Boşanma davasında Yargıtay kararından sonra karar düzeltme yolu güncel HMK’da yok. Tashih, tavzih, tamamlama ve yargılamanın iadesi gibi sınırlı yollar anlatılır.
Kısaca
- Güncel Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda karar düzeltme adıyla bir kanun yolu düzenlenmemiştir; istisna, bölge adliye mahkemelerinin 2016’da göreve başlamasından önce verilmiş ve henüz kesinleşmemiş kararlardır, bunlara eski kanunun temyiz ve karar düzeltme hükümleri uygulanır.
- Karardaki yazı ve hesap hataları tashih, belirsiz veya çelişkili hükümler tavzih, karar verilmeyen hususlar tamamlama yoluyla giderilebilir.
- Kesinleşmiş hükme karşı yalnızca kanunda sayılan sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi istenebilir.
- Her yolun süresi ve şartı farklıdır; kendi dosyanızda hangisinin açık olduğu karar metnine ve kesinleşme tarihine bağlıdır.
Eski yıllarda dava yaşamış kişilerin aklında bir kalıp vardır: Yargıtay karar verir, ardından “karar düzeltme” istenir. Bu soru bugün de boşanma dosyası olan okurlar tarafından soruluyor. Kısa cevap şu: güncel Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) karar düzeltme adıyla bir kanun yolu düzenlenmemiştir. Yargıtay’ın onama veya bozma kararından sonra aynı karara karşı yeniden Yargıtay’a gidilmez. Tek istisna eski dosyalardır: bölge adliye mahkemelerinin 2016’da göreve başlamasından önce verilmiş kararlar, kesinleşinceye kadar eski Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun karar düzeltme dahil temyiz hükümlerine tabidir (HMK geçici m. 3/2). Dosyanız o tarihten önce karara bağlanmışsa karar düzeltme süresini kaçırmamak için Yargıtay kararını tebliğ alır almaz değerlendirin. Bunun dışında da dosyadaki hatalar giderilemez değildir; sınırlı birkaç yol açıktır.
Kanun Yolları Hangi Sırayla İşler?
Güncel düzende boşanma kararı önce aile mahkemesi tarafından verilir. Sonra istinaf başvurusu, ardından temyiz gelir. İstinaf başvuru süresi iki haftadır ve süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyizi kabil nihai kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir (HMK m. 361/1). Temyiz, Yargıtay’ın incelemesidir; Yargıtay onar, düzelterek onar ya da bozar.
HMK m. 366, istinaf yoluna ilişkin bazı maddelerin temyizde de kıyas yoluyla uygulanacağını söyler. Bu madde karar düzeltme anlamına gelmez; yalnızca usul kurallarını tamamlar. Kanunun temyiz bölümünde Yargıtay kararından sonra yeniden aynı Yargıtay’a gidilmesine dair bir hüküm yoktur. Bozma ve onama sonrasında süreç, kanunun gösterdiği başka yollarla devam eder: bozma hâlinde dosya yeniden yargılamaya gider; onama hâlinde karar kesinleşir.
Yargıtay Kararındaki Hata Nasıl Giderilir?
Yargıtay onama kararında hata gördüğünde bunu kendisi giderebilir. Kimlik yanlışlıkları ile yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları için düzelterek onama hükmü uygulanır (HMK m. 370/3). Karar esas bakımından doğruysa, kanunun uygulanmasındaki hata nedeniyle bozmak yerine düzelterek onama da mümkündür; ancak hâkimin takdir yetkisi kapsamındaki hususlar için bu yol kullanılamaz (HMK m. 370/2). Bu düzeltme, tarafların istemine bağlı bir yol değildir, Yargıtay’ın inceleme sırasındaki yetkisidir.
Yargıtay kararı verildikten sonra fark ettiğiniz hatalar için kararı veren mahkemeye başvurma imkânı daha sınırlıdır. Mahkemenin kendi hükmündeki açık hatalar ise aşağıdaki yollarla düzeltilir.
Tashih, Tavzih ve Tamamlama: Karar Düzeltmeden Farklı Yollar
Üç ayrı kurum, kararın metnindeki eksiklik ya da hataları gidermek için vardır. Üçü de “karar düzeltme” değildir; kararı veren mahkemeden istenir ve davanın sonucunu baştan tartışmayı değil, hükümdeki hata, belirsizlik ya da eksikliği gidermeyi amaçlar.
Hükmün tashihi
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez; taraflar davet üzerine gelmezse dosya üzerinden inceleme yapılabilir (HMK m. 304). Örneğin kimlik numarasının yanlış yazılması ya da tarihin hatalı olması bu kapsamdadır.
Hükmün tavzihi
Hüküm yeterince açık değilse, icrasında tereddüt uyandırıyorsa ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını isteyebilir. Ancak hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez (HMK m. 305). Yani nafaka miktarını ya da velayet düzenlemesini bu yolla değiştirmek mümkün olmaz; yalnızca belirsizlik giderilir.
Hükmün tamamlanması
Yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlar için taraflardan her biri, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ek karar verilmesini isteyebilir; bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir (HMK m. 305/A). Örneğin dilekçede istenen bir tazminat kalemi hakkında hükümde hiç karar yoksa bu yol gündeme gelir. Tavzih ve tamamlama talebi, hükmü veren mahkemeye dilekçeyle yapılır (HMK m. 306).
Kesinleşmiş Karara Karşı Yargılamanın İadesi
Kanun yolları tükendikten sonra taraflarca kullanılabilen olağanüstü yol, yargılamanın iadesidir. Kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenebilir (HMK m. 374). Ancak bu yol her itirazı kapsamaz; kanun sebepleri sınırlı sayar. Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, davaya bakması yasak hâkimin karar vermesi, karara esas alınan senedin sahteliği, yalan tanıklık gibi sebepler bunlardandır (HMK m. 375). Genel olarak süre, sebebin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır; bazı bentler için ayrı başlangıçlar vardır (HMK m. 377). Ayrıntıyı yargılamanın iadesi mümkün mü yazısında okuyabilirsiniz.
Kanun Yararına Temyiz Karar Düzeltme Yerine Geçer mi?
Karar düzeltme arayan okur kanun yararına temyize rastlayabilir ve ikisini benzer sanabilir. Oysa kanun yararına temyiz tarafların kullandığı bir yol değildir. Kesin olarak verilen veya kanun yolundan geçmeden kesinleşmiş kararlara karşı, yürürlükteki hukuka aykırılık ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurulur. Yargıtay talebi yerinde görürse karar kanun yararına bozulur, ancak bu bozma kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz (HMK m. 363). Yani sizin boşanmanız ya da nafakanız bu yolla değişmez. Konuyu ayrıca kanun yararına temyiz nedir yazısında anlatıyoruz.
Yargıtay Aşamasında Yapabileceğiniz Şeyler Neler?
Karar düzeltme olmadığına göre mücadele, kararın verildiği aşamada yapılır. Temyiz dilekçesinde itirazlarınızı eksiksiz yazmak bu yüzden önemlidir. Temyiz dilekçesinde tarafların kimlikleri ve adresleri, temyiz edilen kararın hangi daireden verildiği, tarihi ve sayısı, ilamın temyiz edene tebliğ edildiği tarih ve kararın özeti yer alır (HMK m. 364/2). Temyiz sebepleri de dilekçede gösterilir. Yargıtay tarafların ileri sürdüğü sebeplerle bağlı olmayıp kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir (HMK m. 369/1); yine de savunmanızı dilekçeye yazmak ihmal edilmemelidir.
Boşanmaya, ayrılığa ve velayete ilişkin davalarda taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma isterse, Yargıtay bir gün belirleyip taraflara davetiye gönderir. Tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki hafta bulunmalıdır; tebligat gideri verilmemişse duruşma talebi dikkate alınmaz (HMK m. 369/2). Bu, Yargıtay önünde sözlü açıklama yapabileceğiniz imkândır ve karar düzeltme yolu olmadığı için bu talebi temyiz ya da cevap dilekçesinde yapmak gerekir. Duruşma süreci için Yargıtay duruşma talebi yazısına bakabilirsiniz.
Yargıtay Kararı Elinize Geçtiğinde Kontrol Listesi
Karar elinize geçtiğinde şu sırayla bakmanız işinizi kolaylaştırır. Önce kararın sonucuna bakın: onama, düzelterek onama ya da bozma. Sonra tebliğ tarihini not edin. Yargıtay’ın bozma ve onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara tebliğ edilir (HMK m. 372/1). Kararda sizin adınıza ya da çocuklarınız adına yanlış yazılmış bir bilgi varsa, bunu mahkemeye bildirin. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez (HMK m. 304).
Üçüncü olarak kararın bozma içerip içermediğine bakın; bozma varsa yeniden yargılama sürecini beklemeniz gerekir. Bozma yoksa ve karar onanmışsa kesinleşme tarihini mahkemeden öğrenin, çünkü bir yıllık süre bu tarihten işler. Kararın nafaka, tazminat ya da velayet gibi uygulama gerektiren hükümlerini nasıl yerine getireceğinizi planlayın. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini ve aile hukukuna ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini hatırlayın (HMK m. 367).
Varsayımsal Bir Örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Yargıtay boşanma kararını onamış. Siz kararı aldığınızda hükümde çocuğun adının yanlış yazıldığını, ayrıca dilekçede istediğiniz bir nafaka kalemi hakkında hiç karar verilmediğini fark ediyorsunuz.
İsim hatası açık bir yazım yanlışı olduğu için hükmün tashihi yoluyla giderilir; mahkeme, tebliğ edilmiş hükümde tarafları dinleyerek düzeltir. Nafaka kalemi hakkında hiç karar verilmemesi ise tamamlama konusudur; ancak kanun bunun için nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay verir, dolayısıyla Yargıtay aşamasına gelindiğinde bu süre çoktan geçmiş olabilir. Böyle bir eksiklik kanun yolu aşamasında istinaf veya temyiz dilekçesinde de ileri sürülebilirdi. Hakkında hiç hüküm kurulmamış talep için ayrı dava açılması da düşünülebilir; ancak yoksulluk nafakası gibi boşanmadan doğan taleplerde bu, kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (TMK m. 178). Hangi yolun açık olduğu, kararın tebliğ tarihine ve hükmün içeriğine bağlıdır. Burada karar düzeltme adlı bir yolun kullanılması gündeme gelmez.
Bu Alanda Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, Yargıtay onamasının ardından süreyi kaçırıp “karar düzeltme yaparım” diye beklemektir. Böyle bir yol olmadığı için süreler boşa geçer. İkinci hata, tavzihi bir nevi itiraz yolu zannetmektir. Tavzih yalnızca belirsizliği giderir, hükmün içeriğini değiştirmez. Üçüncü hata, tamamlama için tanınan bir aylık süreyi bilmemektir.
Dördüncü hata, kesinleşme sonrasında sürelerin işlediğini unutmaktır. Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Karar sonrası hangi hakkınızı hangi süre içinde kullanacağınızı boşanma kararı kesinleştikten sonra yapılacaklar yazısında adım adım anlattık. Onama ve bozma sonuçlarını ise onama kararı ne demek ve bozma kararı ne demek yazılarında bulabilirsiniz.
Yargıtay Kararı Sonrası Dosyanızı Birlikte Gözden Geçirmek
Hangi hatanın hangi yolla giderileceği, hangi sürenin işlediği ve kesinleşme tarihi dosyanızın içeriğine bağlıdır. Elinizdeki kararı birlikte değerlendirmek isterseniz telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Genel çerçeve için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Boşanmada karar düzeltme yolu kaldırıldı mı?
Güncel Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun temyiz bölümünde karar düzeltme adıyla bir kanun yolu bulunmuyor. Yargıtay onama veya bozma kararını verdikten sonra aynı karara karşı yeniden Yargıtay’a başvuru yolu kanunda düzenlenmemiştir. İstisna, bölge adliye mahkemelerinin 2016’da göreve başlamasından önce verilmiş ve henüz kesinleşmemiş kararlardır; geçiş hükmü uyarınca bunlarda eski kanunun karar düzeltme dahil temyiz hükümleri uygulanır ve süresi kısadır.
Yargıtay kararındaki hata nasıl düzeltilir?
Yargıtay, onama kararında kimlik yanlışlıklarını ve yazı, hesap gibi açık ifade yanlışlıklarını düzelterek onayabilir. Mahkeme kararındaki açık hatalar ise hükmün tashihi yoluyla düzeltilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim tarafları dinlemeden düzeltme yapamaz.
Tavzih nedir, boşanma kararında ne zaman istenir?
Hüküm yeterince açık değilse, icrasında tereddüt uyandırıyorsa veya birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını isteyebilir. Tavzih yoluyla hükümde tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Karar kesinleştikten sonra hangi yol açıktır?
Kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı kanunda sayılan sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi istenebilir. Sebepler sınırlı olduğu için her itirazın bu yolla çözülmesi mümkün değildir.
Hakkında karar verilmeyen bir nafaka talebi için ne yapılır?
Yargılamada ileri sürülmesine rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ek karar verilmesi istenebilir. Bu süre geçmişse yoksulluk nafakası gibi boşanmadan doğan talepler, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı davayla istenebilir; iştirak nafakası bu bir yıla bağlı değildir.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 304, 305, 305/A, 306, 345, 361, 363, 364, 366, 367, 369, 370, 372, 374, 375, 377, geçici m. 3
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 178
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.