Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında İstinafta Yeni Delil ve Yeni İddia Sunulabilir mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

İstinafta ilk derecede ileri sürülmeyen iddia, savunma ve delillere kural olarak dayanılamaz; yanlışlıkla incelenmeyen veya sunulamayan deliller istisnadır.

Kısaca

  • Bölge adliye mahkemesinde, ilk derecede ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz (HMK m. 357/1).
  • Bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilecek hususlar bu yasağın dışında kalır.
  • İlk derecede usulüne uygun gösterilip incelenmeden reddedilen deliller istinafta incelenebilir (HMK m. 357/3).
  • Mücbir sebeple ilk derecede gösterilmesine olanak bulunmayan deliller de bölge adliye mahkemesince incelenebilir.
  • İlk derece dosyasındaki deliller, istinaf dilekçesindeki sebepler çerçevesinde yeniden değerlendirilir; dilekçenin bu sebeplere dayanması bu yüzden belirleyicidir.

İstinaf dilekçesini hazırlarken akla gelen ilk düşüncelerden biri şudur: ilk derecede göstermediğim ya da gösteremediğim bir delili şimdi sunabilir miyim? Belki yeni bir tanık, belki daha önce elinizde olmayan bir belge ya da yeni öğrendiğiniz bir olay. Kanunun cevabı sert: kural olarak hayır. Ama bu kuralın iki önemli istisnası ve bir de kendiliğinden gözetilen hususlar kapısı var. Aşağıda bunları sırayla, bir boşanma dosyasının gerçek ihtiyaçlarıyla ilişkilendirerek anlatıyoruz.

İstinaf Neden Yeni Bir Dava Değildir?

İstinaf, ilk derece mahkemesinin kararının bir üst mahkemede denetlenmesidir. Bölge adliye mahkemesi incelemeyi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapar; ancak kamu düzenine aykırılık görürse bunu kendiliğinden gözetir (HMK m. 355). Yani bölge adliye mahkemesinin önüne gelen şey, yeni baştan kurulmuş bir dava değil; ilk derecede neyin ileri sürüldüğü, neyin kanıtlandığı ve hâkimin bunu nasıl değerlendirdiğidir.

Bu yapı gereği, ilk derecede ileri sürülmemiş bir iddiayı bölge adliye mahkemesine taşımak mümkün değildir. Taşınacak olan, ilk derecedeki yargılamanın hukuka uygunluğuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin itirazlardır.

Kural: HMK Madde 357/1

Kanun metni şöyle: Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve (166. maddenin birinci fıkrası saklı kalmak üzere) davaların birleştirilmesi istenemez; bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz (HMK m. 357/1).

Burada üç ayrı yasak sayılır: yeni iddia, yeni savunma ve yeni delil. Boşanma davalarında bunlar şu anlama gelir:

Yeni iddia: İlk derecede ileri sürülmemiş bir boşanma sebebini ya da kusur olgusunu istinafta ilk kez dile getirmek. Örneğin ilk derecede yalnızca “şiddetli geçimsizlik” ileri sürdüyseniz ve sonradan “eşin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını” ayrı bir olgu olarak eklemek isterseniz, bu yeni bir iddia sayılabilir.

Yeni savunma: Davalı olarak ilk derecede ileri sürmediğiniz bir savunmayı istinafta öne sürmek.

Yeni delil: İlk derecede sunulmamış tanık, belge, kayıt ya da bilirkişi talebi.

İstisna Bir: Resen Gözetilecek Hususlar

Kanun metni “bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında” ifadesini kullanır. Resen göz önünde tutmak, tarafların ileri sürmesine gerek olmadan mahkemenin kendiliğinden dikkate alması demektir. HMK m. 355 kamu düzenine aykırılığın bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetileceğini söylüyor. Hangi hususların kamu düzeni kapsamına girdiği her somut dosyada ayrıca değerlendirilir; genel bir liste vermek doğru olmaz. Boşanma dosyalarındaki en belirgin örnek çocuklarla ilgili düzenlemelerdir: velayet ve kişisel ilişki konusunda hâkim çocuğun yararını kendiliğinden gözetir (TMK m. 182) ve uygulamada çocuğun güncel durumuna ilişkin olguların istinafta da incelenebildiği kabul edilmektedir. Ama şu bilinmeli: bu istisna, tarafların keyfî olarak yeni iddia ve delil taşıyabileceği bir kapı değildir.

İstisna İki: Usulüne Uygun Gösterilip İncelenmeyen Deliller

HMK m. 357/3 bir ayrım getirir. İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen deliller, bölge adliye mahkemesince incelenebilir.

Boşanma dosyalarında bu şöyle ortaya çıkabilir. Taraf, dava dilekçesinde ya da cevap dilekçesinde bir tanıktan söz eder, ilk derece hâkimi bu tanığın dinlenmesini gereksiz bulur ve reddeder. Taraf istinaf dilekçesinde “tanığımın dinlenmesi usulüne uygun talep edilmişti, incelenmeden reddedildi” diyebilir. Burada belirleyici olan, delilin ilk derecede usule uygun biçimde gösterilmiş olması ve gerçekten incelenmeden reddedilmiş olmasıdır. Dosyada bu iki şartı gösteren kayıt yoksa istisna işlemez.

Bunu ispat etmek için tutanaklar önemlidir. Duruşma tutanaklarını ve dilekçeleri bu açıdan dikkatle okumak gerekir. Tutanak hataları için duruşma tutanağı ve düzeltme yazısına bakabilirsiniz.

İstisna Üç: Mücbir Sebeple Gösterilemeyen Deliller

Aynı fıkra bir ikinci istisnayı da içerir: mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir (HMK m. 357/3). Mücbir sebep, tarafın iradesi dışında gelişen ve önlenmesi mümkün olmayan bir olaydır.

Bu istisna dar yorumlanmalıdır. “Delili bulamadım”, “belgeyi bilmiyordum”, “avukatım söylemedi” gibi gerekçelerin kendiliğinden mücbir sebep sayılması beklenmemelidir. Mücbir sebebin varlığını ve delilin neden ilk derecede gösterilemediğini somut olarak, belgeyle açıklamak gerekir. Kabul edilip edilmeyeceği bölge adliye mahkemesinin takdirindedir.

İlk derecede delil gösterme süresi konusunda HMK m. 145 de ilişkilidir: taraflar kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremez; ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme sonradan gösterilmesine izin verebilir. Bu hüküm ilk derece yargılaması içindir; ama ilk derecede böyle bir talebin yapılıp yapılmadığı istinafta da önem taşır.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir eş, boşanma davasını kusur nedenine dayandırarak açmış ve tanık listesinde iki kişi göstermiş. İlk derece hâkimi bir tanığı dinlemiş, ikincisini “olay zaten yeterince aydınlandı” diyerek dinlememiş. Karar çıkmış, davacı bu karara karşı istinaf etmiş.

Bu durumda davacı, dinlenmeyen ikinci tanığın ilk derecede usulüne uygun biçimde gösterildiğini ve incelenmeden reddedildiğini dilekçesinde öne sürerek HMK m. 357/3’e dayanabilir. Aynı davacı, istinaf aşamasında elinde bulunan yeni bir mesajlaşma kaydını sunmak isterse, bu delil ilk derecede gösterilmediği için kural olarak dikkate alınmayabilir. Mesajlaşmaların ilk derecede sunulmasına mücbir sebeple olanak bulunmadığı gösterilebiliyorsa istisna gündeme gelebilir. Bu örnek tamamen kurgudur; gerçek bir dosyayı anlatmaz.

Bölge Adliye Mahkemesi Delilleri Nasıl Değerlendirir?

Yeni delil yasağı, ilk derecede toplanmış delillerin yeniden değerlendirilemeyeceği anlamına gelmez. Bölge adliye mahkemesi ilk derecedeki delillere dayanarak hâkimin takdirini denetler. Bir tanığın ifadesinin yanlış değerlendirildiğini ya da bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürmek, yeni delil sunmak değildir; mevcut delilin değerlendirilmesine ilişkin bir istinaf sebebidir. Sebeplerin nasıl yazılacağını istinaf dilekçesinde gösterilecek sebepler yazısında anlattık.

Duruşmalı incelemede bölge adliye mahkemesi gerek görürse tahkikat yapabilir; HMK m. 358 bu aşamada tahkikat ve gider avansından söz eder. Ama tahkikat yapılması, yeni delil yasağının kalktığı anlamına gelmez. Tahkikatın kapsamını kanundaki sınırlar ve dosyadaki eksiklikler belirler. Duruşmalı inceleme için dosya üzerinde mi, duruşmalı mı yazısına bakabilirsiniz.

İstinaf Dilekçesinde Delil Meselesi Nasıl Yazılır?

Eksik değerlendirilmiş delil konusunda iyi bir dilekçe, olayı yeniden anlatmak yerine ilk derece kararının hangi noktada eksik kaldığını gösterir. “Tanığımız dinlenmedi” demek yeterli olmaz; hangi dilekçede, hangi tarihte, hangi olguyu ispatlamak için tanığın gösterildiğini ve hâkimin hangi gerekçeyle reddettiğini yazmak gerekir. Hâkimin gerekçesi tutanakta ya da ara kararda yer alıyorsa dilekçeye o sayfa numarasını eklemek mahkemenin işini kolaylaştırır.

Hukuka uygunluk sorusunu da ayrıca düşünün. Bir delil, ilk derecede gösterilmiş olsa bile hukuka aykırı yolla elde edilmişse, onu istinafta sunmak size yarar sağlamaz. Delilin nasıl elde edildiği, istinafta da gündeme gelebilir.

Önemli Delillerin Toplanmaması: Kaldırma Sebebi

Yeni delil yasağı, ilk derecedeki eksikliğin istinafta hiçbir etki doğurmayacağı anlamına gelmez. HMK m. 353/1-a-6’ya göre mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması hâlinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere gönderilmesine duruşma yapmadan karar verir.

Bu, sizin yeni delil sunabilmenizden farklı bir yoldur. Burada iddia, ilk derece mahkemesinin kendi sorumluluğunu yerine getirmediğidir. Yani delili siz değil, mahkeme toplamalı veya değerlendirmeliydi. Ancak bu sebebin geçerli olması için eksikliğin uyuşmazlığın çözümü bakımından önemli olması gerekir. Hangi eksikliğin bu ölçüde önemli sayılacağı dosyaya göre değişir. İnceleme türleri için dosya üzerinde mi, duruşmalı mı yazısına bakabilirsiniz.

Delilin Gerçekten Yeni Olup Olmadığını Test Etmek

Bir delilin “yeni” sayılıp sayılmayacağını anlamak için şu soruyu sorun: bu delile ilk derece yargılamasında bir dilekçede ya da duruşmada atıf yapıldı mı? Atıf yapıldıysa mesele, delilin usulüne uygun gösterilip gösterilmediği ve mahkemenin onu nasıl ele aldığıdır. Atıf yapılmadıysa, delil yenidir ve istisnalar saklı kalmak üzere HMK m. 357/1’in yasağına takılır. Aradaki farkı belirleyen şey, delilin kendisi değil, dosyadaki izidir. Bu yüzden dosya örneğini alıp dilekçelerde ve tutanaklarda tek tek aramak, istinaf stratejisinin ilk adımı olur.

Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, istinaf dilekçesini yeni bir dava dilekçesi gibi yazmaktır. Yeni olaylar, yeni belgeler ve yeni tanıklarla dolu bir dilekçe, kural olarak bu bölümler yönünden dikkate alınmaz.

İkinci hata, ilk derecede göstermediği delili “unutmuştum” gerekçesiyle sunmaktır. Unutmak, kural olarak mücbir sebep sayılmaz.

Üçüncü hata, ilk derecede reddedilen delillerin hangi tarihte, hangi dilekçeyle gösterildiğini belirtmemektir. Bölge adliye mahkemesi, delilin usulüne uygun gösterilip gösterilmediğini dosyadan arar. Dilekçeye dosyadaki sayfa ve tarih atıfları eklemek işi kolaylaştırır.

Dördüncü hata, kamu düzeni iddiasını geniş bir kapı gibi kullanmaktır. Bölge adliye mahkemesinin kendiliğinden gözettiği hususlar sınırlıdır ve her iddianın bu kapsama girdiği söylenemez.

Beşinci hata, karşı taraf yeni delil sunduğunda itiraz etmemektir. Karşı tarafın istinafında yeni delil ya da iddia varsa, istinaf dilekçesinin size tebliğinden itibaren iki hafta içinde vereceğiniz cevap dilekçenizde (HMK m. 347/2) bunun HMK m. 357/1 kapsamında dinlenemeyeceğini belirtebilirsiniz. Cevap dilekçesi için karşı tarafın istinafına cevap yazısına göz atın.

İlk Derece Dosyanızda Neyin Gösterildiğine Bakmak

İstinaf stratejisi, ilk derecede hangi delillerin nasıl gösterildiğine, hangilerinin reddedildiğine ve dosyada hangi eksikliklerin bulunduğuna göre kurulur. Bunu belirlemek için tutanakları, dilekçeleri ve ara kararları birlikte okumak gerekir. İlk derece dosyanızı ve kararı yanınıza alıp durumunuzu telefonla anlatabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, büronun çalıştığı alanlar aile hukuku sayfasında yer alıyor. İstinaf sürecinin genel akışı için boşanma davasında istinaf süreci yazısını da okuyabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İlk derecede bulamadığım belgeyi istinafta sunabilir miyim?

Kural olarak hayır. HMK m. 357/1 yeni delillere dayanılamayacağını söyler. İstisna, ilk derecede usulüne uygun gösterilip incelenmeden reddedilen deliller ile mücbir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan delillerdir; bunun mücbir sebep sayılıp sayılmayacağını bölge adliye mahkemesi değerlendirir.

İlk derecede hâkim tanığımı dinlemedi, ne yapabilirim?

İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen deliller, bölge adliye mahkemesince incelenebilir (HMK m. 357/3). Bu durumda istinaf dilekçesinde bu delilin gösterildiğini ve incelenmediğini açıkça belirtmeniz gerekir.

Yeni bir iddia, örneğin yeni bir kusur olgusu ileri sürebilir miyim?

Hayır. Bölge adliye mahkemesinde, kendiliğinden gözetilecek hususlar dışında, ilk derecede ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez. İstinaf yeni bir dava değildir; ilk derece kararının, ilk derecede ileri sürülenler çerçevesinde denetlenmesidir.

İstinaf dilekçesinde yeni delil göstermeye çalışırsam ne olur?

Delil, bu yasak kapsamına giriyorsa dikkate alınmaz. Bölge adliye mahkemesi incelemeyi istinaf dilekçesindeki sebeplerle sınırlı yapar; delilin yasağa takılıp takılmadığı o sebepler ve dosya içeriğiyle birlikte değerlendirilir.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 145, 347, 353, 355, 357, 358
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler