Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Dilekçesindeki Ağır İfadeler Hakaret Suçu Sayılır mı?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Dava ya da cevap dilekçesinde eşinize veya ailesine yazdığınız ağır isnatlar hakaret sayılır mı? TCK 128 koruması, şartları ve riskli ifadeler açıklanıyor.

Kısaca

  • Yargı mercileri nezdinde yapılan yazılı veya sözlü iddia ve savunmalardaki somut isnat ve olumsuz değerlendirmeler için ceza verilmez; ancak isnadın gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir (TCK m. 128).
  • Hiçbir vakıaya dayanmayan küfür, aşağılama ve uyuşmazlıkla ilgisiz isnatlar bu korumanın dışında kalabilir ve hakaret suçu (TCK m. 125) gündeme gelebilir.
  • Hakaret şikâyete bağlıdır; şikâyet süresi altı aydır ve hakaret bakımından fiilden itibaren iki yılı geçemez (TCK m. 73, 131).
  • Bir olayı bilerek gerçeğe aykırı biçimde işlenmiş suç gibi sunmak ise iftira suçunu gündeme getirebilir (TCK m. 267).

Boşanma dilekçesi, çoğu zaman en sert cümlelerin yazıldığı belgedir. Aylardır biriken öfke, yaşanan aldatma, aile içi baskı ya da hakaretler kâğıda dökülür; “namussuz”, “hırsız”, “şiddet uygulayan” gibi sözcükler dilekçeye girer. Eşiniz de aynı yoğunlukta bir cevap yazar. O noktada akla bir soru gelir: bu satırlar karşı tarafın savcılığa gidip “hakaret etti” demesine yol açar mı? Cevap, kanunun yargı dilekçelerine tanıdığı özel korumada ve bu korumanın sınırlarında yatıyor. Kısaca, mahkemeye sunulan dilekçedeki ağır ifadeler, gerçek ve somut olaylara dayanıyor ve davayla bağlantılıysa ceza verilmez. Olaya dayanmayan küfür ve aşağılama ise bu korumadan yararlanamayabilir.

Hakaret suçu neyi cezalandırır?

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir (TCK m. 125/1). Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı ceza verilir (TCK m. 125/2). Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır (TCK m. 125/4).

Kanun iki ayrı davranış biçimi sayar: somut bir olgu isnat etmek ve sövmek. “Sen ihanet ettin” bir isnat, küfür ise bir sövmedir. Boşanma dilekçesinde ikisi de görülebilir.

TCK m. 128: iddia ve savunma dokunulmazlığı

Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması hâlinde ceza verilmez. Ancak bunun için isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir (TCK m. 128/1).

Maddeyi üç parçaya ayırarak okumak yararlıdır. Birincisi, korunan yer mahkemedir: dava dilekçesi, cevap dilekçesi, duruşmada yapılan sözlü beyan hepsi iddia ve savunmadır. Sosyal medya paylaşımı, aile içi mesajlaşma ya da komşulara anlatılanlar bu kapsamın dışındadır. İkincisi, isnat “gerçek ve somut vakıalara” dayanmalıdır: tarih, yer, olay ve kişi belli olmalıdır. “Karaktersiz biri” gibi soyut bir değerlendirme, onu destekleyen somut olay olmadan zayıf kalır. Üçüncüsü, isnat “uyuşmazlıkla bağlantılı” olmalıdır; boşanma davasıyla ilgisi olmayan eski bir olayı dilekçeye sokmak bu bağı koparabilir.

Maddenin ceza hukukuna ilişkin olduğunu da unutmamak gerekir: madde “ceza verilmez” der. İfadenin kişilik haklarına etkisi ve tazminat boyutu ise ayrı bir tartışma konusudur; bu, maddenin metninden doğrudan çıkarılamaz.

Hangi ifadeler riskli olur?

Boşanma dilekçesinde koruma kapsamına girmeyen veya girmesi şüpheli olan ifadeler genellikle şu gruplara düşer. Hiçbir olaya bağlanmadan yazılmış küfür ve aşağılamalar, “aklını yitirmiş, ahlaksız, sapık” gibi tanıkla ya da belgeyle desteklenmeyen karalamalar, eşin ailesine yönelik konuyla ilgisiz hakaretler ve davanın konusuyla bağlantısı olmayan, yalnızca küçük düşürmek için eklenen özel hayat ayrıntıları.

Aldatma iddiası ayrı bir yerde durur. Zina, boşanma sebebidir ve eşinizin başkasıyla ilişki yaşadığını dilekçede yazmak bu sebebin gereğidir (TMK m. 161). Burada önemli olan, iddianın somutlaştırılması ve bir dayanağı bulunmasıdır: tarihler, yazışmalar, tanıklar. Dayanaksız ve ağır bir zina suçlaması, ispatlanamazsa kusur dengesini bozabilir. Konuyu haksız zina iddiası ve boşanma sonuçları yazısında ele aldık. Pek kötü veya onur kırıcı davranış iddiaları da aynı mantıkla somut olaylarla anlatılmalıdır (TMK m. 162).

Hakaret mi, iftira mı?

İkisi aynı şey değildir. Hakaret, kişinin onur ve saygınlığına saldırıyı cezalandırır. İftira ise yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişiyi cezalandırır; bir yıldan dört yıla kadar hapis öngörülür (TCK m. 267/1). Dilekçeyle birlikte savcılığa suç duyurusu da yapılmışsa ve olay uydurmaysa ciddi bir risk ortaya çıkar. Kasıt unsuru burada belirleyicidir: yanılmak, delil yetersizliği ve bilerek yalan söylemek aynı değildir. Boşanma davasında bir iddiayı ispatlayamamak iftira sonucunu doğurmaz; ama bile bile uydurulmuş bir suç isnadı, maddenin diğer şartları da varsa doğurabilir.

Karşı taraftan ağır ifadeler yazılmışsa ne yapılır?

Eşiniz dilekçesinde size veya ailenize ağır sözler yazdıysa, üç farklı yol vardır. Birincisi, cevap dilekçesinde bu isnatlara somut olaylarla cevap vermek ve iddiaları çürütmek. İkincisi, ifadelerin korunmanın dışında kaldığını düşünüyorsanız suç duyurusunda bulunmak; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m. 131/1) ve şikâyet hakkı olan kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; hakaret bakımından bu süre, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı da geçemez (TCK m. 73). Şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma girişimi de yapılır (CMK m. 253/1-a). Üçüncüsü, ifadeleri kusur ve tazminat bakımından dosyada hâkimin dikkatine sunmak. Boşanmada hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184/1, 4). Yani ağır ifadeler tek başına sonuç belirlemez; dosyadaki diğer olgularla birlikte değerlendirilir.

Karşılıklı hakaret söz konusuysa kanun hâkime bir esneklik tanır: hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir; karşılıklı hakaret hâlinde ise olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında aynı yönde karar verilebilir (TCK m. 129/1, 3). Bu hüküm özellikle tarafların birbirine karşı yazdığı ağır dilekçelerde gündeme gelebilir.

Ağır bir olayı hakaret riskine girmeden nasıl yazarsınız?

Kanunun kendisi dilekçeye yön verir. Dava dilekçesinde, davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ve iddia edilen her vakıanın hangi delillerle ispat edileceği bulunmalıdır (HMK m. 119/1-e, f). Yani dilekçe zaten sıfat değil olay ister. Aynı şikâyeti iki biçimde yazmak mümkündür. Birincisi: “Davalı alçak ve şerefsiz biridir, bana sürekli hakaret eder.” İkincisi: “Davalı, 14 Mart tarihinde çocukların yanında bana ‘değersizsin’ diyerek bağırmış, bu olay komşu tanık tarafından duyulmuştur; aynı nitelikte mesajlar ekte sunulmuştur.” İkinci anlatım, hem hâkim için daha açık hem de TCK m. 128’in aradığı gerçeklik ve somutluk şartına daha uygundur. Karşı tarafı küçültmeye çalışan bir üslup ise davanın ilerlemesine yardımcı olmaz, kusur ve inandırıcılık yönünden sizi zayıflatabilir.

Dilekçede eşinizin ailesinden söz ediyorsanız, aile bireyini hedef alan genel ifadeler yerine olayı, tarihi ve davayla bağlantısını yazın. “Kayınvalidem beni evden çıkardı” cümlesi ile “kayınvalidem 2 Haziran’da kapıyı kilitleyip içeri almadı, bu durum komşular tarafından görüldü” cümlesi arasındaki fark, dayanağın varlığıdır.

Dilekçe tebliğ edildikten sonra süre

Dava dilekçesi davalıya tebliğ edildiğinde cevap süresi işlemeye başlar. Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır; cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, aynı süre içinde başvuran davalıya bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m. 127/1). Karşı tarafın ağır ifadelerine cevap verirken öfkeyle yazmak yerine, bu iki haftayı belgeleri toplamak ve somut itirazlar hazırlamak için kullanmak daha verimli olur. İfadelerin hakaret niteliğinde olduğunu düşünüyorsanız, şikâyet süresinin ayrı işlediğini ve altı ay ile sınırlı olduğunu unutmayın. Cevap dilekçesi ve karşı dava konusunu boşanma davasında cevap dilekçesi ve karşı dava yazısında anlattık.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Koca, dava dilekçesinde eşinin “sürekli kumar oynayan, evden para çalan, namussuz bir kadın” olduğunu yazıyor. Kadın bu ifadeleri hakaret sayıp savcılığa başvurmak istiyor.

Önce ifadelerin içeriğine bakmak gerekir. Kumar oynadığına dair tarihli banka kayıtları, tanıklar ya da mesajlar gibi somut dayanaklar varsa, bu ifadeler iddia ve savunma kapsamında ve uyuşmazlıkla bağlantılı olabilir; bu durumda ceza verilmemesi söz konusu olabilir. “Namussuz” kelimesi ise hiçbir olaya bağlanmayan bir değerlendirmedir ve korumanın dışında kalabilir. Kadın, şikâyet için altı aylık süreyi takvime yazar, cevap dilekçesinde kendi anlatımını somutlaştırır ve gerekirse hakaret ifadelerini kusur tartışmasının parçası olarak sunar. Savcılığın ve mahkemenin nasıl bir sonuç vereceği, dilekçenin tam metnine ve dayanaklara bağlıdır.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, öfkeyle yazılmış sıfatları dilekçenin kalbi yapmaktır; hâkim olayı arar, sıfatı değil. İkinci hata, ispatlayamayacağınız çok ağır bir suçlamayı “nasılsa dilekçe” diye yazmaktır. Üçüncü hata, aynı sözleri sosyal medyada ya da aile grubunda tekrarlamaktır; mahkeme dışındaki paylaşımlar TCK 128 korumasından yararlanmaz. Dördüncü hata, çocuklarla ilgili ağır isnatları belgesiz yazmaktır. Beşinci hata, karşı tarafın ifadelerine aynı sertlikte karşılık verip yeni bir kusur doğurmaktır. Dilekçenin nasıl yazılması gerektiği konusunda boşanma dilekçesinde olayları somutlaştırma yazısı yol gösterir.

Dilekçenizi birlikte gözden geçirelim

İyi bir boşanma dilekçesi sert olmak zorunda değildir; sağlam, tarihli ve belgeli olmak zorundadır. Hazırladığınız ya da size tebliğ edilen dilekçeyi birlikte okumak, riskli ifadeleri ayıklamak ve savunmayı kurmak mümkündür. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki telefondan arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Büronun aile hukuku alanındaki çalışmaları hakkında da bilgi alabilirsiniz. Sonuç vaat edilemez; hâkimin ve savcının takdiri dosyaya göre şekillenir. Dilekçe hazırlığına dair genel bilgi için boşanma dilekçesi nasıl yazılır yazısına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Boşanma dilekçesine eşim hakkında yazdıklarım için hakaretten yargılanabilir miyim?

Dilekçedeki somut isnatlar için ceza verilmesi ancak koruma şartlarının sağlanmadığı hâllerde mümkündür. İsnatların gerçek ve somut vakıalara dayanması ve boşanma uyuşmazlığıyla bağlantılı olması gerekir. Şartlar varsa ceza verilmez.

Eşim dilekçesinde bana ağır sözler yazdı, savcılığa gidebilir miyim?

Hakaret şikâyete bağlı bir suçtur ve şikâyet süresi altı aydır. Ancak dilekçedeki ifadeler iddia ve savunma kapsamındaysa, şartlar sağlandığında ceza verilmez. İfade vakıasız küfür niteliğindeyse durum farklı olabilir.

Zina iddiası ispat edilemezse hakaret olur mu?

İddianın ispat edilememesi otomatik olarak hakaret sayılmaz. Önemli olan isnadın gerçek ve somut vakıalara dayanıp dayanmadığı ve uyuşmazlıkla bağlantısıdır. Bile bile gerçeğe aykırı bir suç isnadı ise iftira olarak değerlendirilebilir.

Eşimin ailesi hakkında yazdıklarım da korunur mu?

Koruma yalnızca eşi değil, “kişilerle ilgili” somut isnat ve değerlendirmeleri kapsar; ancak ifadelerin gerçek, somut ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması şartı aileyi anlatırken de aranır.

Dilekçedeki ifadeler boşanmada kusur sayılır mı?

Hâkim, eşlerin davranışlarını kusur bakımından değerlendirir. Dilekçedeki aşağılayıcı ifadeler dosyada diğer olgularla birlikte tartışılabilir; bunun ağırlığı hâkimin takdirindedir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 125, 128, 129, 131, 267
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 127
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 166, 184
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler