Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Geçici Velayet Kararına Karşı Hangi Yollara Başvurulur?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma davası sürerken verilen geçici velayet kararına karşı istinaf, itiraz ve tedbirin değiştirilmesi yolları, süreleri ve dikkat edilecek noktalar anlatılıyor.

Kısaca

  • Geçici velayet, boşanma davası sürerken çocuğun bakımı için TMK m. 169 uyarınca alınan bir önlemdir ve dava boyunca geçerlidir.
  • Kanunda geçici velayete özgü bir itiraz yolu yoktur; bir haftalık itiraz (HMK m. 394) ve doğrudan istinaf (HMK m. 341) kararın ihtiyati tedbir sayılmasına bağlıdır ve uygulamada TMK m. 169 önlemleri ağırlıklı olarak bu nitelikte görülmez.
  • Doğrudan istinaf kabul edilmezse karara yönelik itirazlar, nihai karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde yapılacak istinafta ileri sürülür (HMK m. 341/1-a, 345).
  • En etkili yol çoğu dosyada aynı mahkemeden geçici önlemin değiştirilmesini istemektir; hâkim geçici önlemleri re’sen alır ve koşullar değişince güncelleyebilir (TMK m. 169; tedbir sayılırsa HMK m. 396).

Boşanma davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince çocuğun nerede kalacağına ilişkin bir ara karar verebilir. Buna geçici velayet kararı denir. Bu karar size ya da eşinize çocuğu bırakmışsa ve bunu yanlış buluyorsanız, elinizde iki ayrı soru vardır: kararın hukuki niteliği nedir ve ona karşı hangi kapı açıktır?

Kısa cevap şudur: kanunda geçici velayete özgü bir itiraz yolu yazılı değildir. En etkili yol çoğu dosyada, kararı veren mahkemeden geçici önlemin değiştirilmesini istemektir. Bir haftalık itiraz ve bölge adliye mahkemesine iki haftalık istinaf, kararın ihtiyati tedbir sayılmasına bağlıdır; uygulamada TMK m. 169 önlemleri ağırlıklı olarak bu nitelikte görülmez ve itirazlar nihai karara karşı istinafta ileri sürülür.

Geçici velayet kararı nedir, ne işe yarar?

Medeni Kanun’un 169. maddesine göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri re’sen alır. Madde bu önlemleri sayarken eşlerin barınmasını, geçimini, mallarının yönetimini ve çocukların bakım ve korunmasını anar. Geçici velayet kararı bu sonuncusuyla ilgilidir.

“Re’sen” sözcüğü önemlidir. Hâkimin bu önlemleri almak için taraflardan birinin talebini beklemesi gerekmez. Ama pratikte önlem çoğunlukla bir talep üzerine gündeme gelir. Kararın nasıl alınacağını ayrıca boşanma davası sürerken geçici velayet yazısında anlattık.

Bu kararın bir diğer özelliği geçici oluşudur. Yani dava bittiğinde verilecek nihai karar, çocuğun kime bırakılacağını esastan belirler. Geçici karar o zamana kadar bir düzen sağlar, kalıcı bir hüküm kurmaz.

Karşı tarafın yokluğunda verilen karara itiraz

Bazı dosyalarda hâkim, ara kararı karşı tarafı dinlemeden verir. Bu durumda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 394. maddesi devreye girer. Maddeye göre karşı taraf dinlenmeden verilmiş ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe itiraz, uygulamayı durdurmaz.

Süre kısadır. Tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa uygulamadan itibaren, hazır bulunmuyorsa uygulamaya ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edilir. İtiraz, tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye yapılır. İtiraz dilekçesinde sebepler açıkça gösterilmeli ve dayanak olan bütün deliller dilekçeye eklenmelidir (HMK m. 394/4).

Dikkat edilecek nokta şu: TMK m. 169 kapsamındaki geçici önlemlerin ihtiyati tedbir hükümlerine tabi olup olmadığı kanunda açıkça yazmaz; uygulamada ağırlıklı görüş, bunların HMK’daki ihtiyati tedbirden ayrı, dava boyunca geçerli ara kararlar olduğudur. Bu yüzden dilekçenizi hazırlamadan önce kararın tam metnine, hangi maddeye dayandığına ve nasıl tebliğ edildiğine bakmak gerekir. Sürenin kaçırılması bütün yolları kapatabileceğinden, tereddütte süre içinde başvurmak daha güvenlidir.

Duruşmada, yüzünüze karşı verilen karara istinaf

HMK m. 341’e göre ilk derece mahkemelerinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir kararlarına ve karşı tarafın yokluğunda verilen tedbir kararlarına yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yani:

  • Tedbir talebiniz reddedildiyse, bu ret kararına karşı istinafa gidebilirsiniz.
  • Duruşmada, siz hazırken bir tedbir kararı verildiyse, buna karşı istinaf yolu açıktır.
  • İtiraz üzerine mahkeme yeni bir karar vermişse, onu da istinafa taşıyabilirsiniz.

İstinaf başvuru süresi iki haftadır ve kararın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Aynı konuda, bir boşanma kararında istinaf süresinin hangi günden başladığını ayrıca anlattık.

İstinaf, kararı bir üst derece mahkemesinin yeniden değerlendirmesini sağlar. Bu inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılır; yalnızca kamu düzenine aykırılık varsa mahkeme bunu kendiliğinden gözetir (HMK m. 355). Bu yüzden dilekçedeki sebepleri baştan eksiksiz yazın.

Asıl belirleyici nokta, geçici velayet kararının ihtiyati tedbir sayılıp sayılmadığıdır. Bölge adliye mahkemelerinin ağırlıklı uygulamasında TMK m. 169 önlemleri bu nitelikte görülmediğinden doğrudan istinaf başvurusu usulden reddedilebilir; itirazlarınızı nihai karara karşı istinaf aşamasında ileri sürmeniz gerekir (HMK m. 341/1-a, 345). Bu yüzden yalnız istinaf sonucunu beklemek yerine aynı mahkemeden değişiklik istemeyi de birlikte düşünün.

Koşullar değiştiyse: tedbirin değiştirilmesi ya da kaldırılması

Geçici karar verildikten sonra yeni bir gelişme olduysa, kararı yok saymak ya da çocuğu kendi başınıza almak çözüm olmaz. Geçici önlemleri davanın devamı süresince re’sen alan hâkim (TMK m. 169), koşullar değişince onları güncelleyebilir; karar ihtiyati tedbir sayılırsa HMK m. 396’ya göre de durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.

Bu yola başvurmak için somut bir değişikliğin belgelenmesi gerekir. Örneğin:

  1. Çocuğun bulunduğu ortamda çocuğun sağlığını ya da güvenliğini etkileyen bir olay yaşanması
  2. Çocuğun okul düzeninin ya da yaşadığı şehrin değişmesi
  3. Kararda belirtilen ebeveynin çocukla ilgilenememesine yol açan bir durum

Mahkeme bu değişikliğin gerçekten çocuğun yararını etkileyip etkilemediğine bakar. Sadece memnuniyetsizlik, kararı değiştirmek için yeterli olmaz.

Karar uygulanırken itiraz etmek ne anlama gelir?

En sık yapılan yanlış anlama, itiraz ya da istinaf başvurusunun kararı durdurduğunu düşünmektir. HMK m. 394/1, aksine karar verilmedikçe itirazın icrayı durdurmadığını; 394/5 ise kanun yoluna başvurulmuş olmasının tedbirin uygulanmasını durdurmadığını açıkça söyler. Bu yüzden itirazınız sürerken çocuk, geçici kararda belirtilen ebeveynin yanında kalmaya devam eder.

Çocuğun bulunduğu ebeveyn kararı uygulamayı reddederse ya da görüşme kararına uyulmazsa, ayrıca çocuk teslimi ve görüşme kararlarına uymamanın sonuçları gündeme gelir; bunu çocuk teslimine ve görüşme kararına uymamanın sonuçları yazısında bulabilirsiniz.

Dava açılmadan alınan tedbir ve iki haftalık kural

Bazen tedbir, esas dava açılmadan önce istenir. HMK m. 397’ye göre dava açılmasından önce verilmiş tedbir kararında, tedbir isteyen taraf kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve bunu tedbiri uygulayan memura belgelemek zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Kararın uygulanması da tedbir isteyene tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde istenmelidir (HMK m. 393/1). Aynı maddenin ikinci fıkrası, ihtiyati tedbir kararının etkisinin, aksi belirtilmedikçe, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam ettiğini söyler.

Boşanma davası açıldıktan sonra geçici velayet kararı alınmışsa bu kural doğrudan sizin için sorun yaratmaz; ancak dosyanız dava öncesi bir tedbir talebiyle başladıysa süreyi kontrol etmeniz gerekir.

İtiraz dilekçesinde neler bulunmalı?

İtiraz ya da istinaf dilekçesi, kararı yeniden okutabilmek için kısa ama dayanaklı olmalıdır. HMK m. 394/4’e göre itiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yapar.

Geçici velayet itirazında işe yarayan dilekçeler genellikle şu unsurları taşır:

  • Hangi karara karşı başvurulduğu, kararın tarihi ve tebliğ tarihi
  • Çocuğun şu anki düzeninin neden değiştirilmesi ya da korunması gerektiği
  • Bu iddiayı destekleyen belgeler: okul devam kaydı, sağlık raporu, yazışmalar, tanık bilgileri
  • Kararın çocuğun yararına nasıl aykırı olduğuna ilişkin somut anlatım

Dilekçede karşı ebeveyni sert sözlerle suçlamak, hâkimin dikkatini çocuğun durumundan uzaklaştırır. Çocuğun yararı ölçüsüne odaklanan, olgulara dayanan bir anlatım daha etkilidir.

Geçici karar nihai kararla nasıl ilişkilenir?

Geçici velayet kararını bir hüküm gibi görmek yaygın bir yanlış anlamadır. Karar dava boyunca düzeni sağlar; fakat mahkeme dosyanın sonunda, topladığı delillere, sosyal inceleme raporuna ve çocuğun dinlenmesine göre velayeti yeniden değerlendirir. Geçici kararın aksine bir nihai karar çıkması mümkündür.

Bu nedenle itiraz sürecinde enerjinizi yalnızca geçici karara harcamak yerine, esas dava için delil toplamaya da zaman ayırmak gerekir. Çocuğun dinlenmesi için velayet davasında çocuğun dinlenmesi yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Elif ve Kerem boşanma davası sürerken ayrı evlerde yaşıyor. İlk duruşmada hâkim, sekiz yaşındaki çocuğun dava boyunca annenin yanında kalmasına ve babanın hafta sonları çocukla görüşmesine karar veriyor. Kerem, kararın kendisine tebliğ edildiğini görüyor ve çocuğun okula giden mesafesinin annenin yeni taşındığı evde uzadığını fark ediyor.

Kerem’in önündeki en doğrudan yol, okul mesafesindeki değişikliği belgeleyerek aynı mahkemeden geçici önlemin değiştirilmesini istemektir. Kararın ihtiyati tedbir sayılacağı görüşüne dayanarak tebliğden itibaren iki hafta içinde istinafa da başvurabilir; ancak bu başvuru usulden reddedilebilir ve itirazlarını nihai karara karşı istinafta yeniden ileri sürmesi gerekebilir. Hangi yolun daha doğru olduğu, kararın içeriğine ve gelişmenin ne olduğuna bağlıdır. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir.

Sık yapılan hatalar

Bu tür dosyalarda tekrar eden sorunlar şunlardır:

  • Sürenin sayılmaması. İki hafta ya da bir hafta, tebliğ ya da uygulama tarihinden başlar; dilekçe geç verilirse kapı kapanır. Velayet ve tedbir işleri adli tatilde de görüldüğünden bu süreler tatil nedeniyle uzamaz (HMK m. 103/1, 104).
  • Kararın sadece sözle ya da mesajla öğrenilmesi ve resmî tebliğin beklenmesi.
  • İtiraz dilekçesinde sebeplerin ve delillerin eksik bırakılması.
  • Karara itiraz ederken çocuğu karşı tarafın elinden fiilen almaya kalkmak.
  • Aynı olgunun sonradan “durum değişti” gerekçesiyle yeniden öne sürülmesi; değişikliğin gerçekten yeni olması gerekir.

Çocukla ilgili nihai düzenin kurulduğu aşamada, mahkemenin çocuğu dinlemesi, sosyal inceleme yaptırması gibi adımlar da vardır. Sosyal inceleme raporu yazısı bu süreci anlatıyor.

Velayet sonrasında yeni olgu ortaya çıkarsa

Boşanma davası bittikten sonra da hayat devam eder. Medeni Kanun’un 183. maddesi, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağını söyler. Bu aşamada artık geçici karardan değil, kesinleşmiş bir velayet düzeninin değiştirilmesinden söz edilir; bunun için velayet değişikliği davası yazısına bakabilirsiniz.

Kendi kararınız için ne yapmalısınız?

Geçici velayet kararına karşı hangi yolun, hangi sürede ve hangi dilekçeyle seçileceği kararın metnine, tebliğ tarihine ve dosyadaki aşamaya göre değişir. Karar elinizdeyse, tebliğ evrakıyla birlikte incelenmesi gerekir.

Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz. Genel çerçeve için aile hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Geçici velayet kararına itiraz etmek çocuğu hemen geri getirir mi?

Hayır. Kural olarak itiraz, aksine karar verilmedikçe tedbirin uygulanmasını durdurmaz; kanun yoluna başvurulmuş olması da uygulamayı durdurmaz (HMK m. 394/1, 394/5). Karar uygulanmaya devam eder; yeni bir karar çıkana kadar çocuk, kararda belirtilen ebeveynin yanında kalır.

Geçici velayet kararı kalıcı velayeti belirler mi?

Belirlemez. Geçici önlem, davanın devamı süresince çocuğun bakım ve korunmasını düzenler (TMK m. 169). Velayetin esaslı çözümü boşanma kararıyla birlikte verilir ve hâkim orada çocuğun yararını yeniden değerlendirir.

Karşı taraf dinlenmeden velayet tedbiri verilebilir mi?

Verilebilir; hâkim geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Karar ihtiyati tedbir sayılırsa, karşı taraf uygulamada hazır bulunuyorsa uygulamadan, bulunmuyorsa uygulama tutanağının tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edilir (HMK m. 394/2). Uygulamada bu nitelik ağırlıklı olarak kabul edilmediğinden, aynı mahkemeden kararın değiştirilmesini istemek de gerekir.

Geçici karar verildikten sonra durum değişirse ne yapılır?

Durum ve koşullar değişmişse, talep üzerine geçici önlemin değiştirilmesine ya da kaldırılmasına karar verilebilir (TMK m. 169; HMK m. 396). Örneğin çocuğun yaşadığı ortamda ciddi bir değişiklik olmuşsa, bunu belgeleriyle birlikte mahkemeye sunmak gerekir.

İstinaf süresi hangi gün başlar?

İstinaf süresi iki haftadır ve kararın usulen tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Karar duruşmada yüzünüze karşı verilmiş olsa bile tebliğ ve sürenin başlangıcı için dosyadaki tutanağa ve tebligata bakmak gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 183
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 103, 104, 341, 345, 355, 393, 394, 396, 397
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler