Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Yargıtay Bozma Kararı Ne Demektir? Hangi Hâllerde Bozulur?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma davasında Yargıtay bozma kararı, temyiz edilen hükmün kısmen veya tamamen ortadan kalkması demektir. Bozma sebepleri ve sonrası burada.

Kısaca

  • Bozma, Yargıtay’ın temyiz edilen kararı hukuka aykırı bulup kısmen veya tamamen ortadan kaldırmasıdır; davanın kaybedildiği ya da boşanmanın reddedildiği anlamına gelmez.
  • Kanun dört bozma sebebi sayar: hukukun yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık, delillerin haksız yere kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası.
  • Yargıtay kararı yalnız belirli kalemler yönünden, örneğin nafaka veya tazminat yönünden, bozabilir; bozulmayan kısımlar için sonuç ayrıca değerlendirilir.
  • Bozma kararı mahkeme yazı işleri müdürü tarafından taraflara derhâl tebliğ edilir; ardından dosya yeniden karar vermek üzere ilgili mahkemeye gönderilir.

Boşanma dosyanızla ilgili Yargıtay’dan “bozma” yazısı geldiyse, ilk tepki endişe olabilir. Oysa bozma, boşanmanın reddedildiği ya da evliliğin sürdüğü anlamına gelmek zorunda değildir. Yargıtay’ın temyiz edilen kararda hukuka aykırılık gördüğünü ve bu aykırılığın giderilmesi için kararı kısmen ya da tamamen ortadan kaldırdığını ifade eder. Sonrasında dosya yeniden bir mahkemenin önüne gider; kararın ne olacağı, bozmanın gerekçesine bağlıdır.

Bozma Nedir, Onamadan Farkı Nedir?

Temyizde Yargıtay’ın önünde üç sonuç vardır: onama, düzelterek onama ve bozma. Onamada karar aynen kalır. Bozmada ise Yargıtay, kararın hukuka aykırı olduğuna hükmeder ve bu kararı ortadan kaldırır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), bozmanın “kısmen veya tamamen” yapılabileceğini açıkça söyler ve Yargıtay’ı gerekçe göstermeye zorunlu tutar (HMK m. 371/1). Bozma, işin henüz bitmediğini, bir eksikliğin ya da hatanın giderilmesi gerektiğini gösterir.

Temyiz, bölge adliye mahkemesinin nihai kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde yapılır; davada haklı çıkan taraf da hukuki yararı varsa başvurabilir (HMK m. 361). Boşanma davalarında Yargıtay incelemeyi kural olarak dosya üzerinde yapar, ancak boşanmaya, ayrılığa ve velayete ilişkin davalarda taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma isterse ve gerekli gider yatırılırsa duruşmalı inceleme yapılır (HMK m. 369/2).

Kanunun Saydığı Dört Bozma Sebebi

HMK m. 371 bozma sebeplerini sınırlı olarak sayar. Bunlar sırasıyla şunlardır: hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması, dava şartlarına aykırılık bulunması, taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması.

Hukukun yanlış uygulanması

En geniş başlık budur. Mahkeme, olayı doğru tespit etmiş ama kanunu yanlış uygulamış olabilir. Örneğin bir boşanma sebebinin şartlarının aranmadığı ya da yoksulluk nafakasında kusur ölçüsünün yanlış değerlendirildiği bir karar bu başlıkta bozulabilir. Hukukun yanlış uygulanması, mahkemenin kendi takdir alanının dışındaki bir hataya işaret eder.

Dava şartlarına aykırılık

Dava şartları, davanın esasına girilebilmesi için aranan koşullardır: mahkemenin görevli olması, taraf ve dava ehliyeti gibi (HMK m. 114). Yetki yalnız kesin olduğu hâllerde dava şartıdır. Boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168); bu yetki kesin değildir. Davalı yetki itirazını cevap dilekçesinde yapmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir ve yetki sonradan bozma sebebi yapılamaz (HMK m. 19/2, 19/4). Görevsiz bir mahkemenin esasa girerek karar vermesi ise dava şartlarına aykırılık olarak bozma konusu olabilir.

Delillerin haksız yere kabul edilmemesi

Taraflardan birinin ispat için gösterdiği delil, kanuni bir sebep olmadan dinlenmemişse bu bir bozma sebebidir. Tanıkların dinlenmemesi ya da önemli bir belgenin değerlendirilmemesi bu başlıkta düşünülebilir. Kusur iddialarının ispatı boşanma davasında önemli bir yer tuttuğu için bu sebep boşanma dosyalarında gündeme gelebilir.

Yargılama hatası veya eksikliği

Karara etki eden bir usul hatası ya da eksikliği de bozma sebebidir. Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmaması, savunma hakkının kısıtlanması veya karar için gerekli araştırmanın yapılmaması buna örnek verilebilir. Kanun “karara etki eden” ifadesini kullanır; yani her usul hatası değil, sonucu değiştirebilecek olanlar bozma sebebidir.

Bozma Hangi Kalemler İçin Yapılır?

Boşanma kararı tek bir hüküm değildir; boşanmanın kendisi, kusur, velayet, kişisel ilişki, nafakalar, tazminatlar ve yargılama giderleri gibi birden çok kalemden oluşur. Yargıtay bunlardan yalnızca birini bozabilir. Örneğin boşanma ve velayeti uygun görüp maddi tazminat miktarını bozabilir. Bu durumda bozma kararının kapsamı çok önemlidir, çünkü hangi kısmın ayakta kaldığı ve hangi kısmın yeniden görüleceği kararın dispozitifinden anlaşılır. Kısmi bozmanın sonuçlarını kısmi bozma ve kesinleşen kısımlar yazısında ayrıca ele alıyoruz.

Bozma Kararı Size Nasıl Ulaşır ve Sonra Ne Olur?

Yargıtay’ın bozma ve onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara tebliğ edilir (HMK m. 372/1). Tebliğ sonrasında dosya, kanunun gösterdiği mahkemeye gönderilir. Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararı bozulmuşsa o karar kaldırılır ve dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine ya da uygun görülecek bir başka ilk derece mahkemesine gider; bölge adliye mahkemesinin kendi düzelterek ya da yeniden esas hakkında verdiği karar bozulmuşsa dosya o bölge adliye mahkemesine ya da başka bir bölge adliye mahkemesine gönderilir (HMK m. 373/1, 373/2). Dosyanın tam olarak nereye gittiği ve mahkemenin bozmaya uyup uymayacağı konusunu bozma sonrası dosya nereye gider ve bozmaya uyma ya da direnme yazılarında ayrıntılı anlatıyoruz.

Bozma Sürerken Boşanma Hükümleri Uygulanır mı?

Boşanmaya hükmeden karar kesinleşmedikçe yerine getirilemediği için, bozulan boşanma hükmü yönünden evlilik yeni karar kesinleşinceye kadar sona ermiş olmaz. Temyiz kararın icrasını durdurmaz; ancak aile hukukuyla ilgili kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez, nafaka kararlarında ise icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m. 367). Bu hükümler nedeniyle bozmanın sizin için ne anlama geldiği, nafaka, velayet ve kişisel ilişki gibi kalemlerde farklı olabilir.

Bozmanın hangi kalemi kapsadığı, uygulamanın nasıl etkileneceğini belirler. Bu nedenle bozma kararını aldığınızda ilk iş, hangi kısımların bozulduğunu ve hangilerinin temyiz kapsamı dışında kaldığını belirlemek olmalıdır. Kesinleşme tarihi ve şerhi, dosyanın döndüğü mahkemece işlenir.

Yargıtay Sadece İtiraz Ettiğiniz Konuya mı Bakar?

Bozma kararı bazen beklenmedik bir noktadan gelir. Çünkü Yargıtay, tarafların ileri sürdüğü temyiz sebepleriyle bağlı değildir; kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir (HMK m. 369/1). Siz yalnızca nafaka miktarına itiraz etmiş olsanız bile dosyada göze çarpan açık bir kanuna aykırılık, bozma gerekçesi olabilir. Bununla birlikte uygulamada, kararı yalnız bir taraf temyiz etmişse kararın onun aleyhine bozulamayacağı (aleyhe bozma yasağı) kabul edilir; velayet gibi kamu düzenine ilişkin konular bunun dışındadır. Bu yüzden karşı tarafın temyizine güvenip kendi itirazınızı iki haftalık süre içinde yapmamak hak kaybına yol açabilir.

Bu yüzden bozma kararını okurken yalnızca “benim itirazım kabul edildi mi” sorusuna bakmayın. Bozma gerekçesinde hangi hukuki sebebin gösterildiğini, bunun hangi karar kalemine ilişkin olduğunu ve yeniden yargılamada mahkemeden tam olarak ne istendiğini ayırın. Kararın gerekçesi yoksa bozma olmaz; kanun gerekçe göstermeyi bir zorunluluk olarak koyar.

Bozmadan Sonra Yeni Karar da Temyiz Edilebilir mi?

Evet. Bozma tek seferlik bir işlem olarak düşünülmemelidir. Yargıtay’ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesi bozmaya uygun karar verirse, bu karara karşı yine temyiz yoluna başvurulabilir (HMK m. 373/4). Temyiz dilekçesinde bu durumda, bozmaya uygun olarak verilen yeni kararın hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı da gösterilir (HMK m. 364/2). Dilekçe, bozma üzerine karar veren ilk derece mahkemesine de verilebilir (HMK m. 365/1).

Davanın esastan reddini ya da kabulünü içeren bir bozmaya uyularak karar verilmiş ve bu karar önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulmuşsa, bunun üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır (HMK m. 373/6). Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur (HMK m. 373/7). Yani uyuşmazlık, kanunun öngördüğü kademelerden geçerek bir noktada son bulur. Mahkemenin bozmaya uymayıp direnmesi ayrı bir süreçtir ve bunu bozmaya uymak zorunlu mu yazısında ele aldık.

Bozma ile Kötü Niyetli Temyiz Arasındaki Fark

Bozma, Yargıtay’ın kararda hukuka aykırılık gördüğü bir sonuçtur. Buna karşılık temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa Yargıtay HMK m. 329 hükümlerini uygular (HMK m. 368). Bu hükümlere göre kötüniyetli taraf, yargılama giderlerinin yanında karşı tarafın vekâlet ücretini ödemeye ve disiplin para cezasına mahkûm edilebilir. Bu madde sıradan bir temyizi sınırlamaz; yalnızca kötüniyetle yapılan başvuruları kapsar. Temyize başvurmadan önce bu ayrımı bilmek faydalıdır.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Aile mahkemesi boşanmaya karar vermiş ve eşlerden birini kusurlu bulmuş. Kusurlu bulunan eş, kusur tespitine itiraz etmiş; istinaf aşamasından sonra dosya Yargıtay’a gelmiş. Yargıtay inceleme sırasında, kusur iddialarını destekleyen iki tanığın mahkemece dinlenmediğini görüyor.

Burada delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi söz konusudur ve Yargıtay kararı bu yönden bozabilir. Bozmadan sonra mahkeme tanıkları dinleyip yeni bir karar verir. Sonuçta kusur dağılımı değişebilir de aynı kalabilir; bozma kararı sonucu belirlemez, yalnızca eksikliğin giderilmesini ister.

Bozma Kararı Alındığında Yapılan Hatalar

İlk hata, bozma kararını “kazandım” ya da “kaybettim” diye okumaktır. Bozma, hükmün hukuka uygun bulunmadığını söyler; dosyanın nihai sonucunu söylemez. İkinci hata, kararın hangi kalemleri bozduğuna bakmamaktır. Üçüncü hata, bozma sonrası mahkemenin işlemlerini takip etmemektir: dosya yeni bir esas numarası alabilir ve duruşma günü çıkabilir.

Dördüncü hata, bozma gerekçesini dikkate almayan yeni dilekçe vermektir. Bozma kararının gerekçesi, yeniden yargılamanın çerçevesini çizer; eksik olan delil veya araştırmanın tamamlanması buna göre planlanır. Yargıtay kararlarına karşı kullanılabilecek yollar sınırlıdır; bu nedenle karar düzeltme yolu var mı sorusu da bu aşamada gündeme gelir. Onama durumunu ise onama kararı ne demek yazısında anlatıyoruz.

Bozma Kararı Sonrasında Dosyanızı Birlikte Değerlendirmek

Bozma kararının size ne ifade ettiği, hangi kalemleri kapsadığı ve yeniden yargılamada hangi adımları atmanız gerektiği dosyanızın ayrıntılarına bağlıdır. Elinizdeki yazıyı birlikte okumak istiyorsanız telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Aile davalarına dair genel çerçeveyi aile hukuku sayfasında bulabilir, istinaf aşaması için boşanma davasında istinaf süreci yazısına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Yargıtay bozma kararı verirse boşanma gerçekleşmemiş olur mu?

Bozma kararı, bozulan kısım yönünden hükmü ortadan kaldırır. Ancak bozma tek bir kalemi de ilgilendirebilir; nafaka, tazminat veya velayet gibi bir konuda bozulmuşsa diğer kalemlerin durumu ayrıca incelenir. Kararda neyin bozulduğuna bakmak gerekir.

Yargıtay hangi sebeplerle bozma yapar?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu dört sebep sayar: hukukun veya sözleşmenin yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık, delillerin kanuni sebep olmaksızın kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası veya eksikliği. Yargıtay bozma kararında gerekçe göstermek zorundadır.

Bozma kararından sonra yeniden delil sunabilir miyim?

Bozmadan sonra yargılama, bozma kararında gösterilen eksiklik veya hata çerçevesinde devam eder. Hangi aşamada hangi delillerin sunulabileceği, bozma sebebine ve dosyanın gönderildiği mahkemeye göre değişir. Bu yüzden bozma gerekçesini dikkatle okumak gerekir.

Bozma kararı boşanma kararının kesinleşmesini engeller mi?

Bozulan kısım kesinleşmez; yeniden karar verilecek ve o karar da kanun yollarına açık olacaktır. Bozulmayan kısımların kesinleşmesi ayrıca değerlendirilir ve kesinleşme şerhi dosyanın bulunduğu mahkemece işlenir.

Bozma kararı ne zaman tebliğ edilir?

Kanun belirli bir gün vermez, ancak Yargıtay’ın bozma ve onama kararlarının mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara tebliğ edileceğini söyler. Adres bilginizin dosyada güncel olması bu nedenle önemlidir.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 19, 114, 329, 361, 364, 365, 367, 368, 369, 371, 372, 373
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 168
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler