Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Protokolünde Kredi ve Borçlar Nasıl Düzenlenir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma protokolündeki kredi ve borç maddesi bankayı bağlamaz, yalnız eşler arasındaki iç ilişkiyi düzenler. Borç üstlenme, rücu ve kefalet konusunda bilgi.

Kısaca

  • Protokolde borcu kimin ödeyeceği yazılsa da banka, sözleşmeyi imzalayan her müteselsil borçludan borcun tamamını isteyebilir.
  • Protokoldeki paylaşım, eşler arasındaki iç ilişkiyi düzenler; borçlu eşi bankadan kurtarmak için alacaklının rızası ya da borcun kapatılması gerekir (TBK m. 195, 196).
  • Borcu ödeyen eş, payına düşenden fazlasını ödemişse diğer borçludan fazla ödemeyi isteyebilir (TBK m. 167).
  • Borçlar, mal rejimi hesabında artık değerden düşüldüğü için protokolde mal paylaşımıyla birlikte düşünülmelidir (TMK m. 231).

Protokole “kredi borcunu eşim ödeyecektir” yazmak kolaydır; zor olan, bu cümlenin bankaya karşı ne anlama geldiğini bilmektir. Cevap şaşırtıcı olabilir: banka protokolü imzalamadığı için, sözleşmede müteselsil borçlu olarak yer alan herkesten borcu isteyebilir. Aşağıda borçların protokolde nasıl düzenlenmesi gerektiğini, hangi tarafın neyi isteyebileceğini ve hangi hataların pahalıya mal olduğunu anlatıyoruz.

İki İlişkiyi Ayırmak: Banka ile Eşler Arası Durum

Kredi borcunda iki ayrı ilişki vardır. Birincisi, borçlular ile alacaklı (banka) arasındaki dış ilişkidir. İkincisi, borçluların kendi aralarındaki iç ilişkidir. Protokol ancak ikincisini düzenler.

Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse müteselsil borçluluk doğar; böyle bir bildirim yoksa müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar (TBK m. 162). Müteselsil borçlulukta alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir ve borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder (TBK m. 163). Kredi sözleşmelerinde eşlerin ikisi de müteselsil borçlu olarak imzalıyorsa, banka dilediği eşten borcun tamamını isteyebilir. Boşanmış olmanız bu durumu değiştirmez.

Bu yüzden “krediyi eşim ödeyecek” yazılı bir protokol, banka karşısında “krediden ben sorumlu değilim” sonucunu doğurmaz. Eşiniz ödemezse banka size başvurabilir. Bankaya karşı durumu ayrıntılı anlatan protokoldeki kredi borcu bankaya karşı geçerli mi yazısına da bakabilirsiniz.

İç Üstlenme: Protokolde Yazılan Borç Paylaşımı

Protokoldeki borç paylaşımının hukuki karşılığı çoğunlukla iç üstlenmedir. Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olur (TBK m. 195). Borçlu, borcundan kurtarılmamışsa, diğer taraftan güvence isteyebilir. Yani krediyi üstlenen eş, diğer eşi bankanın karşısında yalnız bırakmamayı kabul etmiş olur; bunu ödeyerek ya da bankanın rızasıyla borcu üstlenerek yerine getirebilir.

Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borçlunun borcundan kurtulması ise borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur (TBK m. 196). İç üstlenmenin alacaklıya bildirilmesi dış üstlenmenin önerisi sayılabilir; alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul ederse ya da onun borçlu sıfatıyla yaptığı diğer işlemlere rıza gösterirse borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır. Pratikte sizi bankadan kurtaracak olan, bankanın borçlu değişikliğini kabul ettiği yazılı işlemdir.

Borç üstlenmede borcun güvencesi olarak rehin veren üçüncü kişinin ve kefilin sorumlulukları, ancak onların borcun üstlenilmesine yazılı olarak rıza göstermeleri hâlinde devam eder (TBK m. 198). Yani kredinin kefili varsa, borç üstlenildiğinde kefilin rızası da gündeme gelir.

Bir Eş Fazla Öderse: Rücu

Protokolde borcun paylaşımı yazılmamışsa, bankaya borcun tamamını ödeyen eş iç ilişkide diğerine başvurabilir. Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur; kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlu, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteyebilir (TBK m. 167). Rücu eden borçlu ayrıca ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur (TBK m. 168).

Eşit pay kuralından protokolle ayrılmak mümkün olduğu için (TBK m. 167), kredinin hangi oranla ya da tamamen kimin tarafından ödeneceğini yazmak, rücu ihtimalinde hangi tarafın hak sahibi olduğunu belirler. Ödemeleri banka havalesiyle yapmak ve dekontları saklamak, ileride ödemeyi ispat için temel yoldur. Borçlu eşin ödemeyi aksattığı durumlar için protokole uymayan eşin icra takibi yazısına bakabilirsiniz.

Mal Rejiminde Borçlar Nasıl Hesaba Girer?

Borçlar yalnız bankayla ilgili değildir; mal rejiminin tasfiyesinde de önem taşır. Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231). Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmişse, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir; her borç ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar ve hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç edinilmiş mallara ilişkin sayılır (TMK m. 230).

Her eş kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 224). Bu hüküm, kural olarak imzası olmayan eşin bankaya karşı sorumlu olmadığını gösterir; istisnası, ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğinin temsil edildiği işlemlerdir, bunlarda eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumludur (TMK m. 188, 189). Mal rejimi hesabında ise, borç edinilmiş bir mal için alınmışsa (örneğin evlilik evinin kredisi) artık değerden düşülür. Yani borcun protokolde nasıl dağıtıldığı ile mal rejiminde nasıl hesaplandığı birbirine bağlıdır: Borcu üstlenen eşin, bunun karşılığında mal paylaşımında bir denge bekleyebilmesi gerekir. Genel mal paylaşımı için protokolde mal paylaşımı maddesi yazısına bakabilirsiniz.

Kefalet Borçları Ayrı Bir Konu

Eşlerden biri bir başkasının kredisine kefil olmuşsa, bu ayrı bir risk kalemidir. Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz (TBK m. 583). Eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır; işletme veya şirketle ilgili kefaletler gibi kanunda sayılan istisnalar saklıdır (TBK m. 584).

Kefalet, protokolle sona ermez; kefil olunan borcun asıl borçlusu ve alacaklısı protokolün tarafı değildir. Protokolde kefaletle ilgili yazılacak şey, kefalet nedeniyle ödeme yapılırsa kimin kime rücu edeceğidir. Eşinizin ailesi için kefil olduysanız ve ödeme sizden istenirse ne yapacağınızı, protokolde en azından iç ilişkide düzenleyin.

Kredi Kartı, İhtiyaç Kredisi ve Diğer Borçlar

Konut ve araç kredisi dışında kalan borçları da unutmayın. Kredi kartı borçları, ihtiyaç kredileri, esnaf ya da şirket borçları, aile fertlerinden alınan borç, vergi ve SGK borçları ayrı ayrı sayılmalıdır. Her borç için şu bilgiler yazılmalıdır: alacaklı kim, borçlu kim, ne zaman doğdu, hangi amaçla alındı, kim ödeyecek.

Gizli veya sonradan öğrenilen borçlar protokolde büyük risk yaratır. Eşinizin protokol imzalanmadan önceki dönemde yaptığı ve sizin bilmediğiniz borçlar için “tüm borçlar kendisine aittir” gibi bir madde ekletmek ya da borç beyanı almak mantıklıdır. Böyle bir beyanın anlamı, hangi tarihte hangi borçların bilindiğinin yazılmasıdır. Ayrıca borcun evlilik birliği için mi yoksa kişisel nedenle mi doğduğu hesaba etki eder; bu ayrım protokolde de ele alınabilir.

Borç Maddesinde Bulunması Gereken Ayrıntılar

İyi yazılmış bir borç maddesi, her kredi için aynı soruları cevaplar. Kredinin hangi bankadan, hangi tarihte ve hangi amaçla çekildiği, sözleşmede kimlerin borçlu veya kefil olduğu, kalan borcun hangi tarih itibarıyla ne kadar olduğu, taksitlerin kim tarafından ve hangi hesaptan ödeneceği, kredinin hangi tarihte kapatılacağı ya da borçlunun değiştirilmesi için bankaya hangi tarihte başvurulacağı bu bilgilere dahildir. Tutarı protokole yazarken “protokol tarihi itibarıyla kalan borç” ifadesini kullanın; çünkü banka borcu faiz ve masraflarla her ay değiştirir.

Üstlenen eş taksiti geciktirirse ne olacağı da yazılmalıdır. Bunun için üstlenen tarafın gecikme hâlinde diğer tarafı derhâl bilgilendirmesi, gecikmeden doğan faiz ve masrafları kendisinin karşılaması ve belirli bir süre aşıldığında ceza şartı ödemesi gibi hükümler konabilir. Ceza şartında taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m. 182). Ceza şartının ayrıntısı için protokolde ceza şartı maddesi yazısına bakabilirsiniz.

Bankanın borçlu değişikliğini kabul etmemesi mümkündür. Banka, eşin gelirini yetersiz bulabilir veya yeni bir teminat isteyebilir. Böyle bir durumda protokolde ikinci bir yol bulunmalıdır: kredinin başka bir kaynakla kapatılması, evin satılması ya da üstlenen eşin başka bir güvence göstermesi gibi. Protokol bunu öngörmezse, banka reddi sonrasında taraflar yeniden pazarlık masasında bulur kendini.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eşler konut kredisini birlikte imzalamış, ev bir eşe kalacak. Ayrıca eşlerden biri tek başına ihtiyaç kredisi çekmiş. Protokolde evi alacak eş konut kredisini üstleniyor; ihtiyaç kredisi ise onu çekenin kendisinde kalıyor. Banka konut kredisi için iki eşten de ödeme isteyebilir; bu yüzden protokole, evi alan eşin kredi taksitlerini ödeyeceği, diğer eşin bankadan kurtarılması için bankaya başvuracağı ve bunun yapılamaması hâlinde ne olacağı yazılıyor. Örnek yalnız anlatım içindir; gerçek bir dosyada kredi türü, banka uygulaması ve taraf sayısı farklı olabilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Protokolün bankayı bağladığını düşünmek.
  • Kredi sözleşmesinin kopyasını almadan borç dağıtımı yapmak.
  • Kalan borç tutarını güncel olarak öğrenmeden maddeye “tamamı” demek.
  • Borç üstlenen eşin ödeme güvencesini düşünmemek.
  • Kefalet, kredi kartı ve şirket borçlarını atlamak.
  • Mal paylaşımı ile borç paylaşımını birbirinden bağımsız yazmak. Bu konuda boşanmada kredi ve borçların paylaşımı yazısı da yardımcı olur.

Kredi ve Borç Maddesi İçin Dosyanıza Özel Bakmak

Kredinin türü, kefillerin varlığı, kayıtlı olan taşınmaz ve tarafların ödeme gücü, en uygun düzenlemeyi değiştirir. Elinizdeki kredi sözleşmesini ve protokol taslağını telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz. Diğer konular için aile hukuku sayfasına göz atın.

Sık sorulan sorular

Protokolde kredi eşime kalacak yazarsam banka beni borçtan kurtarır mı?

Hayır. Banka protokolün tarafı değildir. İki eş de kredi sözleşmesinde müteselsil borçluysa banka, borcun tamamını dilediği borçludan isteyebilir. Borçtan kurtulmak için bankanın rızası, borcun kapatılması ya da yeniden yapılandırma gerekir.

Eşim protokole rağmen krediyi ödemezse ben ödemek zorunda kalır mıyım?

Bankaya karşı sorumluluğunuz sürüyorsa ödemeniz istenebilir. Ödedikten sonra, protokolde borcu üstlenen eşe iç ilişkide rücu edebilirsiniz; bunun için ödemenin belgelerini saklamalısınız.

Kefil olduğum borç için protokolde ne yazılmalı?

Kefalet, eşin yazılı rızası gibi şekil şartlarına bağlıdır. Boşanma sonrası kefaletin sona erip ermediği protokolle belirlenmez; kefil olduğunuz borcun asıl borçlusunun kim olduğu ve borcun durumu ayrıca incelenmelidir.

Evlilik süresince tek eşin aldığı kredi karşı tarafı da ilgilendirir mi?

Kural olarak kredi sözleşmesinde imzası olmayan eş bankaya karşı sorumlu değildir; her eş kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. Ailenin sürekli ihtiyaçları için birliğin temsil edildiği işlemlerde ise eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumludur (TMK m. 188, 189). Ayrıca kredinin edinilmiş mallar için kullanılması, mal rejimi hesabında borç olarak dikkate alınabilir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 188, 189, 224, 230, 231
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 162, 163, 167, 168, 182, 195, 196, 198, 583, 584
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler