Aile Hukuku ve Boşanma

Çocuk Adına Alınan Ev veya Açılan Hesap Boşanmada Paylaşılır mı?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Çocuk adına tapuya yazılan ev ya da açılan hesap kural olarak çocuğa aittir ve eşler arasında paylaşılmaz; yönetimi velayet sahibi ebeveyne bağlıdır.

Kısaca

  • Çocuk adına yapılan kazandırma kural olarak çocuğun malvarlığına girer; boşanmada eşler arasında paylaşılan artık değere dahil edilmez.
  • Ana ve baba, velayetleri sürdüğü sürece çocuğun mallarını yönetir; evlilik sona erince velayet sahibi eş hâkime malvarlığının dökümünü gösteren bir defter verir (TMK m. 352, 353).
  • Çocuk adına yapılan kazandırma bir eşin diğer eşin rızası olmadan, rejimin bitiminden önceki bir yıl içinde yaptığı olağan olmayan karşılıksız kazandırmaysa, hesapta edinilmiş mala eklenebilir (TMK m. 229).
  • Çocuk mallarının gelirleri öncelikle çocuk için, aile ihtiyaçları için ise ancak hakkaniyete uygun ölçüde kullanılabilir; gelir fazlası çocuk mallarına katılır (TMK m. 355).

Çocuğunuz doğduğunda adına bir hesap açtınız ve her ay bir miktar yatırdınız. Ya da kalabalık bir aile yemeğinde “çocuğun adına ev alalım, ileride rahat etsin” dediniz ve tapuyu çocuk adına yaptırdınız. Şimdi boşanma kapıda ve eşiniz, “O ev ya da o hesap aslında bizim ortak birikimimiz” diyor. Kanun bu soruya iki ayrı katmanda cevap verir: çocuğun mülkiyet hakkı ve eşlerin mal rejimi. İkisi birbirine karıştırılırsa yanlış beklentiler doğar.

Çocuk adına yapılan kazandırma kime aittir?

Evin tapusu çocuk adına tescil edilmişse ya da banka hesabı çocuk adına açılmışsa, malın maliki çocuktur. Çocuk küçük olsa da malvarlığı hakkı sahibidir; anne ve babanın yaptığı şey, o malvarlığını yönetmektir. Bu yönetim yetkisi mülkiyet demek değildir.

Kanun, ana ve babanın velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlü olduğunu söyler; kural olarak hesap ve güvence vermezler (TMK m. 352). Yönetim hakkı bir yetkidir, mal sahipliği değildir. Bu nedenle çocuk adına alınan bir daire ya da açılan bir hesap, boşanmada eşler arasında artık değer olarak bölüşülmez.

Mal rejimi hesabında çocuğun malı görünür mü?

Katılma alacağı, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılarak bulunan artık değerin yarısı üzerinde doğan bir haktır (TMK m. 231, 236). Çocuğun malı, eşlerden hiçbirinin edinilmiş malı değildir. Dolayısıyla tapusu çocuk adına olan daire, artık değer listesinde yer almaz.

Peki, evlilik içinde bir eşin edinilmiş malından çocuk adına yapılan kazandırma tamamen güvende midir? Burada Medeni Kanunun eklenecek değer kuralı devreye girebilir. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan ve olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara değer olarak eklenir. Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler de rejimin devamı süresince hesaba eklenir (TMK m. 229). Mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erdiği için (TMK m. 225), bir yıllık süre dava tarihinden geriye doğru sayılır.

Bu, çocuk adına her yapılan kazandırmanın mal kaçırma olduğu anlamına gelmez. Çocuğa yapılan kazandırmanın olağan hediye sayılıp sayılmayacağı, değeri, zamanı ve diğer eşin rızası gibi olgulara bağlı olarak somut olayda değerlendirilir. Hediyenin karşılıksız kazandırma niteliği taşıması için Borçlar Kanunu’ndaki bağışlama tanımına bakılır: bağışlayanın malvarlığından bağışlanana karşılıksız bir kazandırma yapmayı üstlenmesi (TBK m. 285). Taşınmaz bağışlama sözünün geçerliliği ise resmî şekle bağlıdır (TBK m. 288).

Çocuğun malı kim yönetir?

Evlilik devam ederken ana ve baba çocuğun mallarını birlikte yönetir. Boşanma kararıyla velayet çoğunlukla bir ebeveyne verilir; çocuğun mallarının yönetimi de velayet sahibi ebeveynin yetkisine girer. Kanun, evlilik sona erince velayet kendisinde kalan eşin hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorunda olduğunu söyler (TMK m. 353).

Velayet sahibi olmayan ebeveynin çocuğun mallarına doğrudan yönetim yetkisi bulunmaz. Çocuk adına açılan hesaptan çekim yapmak ya da çocuk adına tapulu taşınmazı satmak için velayet sahibinin işlemi gerekir. Bu ayrıntıyı çocuğun mal varlığının yönetimi yazısında anlattım.

Çocuğun parası aile için harcanabilir mi?

Ana ve baba, kusurları sebebiyle velayetleri kaldırılmadıkça çocuğun mallarını kullanabilirler (TMK m. 354). Çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere sarf edebilirler. Gelir fazlası, çocuk mallarına katılır (TMK m. 355).

Anaparanın harcanması daha sınırlıdır. Olağan ihtiyaçlar gerektirdiği ölçüde sermaye biçiminde ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimler çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir. Çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunluluk varsa hâkim, ana ve babaya belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisini tanıyabilir (TMK m. 356). Yani çocuğun hesabındaki para, ebeveynin kendi borçlarını kapatmak için serbestçe kullanabileceği bir kaynak değildir.

Bir de özel durum var: faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere ya da açıkça ana ve babanın kullanmaması koşuluyla çocuğa yapılan kazandırmaların gelirleri, ana ve baba tarafından kendi menfaatlerine harcanamaz (TMK m. 357). Büyükanne ve büyükbabanın “bu para torunun eğitimine” diye verdiği hesap böyle bir koşulu içerebilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir çift, çocukları doğunca onun adına bir hesap açıyor ve ailenin bayram harçlıklarını da bu hesapta topluyor. Çift boşanırken baba, hesabın ortak birikim olduğunu ve bölüşülmesi gerektiğini öne sürüyor. Anne ise hesabın çocuğun olduğunu ve velayetin kendisinde kalması hâlinde yönetimi yapacağını söylüyor.

Burada mahkemenin bakacağı sorular şunlardır: Hesap kimin adına açıldı? Paranın kaynağı hangi kişi ve hangi sebeple yatırıldı? Çocuğa yapılan bağışlar mı, ebeveynlerin ayırdığı birikim mi? Bağışlayan, paranın ebeveynler tarafından kullanılmaması yönünde bir koşul koydu mu? Bu soruların cevabı bugünden verilemez; hesap dökümü ve paranın kaynağını gösteren belgeler belirleyicidir.

Çocuğun parası kötüye kullanılıyorsa

Ebeveynlerden biri çocuğun hesabını kendi amacıyla kullanıyorsa ya da çocuk adına alınmış mala zarar veriyorsa, ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hâkim müdahale eder (TMK m. 352). Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır (TMK m. 346). Çocuğun malları için ayrıca özel bir kural vardır: ana ve baba bu malları yönetirken yeterince özen göstermezse hâkim, yönetim konusunda talimat verebilir, malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir (TMK m. 360); tehlike başka şekilde önlenemiyorsa yönetimi bir kayyıma devredebilir (TMK m. 361). Hâkim önlemleri hakkında ayrıntı için çocuğun korunması için hâkim önlemleri yazısına bakabilirsiniz.

Çocuk adına alınan ev: kimin parasıyla alındı?

Tapu çocuk adına yazıldığında bile paranın kaynağı sorusu ortadan kalkmaz. Ev, bir eşin edinilmiş malıyla, yani evlilik gelirleriyle alınmış olabilir (TMK m. 219). Bu durumda alım, bir eşin çocuğa karşılıksız kazandırması niteliği taşır; çünkü çocuk karşılığında bir şey vermemiştir. Bağışlama sözleşmesinin tanımına uyan bu işlemde bağışlayan, malvarlığından karşılıksız bir kazandırma yapar (TBK m. 285). Taşınmaz doğrudan çocuğa bağışlanıyorsa bu sözün geçerliliği resmî şekle bağlıdır (TBK m. 288).

Bu kazandırmanın sonucu, kimin parasıyla yapıldığına göre değişir. Evlilik öncesi birikimle ya da bir yakının bağışıyla alınmışsa, para zaten o eşin kişisel malıdır ve çocuğa kazandırılması mal rejimi hesabını doğrudan etkilemez. Evlilik gelirleriyle alınmışsa, diğer eşin rızası, işlemin zamanı ve olağan hediye niteliği eklenecek değer kuralı açısından tartışılır (TMK m. 229).

Her iki eşin rızasıyla ve evlilik sürerken, aile birliğinin ortak bir kararı olarak çocuk adına alınan taşınmazlarda, diğer eşin rızası bulunduğundan bir yıllık kuralın birinci bendi çoğu zaman uygulanmaz; yine de kastla yapılan devirlere ilişkin ikinci bent ayrıca incelenebilir. Bu ayrım, ev alımının ne zaman ve hangi gerekçeyle yapıldığına bağlıdır.

Çocuğun hesabına yatan para kimin sayılır?

Çocuk adına açılan bir banka hesabına ebeveynin yatırdığı para, hesabın adı çocuk olduğu için çocuğun malvarlığına geçmiş sayılır. Hesaba para yatıran büyükanne ve büyükbaba, akrabalar ya da arkadaşlar da çocuğa karşılıksız kazandırma yapmış olur. Kazandırma sırasında açıkça aksi öngörülmedikçe anne ve baba bu mallar üzerinde yönetim hakkına sahiptir (TMK m. 357).

Hesap adı çocuk olsa da hesabı fiilen yalnız bir ebeveynin kullandığı, çocuğun adının sadece kayıtta geçtiği hâller vardır. Örneğin bir eş, kendi birikimini “ileride lazım olur” diye çocuk adına açtığı hesaba yatırıp yıllarca kendi ihtiyaçları için çekiyor olabilir. Böyle bir durumda hesabın gerçekte çocuk için mi, yoksa ebeveyn için mi tutulduğu ispat meselesidir. Hesap hareketleri, çekimlerin amacı ve para yatıran kişilerin beyanları dosyaya yön verir.

Boşanma sonrası çocuğun malı

Boşanma kararıyla velayet verilen ebeveyn çocuğun malvarlığı bakımından yönetim yetkisini taşır; çocuk adına işlem yapma yetkisi fiilen velayet sahibindedir. Diğer ebeveynin çocuğun mal varlığının nasıl yönetildiğini merak etmesi doğaldır; hâkime sunulan malvarlığı defteri bu bakımdan bir denetim aracıdır (TMK m. 353). Çocuğun malvarlığında önemli değişiklik olursa bunun hâkime bildirilmesi gerekir.

Çocuk büyüyüp ergin olduğunda kendi mallarını kendisi yönetir; velayet sona erdiğinde çocuk malı üzerindeki yönetim hakkı da sona erer. Bu aşamaya kadar çocuğun parasının ve taşınmazının kimin eline, hangi amaçla geçtiğini gösteren kayıtların tutulması, ileride doğabilecek anlaşmazlıkları azaltır.

Sık yapılan hatalar

  • Çocuk adına hesabı eşlerden birinin kişisel kartı gibi kullanmak: havale ve çekimlerin açıklaması, sonradan “çocuğun parası harcandı” itirazına dayanak olur.
  • Büyükanne ve büyükbabanın bağışını belgesiz bırakmak: bağışın çocuğa mı, ebeveyne mi yapıldığı ispat sorunu çıkarır.
  • Boşanma öncesi çocuk adına hızlı devir yapmak: eşin rızası olmadan ve rejim sona ermeden bir yıl içinde yapılan olağan olmayan kazandırmalar hesaba eklenebilir (TMK m. 229).
  • Çocuğun malını “aile malı” saymak: hukuken çocuğun malıdır, ebeveyn yönetir.

Çocuk adına yapılan malın boşanmadan sonra nasıl yönetileceği konusu, çocuk adına banka işlemleri bakımından da önemlidir; bu başlık için boşandıktan sonra çocuk adına banka hesabı açma ve yönetme yazısına göz atabilirsiniz.

Çocuk adına alınan mal için dosyanızı birlikte gözden geçirelim

Çocuk adına yapılan kazandırmanın zamanı, kaynağı ve eşin rızası dosyadan dosyaya değişir. Telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; elinizdeki tapu ve hesap kayıtlarını birlikte inceleyebiliriz. Ayrıntı için iletişim ve aile hukuku sayfalarına bakabilirsiniz. Mal paylaşımının genel akışı için boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır yazısını da okuyabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çocuğumuz adına aldığımız daire boşanmada eşler arasında bölüşülür mü?

Tapu çocuk adınaysa mülkiyet çocuğundur ve eşler arasında paylaşılmaz. Katılma alacağı hesabı yalnız eşlerin edinilmiş mallarını kapsar. Ancak çocuk adına yapılan alımın, diğer eşin rızası olmadan ve rejimin bitiminden önceki bir yıl içinde yapılan olağan olmayan karşılıksız kazandırma olması hâlinde hesaba eklenme ihtimali vardır.

Çocuğun hesabındaki parayı boşanmadan sonra velayet sahibi harcayabilir mi?

Velayet sahibi çocuğun mallarını yönetir ve kullanabilir; ancak çocuk mallarının gelirleri öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için harcanır. Hakkaniyete uyduğu ölçüde aile ihtiyaçları için de kullanılabilir. Ana para ise ancak olağan ihtiyaçlar gerektirdiği ölçüde ve çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir; zorunluluk varsa hâkim ayrıca yetki tanıyabilir. Hesap tasarruf amacıyla ya da ana babanın kullanmaması koşuluyla yapılan bir kazandırmaysa, gelirleri ana babanın kendi menfaatine harcanamaz.

Diğer eş çocuğun hesabındaki parayı çektiyse ne yapabilirim?

Ana veya baba çocuğun mallarını yönetirken yeterince özen göstermezse hâkim malların korunması için talimat verebilir, malların tevdi edilmesine ya da güvence gösterilmesine karar verebilir; başka çare yoksa yönetimi bir kayyıma devredebilir. Velayet sahibi eş mahkemeye çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve önemli değişiklikleri bildirmek zorundadır. Hesap hareketlerini belgeleyerek mahkemeye başvurmak mümkündür.

Çocuk adına açtığımız hesabı eşler olarak birlikte yönetiyorsak boşanmada ne olur?

Hesap çocuğun adınaysa mülkiyeti çocuğa aittir. Velayet boşanmada genellikle bir ebeveyne verildiği için hesabın yönetimi de velayet sahibinin yetkisine geçer. Diğer ebeveynin hesaptan çekim yapabilmesi için ayrı bir yetkisi gerekir.

Çocuğa bağışlanan para eşin kişisel malı sayılır mı?

Çocuğa yapılan kazandırma çocuğun malvarlığına girdiği için ne annenin ne de babanın kişisel malıdır; çocuğun kendi malıdır. Bağışlayanın aksi yönde iradesi yoksa anne baba yönetim hakkına sahiptir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219, 225, 229, 231, 236, 346, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 360, 361
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 285, 288
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler