öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden tarafın dava hakkı da yoktur.

Üçüncüsü, kusur ve tazminat bakımından davranışın ağırlığının değerlendirilmesidir. Aynı olay, davacı için bir boşanma sebebi olmaktan öte, davalının kusurunu gösteren delil niteliği taşır.

Her işyeri ziyareti kusur sayılır mı?

Hayır. Her ziyaret ya da tartışma aynı ağırlıkta değildir. Hâkimin bakacağı noktalar şunlardır: Eşin işyerine gitme sebebi neydi? Örneğin ortak çocuğun acil bir durumu için gidip ulaşılamayan eşe haber vermek, bir başka anlamdadır. Davranış sakin mi yürüdü, yoksa bağırma, hakaret ya da tehdit içeriyor muydu? Olay iş arkadaşlarının ya da müşterilerin önünde mi yaşandı? Tek seferlik mi, tekrarlanan bir tutum mu? Olay çalışma hayatınızı gerçekten etkiledi mi, yani uyarı, itibar kaybı veya işten ayrılma gibi bir sonuç doğurdu mu?

Bu soruların cevabı, olayın “evlilikte olağan bir tartışma” mı yoksa “kişilik hakkına saldırı” mı olduğunu belirler. Tek bir sakin ziyaret tek başına kusur sayılmayabilir; ısrarla tekrarlanan, bağırma ve aşağılamayla geçen ziyaretler ise farklı bir ağırlık taşır.

Ceza hukuku boyutu

Eşinizin işyerindeki davranışı aynı zamanda suç oluşturabilir. Boşanma davası ile ceza davası birbirinden bağımsızdır; bu yüzden ikisini ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.

Hakaret (TCK m. 125): Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suçtur. Mağdur orada bulunmuyorsa hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. İş arkadaşlarınızın önünde eşinizin size yönelttiği sözler bu tanıma girebilir.

Huzur ve sükûnu bozma (TCK m. 123): Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması, mağdurun şikâyeti üzerine suçtur.

Israrlı takip (TCK m. 123/A): Israrlı bir şekilde fizikî takip yapmak ya da iletişim araçlarıyla temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimsenin ciddi bir huzursuzluk yaşamasına veya güvenliğinden endişe duymasına neden olmak, suç sayılır. Suçun mağdurun iş yerini değiştirmesine ya da işini bırakmasına neden olması da cezayı artıran hâllerden biri olarak düzenlenmiştir.

Bu üç suç da şikâyete bağlıdır (TCK m. 123, 123/A, 131) ve şikâyet süresi kural olarak fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m. 73). Suçun oluşup oluşmadığına ceza mahkemesi karar verir. Boşanma davasında hâkim ise bu davranışı kusur ve sarsılma bakımından değerlendirir.

Tazminat: Kimin hakkı doğar?

Medeni Kanun’un 174. maddesi iki ayrı tazminat öngörür. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevî tazminat isteyebilir.

İşyerinde yaşanan olay, kişilik hakkına saldırı olarak ileri sürülebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır (TMK m. 24). Tazminat miktarını hâkim, tarafların durumunu, olayın ağırlığını ve kusurun derecesini dikkate alarak belirler; bu konuda manevî tazminat miktarını ne belirler yazısına bakabilirsiniz.

İş kaybı ya da gelir azalması yaşadıysanız bir ayrıma dikkat edin: TMK m. 174/1’deki maddî tazminat boşanmanın kendisinin yol açtığı kayıplar içindir; olayın doğrudan sebep olduğu iş kaybı ise genel haksız fiil hükümlerine göre istenebilir (TBK m. 49) ve zararı ve faili öğrenmeden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 72). Her iki durumda da olay ile zarar arasında bağ kurmanız gerekir. İşverenin yazılı uyarısı, sözleşme feshi bildirimi, gelir kaybını gösteren belgeler bu bağı kurmaya yardımcı olur. Maddî ve manevî tazminat için maddî tazminat yazısı da yol gösterir.

Delil: Olay nasıl ispatlanır?

Boşanma davasında hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; deliller serbestçe takdir edilir (TMK m. 184). İşyerinde yaşanan olayların başlıca delilleri şunlardır:

İş arkadaşlarının ve olaya tanık olan müşteri ya da çalışanların ifadeleri. İş arkadaşı tanıklığının işyeriyle bağı nedeniyle nasıl değerlendirildiği konusunda komşu ve iş arkadaşı tanık yazısına bakabilirsiniz.

İş yeri kamera kayıtları. Kaydı kendiniz almak yerine, mahkemeden iş yerine yazı yazılmasını istemek daha güvenlidir. Kayıtlar belli bir süre sonra silinebildiği için dava açılmadan delil tespiti (HMK m. 400) istemek de düşünülebilir.

İşverenin yazılı uyarısı, tutanak ya da şikâyet yazısı.

Olay sonrası yazışmalar ve mesajlar. Mesaj ve yazışmaları delil olarak sunma konusunda ayrıca bilgi verdik.

Polise veya zabıtaya yapılan başvuru kayıtları.

Dilekçede her olayın tarihi, yeri ve hangi delille ispat edileceği belirtilmelidir (HMK m. 119, 194). Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller bir olayın ispatında dikkate alınmaz (HMK m. 189/2); örneğin işyerinden izinsiz alınmış kayıtlar sorun yaratabilir.

Eşinizin işyerine gelmesini nasıl önlersiniz?

6284 sayılı Kanun şiddeti geniş tanımlar: fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış, buna yönelik tehdit ve baskı da şiddettir (6284 sayılı Kanun m. 2). Bu yüzden işyerinde bağırma, aşağılama ya da ısrarlı takip içeren davranışlar da koruyucu ve önleyici tedbirlere konu olabilir. Aynı Kanun’un 5. maddesi, şiddet uygulayana karşı alınabilecek tedbirler arasında hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamayı ve korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve iş yerine yaklaşmamayı da sayar. Başvuru için 6284 koruma kararı nasıl alınır yazısı ayrıntı verir. Davranış bu tanıma girmeyecek kadar hafifse ya da tedbire ek olarak, kişilik hakkına saldırı davası (TMK m. 25) ve ceza yolu düşünülebilir.

İşyeri olayını dilekçede nasıl konumlandırırsınız?

Dilekçede işyeri olayını tek başına bir “sebep” olarak değil, evlilikteki gidişatın bir halkası olarak anlatmak daha sağlıklıdır. Olayın öncesinde ne yaşandığını (ayrılık tartışması, uyarılar), olayın kendisini ve sonrasında yaşadıklarınızı (uyarı, itibar kaybı, çalışma düzeninin bozulması) sırayla yazın. Hangi sebebe dayandığınızı da belirtin: genel sebep (m. 166/1) altında anlatabilir, olay yeterince ağırsa m. 162’yi de ileri sürebilirsiniz.

Dilekçenin ikinci bölümünde tazminat talebinizi açıkça yazın. İşverenden alacağınız yazılı belgeler, iş arkadaşlarının isimleri ve adresleri, olayın geçtiği yerin kamera kaydı gibi bilgileri baştan listelemek, delillerin zamanında toplanmasını sağlar. Dilekçe yazımı için dilekçede olayları somutlaştırma yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Selin bir muhasebe bürosunda çalışıyor. Eşi Ali, ayrılık sürecinde üç kez Selin’in işyerine geliyor; ilkinde sakin konuşuyor, ikincisinde patronun odasının önünde bağırarak Selin’i “ailesini bırakan kadın” diye nitelendiriyor, üçüncüsünde müşterilerin önünde yüksek sesle hakaret ediyor. Patron Selin’e yazılı uyarı veriyor.

Selin’in dilekçesinde bu üç olay, ayrı ayrı tarihle ve ayrı delillerle yazılır: İş arkadaşlarının ve müşterinin tanıklığı, kamera kaydı ve patronun yazılı uyarısı. İlk ziyaret tek başına kusur sayılmayabilir; ikinci ve üçüncü ziyaret ise daha ağır değerlendirilebilir. Hâkim, olayların bütününe, Ali’nin tutumuna ve evliliğin genel durumuna bakar. Kusur, manevî tazminat ve itiraz hakkı bakımından sonuç ne olacağı önceden söylenemez; ancak Selin’in dosyası, delillerle desteklendiği ölçüde güçlenir.

Sık yapılan hatalar

Olayı soyut anlatmak. “Eşim işyerime gelip rezil etti” cümlesi yerine tarih, saat, kimin bulunduğu ve ne söylendiği yazılmalıdır.

Süreyi kaçırmak. Onur kırıcı davranışa dayanıyorsanız, öğrenmeden itibaren altı ay içinde davranmak gerekir. Genel sebebe (m. 166/1) dayanıyorsanız bu süre yoktur; fakat eski olaylar ispat bakımından zayıflayabilir.

Olay sonrası affetmek. TMK m. 162, affeden tarafın dava hakkı olmadığını söyler. Olaydan sonra gösterilen yakınlık af sayılabilir mi sorusu dosyaya göre değişir; bu yüzden olay sonrası davranışlarınızı ve yazışmalarınızı dikkatle değerlendirin.

Karşılık vermek. Sinirle eşinizin işyerinde sizin de bağırmanız, kusur dağılımını sizin aleyhinize çevirebilir.

Sizin durumunuz için

İş yerindeki bir olayın boşanma davasında ne ağırlık taşıyacağı, olayın kendisine, delillere ve evliliğin genel gidişine bağlıdır. Elinizdeki belgeleri ve olaya şahit olmuş kişileri bir araya getirerek durumunuzu anlatabilirsiniz. Telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak başvurabilirsiniz. İletişim sayfasından ulaşabilir, büronun çalışma alanı için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim işyerime gelip bağırıyor, bu boşanma sebebi olur mu?

Tek başına sebep olmak zorunda değildir; hâkim olayın ağırlığına, tekrarına ve evliliğin genel durumuna bakar. Sürekli tekrarlanan, çalışma hayatınızı sarsan ve sizi küçük düşüren davranışlar TMK m. 166/1 veya m. 162 kapsamında değerlendirilebilir.

Onur kırıcı davranış için dava süresi var mı?

Var. TMK m. 162’ye göre dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle düşer. Affeden taraf bu sebebe dayanamaz. Genel sebep olan TMK m. 166/1’de bu süre yoktur.

İşten çıkarılmama sebep olursa tazminat isteyebilir miyim?

TMK m. 174/1’deki maddî tazminat, boşanma yüzünden zedelenen mevcut veya beklenen menfaatler içindir ve kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tanınır. Olayın doğrudan yol açtığı iş kaybı ise genel haksız fiil hükümlerine göre istenebilir (TBK m. 49); bu istem zararı ve faili öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir (TBK m. 72). İş kaybı ile olay arasındaki bağın belgelenmesi gerekir.

Eşimin işyerine gelmesini engelleyebilir miyim?

6284 sayılı Kanun’daki şiddet tanımı fiziksel şiddetle sınırlı değildir; psikolojik ve sözlü şiddeti, tehdit ve baskıyı da kapsar (m. 2). Bu yüzden hakaret ve aşağılama içeren işyeri ziyaretlerinde de hâkimden işyerine yaklaşmama ve aşağılayıcı söz ve davranışlarda bulunmama tedbirleri istenebilir (6284 sayılı Kanun m. 5). Bunun yanında kişilik hakkı davası ve ceza yolu da değerlendirilebilir.

İş yeri kamera kaydı delil olur mu?

Kaydın hukuka uygun elde edilmesi ve sunulması şartıyla delil olarak değerlendirilebilir. Hukuka aykırı elde edilmiş deliller bir olayın ispatında dikkate alınmaz (HMK m. 189/2). Kaydı iş yerinden resmî yolla istemek daha sağlıklıdır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24, 25, 162, 166, 174, 184, 185
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 123, 123/A, 125, 131
  • 6284 sayılı Kanun m. 2, 5
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 72
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 189, 194, 400
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler