Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Okul ve Hastane Kayıtları Velayet İçin Nasıl İstenir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Velayet uyuşmazlığında okul ve hastane kayıtları delil olarak mahkeme müzekkeresiyle istenir (HMK m. 195); kişisel veri ve hukuka aykırı delil sınırı gözetilmelidir.

Kısaca

  • Elinizde olmayan delillerin getirilmesi için mahkeme, ilgili resmî makam ve mercilere ve üçüncü kişilere yazı yazar (HMK m. 195); okul ve hastane kayıtları bu yolla istenir.
  • Dilekçede hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiği açıkça belirtilmelidir (HMK m. 194).
  • Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından dikkate alınamaz (HMK m. 189/2); kayıtları gizlice almak yerine mahkeme yoluyla istemek güvenlidir.
  • Sağlık verisi özel nitelikli kişisel veridir; kayıtları mahkeme dışında toplayıp paylaşmak yerine mahkeme aracılığıyla ve dava konusuyla sınırlı biçimde istemek daha güvenlidir.

Boşanma ve velayet davasında okul ve hastane kayıtları, çocuğun bugünkü yaşamını göstermesi bakımından değerli deliller arasındadır. Ancak bu kayıtlar sizin elinizde değil, okulda ve sağlık kurumundadır. Bu durumda yol, delilin mahkeme aracılığıyla getirtilmesidir: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 195. maddesine göre, tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Yani dilekçede talebinizi açıkça yazar, mahkeme de ilgili kuruma yazı yazarak kayıtları ister.

Aşağıda bu sürecin nasıl işlediğini, kişisel veri ve hukuka aykırı delil sınırlarını, hangi kayıtların neyi gösterebileceğini ve sık yapılan hataları anlatıyorum.

Velayet davasında bu kayıtlar neden önem taşır?

Boşanma kararında hâkim, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenlerken çocuğun yararını esas alır (TMK m. 182). Çocuğun menfaatini anlamak için hâkimin somut verilere ihtiyacı vardır: çocuğun okula düzenli devam edip etmediği, öğretmenlerle hangi ebeveynin iletişim kurduğu, veli toplantılarına kimin katıldığı, çocuğun sağlık kontrollerini kimin yaptırdığı, kronik bir rahatsızlığı olup olmadığı ve bununla kimin ilgilendiği gibi.

Bu veriler, tarafların anlatımlarını destekleyen ya da çürüten bir zemin sağlar. Boşanma davasında hâkim kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184/4). Okul ve hastane kayıtları da bu serbest takdirin içinde değerlendirilir. Tek başlarına bir sonuç doğurmaz; diğer delillerle birlikte bütünlük oluştururlar.

Dilekçede delili nasıl göstermelisiniz?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 194. maddesi iki şeyi ister: taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdır ve dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. “Okul ve hastane kayıtları istensin” demek çoğu zaman yeterli sayılmaz.

Daha sağlam bir talep şu unsurları içerir: kurumun adı ve adresi, çocuğun adı ve öğrenci veya hasta bilgisi, istenen kayıt türü (devamsızlık çizelgesi, veli görüşme tutanakları, rehberlik servisi notları, hastane başvuru kayıtları gibi), kayıtların kapsadığı tarih aralığı ve hangi olguyu ispat edeceği. Örneğin “çocuğun son iki eğitim yılındaki devamsızlık kayıtları ve veli toplantılarına katılan kişiler, çocuğun günlük bakımını fiilen kimin üstlendiğini ispat etmek için” gibi bir ifade hem mahkemeye hem de ilgili kuruma neyin istendiğini net gösterir.

İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır (HMK m. 190). Yani bir olguya dayanan taraf onu göstermek durumundadır; karşı taraf da bunun aksini gösteren delil sunabilir. Velayette asıl ölçüt çocuğun menfaati olduğundan hâkim, tarafların delillerinin ötesinde çocuğun durumunu bütünüyle değerlendirir. Genel yargılama kuralı olarak ispat konusunu yalnızca tarafların anlaşamadığı çekişmeli vakıalar oluşturur (HMK m. 187); ancak boşanmanın dayandığı olgularda tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK m. 184/3), yani taraflar anlaşsa bile hâkim bu olguların varlığına vicdanen kanaat getirmek ister.

Mahkeme kayıtları nasıl getirtir?

Mahkeme, talebi uygun bulup delilin incelenmesine karar verirse müzekkere denilen resmî yazıyı ilgili kuruma gönderir (HMK m. 195). Kurum yazıya cevap verir ve kayıtları mahkemeye gönderir. Mahkemeye getirilmesi mümkün olmayan deliller bulunduğu yerde de incelenebilir veya dinlenebilir. Cevap geldikten sonra taraflar kayıtlar hakkında beyanda bulunabilir.

Bu aşamada beklenen süre kuruma, dosyanın yoğunluğuna ve istenen kaydın kapsamına göre değişir. Cevap vermeyen kuruma tekrar yazı yazılması da istenebilir. Taraf olarak yapabileceğiniz, talebi mümkün olduğunca erken ve net bir biçimde yapmaktır; böylece yargılamanın sonuna doğru yeni müzekkere beklemek zorunda kalmazsınız.

Okul kayıtlarının yanı sıra, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde mahkeme bilirkişinin görüşünü de alabilir (HMK m. 266). Çocuğun psikolojik durumuna ilişkin uzman görüşü gibi konularda bu gündeme gelir. Sosyal inceleme raporunun rolü için velayet davasında sosyal inceleme raporu yazısına bakabilirsiniz.

Kişisel veri ve özel nitelikli veri sınırı

Okul ve sağlık kayıtları kişisel veridir; sağlık verisi ise özel nitelikli kişisel veri sayılır. Mahkemenin yargılama işlemleri kapsamında veri işlemesi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun kapsamı dışındadır (6698 sayılı Kanun m. 28/1-d); kanunun asıl önemi, kayıtları mahkeme dışında toplayan, saklayan ya da üçüncü kişilerle paylaşan taraflar ile kurumlar bakımından ortaya çıkar. Kanuna göre kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez; ancak kanunlarda açıkça öngörülmesi ya da bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması gibi hâllerde rıza aranmaz (6698 sayılı Kanun m. 5). Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi ise kural olarak yasaktır; ilgili kişinin açık rızası, kanunlarda açıkça öngörülmesi ve bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması gibi istisnalar sayılmıştır (m. 6).

Bunun pratik anlamı şudur: Kayıtları kendi başınıza toplayıp çevreye göstermek yerine mahkeme yoluyla istemek hem hukuka uygunluk hem de çocuğun mahremiyeti bakımından daha güvenlidir. Çocuğun bütün tıbbi geçmişini toptan istemek yerine, dava konusuyla ilgili dönemi ve belgeleri hedeflemek de ölçülülük bakımından yerindedir. Velayet uyuşmazlığında çocuğun mahremiyeti, tarafların birbirine karşı üstünlük aracı olmamalıdır.

Hukuka aykırı delil tuzağı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesinin ikinci fıkrası açıktır: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Okuldan ya da hastaneden, kimseye sormadan, başkasının hesabı veya şifresi üzerinden alınmış bilgi dosyaya konursa, delil olarak dikkate alınmama riski doğar. Bu, yalnızca delilin kaybı anlamına gelmez; sunan tarafın dürüstlüğü hakkında olumsuz bir izlenim de yaratabilir.

Velayet sahibi ebeveyn çocuğun okul ve sağlık işlemlerini yürüttüğü için bu bilgilere olağan yoldan ulaşabilir; ama bu, diğer ebeveynin hesabına girerek ya da kayıtları izinsiz ele geçirerek yapılacak işlemleri meşrulaştırmaz. Sosyal medya veya yazışma gibi diğer delillerin hukuka uygunluğu için boşanma davasında sosyal medya paylaşımları delil olur mu yazısında benzer bir sınır ele alınıyor.

Hangi kayıt neyi gösterebilir?

Okul kayıtları genellikle çocuğun devam durumunu, notlarını, davranış değerlendirmelerini, rehberlik servisi görüşmelerini ve velinin okulla iletişim biçimini yansıtır. Hastane veya sağlık ocağı kayıtları çocuğun muayene geçmişini, aşı takibini, kronik hastalıklarını ve bu süreçlerde kimin çocuğa eşlik ettiğini gösterebilir.

Ancak bu kayıtların gücü sınırlıdır. Çocuğun devamsızlığı tek başına bir ebeveynin ihmali anlamına gelmez; çocuğun hastalığı, taşınma, okul değişikliği gibi başka nedenleri olabilir. Bir kaydın hâkim önündeki değeri, diğer olgularla birlikte değerlendirilmesine bağlıdır. Çocuğun okul tercihi konusundaki ebeveyn anlaşmazlıkları için çocuğun okul seçimi ve ebeveyn anlaşmazlığı yazısı yol gösterebilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Çocuğun velayeti için iki ebeveyn de dava açmış olsun. Anne, çocuğu her sabah okula bıraktığını, veli toplantılarına katıldığını ve doktor randevularını takip ettiğini söylüyor. Baba ise tersini iddia ediyor ve çocukla ilgilenenin kendisi olduğunu anlatıyor.

Anne dilekçesinde okul ve sağlık kurumuna müzekkere yazılmasını talep eder: son iki eğitim yılında veli toplantılarına katılan kişiler, devamsızlık kayıtları ve çocuğun rutin sağlık kontrollerinde eşlik eden kişi. Kayıtlar mahkemeye geldiğinde hâkim, her iki tarafın anlatımını bu verilerle karşılaştırır. Kayıtlar tek başına sonucu belirlemez; tanıklar, sosyal inceleme ve çocuğun görüşü gibi diğer delillerle birlikte tartılır. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir, ancak dosyanın hangi olgular üzerinden değerlendirileceği böyle görünür hâle gelir.

Kayıtlar geldikten sonra taraflara beyan hakkı tanınır. Kayıttaki bir ifadenin yanlış anlaşıldığını düşünüyorsanız, bunu açıklayan bir beyan sunabilir, gerekirse öğretmen veya doktor gibi kişilerin tanık olarak dinlenmesini isteyebilirsiniz. Böylece belge, canlı bir anlatımla desteklenir ve hâkimin kaydı doğru bağlamda değerlendirmesi kolaylaşır.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, müzekkere talebini sonraya bırakmaktır. Başka yerden getirtilecek belgenin bulunmasını sağlayacak açıklama dilekçede yer almalıdır (HMK m. 121). Ön inceleme davetiyesinin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde bu açıklamayı yapmayan taraf, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır (HMK m. 139, 140/5); süresinden sonra delil ancak geciktirme amacı yoksa veya gecikme kusurdan kaynaklanmıyorsa gösterilebilir (HMK m. 145). Mahkeme müzekkere gideri için avans ve kesin süre verirse bu sürede yatırın; yatırılmazsa delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır, tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği konulara ilişkin hükümler saklıdır (HMK m. 324). Velayette hâkim çocuğun menfaati için kendiliğinden araştırma yapabilse de buna güvenip talebi geciktirmeyin.

İkinci hata, istenen kaydın kapsamını belirsiz bırakmaktır. “Bütün kayıtlar” gibi geniş talepler hem kurum açısından hem de hâkim açısından gereksiz yük yaratır ve çocuğun mahremiyeti bakımından da ölçüsüz kalır.

Üçüncü hata, kayıtları çocuğun yanında tartışmaktır. Okul ve doktor konuşmalarını diğer ebeveyne karşı kullanmak için çocuğa soru sormak çocuğa zarar verir ve dosyada olumsuz değerlendirilebilir.

Dördüncü hata, kayıtların bütün sorunu çözeceğini sanmaktır. Hâkim çocuğun menfaatini bütünlük içinde değerlendirir. Kayıtlar önemli bir parçadır, ama tek parça değildir. Geçici önlemler söz konusu ise boşanma davası sürerken geçici velayet kararı yazısı, dava devam ederken çocuğun nasıl korunduğunu açıklıyor; hâkim dava süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169).

Elinizdeki belgeleri doğrudan sunmak

Müzekkere yolu, kaydın ilgili kurumda bulunduğu ve sizin elinizde olmadığı durumlar içindir. Karne, devamsızlık çizelgesi, aşı kartı, taburcu belgesi ya da reçete gibi belgeler zaten sizdeyse bunları dilekçeye ekleyerek doğrudan sunabilirsiniz. Bu belgelerin gerçekliğine karşı taraf itiraz ederse mahkeme, resmî kaydı ilgili kurumdan ayrıca getirtebilir. Belgelerin nasıl elde edildiği de önemlidir: çocuğa ilişkin velayet sahibi olarak kurumdan normal yolla alınmış bir belge ile başkasının hesabından alınmış bilgi arasında hukuki fark vardır.

Kendi dosyanız için

Hangi kaydın istenmesi gerektiği, dilekçenin hangi aşamada olduğu ve çocuğun yaşı gibi etkenlere göre değişir. Kendi durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz. Çocuğun okul ve sağlık kurumlarının bilgileri, ilgili tarih aralıkları ve ispat etmek istediğiniz olgular ilk değerlendirmeyi hızlandırır. İletişim sayfasından bize ulaşabilir, aile hukuku çalışma alanımıza göz atabilirsiniz. Velayet davasının genel akışı için velayet davası nasıl açılır yazısını da okuyabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çocuğun okul kayıtlarını mahkeme olmadan alabilir miyim?

Velayet sahibi ebeveyn olarak çocuğun okul bilgilerine zaten ulaşabilirsiniz. Ancak dava dosyasına delil olarak girmesi için kaydın resmî yazıyla mahkemeye gelmesi, yani müzekkere yoluyla istenmesi çoğunlukla daha sağlamdır.

Hastane kayıtlarını nasıl isterim?

Dilekçenizde kaydın hangi kurumda tutulduğunu, hangi tarih aralığına ait olduğunu ve neyi ispat edeceğini yazarsınız. Mahkeme ilgili kuruma yazı yazar. Sağlık verisi özel nitelikli olduğu için kayıtların yalnızca dava konusuyla ilgili ölçüde istenmesi yerindedir.

Karşı tarafın telefonundan alınmış kayıtlar delil olur mu?

Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından dikkate alınamaz. Bir delilin hukuka uygun olup olmadığı, nasıl elde edildiğine göre hâkimce değerlendirilir; bu nedenle şüpheli yollar yerine mahkeme aracılığıyla istemek yerindedir.

Mahkeme okuldan öğretmen görüşü isteyebilir mi?

Mahkeme ilgili kurumlardan bilgi isteyebilir, tanık dinleyebilir ve gerekirse sosyal inceleme raporu aldırabilir. Hangi delilin toplanacağına, dosyadaki talepler ve çocuğun menfaati ışığında hâkim karar verir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 182, 184
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 121, 139, 140, 145, 187, 189, 190, 194, 195, 266, 324
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 5, 6, 28
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler