Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Sonrası Nafaka Borçlusu Yurt Dışına Çıkarsa Ne Yapılır?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Nafaka borçlusu yurt dışına çıkınca Türkiye’deki maaş, banka, araç ve taşınmaz üzerinde haciz, güvence ve ihtiyati haciz yolları ile tenfiz süreci anlatılıyor.

Kısaca

  • Nafaka borçlusunun yurt dışına çıkması borcu ortadan kaldırmaz; kesinleşmiş veya icra edilebilir nafaka kararıyla Türkiye’deki mal ve alacaklar için ilamlı icra takibi yürütülür (İİK m. 32).
  • Borçlunun Türkiye’de kalan maaşı, banka hesabı, kira geliri, aracı ve taşınmazı haczedilebilir; üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi gönderilir (İİK m. 78, 89, 355).
  • Borçlu kaçma hazırlığındaysa hâkim çocuk nafakası için güvence verilmesine karar verebilir (TMK m. 334); ihtiyati haciz ise İİK m. 257 şartlarına bağlıdır.
  • Tazyik hapsi nafakaya uymayan borçlu için şikâyet üzerine üç aya kadar mümkündür (İİK m. 344); ancak borçlu Türkiye dışındayken bu yolun pratik etkisi sınırlı kalabilir.
  • Yabancı ülkedeki mal varlığı için o ülkenin hukuku devreye girer; yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de icrası ise tenfiz şartlarına bağlıdır (MÖHUK m. 50, 54).

Borçlunun uçağa binmesi nafaka kararını havada bırakmaz. Mahkemenin hükmettiği nafaka, borçlu nerede yaşarsa yaşasın borç olarak işlemeye devam eder; alacaklı da Türkiye’de kalan haczedilebilir mal ve alacaklar üzerinden icra yoluna gidebilir. Gerçek zorluk, borçlunun bütün varlığını yurt dışına taşıdığı durumda başlar. Aşağıda önce Türkiye’de elinizdeki araçları, sonra kaçma hazırlığına karşı alınabilecek önlemleri, en sonda da sınır ötesindeki mal varlığının neden ayrı bir konu olduğunu anlatıyoruz.

Borçlu yurt dışına gidince nafaka borcu ne olur?

Çocuk nafakası bir sözleşme borcu değil, kanundan doğan bir yükümlülüktür. Çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerini ana ve baba karşılar (TMK m. 327); bu yükümlülük çocuk ergin oluncaya kadar sürer, eğitimi devam ediyorsa durum ve koşullara göre ek süre de gündeme gelebilir (TMK m. 328). Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile ana babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır, nafaka her ay peşin ödenir (TMK m. 330).

Bu çerçeve, borçlunun adresinin değişmesiyle değişmez. Karar kaldırılmadıkça ya da değiştirilmedikçe aylık nafaka biriker. Küçüğe fiilen bakan ebeveyn, çocuk adına nafaka davası açabildiği gibi (TMK m. 329) kesinleşen kararın icrasını da başlatabilir. Borçlunun yurt dışında yaşıyor olması, nafaka davasını açmanıza veya kararı icraya koymanıza engel değildir; yalnızca tahsilat yolunu zorlaştırır.

İlamlı icra takibi nasıl başlar?

Mahkeme kararına dayanan takibe “ilamlı takip” denir. Para borcuna ilişkin ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder; emirde borcun yedi gün içinde ödenmesi, ödenmezse cebri icra yapılacağı ve mal beyanında bulunulması gerektiği ihtar edilir (İİK m. 32). Borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığını, ertelendiğini (imhal) veya ödendiğini (itfa) ileri sürebilir (İİK m. 33).

Nafaka kararlarında bir önemli ayrıntı daha var: istinaf başvurusu icrayı kendiliğinden durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m. 350). Yani borçlu kararı istinafa taşısa bile, hükmedilen nafakanın tahsili için takip sürebilir.

Takipte borçlunun yurt dışında olması çoğunlukla tebligat konusunu gündeme getirir. İcra emrinin borçluya tebliği gerekir. Dosyaya borçlunun Türkiye’deki son adresini, işyerini ve varsa vekilini bildirmek tebligat sorununu azaltabilir.

Türkiye’de kalan mal ve alacaklara haciz

Ödeme emrinin veya icra emrinin süresi geçtikten sonra alacaklı haciz isteyebilir. Alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmadan önce Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir; sorgulama sonunda tespit edilen varlık elektronik ortamda haczedilir (İİK m. 78). İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar; resmî sicile kayıtlı mallarda, örneğin tapulu taşınmaz ve tescilli araçta, haciz doğrudan kayda işlenebilir (İİK m. 79).

Haciz kapsamında tipik kalemler şunlardır:

  • Banka hesapları ve diğer finansal alacaklar: Üçüncü kişideki alacak haczinde icra memuru, borçlu olan kişiye veya kuruma bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini bildirir; buna haciz ihbarnamesi denir (İİK m. 89).
  • Maaş ve ücretler: Borçlu Türkiye’de bir işyerinde çalışıyorsa maaştan kesinti yapılması için işverene yazı gönderilir. İşveren haczin icra edildiğini ve maaş miktarını bir hafta içinde bildirmek, kesilen tutarı icra dairesine göndermekle yükümlüdür (İİK m. 355).
  • Emekli maaşı ve benzeri düzenli gelirler: Maaşlar, tekaüt maaşları ve ücretler, borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra memurunca gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz (İİK m. 83). Kiracıdan alınan kira gibi üçüncü kişideki alacaklar ise yine haciz ihbarnamesiyle haczedilir (İİK m. 89).
  • Araç ve taşınmaz: Borçlunun adına kayıtlı araç ve taşınmaz, alacağın tamamına yetecek miktarda haczedilir; bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz (İİK m. 85).

Borçlunun gitmiş olması bu mallar üzerindeki haczi engellemez. Haciz konulan malın satışı için ise bir yıllık süre vardır: Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir (İİK m. 106). Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin peşin yatırılması gerekir.

Kaçma hazırlığı varsa güvence ve ihtiyati haciz

Borçlunun yurt dışına gitme hazırlığı yaptığını gösteren somut deliller varsa bekleyerek takip etmek yerine önlem istemek mantıklı olabilir. Medeni Kanun bu konuda hâkime açık bir yetki verir: Ana ve baba nafaka yükümlülüklerini sürekli ve ısrarla yerine getirmezlerse ya da kaçma hazırlığı içinde bulundukları, mallarını gelişigüzel harcadıkları veya heba ettikleri kabul edilebilirse hâkim, gelecekteki nafaka yükümlülüklerine ilişkin olarak uygun bir güvencenin sağlanmasına veya gerektiğinde diğer önlemlerin alınmasına karar verebilir (TMK m. 334). Güvencenin türü ve miktarı hâkimin takdirindedir.

İhtiyati haciz ayrı bir yoldur. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcunun alacaklısı, borçlunun malları üzerinde ihtiyati haciz isteyebilir. Vadesi gelmemiş borç için ise kanun yalnız belirli hâllerde bu yola izin verir; bunlardan biri, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanmasıdır (İİK m. 257). İhtiyati haciz isteyen alacaklı, haciz haksız çıkarsa doğacak zararlardan sorumlu olduğundan teminat vermek zorundadır; ancak alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz (İİK m. 259). Nafaka ilamı elinizde ise bu ayrım pratik fark yaratır. İhtiyati haciz kararı alındıktan sonra, kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra dairesinden uygulanması istenmelidir; aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar (İİK m. 261). Takip başlamadan önce ihtiyati haciz yaptırdıysanız, haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmanız ya da dava açmanız gerekir; aksi hâlde ihtiyati haciz hükümsüz kalır (İİK m. 264).

Tazyik hapsi ve ceza yolu

Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borç ödenirse borçlu tahliye edilir (İİK m. 344). Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Şikâyet hakkı, ödememenin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m. 347); bu yüzden ödenmeyen aylar için şikâyeti bekletmemek gerekir.

Bir de ceza hukuku boyutu var: Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikâyet üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 233/1). Şikâyet, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m. 73). Bu iki yolun da ortak sınırı şudur: Borçlu Türkiye’de değilse yaptırımın fiilen uygulanması zorlaşır. Bu yüzden yurt dışına çıkmış borçlu için asıl ağırlık, Türkiye’deki mal ve alacaklara yönelik haciz yoludur.

Mal varlığı yurt dışındaysa ne değişir?

Borçlunun asıl malı başka bir ülkedeyse, Türk icra dairesinin yetkisi o ülkenin sınırında biter. Türkiye’de verilmiş bir nafaka kararının yurt dışında nasıl uygulanacağı, o ülkenin tanıma ve icra kurallarına ve varsa ikili ya da çok taraflı sözleşmelere bağlıdır. Yabancı ülke hukukuna ilişkin ayrıntı vermiyoruz; bu aşamada o ülkenin hukukunu bilen bir meslektaşın yardımı gerekir. Konunun uluslararası boyutunu ayrıca nafaka alacağının yurt dışında tahsili yazımızda ele aldık.

Ters yönde, yani yabancı mahkemenin verdiği ve o ülke kanunlarına göre kesinleşmiş bir hukuk ilamının Türkiye’de icra edilmesi için yetkili Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınması gerekir (MÖHUK m. 50). Tenfiz için, karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma ya da uygulamanın bulunması, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gibi şartlar aranır (MÖHUK m. 54). Boşanmanız yurt dışında karara bağlandıysa ve borçlu Türkiye’de mal sahibiyse, önce tenfiz yoluna bakmak gerekebilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Ayşe, boşanmanın ardından altı yaşındaki oğlunun velayetini aldı ve baba aleyhine çocuk nafakasına hükmedildi. Baba önce nafakayı düzenli yatırdı, sonra yurt dışında iş bulduğunu söyleyip ödemeleri durdurdu. Türkiye’deki banka hesabını kapatmadı, başka bir şehirde tapulu dairesi ve adına kayıtlı bir aracı var.

Ayşe’nin yol haritası şöyle sıralanabilir: Kararı icraya koyar, icra emrinin tebliğini sağlar, UYAP sorgusuyla hesabı, aracı ve taşınmazı tespit ettirir ve haciz talep eder. Banka hesabı için haciz ihbarnamesi gider, taşınmaz ve araç için tapu ve trafik kaydına haciz işlenir. Baba, taşınmazı hızla satmaya hazırlanıyorsa Ayşe TMK m. 334 kapsamında güvence veya İİK m. 257 kapsamında ihtiyati haciz talebini değerlendirir. Bunlar yönlendirme amaçlı bir kurgudur; gerçek bir dosyada sonuç, belgelere ve hâkimin takdirine göre değişir.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata beklemektir. Nafaka aylık işlediği için geciken her ay, borçlunun malını elden çıkarma ihtimalini artırır. İkinci hata, borçlunun Türkiye’deki izlerini dosyaya hiç taşımamaktır: son adres, işyeri, araç plakası, taşınmaz bilgisi ve banka adı sorgulamayı hızlandırır.

Üçüncü hata, haciz konulduktan sonra satış talebini unutmaktır. Satış için bir yıllık süre işler, kıymet takdiri ve giderlerin peşin yatırılması gerekir (İİK m. 106). Dördüncü hata, bütün çözümü tazyik hapsinde aramaktır; borçlu yurt dışındayken bu yol tek başına sonuç vermeyebilir. Beşinci hata da yabancı ülkedeki işlemleri Türkiye’deki icra dairesinden beklemektir.

Ayrıca nafaka borçlusunun mal varlığının araştırılması, ödenmeyen nafaka ve tazyik hapsi ve boşanmada tazminat ve nafaka alacağının tahsili başlıklı yazılarımız bu sürecin aşamalarını ayrıntılandırır. Belgelerin hazırlanışı için ilamlı nafaka takibinde gereken belgeler yazısına, güvence meselesi için de nafaka güvencesi yazısına bakabilirsiniz.

Borçlu yurt dışındaysa dosyanız için yol haritası

Her dosya farklıdır: borçlunun Türkiye’de ne bıraktığı, hangi ülkede yaşadığı, kararın hangi tarihte kesinleştiği ve ödenmemiş nafaka tutarı yolu belirler. Elinizdeki kararı, banka dekontlarını ve borçlunun Türkiye’deki bilinen adres ve mal bilgilerini hazırlayıp telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz. Büroyla iletişim sayfasından bağlantı kurabilir, süreç hakkında genel bilgi için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Nafaka borçlusu yurt dışına yerleşirse çocuk nafakası düşer mi?

Hayır. Çocuğun bakım ve eğitim giderleri ergin oluncaya kadar ana ve babanın borcudur (TMK m. 327, 328). Nafaka kararı kaldırılmadıkça veya değiştirilmedikçe borç aylık olarak işlemeye devam eder. Borçlunun yurt dışına yerleşmesi, nafakanın kaldırılması için tek başına bir sebep olarak kanunda yer almaz.

Nafaka borçlusunun yurt dışına çıkışı engellenebilir mi?

Nafaka borcu nedeniyle borçlunun yurt dışına çıkışını doğrudan yasaklayan bir hüküm, dayandığımız İcra ve İflas Kanunu ile Medeni Kanun metinlerinde yer almıyor. Kaçma hazırlığı varsa hâkim güvence veya diğer önlemlere karar verebilir (TMK m. 334). Somut bir durumda hangi yolun uygun olduğunu dosya belgeleriyle değerlendirmek gerekir.

Yurt dışında çalışan borçlunun maaşı Türkiye’den nasıl haczedilir?

İcra dairesinin haciz ihbarnamesi ve maaş kesintisi yazısı Türkiye’deki işverene veya ödeme yapan kuruma gönderilir (İİK m. 89, 355). Maaş yurt dışındaki bir işverenden ödeniyorsa Türkiye’deki icra dairesinin doğrudan işlem yapması mümkün olmayabilir. Bu durumda Türkiye’de kalan hesaplar, kira gibi alacaklar ve mallar öne çıkar.

Nafaka borcunu ödemeyen kişi yurt dışındayken tazyik hapsi uygulanır mı?

Kanun, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsini öngörür (İİK m. 344); şikâyet, öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (İİK m. 347). Hapsin uygulanması borçlunun ulaşılabilir olmasına bağlı olduğundan, yurt dışında bulunan borçlu açısından bu yol tek başına yeterli olmayabilir.

Türkiye’deki nafaka kararı yurt dışında nasıl uygulanır?

Bu, borçlunun bulunduğu ülkenin hukukuna ve Türkiye ile o ülke arasındaki anlaşmalara bağlıdır. Yabancı hukuka ilişkin ayrıntıyı vermiyoruz. Karşı yönde, yani yabancı mahkemenin verdiği nafaka kararının Türkiye’de uygulanması için tenfiz kararı gerekir (MÖHUK m. 50).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 327, 328, 329, 330, 334
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 32, 33, 78, 79, 83, 85, 89, 106, 257, 259, 261, 264, 344, 347, 355
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350
  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 50, 54
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 233
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler